• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    wedsa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    1,616
    Karizma Gücü
    7

    Çanakkale Şiirleri | Ty Sendikası

    ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE

    Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
    En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,

    - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya -
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

    Ne hayâsızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde - gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"

    Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

    Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
    Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.

    Yedi iklîmi cihânın duruyor karşında;
    Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!

    Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

    Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ!

    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil,
    Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,

    Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.

    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    Medeniyet denilen kahpe, hakîkat, yüzsüz.

    Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
    Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harâb.

    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

    Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:

    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

    Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
    Atılan her lâğımın yaktığı: yüzlerce adam.

    Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;
    O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara, vâdîlere sağnak sağnak.

    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

    Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
    Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.

    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..

    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat imân?

    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
    Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.

    Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
    Beşerir azmini tevkîf edemez sun'-ı beşer;

    Bu göğüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
    "O benim sun'-ı bedîim, onu çiğnetme!" dedi.

    Âsım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

    Şühedâ gövdesi, baksana, dağlar, taşlar...
    O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,

    Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
    Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne Güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.

    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb.
    Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.

    "Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;
    Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,

    Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
    Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

    Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

    Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile âvizeni lebrîz etsem;

    Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...
    Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.

    Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
    Şarkın en sevgili sultânı Selâhâddîn'i,

    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayrân...
    Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;

    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;

    Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

    Ey şehîd oğlu, şehîd isteme benden makber,
    Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

    Mehmet Akif ERSOY







    BİR YOLCUYA

    Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
    Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

    Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
    Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
    İstiklal uğrunda, namus yolunda,
    Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

    Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
    Son vatan parçası geçerken ele,

    Mehmed’in düşmanı boğuldu sele,
    Mübarek kanını kattığı yerdir.

    Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
    Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
    Bir harbin sonunda, bütün milletin,
    Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

    NECMETTİN HALİL ONAN




    ÇANAKKALE



    “Söyle arkadaşım” dedi Anadolulu Mehmet
    Yanıbaşında ki Anzak erine
    “Nerelerden kopup gelmişin
    Neden çökmüş bu mahsunluk üzerine”
    “Dünyanın öbür ucundan” dedi gencecik Anzak
    “Öyle yazmışlar mezar taşıma
    Doğduğum yerler öylesine uzak
    Örtündüğüm topraksa gurbet bana”

    “Dert edinme arkadaşım” dedi Mehmet
    “Değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet
    Sende artık bizdensin
    Sende bencileyin bir Mehmet”

    Çanakkale toprağının
    Üstü cennet altı mezar
    Kavga bitmiş mezarlarda
    Kaynaş olmuş yiten canlar
    “Ya sen” dedi Mehmet
    Oyun çağındaki İngiliz erine
    “Yaşın ne senin kardeş
    böylesine erken buralarda işin ne”

    “Yaşım sonsuza dek on beş”
    dedi ufak tefek İngiliz eri
    “Köyümde askercilik oynar
    coştururdum trompetle bizimkileri

    Derken kendimi cephede buldum
    Oyun muydu gerçek miydi anlamadan
    Bir sahici kurşunla vuruldum
    Sustu boynumdaki trompet

    Son verildi böylece oyundan bozma işime
    Gelibolu’da bana bir yer kazıldı
    Mezar taşıma ‘Onbeşinde trampetçi’ yazıldı
    Öyküm de künyem de bundan ibaret...”

    Yağmur yağıyordu usul usul toprağa
    Gözyaşları düşerek üstüne sanki
    Damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa
    Sahibini yitiren bir trompet
    “Ya sizler” dedi Mehmet
    Dünyanın dört kıtasından
    Mezar dolusu erlere
    “Hangi rüzgar savurdu sizleri
    bu bilmediğiz yerlere?”

    Kimi İngiliz’di kimi İskoç
    Kimi Fransız’dı kimi Senegalli
    Kimi Hintli kimi Nepalli
    Kimi Avustralya’dan Yeni Zellanda’dan Anzak
    Gemiler dolusu asker
    Her biri niye geldiğinden habersiz
    Gelibolu’nun oya gibi koylarından sızarak
    Tırmanmışlardı dağa bayıra
    Siper siper yara gibi yarılan toprak
    Mezar olmuştu savaş ardından onlara

    Kiminin burada yattığı sanılır
    Kiminin adı bilinse de mezarı bilinmez
    Kiminin de mezar taşında
    On altı,on yedi on sekiz yaşında
    Ebedi istirahate çekildiği yazılı
    Çanakkale topraklarında
    Her birinin erken biten yaşam öyküsü
    Eski yazıtlar gibi taşlara böyle taşlara böyle kazılı
    “Anlamaz mıyım”dedi “halinizden kardeşler”
    adına yazılı taşı bile olmayan asker
    Anadolulu Mehmet

    “Bende yüzyıllarca yaban ellerde
    Neyin uğruna bilmeden can vermişim
    Kendi yurdum uğruna can vermenin tadına
    İlk kez Çanakkale’de ermişim

    Uğrunda can verdikçe vatanlaştı ancak
    Ekip biçtiğim padişah mülkü toprak
    Değil mi ki sizler alamazsanız bile
    Bu topraklar almış sizleri basmış bağrına
    Sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale...”

    Çanakkale toprağının
    Üstü cennet altı mezar
    Kavga bitmiş mezarlarda
    Kaynaş olmuş yiten canlar

    Bir garip savaştı Çanakkale Savaşı
    Kızıştıkça kızgınlığı dindiren
    Ara verdikçe ateşe düşmanı kardeşe
    Döndüren bir savaş
    Kıyasıya bir savaştı
    Ama saygı üreten bir savaş
    Yaklaştıkça birbirine
    Karşılıklı siperler
    Gönüllerde yakınlaştı
    Düştükçe vuruşanlar toprağa
    Dostlar gibi kaynaştı

    Savaş bitti
    Ölenler kaldı sağlar gitti
    Köylü köyüne döndü evli evine

    Kır çiçekleri geldiler akın akın
    Çekilen askerlerin yerine
    Yaban gülleri dağ laleleri papatyalar
    Kilim kilim yayıldılar toprağa
    Siper siper
    Toprağın savaş yaralarını örttüler
    Koyunlar koruganları yuva yaptı kendine
    Kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine
    Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle
    Silah yerine sapan tutan elleriyle
    Geri aldı savaş alanlarını doğa
    Can geldi toprağa silindikçe kan izleri

    Yeryüzünde cennet oldu öylece
    O cehennem savaş yeri

    Şimdi Çanakkale Gelibolu
    Bahçe bahçe
    Ülke ülke
    Mezar dolu

    Üstü cennet altı mezar
    Çanakkale toprağının
    Kavga bitirmiş mezarlarda
    Kaynaş olmuş yiten canlar
    “Huzur içinde uyusun”
    Vuruştukları topraklarda
    Kavgadan kinden uzakta
    Yanyana dostça yatanlar


    BÜLENT ECEVİT



    ÇANAKKALE

    Uzaklarda bir ada var,
    Halkına derler İngiliz,
    Hem medeni, hem canavar,
    Fendinden emin değiliz.

    Doğrulukta Rus Kazağı,
    Onun yanında sofudur.
    Topu tutar dört bucağı
    Denizlerin Moskofu'dur.

    Budur en gizli emeli:
    Müslümanlar uyanmasın!
    Uçtan uca İslam ili
    Kendine arpalık kalsın..

    Allah dedi: "Kabul olsun".
    Ümmetimin bedduası,
    Dağılsın ordusu Rus'un,
    İngilizlerin donanması..

    Türk dedi: "Demek yaradan
    Kurtarmayı ister bizden;
    Karaları Kızıl Rus'tan,
    Denizleri İngiliz'den...

    Türk köyünden kalktı geldi.
    Hazırladı siperine...
    Bu geliş ok gibi deldi,
    İngiliz'in ciğerini.

    Moskof dedi İngiliz'e:
    "Çanakkale aşılmalı;
    Kızıl, Kara, Akdeniz'e
    Hakimiz, anlaşılmalı..."



    İngiliz, Fransalı'yı,
    Aldı beyaz kotrasına...
    Tutmuşum sandı yalıyı,
    Geldi Boğaz sefasına...

    Beş Mart'ta iki donanma,
    Kal'amıza saldırdılar...
    Toplarımız coşkun suya,
    Zırhlıları daldırdılar...

    İngilizler korktu kaçtı,
    Rus ümidi kesti artık;
    Anarşistler bayrak açtı,
    Rus ilinde düştü Çarlık...

    Çok geçmeden birdenbire,
    Parçalandı Rus ülkesi,
    Sevinçle düştü tekbire,
    Elli milyon Türk'ün sesi...



    Ancak "Turan" hayal değil.
    Hakikata döndü bugün...
    Türk bilecek yalnız bir dil,
    Bizim için bu düğün...



    Çanakkale dört devlete,
    Galebeye sen çevirdin!
    Çar kölesi yüz millete,
    İstiklali sen getirdin!

    Senden ötürü bilsen daha,
    Kurtulacak nice ülke...
    Ne Afrika, ne Asya'da,
    Kalmayacak müstemleke...

    Çünki nasıl karalarda,
    Artık yoksa Rus zorbası;
    Gezemeyecek deryalarda,
    İngiliz'in donanması...



    ZİYA GÖKALP

    Yeni Mecmua, Nüsha-i Fevkalade, 1331




    Bu Önemli gün için Değerli Katkılarınızı bekliyoruz...Lütfen teşekkürlerinizi bir dize şiir ile yapınız



  2. #2
    Fatih adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    20,403
    Karizma Gücü
    10
    Hangi çılgın bu savaşın kurduysa kurgusunu;
    Düşünmeliydi yok oluşun kaçınılmaz sonucunu.
    Kolay değil inip gemilerden çıkmak tepeleri
    Kim gelirse bir daha; çok ağır öder bedelini…

    Bir şafaktan kalma sarı saçlı çocuklar;
    Şimdi yatıyor Anzak Koyu’nun mavi sularında,
    Tarih nasıl yazılırmış öğrendiler;
    Çanakkale topraklarında…
    Yenilmiş; başları önde dönerken ülkelerine;
    Ulus olma bilincini verdik;
    Katık etsinler diye geleceklerine…

    Denizin üstünden düşman geldiler;
    Öldüler, toprağın altından dost gittiler…
    Çanakkale Destan! Çanakkale İnsan!
    ...
    ".. keşke düpedüz. düpedüz keşke.
    çünkü , insan saydığı kadar keşke. .."

    ...

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    bu enfes çalışma için teşekkürler:ty7:

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  4. #4
    <span style='color: #800080'><span class='glow_FF4500'>La_Edri</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    9,800
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Bir tane de be n eklim...

    &#199;anakkale...

    Demin bir r&#252;zgar esti,bir r&#252;zgar esti demin
    &#252;rperdi teker teker b&#252;t&#252;n uzvu gövdemin
    &#252;rperdi şimdi sema,&#252;rperdi şimdi zemin

    derin bir atmosfere attı beni bu r&#252;zgar
    korkunç bir serencama itti beni bu r&#252;zgar.

    mehmedi görmekteyim bir t&#252;msek gerisinden
    her biri ilham almış bir heybet perisinden
    o ne biri fırladı setlerin gerisinden

    yak yık tek canlı koma olurmu itin döl&#252;
    senin s&#252;r&#252;ne yeter şurda yatan tek öl&#252;

    kana susayan haydut sana haram t&#252;rk kanı
    senin karşındakiler birer bedir arslanı
    evet. darmadağın et rastladığın her yanı

    fakat şunu unutma g&#252;neş bende meşale
    eğerki,sönerse geçilir &#199NAKKALE

    b&#252;t&#252;n dev silahların &#252;zerime kan kussa
    burda tekbir sesleri birer birer hep sussa
    değil m&#252;ttefiklerin b&#252;t&#252;n d&#252;nya kudursa

    benden akan her damla sizlere şelaledir
    geçemezsiniz beyler bura &#199NAKKALEDİR...

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    20-11-2008
    Mesajlar
    2
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı La_Edri tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bir tane de be n eklim...

    &#199;anakkale...

    Demin bir r&#252;zgar esti,bir r&#252;zgar esti demin
    &#252;rperdi teker teker b&#252;t&#252;n uzvu gövdemin
    &#252;rperdi şimdi sema,&#252;rperdi şimdi zemin

    derin bir atmosfere attı beni bu r&#252;zgar
    korkunç bir serencama itti beni bu r&#252;zgar.

    mehmedi görmekteyim bir t&#252;msek gerisinden
    her biri ilham almış bir heybet perisinden
    o ne biri fırladı setlerin gerisinden

    yak yık tek canlı koma olurmu itin döl&#252;
    senin s&#252;r&#252;ne yeter şurda yatan tek öl&#252;

    kana susayan haydut sana haram t&#252;rk kanı
    senin karşındakiler birer bedir arslanı
    evet. darmadağın et rastladığın her yanı

    fakat şunu unutma g&#252;neş bende meşale
    eğerki,sönerse geçilir &#199NAKKALE

    b&#252;t&#252;n dev silahların &#252;zerime kan kussa
    burda tekbir sesleri birer birer hep sussa
    değil m&#252;ttefiklerin b&#252;t&#252;n d&#252;nya kudursa

    benden akan her damla sizlere şelaledir
    geçemezsiniz beyler bura &#199NAKKALEDİR...
    bu şiirin yazarı kim acaba tam metni lazım da

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    20-11-2008
    Mesajlar
    2
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı asfatihas tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bu şiirin yazarı kim acaba tam metni lazım da
    lütfen cevaplayın

  7. #7
    loslobos
    Ziyaretçi
    ÇANAKKALA GEÇİLMEZ

    Demin bir rüzgâr esti, bir rüzgâr esti demin
    Ürperdi teker , teker bütün uzvu gövdemin
    Ürperdi şimdi sema, ürperdi şimdi zemin

    Derin bir serencama itti beni bu rüzgar
    Derin bir atmosfere attı beni bu rüzgar

    Mehmedi görmekteyim bir tümsek gerisinden
    Her biri ilham almış bir heybet perisinden
    O ne! Biri fırladı setlerin birisinden ,

    Yak yık tek canlı koma olur mu itin **** ?
    Senin sürüne yeter şurda yatan tek ölü .

    Kana susayan haydut ! Sana haram Türk kanı
    Senin karşındakiler birer Bedir aslanı
    Evet darmadağın et , rasladığın her yanı

    Ama unutma bunu : Güneş bende meşale
    Eğer o sönerse , geçilir Çanakkale

    Bütün bütün silahların üzerime kan kussa
    Şurda tekbir sesleri birer birer hep sussa
    Değil müttefiklerin , bütün dünya kudursa

    Benden akan her damla sizlere şellaledir
    Geçemezsiniz beyler : Bura Çanakkale'dir.
    Ben söz verdim anama muzaffer döneceğim
    Şüphe gömüldü suya mutlaka yeneceğim
    Bu kalburda belki eleneceğim

    Lakin anamla bacım rahat nefes alacak
    Nihayet olsa olsa gülüm bensiz solacak

    Savulun savulun ki beni Fatih gönderdi
    Titreyin ki ufkuma melekler kanat gerdi
    Çok kemik yaladınız kan emdiniz el verdi

    Burayı nere sandın dedemin maskarası
    Sürünü toplada git cihanın yüz karası
    Bu kılıçlar süngüler şerefimle belendi
    Mohaç'tan Malazgirt'ten atam selam gönderdi

    Sağır kulağınızda infilak eder adım
    Ölüm vız gelir, bana sanki az mı yaşadım ?

    Kim demiş kalelerdir surlardır rakiplerin
    İşte hedefin benim görsün ama gözlerin
    Umrumdamı seninkanlı krovüzlerin

    Kim demiş benim için o hasta adam diye
    Bura Çanakkale'dir tez elden dön geriye

    İstersen gel dahada gel yakınıma
    Ben bir kılıcım sığmaz oldum kınıma
    Kim yan gözle bakarsa anama kadınıma

    Leşini suya gömüp adını silerim bil
    En sağlam gövdenizin beynini delerim bil

    Rüzgar bir daha esti ve kesti her neferi
    Açıklarda bir yerden çıktı bir ördek sesi
    Ve bir amirin daha yırtıldı hançeresi

    Toplanın efendiler bu pınardan içilmez
    Yanlış kapı çaldınız Çanakkale geçilmez

    İşte biz buyuz Janlar. Tomlar. Hanslar işte biz buyuz
    İşte işte böyle batmaz böyle yürür bu gemi
    Ruhun şad olsun Mehmet nur içinde yat emi

  8. #8
    Misafir
    Ziyaretçi

    tam metin

    ÇANAKKALA GEÇİLMEZ

    Demin bir rüzgâr esti, bir rüzgâr esti demin
    Ürperdi teker , teker bütün uzvu gövdemin
    Ürperdi şimdi sema, ürperdi şimdi zemin

    Derin bir serencama itti beni bu rüzgar
    Derin bir atmosfere attı beni bu rüzgar

    Mehmedi görmekteyim bir tümsek gerisinden
    Her biri ilham almış bir heybet perisinden
    O ne! Biri fırladı setlerin birisinden ,

    Yak yık tek canlı koma olur mu itin **** ?
    Senin sürüne yeter şurda yatan tek ölü .

    Kana susayan haydut ! Sana haram Türk kanı
    Senin karşındakiler birer Bedir aslanı
    Evet darmadağın et , rasladığın her yanı

    Ama unutma bunu : Güneş bende meşale
    Eğer o sönerse , geçilir Çanakkale

    Bütün bütün silahların üzerime kan kussa
    Şurda tekbir sesleri birer birer hep sussa
    Değil müttefiklerin , bütün dünya kudursa

    Benden akan her damla sizlere şellaledir
    Geçemezsiniz beyler : Bura Çanakkale'dir.
    Ben söz verdim anama muzaffer döneceğim
    Şüphe gömüldü suya mutlaka yeneceğim
    Bu kalburda belki eleneceğim

    Lakin anamla bacım rahat nefes alacak
    Nihayet olsa olsa gülüm bensiz solacak

    Savulun savulun ki beni Fatih gönderdi
    Titreyin ki ufkuma melekler kanat gerdi
    Çok kemik yaladınız kan emdiniz el verdi

    Burayı nere sandın dedemin maskarası
    Sürünü toplada git cihanın yüz karası
    Bu kılıçlar süngüler şerefimle belendi
    Mohaç'tan Malazgirt'ten atam selam gönderdi

    Sağır kulağınızda infilak eder adım
    Ölüm vız gelir, bana sanki az mı yaşadım ?

    Kim demiş kalelerdir surlardır rakiplerin
    İşte hedefin benim görsün ama gözlerin
    Umrumdamı seninkanlı krovüzlerin

    Kim demiş benim için o hasta adam diye
    Bura Çanakkale'dir tez elden dön geriye

    İstersen gel dahada gel yakınıma
    Ben bir kılıcım sığmaz oldum kınıma
    Kim yan gözle bakarsa anama kadınıma

    Leşini suya gömüp adını silerim bil
    En sağlam gövdenizin beynini delerim bil

    Rüzgar bir daha esti ve kesti her neferi
    Açıklarda bir yerden çıktı bir ördek sesi
    Ve bir amirin daha yırtıldı hançeresi

    Toplanın efendiler bu pınardan içilmez
    Yanlış kapı çaldınız Çanakkale geçilmez

    İşte biz buyuz Janlar. Tomlar. Hanslar işte biz buyuz
    İşte işte böyle batmaz böyle yürür bu gemi
    Ruhun şad olsun Mehmet nur içinde yat emi

  9. #9
    Misafir
    Ziyaretçi
    çanakkale şiirinin aslı ve doğrusu budur arkadaşlar. yukarıya kim tarafından alınmışsa yanlış alınmış. ilgilisine düzgün şekli şu şekildedir.
    ÇANAKKALA GEÇİLMEZ

    Demin bir rüzgâr esti, bir rüzgâr esti demin
    Ürperdi teker , teker bütün uzvu gövdemin
    Ürperdi şimdi sema, ürperdi şimdi zemin

    Derin bir serencama itti beni bu rüzgar
    Derin bir atmosfere attı beni bu rüzgar

    Mehmed’i görmekteyim bir tümsek gerisinden
    Her biri ilham almış bir heybet perisinden
    O ne! Biri fırladı setlerin birisinden ,

    Yak yık tek canlı koma olur mu itin ****?
    Senin sürüne yeter şurda yatan tek ölü .

    Kana susayan haydut! Sana haram Türk kanı.
    Senin karşındakiler birer Bedir aslanı
    Evet darmadağın et, rastladığın her yanı

    Ama unutma bunu: Güneş bende meşale!
    Eğer o sönerse, geçilir Çanakkale

    Bütün bütün silahların üzerime kan kussa
    Şurda tekbir sesleri birer birer hep sussa
    Değil müttefiklerin, bütün dünya kudursa

    Benden akan her damla sizlere şelaledir
    Geçemezsiniz beyler: Bura Çanakkale'dir.

    Ben söz verdim anama muzaffer döneceğim,
    Şüphe gömüldü suya mutlaka yeneceğim,
    Bu kalburda belki eleneceğim,

    Lakin anamla bacım rahat nefes alacak,
    Nihayet olsa olsa gülüm bensiz solacak.

    Savulun savulun ki beni Fatih gönderdi;
    Titreyin ki ufkuma melekler kanat gerdi,
    Çok kemik yaladınız kan emdiniz el verdi,

    Burayı nere sandın dedemin maskarası,
    Sürünü toplada git cihanın yüz karası.





    Bu kılıçlar süngüler şerefimle belendi.
    Size birer kolyedir şerefsizlik kemendi.
    Mohaç'tan Malazgirt'ten atam selam gönderdi

    Sağır kulağınızda infilak eder adım
    Ölüm vız gelir, bana sanki az mı yaşadım?

    Kim demiş kalelerdir surlardır rakiplerin
    İşte hedefin benim görsün ama gözlerin
    Umurumda mı senin kanlı krovüzlerin

    Kim demiş benim için o hasta adam diye
    Bura Çanakkale'dir tez elden dön geriye.

    İstersen dönme de gel daha gel yakınıma,
    Ben bir kılıcım artık sığmaz oldum kınıma,
    Kim yan gözle bakarsa anama kadınıma

    Leşini suya gömüp adını silerim bil!
    En sağlam gövdenizin beynini delerim bil.

    Rüzgâr bir daha esti ve kesti her neferi
    Açıklardan bir yerden çıktı bir ördek sesi
    Ve bir amirin daha yırtıldı hançeresi


    Toplanın efendiler bu pınardan içilmez
    Yanlış kapı çaldınız Çanakkale geçilmez.

    İşte biz buyuz Janlar, Tomlar, Hanslar işte biz buyuz
    Bu vatan kalesinde aılamaz kapıyız,
    Bu yurdun her karışına her birimiz tapuyuz.

    İşte böyle batmaz böyle yürür bu gemi
    Ruhun şad olsun Mehmet nur içinde yat emi

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Çizgilerle Çanakkale
    2006 Konuları bölümünde PaSTaFaRYaN tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 16.04.06, 01:23

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •