Devlet Bakanı Ali Babacan, dengelerin sağlanabilmesi için GSMH'nin yüzde 0.6'sı (3.8 milyar YTL) kadar ek tedbir alınacağını söyledi. Babacan'a göre tedbirler, bütçede harcanamayacağı belli olan kalemlerde yapılacak tasarrufla finanse edilecek. Vergi artırımı yok, zam yapmak son çare
RADİKAL - İSTANBUL - IMF'yi ikna edemeyen hükümet çareyi ek tedbirler almakta buldu. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, IMF ile KİT'lerin finansmanı dışında mutabık kaldıklarını açıklarken, 2007 yılında gayri safi milli hasılanın (GSMH) yüzde 0.6'sı oranında, yaklaşık 3.8 milyar YTL'lik ek tedbir alınacağını söyledi. Babacan, tedbirlerin harcamalardan tasarrufla sağlanmasının öngörüldüğünü belirtti. Babacan, vergi artışının söz konusu olmadığını belirterek "Bütçede harcanmayacağı belli olan kalemlerden tasarruf yapacağız. Zam son çare" dedi.
Türk-Amerikan İş Konseyi'nin New York ve Washington'da düzenleyeceği toplantılara katılmak üzere ABD'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Babacan, IMF heyetiyle yürütülen altıncı gözden geçirme çalışmalarında hemen hemen tek bir alan dışında, genel hatlarıyla fon heyetiyle mutabık kaldıklarını söyledi. Babacan, enflasyonla ve uygulanmakta olan para politikaları konularında fon heyetiyle Merkez Bankamızın tam bir görüş birliği içerisinde olduğunu kaydetti.
Babacan, 2006 program tanımlı faiz dışı fazlayla ilgili tüm kuruluşları kapsayan verilerin birkaç aya kadar netleşeceğini belirterek, şunları söyledi:
"Ama bizim şu andaki hesaplamalarımıza göre biz 2006 yılını 6.7 bir faiz dışı fazlayla kapatmış olmayı bekliyoruz. Harcama tavanı aşılmasa FDF yüzde 7 olabilirdi. Bu, gerçekten önemli bir başarı. Ve hiçbir gelişmekte olan ülkede ya da gelişmiş ülkede arka arkaya dört yıl bu kadar yüksek bir faiz dışı fazla pek eşine benzerine rastlanır bir gelişme değil."
Yüzde 0.6'lık sapma
Babacan, IMF ile 2006 yılı ve bu yılın ilk 2.5 aylık dönemi gerçekleşmelerini değerlendirdiklerini söylerken, bu yıla ilişkin bütçede GSMH'nin yüzde 0.3'ü kadar sapma öngördüklerini, geçen seneki 0.3'lük tavan aşımı ve bu yılki sapma toplandığında, bunun GSMH'nin 0.6'sına ulaştığına dikkati çekti. Babacan, sapmanın gerekçelerini şöyle açıkladı:
"Yılbaşından bu yana almış olduğumuz bazı kararlar var. 49 ile verilen teşvikte yeni açılımlar, geçici işçilerin daimi kadroya alınmasıyla ilgili düzenlemeler. Emekli maaşları ayarlanırken, bütçede öngörülmeyen bir miktar fazla artış oldu. Sosyal Güvenlik Reformu gecikti. Sağlık harcamalarında bütçeye koyduğumuz rakamın yeterli olmayacağı, bu sene daha fazla sağlık harcaması olacağı ortaya çıktı."
Babacan, sapmaya karşı alınacak önlemleri kesinleştirdiklerini ve önümüzdeki hafta uygulamaya koyacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Tedbirler derken öyle vergi artışı veya acı tedbirler geliyor diye bir şey yok. Bazı kalemlerden tasarrufa gidiyoruz. Bunlar tamamen tasarruf tedbirleri. Yanlış anlama olmasın, sağlıkla ilgili bir tedbir yok."
Sağlıkla ilgili konulan bütçe ve öngörülen rakamın tamamının bu alandaki harcamalarda kullanılacağını, sağlık hizmetlerinin kalitesinden taviz verilmeyeceğini belirten Babacan, faiz dışı fazlayla ilgili olarak şunları söyledi:
"Ancak geçen seneki 0.3'ü telafi edebilmek için aldığımız tedbirler, bizi yüzde 6.8'lik faiz dışı fazla hedefine doğru götürüyor. Bu seneki 6.5'lik hedef duruyor. Fakat geçen sene yüzde 0.3'lük harcama tavanı artışını ekleyip onlarla ilgili tedbir aldığımızda, bu sene bugün itibarıyla 6.8'lik faiz dışı fazlaya doğru gidiyoruz."
Sağlıkla ilgili harcamalarda tedbir alınmayacağını belirten Babacan, sağlıkta mevcut harcamaların ise ötesine geçilmeyeceğini, harcamaların daha fazla artmaması için Sağlık Bakanlığı'nın gerekli adımları attığını söyledi. Babacan, pazar günü yapılan 13 saatlik IMF toplantısına Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın katılımına işaret ederek, "Sağlık Bakanı'nın, saatlerce sağ olsun mesai harcamasının asıl sebebi bu tedbirler" dedi.
KİT'lerde anlaşma yok
Babacan, IMF ile istişarelerde üzerinde çalışmaları henüz tamamlamadıkları konunun, kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) hesap-kitap durumu olduğunu söyledi. KİT'lerin toplam faiz dışı fazlaya katkısının GSMH'nin yüzde 0.3'ü düzeyinde olduğunu belirten Babacan, Türk Telekom ve Tüpraş'ın özelleştirilmesinden önce KİT'lerin katkısının daha yüksek olduğuna işaret etti. Babacan, KİT'lerle ilgili çalışmaların orta vadeli politikalarla ilgili olduğunu, bazı KİT'lerde verimliliğin düşük olduğu, bazılarında ciddi tahsilat sorunu yaşandığını, problemlerin de 'günü geçirecek şekilde ve lokal olarak' çözmenin doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Babacan şunları söyledi:
"En kolay çıkış, zam. Tamam onca verimsizlik, onca zarar edici işlemler, tahsilatta sıkıntı var. 'Bütün bunları, haydi bari fiyatları artıralım olsun kapansın', bu da açıkçası, çok kolaycı yaklaşım. Dolayısıyla fiyat artışlarını, kesinlikle son çare olarak düşünüyoruz. Asıl odaklanmamız gereken, maliyetleri nasıl düşürürüz, verimliliği nasıl artırırız, tahsilatı nasıl daha düzgün yaparız? Çalışmalarımızın bu konuya odaklanması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak bütün bunlar yapılmasına rağmen ekonomik programımız belli adımlar atmayı gerektiriyorsa, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çekinmeden, gözümüzü kırpmadan hangi adım olursa o adımları da atarız."
'Cari açık yüzde 7 olur'
Cari açıkta 2006'yı GSMH'nin yüzde 8'i ile kapattıklarını ve artış trendinin sonuna gelindiğini söyleyen Babacan, 2007 yılı cari açık beklentisinin yüzde 7 ile 8 arası, hatta 7'ye biraz daha yakın oluşabileceğini öngördüklerini, ancak tahmin için henüz erken olduğunu, projeksiyonların her ay yenileneceğini söyledi. Babacan, halka arz süreci başlayan Halkbank'ın yüzde 25'in bir iki puan daha azının halka arzedilebileceğini belirterek, "O konuda kararımız net" diye konuştu.
Sosyal güvenlik reformu için alternatifleri tartışmaya açacaklarını söyleyen Babacan, "Sosyal taraflarla görüşmeden hiçbir adım atamayız. Aceleye getirip, tekrar düzeltmek zorunda kalacağımız bir yasa olmamalı. Fon heyetiyle de, detayına inmeden istişare ettik" dedi. Babacan, reformun genel seçimlerden sonra TBMM'ye geleceğini, ondan en geç altı ay sonra da yürürlüğe gireceğini belirtti. Bakan Babacan, böylece reformun 2008 yılına kaldığını ifade etti.
--------------------------------------------------------------------------------
'Irmağı geçip derede boğulmak olmaz'
Gözden geçirmenin tamamlanmasının mayıs ayına kaldığını belirten Babacan, IMF'nin değil kendi istediklerini yaptıkları şöyle vurguladı:
"Biz ne yaparsak kendimiz için yapıyoruz. Türkiye ekonomisinin çok daha sağlam bir yapıya kavuşması için yapıyoruz. Biz de istemeyiz. Neden KİT'ler zarar etsin. Neden nakit sıkıntısına düşsün, neden alacaklarını bir türlü toparlayamasın. Bazı vatandaşlar günü gününe borcunu ödüyor KİT'lere, bazıları da yıllarca ödemiyorsa, bunlar için yapılacak şeyler varsa; IMF desin veya demesin, işimize gelirse yapacağız, gelmezse yapmayacağız. Beş gözden geçirme tamamladık. Irmağı geçip de derede boğulmak olmaz. Irmağı geçtik, dereden geçince çalışmalar tamamlanacak."
radikal


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla