• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7

    Hadisin Yazılmasını Yasaklayan ve IZIN veren Rivâyetler

    Hadisin Yazılmasını Yasaklayan Rivâyetler


    Hadîs yazılmalı mı yazılmamalı mı? şeklinde bir münâkaşa hem Sahâbe hem de Tâbiîn arasında görülmüştür. Bazıları yazılmasını müdâfaa ederken bazıları da aksini söylemişlerdir. Bu sebeple konuya temas eden kitaplarda umumiyetle bu münâkaşaya yer verilir.

    Hemen belirtelim ki söz konusu münâkaşa, kaynağını, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´e nisbet edilen rivâyetlerden alır. Zira bizzat hadîslerde lehte ve aleyhte deliller mevcuttur:

    Ebu Sa´îdu´l-Hudrî, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´in şöyle söylediğini rivâyet etmiştir: "Benden (Kur´ân dışında) bir şey yazmayın. Kim benden, Kur´ân´dan başka bir şey yazdı ise onu imha etsin. Benden (şifâhî) rivâyette bulunun, bunda bir mahzur yok. Ancak, kim bilerek bana yalan nisbet eder (ve söylemediğim şeyi söyletirse) ateşteki yerini hazırlasın".

    Zeyd İbnu Sâbit de: "Kur´ân ve teşehhüdden başka bir şey yazmadık" demiştir.

    Yasaklama üzerine Hz. Ömer, Muaz İbn Cebel, İbnu Abbâs, Abdullah İbnu Ömer, Ebû Mûsa, Ebu Hüreyre gibi başka sahâbelerden de (radıyallahu anhüm ecmain) rivâyetler gelmiştir. [29]

    __________


    Hadîslerin Yazılmasına İzin Veren Rivayetler


    Hadîslerin yazılmasına ruhsat veren, yazıldığını gösteren rivâyetlere gelince, bunlar da çoktur. Bunlardan biri, yazdığı hadîsler, kitap halinde sonraki nesillere intikal eden Abdullah İbnu Amr (radıyallahu anh)´a aittir. Der ki:

    "Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´den işittiğim şeyleri ezberlemek arzusuyla yazıyordum. Kureyş beni menederek: "Sen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´tan her duyduğunu yazıyorsun, halbuki Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir insandır, öfke ve rıza, her iki hâlde de konuşur" dediler. Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Ancak durumu da Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´e arzettim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) parmağıyla mübârek ağızlarına işâret buyurarak:

    "Yaz, dedi Nefsimi elinde tutan Allah´a kasem ederim, buradan haktan başka bir şey çıkmaz".

    Abdullah İbnu Amr, (radıyallahu anh)´ın sistemli şekilde hadîs yazdığını te´yid eden bir rivâyet Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)´ye aittir ve üstelik Buhâri´de kaydedilmiş bulunmaktadır. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle buyurur: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´den çok hadîs (bilmede) Abdullah İbnu Amr hâriç, bana yetişen yoktur. O, beni geçer, zira o yazardı, ben ise yazmazdım".

    Hadîslerin yazılması hususunda ruhsat ifade eden rivâyetler bundan ibâret değildir. Hâfızasından şikâyet edenlere Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın: "Sağ elinizi yardıma çağırın", "İlmi yazı ile bağlayın" gibi tavsiyeleri, bazı konuşmaların yazılı metnini isteyenlere yazılı verilmesi, hepsi de hadîsten ibâret olan -uzunluğu birkaç satırdan bir kaç sayfaya ulaşan- ve sayısı 300´ü bulan pek çok "mektup (yani yazılı vesika)" ların varlığı Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´in, hadîslerin yazılması hususundaki ruhsatına yeterli delillerdir.[30] Sadece mektuplar değerlendirilse bile Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´in Kur´ân´dan başka bir şeyin yazılmasına sistematik, ısrarlı bir muhalefette bulunmadığı, tam tersine, medenî hayatta yazının geniş çapta kullanılmasına büyük ehemmiyet verdiği anlaşılır. [31]

    Kaynak

    http://www.haznevi.net/icerikoku.aspx?KID=6849&BID=77

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Evet..Bunlardan birisini makbul bulup diğerini yok sayan vebaline kendisi katlanacaktır.Keza her ikisine de itibar etmeyeceğini (çelişki ve tartışma bulunmayan) sadece ve tek Kuran'ı esas alarak hareket edeceğini söyleyen, öyle inanan da vebaline katlanacaktır.
    Bunların her biri insan için bir seçim, yol, izlemdir..Allah'ın verdiği akıl,izandan kendisine nasibolanla bulup seçtiği doğrultunun vebali kendinedir.
    Ne zaman ki, kendi yol/akıl/yorumunu dinin "kendisi" gibi takdim eder, önerir hata buradadır..Kendinden başkalarının olduğunu bilmeli, kabullenmeli (neticede gerçek doğrunun hüküm ve takdiri sadece Allah'a ait olduğuna göre) hoşgörülü, tahammüllü ve araştırmacı olmalıdır.
    Kendisine önerileni kabul zorunda bulunmadığı açıktır, ama kendisinin önerdiği/izlediğinin de kabul edilmek zorunda olmadığı açıktır.

    Hepimiz adına söylemek ve kabul etmek gerekir ki: yapamadığımız da budur.
    Kendi doğrularımızı açıklamalı,nedenlerini belirtmeli, bizim dışımızdakileri de dinlemeli, anlamalı, varlıklarını kabullenmeliyiz.Tezlerini kabullenmek zorunda değiliz.
    Ama asla sadece kendi bildiğimizi din sanmamalı, dayatmamalılıyız.

    Aslolan ortak doğruların, ortak noktaların çoğaltılması, ayrılıkların farklılıkların körüklenmemesidir. Bölücü, parçalayıcı,inkarcı olmak kolay.Zor olan bütünleştirmek,birleştirmek,güçlendirmektir.Dinde yapılması gereken budur.

    Kişisel paramız,varlığımız hatta hayatımız için risk alabilir, cesur olabilir gerekirse kaybedebiliriz.Zararı olsa olsa bize olur.Ama din Allah'ındır..İlahidir..Sadece kendimize ait bir "şey" sorumsuzluğu ile hareket edemeyeceğimiz bir şey..

  3. #3
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Evet..Bunlardan birisini makbul bulup diğerini yok sayan vebaline kendisi katlanacaktır.Keza her ikisine de itibar etmeyeceğini (çelişki ve tartışma bulunmayan) sadece ve tek Kuran'ı esas alarak hareket edeceğini söyleyen, öyle inanan da vebaline katlanacaktır.
    Sen sadece Kuranı esas almıyorsun .Hatta Kuranda yazılanlar senin umrunda bile değil.İşine gelmeyince Kurandaki aeytleri yok sayıyorsun , işine gelmeyince Kurandaki hükümlerle yönetilmeyi reddediyorsun.Kurandaki ibadet ile ilgili emirlerden haberin yok.Nasıl uygulanacağını bilmiyorsun.Hiç öğrenmek için araştırmadığında sana sorulan sorulara cevap verememenden belli .

    Herkesin gözü önünde yalan söylüyorsun.

    Yalancısın , yönetimde inşallah bana neden yalancı diyorsun derde , bende senin yazılarınla gösteririm , sana da aksini ispat etmen için delil göstermeni senden isterler , yoksa türlü bahanelerle okuduğunu söylediğin ama bir türlü bize adını veremediğin Kuran Mealini yazarsın buraya.

    selam ve dua ile,

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Aklını din suistimali yolu ile siyasete takmış kurnazlar, (haşa kendilerini Allah'ın yeryüzünde kullarını yönetmekle görevli tayin edip) "Kuran'daki gibi yönetilmek sizin hakkınız deel miii, bize fırsat verin sizi aynen ööle yöneteceezzzz...Kuran'daki gibi inancınızı yaşamak istemiyonuz muuuu.? bizi başa geçirin size inancınızı bi accaip yaşatacaazzz...".vs.vs.
    nutukları atarlar..
    Dertleri,hedefleri insanların din duygusunu sömürüp, din boyası ile ucuz iktidar,çıkar ve güç hedeflerine yürümek, dünyalıklarını doğrultmaktır..
    Böyle vaadedip iktidara gelipte millete,mümine hayretmiş bir rejim görülmemiştir, görülemez de..

    Kulun kulu yönetmesi, devlet yönetimi: kula,yönetime dair hususlardır.Siyasettir. Allah siyaset yapmaz..Allah kullarının arasındaki çıkar ve iktidar kavgasında taraf olmaz.Allahın buyrukları bildirimleri bir kısım uyanıklar bunları alıp kendi iktidar çıkarları için saf inananlara karşı kullanılsın diye indirilmemiştir.(Bu uyanık din tacirlerinin sunumudur.)

  5. #5
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Aklını din suistimali yolu ile siyasete takmış kurnazlar, (haşa kendilerini Allah'ın yeryüzünde kullarını yönetmekle görevli tayin edip) "Kuran'daki gibi yönetilmek sizin hakkınız deel miii, bize fırsat verin sizi aynen ööle yöneteceezzzz...Kuran'daki gibi inancınızı yaşamak istemiyonuz muuuu.? bizi başa geçirin size inancınızı bi accaip yaşatacaazzz...".vs.vs.
    nutukları atarlar..
    Burada sizin , bizim yönetmemiz diyebirşey yoktur , Kurana uyduktan sonra sen yönet , hiç farketmez, önemli olan müslüman olan birisinin ( veya birilerinin ) Allah'ın emrettiği bir şekilde yönetmesi .


    Dertleri,hedefleri insanların din duygusunu sömürüp, din boyası ile ucuz iktidar,çıkar ve güç hedeflerine yürümek, dünyalıklarını doğrultmaktır..
    Böyle vaadedip iktidara gelipte millete,mümine hayretmiş bir rejim görülmemiştir, görülemez de..


    Tabi bahaneniz hemen dini sömürüyorlar diyerek kimseye dini konularda talep hakkı tanımamak.Dini konularda talbi olanların taleplerine cevap vermek dini sömürmek değildir.

    Kulun kulu yönetmesi, devlet yönetimi: kula,yönetime dair hususlardır.Siyasettir. Allah siyaset yapmaz..Allah kullarının arasındaki çıkar ve iktidar kavgasında taraf olmaz.Allahın buyrukları bildirimleri bir kısım uyanıklar bunları alıp kendi iktidar çıkarları için saf inananlara karşı kullanılsın diye indirilmemiştir.(Bu uyanık din tacirlerinin sunumudur.)
    Allah emreder , kullar uyar .Allah buyruklarını uyulsun diye indirmiştir.Uyulmadıktan sonra kabul ettim demedin hiçkimseye bir faydası olmaz. Allah zekat verin dediğinde kendisi için emretmiyor dünyada sosyal adalet sağlansın diye müslümanlara emrediyor ve zekatı devlet toplar.Müslüman olan kişi ben zekat vermem , bu Allah ile benim aramda diyemez.Hırsızlık yapan kişiye cezası bu dünyada verilir.Hırsız ben ahirette Allah'ahesap veririm diyemez.Kasten adam öldürmenin cezası Kuranı Kerimde kısastır.Adam öldüren kişiye kısası öldürülen kişinin akrabası uygulayamaz.Kan davası gibi olmaz.İslam devleti uygular.Öldürülen kişinin akrabalarının sadece diyet isteme hakkı vardır.

    Nedense Kurandaki bu hükümleri hiç görmek istemiyorsun.İşine gelmiyor değil mi? Müslümanlar bu hükümleri kendileri uygulamak istese anarşi çıkar.


    Bu arada hadisleri reddetmek konusuna gelirsek ;


    http://www.turkyasam.com/showthread.php?t=524164&page=2 25 nolu mesajda

    northest demiş ki;
    Oflu Hoca bigeliği, derinliği,yeterliği ve açıksözlülüğü ile ve etkileyici anlatım üslubu ile nam yapmış..Kuşkusuz ki cennete pasaportu biz de Oflu Hoca da verecek durumda değil.Bunu en iyi bilen O..
    Ama Of'lu Hoca'nın Kuran Ayet ve Surelerinden habersiz veya bizden daha az bileceği iması açıkça komik olur.
    Oflu Hoca'nın nasıl bakp düşündüğü, yorumladığı bilinir/biliniyor.
    Ha..Ben katılmıyorum diyen vardır,olabilir..
    (Ama kimse O'nun haksız ve saygısız biçimde Kuran,Ayet bilmediği,anlamadığı kendisinin O'ndan daha derin,bilge ve akıllı olduğunu ima etmesin..)

    28 nolu mesajda ben ( student )

    Çokda bilgili olduğunu düşünüp takdir ediyorsan Oflu Hocayı , vaazlarını dinlet ailene , çocuklarına .Bakalım nasıl bir din öğrenecekler.
    demiştim , northest ısrarla ;

    Oflu Hoca, gerek vaaz, gerek yaklaşım ve konuşmalarında, yapay ve ağdalı bir dil kullanmak yerine, gerektiğinde sıradan halkın üslup ve ağzını kullanmıştır.(Bu yönü ile eleştiri almıştır.)
    Ama tartışılan ve anlaşılması gerken asıl önemli nokta: "ne" denildiğidir..(O, halk bu üslup ve yaklaşımla daha iyi, daha çarpıcı biçimde anlayacaktır belki diye kullanmıştır bu ayrı bir konudur.)
    Oflu Hoca'nın yaklaşımı,bakışı,mesajıdır..anlatmak istediği konudaki verdiği fikir, düşüncedir.
    Oflu Hoca'nın kimi açık biçimde küfürlü de olsa "yaklaşım ve anlamsal" mesajındaki doğruluk-yanlışlık önemlidir.
    Oflu Hoca, dinsel konularda doğru söylüyor, yaklaşımı doğru ama üslubu,ağzı yanlış demek başka birşeydir.
    Oflu Hoca'nın üslubunu bahane edip, yaklaşımının,düşüncesinin,yorumunun da yanlış olduğunu söylemek başka şeydir.
    "alttaki-üstteki"nin, "5 milyon eşek"in dilini, ağzını,ifade biçimini biryana bırakalım doğru-yanlış noktalarından bakalım.
    (Rahmeti hoca artık yaşamadığına, dilini de değiştiremeyeceğine belki bilinçli olarak kullandığı değiştirmek te istememiş olabileceğine göre: tartışabileceğimiz şey: doğru-yanlış üzere, katılmak-katılmamak üzere ve gerekçeleriyle olur.)
    Kendi adıma, yanlışı ve yalanı doğru üslupla söyleyeceğime; doğruyu yanlış üslupla söylerim.(Doğrusu fikri benimseyenlerin olur yanlışı haneme yazılır.Öteki durumda hemde dinsel konuda başkasını aldatmak,yanıltmak,saptırmak olur ki bunu kimsenin göze alamaması gerekir.)
    Mustafa Cansız Hoca ( Oflu Hoca ) dan En çok hadis rivayet eden Ebu Hureyre ye yalancı diyenlere verdiği cevap ;

    EBU HUREYRE'YE YALANCI DİYENİN...

    1940-50'li yıllarda pozitivist bir anlayış hâkim. Aydınlar genelde böyle. Öğretmen olan böyle bir kişi gelişi güzel olarak Ebu Hureyre'nin çokça hadis rivayet etmesini doğru bulmadığını ve uydurma olduğunu dile getirir. "Bir kişi bu kadar hadis rivayet edemez. Tahmin ediyorum bir yerlerden bir şey okumuş" demiş.

    İzah etmeye çalışanların sözlerinden ikna olmamış.

    "Cansız Hoca'yı kabul eder misin?" demişler. "Ederim." demiş.

    Cansız Hoca Meydan Parkı'nda bir ağacın altında sohbet ediyor. Gelmişler. Hafız Murat,var, Muharrem Aslantürk var.

    - "Hocam böyle diyen bir adam var. Anlattık ama tam izah edemedik. Siz ne dersiniz?"

    - Kalem kâğıdınız var mı?

    - Var.

    - Yazın. Bir: Ebu Hureyre'ye yalancı deyenin anasını avradını...

    Adam duraklamış... Cansız Hoca, "Bu kalayı safhası demiş" Daha sonra Usul-i Hadisten anlatmaya başlamış. Toplanması, rivayeti... İlmi bir izah.

    Sonra kalkmış gitmiş. Öğretmene sormuşlar: Nasıl buldun?

    Cevap: Çok iyi anlattı ama çok kaba bir insan.


    Hiçbir ilmi delili , kaynağı olmadan , sırf kendi kafasına göre Kurandan başka kaynak yoktur diyen northeste
    hadisleri ve sünneti Oflu Hoca dan başkası anlatamazdı zaten ,

    selam ve dua ile,

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Bir bütün olarak Din bahsini, aradan cımbızlayıp sadece kendisini doğrulayan kısımlardan oluştuğunu zanneden zihniyet, yeri gelince kimseyi beğenmez, reddeder,küfreder..ama aynı kişinin eskaza kendisini destekleyen bir cümlesi bile olsa onu yaldızlayıp parlatır..
    Hastalık: kargadan başka kuş tanımama, kendi aklını/yolunu din zannetme hastalığıdır.Dinle ilgisi yoktur.
    Filan iyi mi.? Bizi destekliyorsa iyi..Falan yanlış mı.? Bizi destekliyorsa yanlış değil..vb.vb..
    Yani bu zihniyetin "din" anlayışı, kavrayışı "sadece kendi aklı"ndan ibarettir.
    Bu yüzden de dün küfrettiklerini yarın bir-iki cümlesi nedeniyle evliyalaştırablir.Uğruna kellelerini koyduklarını bir gecede inkar edip gömlek değiştirebilirler.
    Dertleri kendileri, dertleri çıkarları,dertleri günlük siyasetleridir.
    Din, bu hastalıklı insanların kendi akıllarını ve o gün için savunup,söylediklerini (çünkü yarın değiştirebilirler) desteklediği oranda vardır.
    Konu ne olursa olsun yaklaşımları budur. Edison cennetlik mi.? (E hüküm ve takdir Allah'ın.) ama diyelim şu hoca cennetlik demiş..Şu ve şu nedenle diye de açıklamış..
    Şimdi konu nedir.? Bu hususta o kişinin yaklaşımı doğru mudur, yanlış mıdır tartışmak,değerlendirmek..
    Ama hastalıklı zihniyet, küfürle,redle seviyesiz biçimde saldırır.(Çünkü o düşünceye katılmıyordur.)
    Bir gün sonra da öğrenir ki, adamın kendisini de destekleyen yaklaşımları var..Bu sefer bi bakarsınız üç gün önce yazdığnı unutup kraldan çok kralcı olur.(Ama sadece kendisini destekleyen sınırlarda.)

    Objektif, bilgisel,düşünsel bir yaklaşım asla gösteremez.Çünkü önemli olan ve aslında taptığı kendisine enjekte edilmiş (ve artık kendinin zannettiği) akıl!!dır..Bütün dünya,bütün hayat,bütün din! onun için sadece "bu"dur.
    Doğal olarakta tutarsızlıklar,çelişkiler,inkarlar,küfürler...yani cehalet dizboyudur.

    Örneğin konu: Hadisin yazılmasını yasaklayan ve izin veren rivayetler... (Aslında her ikisi de "var"dır..Olsa olsa kişi bunlardan birine yakın durup, makbul buluyordur,vebali de kendinedir.)
    Ama hastalıklı zihniyet için "sadece kendi aklı" vardır..
    Konu ne olursa olsun, başlık ne olursa olsun, tartışma ne olursa olsun "bant yayın" yapacaktır..
    Bize düşen: bu zavallıların saptırmasına kapılmamak, kendi yarattıkları konu dışı yaygaraya prim vermemektir.
    Bu hastalıklı zihniyetin en büyük korkusu: net, kısa,açık bilgi ve cevaplardır..
    Bunlar asla sorduğunuza cevap vermez/veremezler..
    Çünkü o zaman bant yayın bitecek, ve foya ortaya çıkacaktır..
    Kim ne sorarsa sorsun, konu ne olursa olsun bu mahlukat illada "banttan kendi repertuarını" okumaya çalışacaktır.
    Hani bir-iki şarkılık kötü assolistler, türedi samanalevi yapay "sanatçı"??lar var ya..Aynen onlar gibi..
    Nasıl ki bu assolistlerin derdi,müzik,sanat vs değil, bayat kasetlerini satmak ise, nasılki kendilerinden başka sanat,sanatçı adeta yok, kendileri de dünyaya ilk ve son kez gönderilmiş beethoven!!ler ise..bunlarda aynen öyle..
    Çaptan düşüp, gündemden kaldırılalı binyıllar olmuş, ilkel,geri,aşılmış,artık dinlenilmeyen repertuarlarını yerli-yersiz bet sesleriyle millete dinletmeye çalışıp, aklaziyan akıllar verirler..
    Vakit ayırıp,muhatap olup tartışmaya değmez..Ciddiye almayın/almıyoruz..

  7. #7
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    ne oldu northest ,daha birkaç konu önce bilgisini övdüğün Oflu Hoca nın hadis rivayet edene yalancı diyenler hakkında söyledikleri işine gelmedimi.?
    Bilgisini övdüğün Oflu Hoca nın hadisleri reddedene söyledikleri işine gelmedi mi?

    (Ama kimse O'nun haksız ve saygısız biçimde Kuran,Ayet bilmediği,anlamadığı kendisinin O'ndan daha derin,bilge ve akıllı olduğunu ima etmesin..)
    Oflu Hoca nın Kuran hakkında , hadis hakında bilgisinden daha fazla bilgin mi var ? Neden işine gelmeyince Oflu Hocanın dediklerini kabul etmiyorsun?

    İkiyüzlüsün , işine gelmeyen ayetleri inkar ediyorsun ,işine geldiğinde doğru söylüyor , bilgili dediğin Oflu Hocanın sözlerini işine gelmeyince hiç görmüyorsun.

    Yalancı ve ikiyüzlüsün , bu her yazında daha çok ortaya çıkıyor .Ben burada senin yalancılığını ve ikiyüzlülüğünü senin yazılarınla herkese göstermeye devam edeceğim ki
    senin yazılarını okuyanlar senin nasıl yalancı ve ikiyzülü olduğunu senin kendi yazılarını okuyarak anlasınlar.

    selam ve dua ile,

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Allah'ın bahşeylediği akıl,izan,insanlıkla yetinmeyip kişilik sorunu yaşayan mahlukatın bi adeti vardır.Bilinçaltında kendini bir hiç olarak gördüğü için; yörüngesine,emrine girip sığınacağı sahip ararlar..Kendilerince (haşa) tapınacak,sığınacak sahip arayışları onları bağımsız,seçerek,eleyerek,karşılaştırıp araştırarak konuları,doğruları bilgileri edinme özelliğinden alakoyar.(Dinde sorumluluklarının Allah'a karşı olduğunu unutmuşlardır.Sahiplerine karşı sorumludurlar.)
    Sahipleri onların önüne ne koyarsa onu yemek zorundadırlar.Karakterleri buna uygundur.
    Bu mahlukata düşünce nedir, insanlık nedir, Allah'a dair inanç,din nedir ne anlatsanız boş..
    Onlar sahiplerini dinlerler.Sahipleri de şuna kuyruk salla, şuna saldır ne diyorsa artık..O sadakatle! vazife yaparlar..
    Oflu hoca mı dediniz..Bu mahlukatın yaklaşımı şu olur: saldırıp ısıracak mıyım yoksa sorgusuz sualsiz hesapsız sınırsız savunacak mıyım.?
    Hiç düşünmezler ki: ya şurada eğri,şurada doğru demiş ise ne olacak..bende bir insanım katıldığım düşüncesi olur, katılmadığım düşüncesi olur.
    Bu mahlukat için böyle bir ihtimal yoktur.Din söylemli birisine ya (haşa) tapılır, ya da dinsiz ilan edilir.Arası olmaz..
    Nitekim tutarsızlıkları da bu yüzden hergün biraz daha sırıtır.Çünkü kusursuzluk Allah'a mahsustur.Kulları hangi gerekçe ve niyetle olursa olsun Allahlaştırmak! hatadır..Günahtır..

    Konu Hadis Yazılsın mı, Yzılmasın mı.? Her iki "rivayet" için de -makbul addedene- malzeme var..Ama kuldan intikal, kul kusuru taşıyan malzemeler.Ve zaten her ikisi de adı üstünde rivayet/söylence..
    Bunların dışiında bir yol mümkün müabiiki mümkün..Kuran var..(Ha efenim Kuran'I anlayış kavrayışta farklılıklar olmaz mı.Olur.Ama farklılığa bağlı varsa kusur izleyenine,sahibine aittir.Kuran'a ait değil.)

    Ama Kuran'ı yeterli bulmayanlar, hatta açıkça eksik bulduklarını,Kuran'a göre dinlerini yaşamakta imkan ve açıklık bulmadıklarını söyleyenler tabiiki açıkça eksik buluyoruz,yetersiz diyemeyecekleri için bin dereden su getiren gevelemelerle "her derde deva!!" varisler,vekiller,alimler,paket reçeteler pazarlamaya çalışır..
    Buna karşı çıkana herhalde helal olsun da demeyeceklerdir.(Oyuncağa çevirdikleri din yani onlar için oyuncakları ellerinden alındığı için olsa olsa şirret velet hesabı küfredip konuyu değiştirmeye,saptırmaya çalışacaklardır.)

    Hadis yazılsın diyenin yazılmasın diyenden -veya tersinden- ne farkı var.Kaynak kalitesi aynı..İzleyen varsa izlesin ama Din ve Kuran'ı kendisinin yaptığı/dediği/anladığı gibi sunma yanlışına düşmesin.Kuran'a "eş" koşmasın mesele kalmaz..

    Kuran'a "eş" koştuktan, Kuran hükmünde "şey"ler olabileceğine inanıp savunduktan sonra ortada Din kalır mı.?
    Daha da ötesi birileri bu yanlışı hemde Din diye pazarlayabilir mi.?
    Konuyu saptırmaya çalışsan ne oluur, küfretsen,edepsizleşsen ne olur..Ayıbını örter mi.?
    Örttüğünü sanıp debelenenler var..Olacakta..
    Ama kervan harici gürültüler kervanı etkiliyor mu.?yok..
    Mesele bu.?

  9. #9
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    northest yine laf ebeliği yapmış ,

    dikkat ederseniz bilgisini övdüğü Oflu Hoca nın konu hakkındaki sözlerine hiç değinmemiş , çünkü kendii kafasına uymuyor , kendi kafasında icat ettiği din tanımına uymuyor.

    Kuran tek kaynaktır , sözünü Kuranı Kerim den delili ile yazabildi mi? Hayır . Defalarca madem tek kaynak Kuran diyorsun o zaman din için tek kaynağın Kuran olduğunu Kurandan ayetlerle ispatla . Tek kaynak Kuransa ispatta Kurandan olmalı . Yazabilecek mi? Hayır .Çünkü Kuran okumuyor , daha okuduğunu söylediği Kuran Mealini yazamadı .Yazamazda ,

    Kuran'a "eş" koştuktan, Kuran hükmünde "şey"ler olabileceğine inanıp savunduktan sonra ortada Din kalır mı.?
    Daha da ötesi birileri bu yanlışı hemde Din diye pazarlayabilir mi.?
    Konuyu saptırmaya çalışsan ne oluur, küfretsen,edepsizleşsen ne olur..Ayıbını örter mi.?
    Örttüğünü sanıp debelenenler var..Olacakta..
    Ama kervan harici gürültüler kervanı etkiliyor mu.?yok..
    Mesele bu.?
    Benim yazımda küfür yok , senin övdüğün Oflu Hoca nın senin gibiler hakkında sözleri var , sana yalancı dediğim için birşeyde diyemiyorsun , çünkü senin yazılarınla ispat ederim.
    Kensi yazılarını bir okuda kim edepsizleşiyormuş gör.Özellikle tahrik etmek için , konu kapansın diye yazılar yazıyorsun.

    selam ve dua ile,

  10. #10
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    din dedigin bir basamakdi basdim gitti iste
    bastında nereye gittiğin çok önemli ,

    Ölümde var ,

    Öldükten sonra hesap vermek var , ( ölümden sonra hayat olmadığına ,hesap günü olmadığına da inanabilirsin , fakat senin yk olduğuna inanman seni hesap vermekten kullanmaz )

    selam ve dua ile,

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Çocuklar Üzerinde İlaç Deneyleri Yapımına izin Veren Yasa Yeniden Gözden Geçirilecek
    2005 Konuları bölümünde abucici tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 14.07.05, 07:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •