Ve işte özgür olmadığımıza bir delil... ve bir delil işte mutlak özgürlüğümüze dair... rüya... evrenin içimizden geçtiğinin resmidir... ve bir işarettir bilinçdışı bir varoluş arzusunun..
Bu gün kalbimin atması için bilinçli bir tek eylem yapmadım... ve uykuya dalarken de güzel bir rüya için yapabileceğim bir şey yok... ancak gün be gün kendimi kuruyorum kaçtığım ve yöneldiğim edimlerle... kendi ruhumun çatısını kuruyor ve içini süslüyorum... çürüyen ve yıkılan yanlarımı onarıyorum bazen de... ve rüya benim yardımcımdır... ve rüya içimden geçen evrenin... ve rüya varoluşumu onaylayan yetkenin... uykuma doğurduğu görüntülerdir..
Bir şeye karşı duyduğum hasret şiddetlendiğinde... dayanılmaz acılar verdiğinde ya da hasret... rüyamda o şeye kavuşurum... ve yaşarım somut bir gerçek gibi vuslatın rahatlatıcı sevincini... böylece kurtulurum delirmekten ve türlü hastalıklardan... böylece sağlığını koruyabilir benim biricik ruhum...
Ya da kaygılarım artırınca şiddetini... uzaklaşmak istediğimde bir ortamdan ve mekandan... yetişir imdadıma rüyalar... kendimi kurtulmuş görürüm rüyada kaygı duyduğum ve bana acı veren durumlardan...
Ve bilincimle çözemediğim ya da erteleyip unuttuğum anlam parçaları olur bazen... dibine çöker benim ruhumun... birikir ve birikirler zamanla... bilinçle örgütlediğim anlam yapısına katamam bir türlü onları... ve lüzumlu olduklarında kullanamam bu anlam yığınını... ancak yetişir uykular ve rüya... bana düşünmeyi dayatır bunun gibi durumlarda... ve kurtarır böylece beni delirip gitmekten... infilak etmekten...
Rüya benim serinleten ve hararetimi gideren eşsiz suyumdur yaz mevsiminin kavurucu sıcağında... rüya beni çürümekten kurtaran bir koruyucu ciladır... boyadır... ve bir yardımcı eldir ki onunla kendimi yeniden ve yeniden kurarım sonsuzca sonrasızca…


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


