Abdest alırken ayaklarımı parmak araları dahil yıkardım.
ama bir din adamı mest etmeninde yeterli oldugunu soyledi.
Bu konuda bilgi varsa paylasırmısınız?
Abdest alırken ayaklarımı parmak araları dahil yıkardım.
ama bir din adamı mest etmeninde yeterli oldugunu soyledi.
Bu konuda bilgi varsa paylasırmısınız?
kaan_sacma arkadaş ayakları tamamen yıkamak topukları ile yıkamak gerekir.
hatta ayak bilekleri den itibaren yıkamak daha iyidir.
sana sadece ayaklarını mesh diyen kişi büyük olasılıkla şii'dir. şiiler sadece ayaklarını mesh ederler
ehli sünnette yıkamak gerekir.ama kişi mes kullanıyorsa abdest aldıktan sonra
mes'i çıkarmamak kaydıyla yeni abdest alırsa o zaman mes üzerine mesh yapar.
ama çıplak ayaklara ehlisünnet yapmaz.şiiler şimdi ayetin yerini tam hatırlamıyorum
şöyleki ALLAH c.c abdestle ilgili bir ayette .ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın
başınızı mesh edin ve ayaklarınızı diye ayet bu şekilde tabii efendimizin bizler
öğrettiği şekliğiyle abdest alıyoruz
.......
Bu mesaj en son " 20.06.07 " tarihinde saat 18:27 itibariyle gencerli tarafından düzenlenmiştir...
eğer çok zor şarttaysanız mes edebilirsiniz. mesela umuma açık bir tuvalette kalabalık diyelim. hatta şehirler arası otobüs yolculuklarında mola verilen yerlerin bazılarında abdest almak yasaktır diye yazıyor. çünkü çok kalabalık oluyor. birde herkezin yüzünü yıkadığı yere ayakkonmasın diye yapmış da olabilirler, işte böyle durumlarda mes yapabilirsiniz ayaklarınızı.
ama kendi evinizde, kendi işyerinizde, ya da camide, yani rahat ortamlarada ayaklarımızı yıkamalıyız usulünce.
ama mes edenler sürekli abdestli gezenlerdir. yani sabah evden çıkarken zaten ayağını yıkayarak abdest almıştır. o yüzden o insan gerekirse mes edebilir. ama o gün hiç abdest almamış olan bir insan abdest alırken ayaklarını yıkamalıdır.
bunu diyen kişi Süleyman Ateş.
Şiilikle bir alakası olduğunu sanmıyorum.
+
Ben en iyisi topuklara kadar yıkıyım.
Merhaba Kaan,
Aşağıdaki alıntılar kütübü sitte'den alıntıdır ve bizatihi bize bu dini anlatan Rasulullah ve sahabelerinin uygulamaları. Sonuçta onlar bunu sadece zor şartlar altında değil, normalde de uygulamışlar. Yani ehli sünnet uygulaması bu yöndedir. Yıkamakmı daha iyidir, yoksa mesh etmekmi daha iyi ona karışmam. Ama günümüz şartlarında işyerinde veya başka bir ortamda zar zor abdest alan kişi bence rahatlıkla bu kolaylığı kullanabilir, ve kullanmalıda zaten. Bence aksi uygulama İslam'ın ruhuna ters zaten.Hz.Ali (ra) yanıma girdi. Su dökmüş (küçük abdest bozmuş) idi. Abdest suyu istedi, içinde su olan bir kap getirdik. Bana: "Ey İbnu Abbas! Resulullah (sav)`ın nasıl abdest aldığını sana göstereyim mi?"dedi. Ben de: "Evet göster!" dedim. Bunun üzerine su kabını elleri üzerine eğdi ve ellerini yıkadı. Sonra sağ elini kaba soktu, onunla diğeri üzerine su döktü, sonra iki avucunu yıkadı. Sonra mazmaza ve istinşakta bulundu. Sonra iki elini birden kaba soktu. İkisiyle birlikte su avuçlayıp yüzüne çarptı. Sonra başparmaklarını kulaklarının ön kısmına soktu. Sonra ikinci, üçüncü sefer aynı şeyleri tekrar etti. Sonra sağ eliyle bir avuç su aldı ve bunu alnına döktü ve yüzü üzerinde akmaya bıraktı. Sonra dirseklerine kadar kollarını üçer kere yıkadı. Başını ve kulaklarının arkasını meshetti. Sonra tekrar her iki elini beraberce kaba soktu. Bir avuç su alıp onu pabuç içinde olan (sağ) ayağına vurdu ve o su ile ayağını yıkadı. Sonra aynı muameleyi diğer ayağına, (sola) yaptı." (Abdullah el-Havlani) der ki: "(İbnu Abbas`a) sordum: "Ayaklar ayakkabı içinde olduğu halde mi?" "Evet" dedi, "ayakkabı içinde olduğu halde." Ben tekrar sordum: "Ayakkabı içinde mi?" "Evet!" dedi, "ayakkabı içinde!" Ben tekrar sordum: "Ayakkabı içinde mi?" "Evet!" dedi, "ayakkabı içinde." (Nesai`nin bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir. "...Sonra bir avuç su ile üçer defa mazmaza ve istinşakta bulundu.")Resulullah (sav)`ın nasıl abdest aldığını size göstermemi ister misiniz?" İçinde su olan bir kab istedi, sağ eliyle bir avuç su aldı, mazmaza ve istinşak yaptı, sonra bir avuç daha aldı, bununla iki elini birleştirip (iki eliyle) yüzünü yıkadı. Sonra bir avuç daha aldı bununla sağ elini yıkadı. Sonra bir avuç daha aldı, bununla sol elini yıkadı. Sonra bir avuç su daha aldı, sonra elini çırptı, sonra başını ve kulaklarını meshetti. Sonra bir kabza su daha aldı sağ ayağının üzerine serpti, ayağından nalın olduğu halde, sonra onu iki eliyle meshetti, elin biri ayağın üstünde, diğeri de nalının altında. Sonra aynı şeyi sol ayağa yaptı.Ebu Davud`un rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (sav) ihtiyacı için (araziye) çıkardı. Ben de O`na su taşırdım. (Kaza-yı hacet yapınca) abdest alırdı. Bu sırada sargı ve botları üzerine meshederdi."Ben, Resulullah (sav)`ı, bir kavmin kuyusuna gelmiş, abdest alırken gördüm. Abdestini aldı, ayakkabılarına ve ayaklarına meshetti.Saygılarımla.Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin." Bir rivayette de: "...Isındırın, nefret ettirmeyin..." buyrulmuştur.
Megun arkadaşımız konuyu çok güzel toparlamış sağolsun.
Hz.Allah kuranda böyle bir uygulamaya ruhsat vermiş,Hz.peygamber(s.a.s) efendimiz de tatbik etmiş.
Ortada tartışılacak bir mesele olduğunu düşünmüyorum.Ayakları yıkamak yada mesh etmek? İsteyen istediği şekilde yapabilir.
Saygılarımla..
Akla, ''iman nedir ?'' diye sordum
O, kalb kulağıma dedi ki,'' İman edebtir.
Ey rüzgar, mademki o semte gideceksin, O nazenin sevgili ile yüz yüze geleceksin, bizden ona çok selam ve saygılar götür.
Aşk namesinin taşa ne tesiri olur? Aşka yabancı olana musiki haramdır.Çünkü ateş yanmayan yerde duman çıkmaz.
Hanefi Fıkhına göre Abdestin Farzı 4'tür. Uygulanış Şekli ise;
Yüzü bir kez su ile yıkamak, iki eli dirseklerle beraber bir kez yıkamak, her iki ayağı topuklarla beraber bir kez yıkamak ve başın dörtte birini ıslak bir elle ve kullanılmadık temiz bir su yaşlığı ile bir kez silmek (meshetmek)tir. Şöyle ki:
Yüz denilen organ, iki kulak memesi, arasındaki yer ile alnın saç biten yerinden çene altına kadar olan kısımdır. Kulaklarla sakal arasında bulunan kılsız kısımlar da yüzden sayılır. İşte yüz denilen bütün bu kısmı su ile bir kere yıkamak farzdır.
Sakal sık olunca, onun üstünü yıkamak yeterlidir, altındaki deriyi yıkamak gerekmez. Fakat sakal seyrek olunca, altındaki deri kısımları da yıkamak gerekir.
Dirseklere gelince, bunlara "Mirfak" denir. Elleri dirseklerle beraber yıkamak farz ise de, dirseklerden daha yukarısını yıkamak zorunluğu yoktur. Ayakların iki taraflarında bulunan ve "Topuk" denilen şişkin kısımları da yıkamak gerekir. Fakat bunların yukarısını yıkamak gerekmez.
Başa meshe gelince: Alından arkaya doğru başın ön kısmına meshedilmesi daha faziletlidir. Meshedilen yer iki kulağın üstüdür. Bu kısımdaki saçların üzerine meshedilmesi yeterlidir. Fakat bu kısımdan aşağıya sarkan saçların üzerine meshedilmesi, başın üstünde topak olsalar dahi, yeterli olmaz.
(Malikî ve Hanbelîlere göre, başın tamamını meshetmek vacibdir. Şafiîlere göre en az bir parmak mesih yeterlidir.)
Ayakların Meshi ise yukarıda Signore Zeki arkadaşın tarif ettiği gibidir. Normal şekilde abdest alındıktan sonra, Mest giyilirse, çıkarmamak şartıyla mest'in üzerine mesh yapılır. Bir şekilde çıkarılırsa abdest almak lazım gelir ve ayakları yeniden yıkamak gerekir.
HAMZA...
Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)
TÜRKYAŞAM
FENERBAHÇELİLER©
Hep DESTEKTam DESTEK!!
NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)
Gencerli arkadaşım ;Selam.
MAİDE-6
Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshadip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. Allah'ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.
Apdestin geçtiği Ayet burasıdır. yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshadip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Mealciler genelde Bu Ayetin sonunu parantez içerisinde (yıkayın) diye bağlarlar. Aslında Allah c.c. burada bir zorluk getirmemiştir, eğer ayaklarının temiz olduğundan eminsen, yada daha önce bir, iki kere apdest aldıysan mesh yapabilirsin, buda içine sinmezse her seferinde yıkarsın, seçim senin. Unutmayalım bu dinin mensubu nice Yaşlı insanlar var aptest almakta zorlanan, bu ayet onlara bir kolaylıktır.
Bir an için Hz. Muhammed (sas) min uygulamalarını yok sayalım ( sağolsun megun kardeşim alıntılamış )
Senin alıntıladığın ayete göre ve mealciler parantez içinde (yıkayın ) yazarlar sözünüde göz önünde bulundurarak ayaklarınızı meshedin manası olduğunu düşünelim.
Sen Hz. Muhamemd (sas) min sünnetini hiçe sayıp burada ayakları meshedin manası var diyebiliyorsan sen kim oluyorsunda daha sonra ister meshedin isterseniz yıkayın , seçim sizin diyebiliyorsun ?
Allah ayette meshedin diyorsa meshetmek gerekir.Madem Hz. Muhammed (saS ) min sünnetini takmıyorsun ,eminsen meshedin dediğine , o zaman meshedeceksin.
Yok emin değilsen kimseye fetva verme.
Bu sana müslüman kardeşinin tavsiyesi ( biraz ağır oldu ama dost acı söyler )
selam ve dua ile,
Vallahi ben ayak bileklerimden başlayarak yıkamam gerektiğini öğrenmiştim...