• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
20 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9

    Kızgın Çanakkale şehitlerinin sahtesi de var !

    Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünde tarihi skandal: İGDAŞ sponsor oldu. Sahte şehide anıt mezar yapıldı.


    İgdaş'ın yaptırdığı ve geçen hafta büyük bir törenle açılan İstanbul Kasımpaşa'daki "Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey" anıt mezarı sahte çıktı. İşte Çanakkale Zaferi'nin 92'nci yıldönümünde ortaya çıkan skandalın öyküsü:

    KAHRAMAN YARATTILAR!

    Bir aile 1935'te ölen dedeleri "Armatör İsmail Hakkı"nın, Nusrat mayın gemisinin süvarisi olduğunu iddia etti. Yetkililer inandı, İGDAŞ milyarları bastırdı ve anıt mezar kameralar önünde Çanakkale destanlarıyla açıldı!

    TAŞLARA SAHTE TARİH KOYDULAR

    Oysa, Nusrat'ın komutanının gerçek adı İsmail değil İbrahim Hakkı'ydı. 1915'te ölmüştü ve mezarı da kayıptı. Düzmece anıt mezar yapılırken eski mezar taşlarının üzerindeki tarihler bile değiştirildi!

    İŞTE TAŞTAKİ TAHRİFATIN KANITI

    Eski mezar taşında "Armatör İsmail Hakkı Bey"in 1875'te doğup 1933'te öldüğü görülüyor. Anıt mezarda İsmail Hakkı Bey, Nusrat'ın komutanı oluveriyor ve 1876- 1915 arası yaşadığına dikkat çekiliyor.

    Çanakkale şehidlerine bundan daha büyük saygısızlık yapılamazdı

    Bugün 92. yıldönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi'nin efsane isimlerinden olan Nusrat mayın gemisinin süvarisi Yüzbaşı Tophaneli İbrahim Hakkı Bey'in hatırası üzerinde, tarihte eşine rastlanmamış çok çirkin bir oyun oynandı. Kasımpaşa Mezarlığı'nda yatan ama Nusrat gemisi ile alâkası bulunmayan "Armatör İsmail Hakkı" isimli bir kişinin torunları, dedelerinin Yüzbaşı İbrahim Hakkı Bey olduğunu iddia ettiler ve İGDAŞ, bu kişinin mezarını milyarlar harcayarak anıt-mezar haline getirdi. Düzmece mezarın inşası sırasında birçok tarihî sahtekârlık da yapıldı ve eski mezartaşlarındaki tarihler bile değiştirildi.

    Bunca senelik gazeteciyim, meslek hayatım boyunca sahte belgenin, yalan beyanın ve intihal denen bilimsel hırsızlığın envai çeşidini gördüm ama mezarın sahtesini hiç görmemiştim. Sahte mezarla, hafta başında karşılaştım. Bir aile, bundan 74 sene önce ölen ve sıradan bir vatandaş olan dedelerinin askerlik tarihimizin en önemli isimlerinden biri olduğunu iddia etmiş, bu iddiaya bazı resmi kurumları da inandırmış ve İstanbul'un göbeğinde hayalbir şehitlik yaratılmıştı. Dünya kadar para harcanıp törenlerle açılan mezarın, Çanakkale Savaşları'nın unutulmaz isimlerinden olan Nusrat mayın gemisinin süvarisi Yüzbaşı Tophaneli İbrahim Hakkı Bey'e ait olduğu iddia ediliyordu. Nusrat, Çanakkale'de en kanlı mücadelelerin yaşandığı 1915 yılının 7 Mart'ı 8 Mart'a bağlayan gecesinde mayınlarını Boğaz'ın Akyarlar mevkiine bırakmıştı. Müttefiklerin, on gün sonra başlattıkları büyük saldırının bozgunla bitmesinde Nusrat'ın döşediği mayınların büyük rolü vardı. İngiliz ve Fransız zırhlıların mayınlara çarpıp peşpeşe batınca, müttefikler harekâta son verediler. Ama,

    Nusrat'ın süvarisi Yüzbaşı Tophaneli İbrahim Hakkı Bey'in mezarı maalesef kayıptı. Mezar seneler boyunca kahramanın mezarını aranmış ama bulunamamıştı. Derken, "Karamürsel" soyadlı bir aile, geçen yıl Deniz Kuvvetleri'nin ilgili makamlarına başvurup Yüzbaşı Hakkı Bey'in torunları olduklarını ve dedelerinin mezarının Kasımpaşa'da bulunduğunu söyledi ve buranın bir anıt-mezar haline getirilmesini istedi. Ama, ailenin verdiği bilgilerle Yüzbaşı Hakkı Bey'in kayıtları birbirini tutmuyordu. Meselâ, dedeleri olduğunu söyledikleri kişinin adı İsmail Hakkı idi ve 1933 yılında ölmüştü ama Nusrat mayın gemisinin süvarisinin adı "Hakkı bin İbrahim", yani diğer söyleyiş biçimiyle "İbrahim Hakkı" idi ve 1 Eylül 1915'te eceliyle vefat etmişti.

    İGDAŞ'I İNANDIRDILAR

    Askerler, Karamürsel ailesine Kasımpaşa'daki mezarda yatan kişinin Nusrat'ın süvarisi olmadığını izah ettiler ama aile ısrarından vazgeçmedi. Mezarın bir anıt-mezar haline getirilmesi için başka yerlerle temasa geçti ve neticede Çanakkale Şehitleri Araştırma ve Tanıtma Derneği ile İGDAŞ, mezarın yeniden yaptırılmasına karar verdi. Gereken para İGDAŞ'tan çıktı ve armatör İsmail Hakkı'nın Kasımpaşa'daki mezarı milyarlar harcanarak bir anıt-mezar haline getirildi. Mezarların gerisine üzerinde eski harflerle "Nusrat" yazan mermerden koskoca bir taş dikildi, bir diğer tarafa Mehmed Âkif'in meşhur "Çanakkale Şehidleri" şiirinden mısralar kazındı. İsmail Hakkı Bey için yine mermerden koskoca bir mezartaşı yaptırıldı, mezarların hemen yanına dikilen koskoca bir direğe de bayrak çekildi. İş bu kadarla da kalmadı. Mezarlığın girişindeki duvara, üzerinde "Çanakkale Harbi'nde harbin kaderini değiştiren Nusret Mayın Sefinesi süvarisi dümen başında şehinden vefat eden Yüzbaşı Tophaneli İsmail Hakkı Bey yukarıda medfundur" yazısının bulunduğu bir plaket yerleştirildi. Plaketteki berbat Türkçe'nin kime ait olduğunu ve "şehinden" sözünün ne mânâya geldiğini bilmiyorum. Belki "şehiden" yani "şehid olarak" demek istemişler ama yazmayı becerememişlerdir, kimbilir? Ve, bu sahte mezar, geçen hafta perşembe günü dualarla ve nutuklarla açıldı!

    ASKERLER KATILMADI

    Törende kimler yoktu ki! Yüzbaşı Hakkı Bey'in ailesi olduğunu iddia eden kişiler, Çanakkale Şehitleri Derneği'nin mensupları, milletvekilleri, İGDAŞ'ın yöneticileri, belediye yetkilileri, vesaire... Ama, açılışta çok önemli başka kişilerin bulunmaması hayli ilginçti: Askerler, törene katılmamışlardı, zira mezarın düzmece olduğunu biliyorlardı. Dernek başkanı, açılışta hamâsbir konuşma yaptı, Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş de bu anıtın Çanakkale'de şehit düşen onbinlerce kişinin hatırasını canlandıracağını söyledi, Yüzbaşı Hakkı Bey'in torun çocuğu olduğu iddiasındaki Nedim Karamürsel, "büyük dedesi"ne "Bizler sizi unutmadık" diye seslendi. Sonra, hep beraber İGDAŞ'a, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ileTBMM Başkanı'nateşekkürler edildi ve Çanakkale'de savaşan askerlere dağıtılan bulgur çorbasından içildi. Gösteri, tamamlanmıştı! Haber, 9 Mart günü Sabah hariç, birçok gazetede boy boy resimlerle yeraldı. Biz, işte bir gariplik bulunduğunu farkettik, ve işin aslı ortaya çıkana kadar haberi kullanmamaya karar verdik! Kasımpaşa'daki yanlış mezarın yaratıcıları, işin başından itibaren askerlere danışıp askerkayıtlardan

    istifade etmemişler, mezarlık kayıtlarına bile bakmamışlardı. Bunları yapmak, yanlış mezara milyarlar gömen İGDAŞ yetkililerinin de hatırına gelmemişti ve en azından askerlere danışmış olsalardı dünya kadar parayı alâkasız bir mezara yatıracaklarını görür ve işe kalkışmazlardı. Bu sahte ve yanlış mezar, hatanın önüne geçilmediği takdirde gelecekte Çanakkale Savaşları'nın sembollerinden biri olacak gibi görünüyor ve siz bu yazıyı okuduğunuz sırada, 18 Mart münasebetiyle orada büyük ihtimalle bir anma töreni yapılıyor olacak. Ama şu kadarını bilin: Kasımpaşa'daki anıt-mezar olduğu iddia edilen mekânın Çanakkale Savaşı'nın kaderini değiştiren birkaç kahramandan biri olan Yüzbaşı İbrahim Hakkı Bey ile hiçbir alâkası yoktur. İGDAŞ'ın yaptırdığı mezar yalandır, sahtedir, düzmecedir ve tam bir başıbozukluk ve utanmazlık eseridir. Yüzbaşı İbrahim Hakkı Bey'in kemikleri şu anda meçhul mezarında çatırdayıp durmaktadır ve aklıbaşında birileri cehalet ve kasıt eseri olan bu işe son vermediği müddetçe de, çatırdamaya devam edecektir!


    Murat Bardakçı / Sabah
    Yayın Tarihi : 18 Mart 2007 Pazar

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  2. #2
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bu kadar büyük bir haysiyetsizlik olamaz ....

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  3. #3
    bebe_ruhi
    Ziyaretçi
    Alıntı dorleon tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bu kadar büyük bir haysiyetsizlik olamaz ....
    yüce rabbim,bir yerlerinde çıban çıkarır inşallah

  4. #4
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Haberin ertesi günü; 19 Mart 2007 !




    Komutan uyardı sahte anıt yıkıldı

    Murat Bardakçı'nın kaleme aldığı, İGDAŞ'ın sponsor olduğu "sahte şehit mezarı" cuma günü yıkıldı. İGDAŞ, "Mezar için 21 bin YTL harcandı" diyor. Ancak uzmanlara göre bu rakam en az 91 bin YTL

    1- Nusrat mayın gemisinin süvarisi olduğu öne sürülen armatör İsmail Hakkı Bey'in mezar taşı kaldırıldı.

    2- Nusrat mayın gemisinin gerçek süvarisi İbrahim Bey'in torunu olduğunu öne süren Nedim Karamürsel'in yaptırdığı boş mezarın taşı söküldü.

    3- İsmail Hakkı Bey'in ailesine ait olan mezar taşı da kaldırıldı.

    4- İsmail Hakkı Bey adına yaptırılan anıt mezar yıkıldı.


    SABAH yazarı Murat Bardakçı'nın, dün yayınlanan "Sahte şehide anıt mezar" başlıklı haberinden sonra, İGDAŞ'ın yaptırdığı ve Nusrat mayın gemisinin süvarisi olduğu öne sürülen İsmail Hakkı Bey'in "anıt mezar"ı yıkıldı. 8 Mart'ta tören ile açılışı yapılan anıt mezar için Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Hasan Uşaklıoğlu "sahte" uyarısında bulununca, sadece "cüzi bir katkı ile açılış sponsoru" olduğunu savunan İGDAŞ, mezarın yıkılmasını sağladı. İGDAŞ mezarın 16 Mart Cuma günü yani açılıştan 9 gün sonra yıkıldığını açıkladı. Murat Bardakçı dünkü yazısında geminin süvarisinin adının da İsmail değil, İbrahim Hakkı olduğunu belirtmiş, mezarın ise armatör İsmail Hakkı Bey'e ait olduğunu belgelemişti. Bir başka çelişki de mezarın maliyeti konusunda. İGDAŞ mezara 21 bin YTL ödediğini söylüyor ancak konunun uzmanları, gerçek maliyetin 91 bin YTL olduğu kanaatinde. İGDAS Genel Müdürü K. Levent Tüfekçi adına açıklama yapan İGDAŞ Tüketici Bilgilendirme Şefi Mehmet Mazak ise, açılış sonrası İGDAŞ Genel Müdürü Tüfekçi'yi "yanlış içindesiniz" diyerek Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Hasan Uşaklıoğlu'nun aradığını belirtti.

    AİLE HERKESİ ALDATTI

    Mazak şöyle devam etti: "Bu görüşmenin ardından ben ve genel müdürüm komutanı ziyaret ettik. Komutan belgeler göstererek 'Bu o aile değil. İbrahim Hakkı Bey'in mezarı bilinmiyor' dedi. Bunun üzerine genel müdürüm bu işi araştırmak üzere beni görevlendirdi. Fatih Nüfus Müdürlüğü'nün Osmanlıca kayıtlarından araştırdık. Hakikaten bu aile o aile değildi." Mezar konusundaki yanlış yönlendirmeyi bu şekilde öğrendiklerini anlatan Mazak, bunun üzerine Mezarlıklar Genel Müdürlüğü'ne başvurarak 16 Mart Cuma günü anıt mezarın yıkılmasını sağladıklarını öne sürdü. Mazak "Mezar derhal yıkıldı. Bir aile bütün kurumları aldattı" diye konuştu.

    AÇILIŞ SPONSORUYUZ

    İnşaatın 11 Ekim 2005'te aile tarafından başlatıldığını vurgulayan Mazak, "Nedense herkes bize yükleniyor. Biz sadece cüzi bir miktarla açılış sponsoru olduk. "Her şey pişmiş bizim önümüze geldi, biz de hakikaten Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Bey diye sponsor olduk" diyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Bir mezar yapılmış, her şeyi ile dört dörtlük. Bize 'Açılışı yapar mısınız?' diye Çanakkale Şehitleri Derneği müracaat etti. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Beyoğlu Belediyesi'ne gelen yazı üzerine Mezarlıklar Müdürlüğü'ne yazı iletiliyor. Anıtı Mezarlıklar Müdürlüğü yaptırıyor. Nusrat mayın gemisinin komutanının anısına her şey yapılır. Ellerinde resmi evraklar vardı. Yani herkes sahip çıktı."

    Sadık GÜLEÇ - Sabah


    Çanakkale'yi bile rant kapısı yaptılar


    Kasımpaşa'daki sahte mezar rezaletinin son durumunu, Sabah' ın bugünkü manşetinde ayrıntılarıyla okumuşsunuzdur.
    Adamın biri çıkıyor, Türk askerlik tarihinin en meşhur ama mezarı meçhul kahramanlarından birinin torunu olduğunu iddia ediyor ve "Burası dedemin mezarıdır" diye alâkasız bir mezar gösteriyor. Derken, İGDAŞ' ından tarihçilik taslayan emekli bir fizik öğretmenine kadar birileri işin üzerine atlıyor ve bizim paralarımızla milyarlar harcayıp korsan bir anıtmezar inşa ediyorlar.

    Ve, netice: Belediye, dün nasıl bir rezalet ve nasıl bir kandırmaca olduğunu yazdığım bu düzmece anıt-mezarı mecburen yıktı. Ama, olan giden paralarımıza oldu ve bu işin mimarlarının Çanakkale şehidlerinin ruhlarını muazzep etmeleri de yanlarına kâr kaldı.

    Dün beni arayan İGDAŞ' ın bir yetkilisi "mezarın yanlış ve sahte olduğunu önceden bilmediklerini, hata yaptıklarını benim yazımdan sonra kabul ettiklerini ama faturanın kendilerine çıkmasından üzüntü duyduklarını" söyledi. Düzmece anıt-mezarı güya İGDAŞ değil, Mezarlıklar Müdürlüğü yaptırmış; İGDAŞ bu sahte mezarın tanıtımına sponsorluk etmiş ve bu maksatla 21 milyar harcamıştı ama hatanın tamamı üzerlerine kalmış, fatura kendilerine çıkmıştı.

    Tanzanya mı sorumlu?
    Pardon ama bu faturanın nereye çıkması gerekiyordu? Tanzanya Kömür İşletmeleri'ne yahut Yeni Delhi Ticaret Odası'na mı?

    Sahte mezarın açılış törenine genel müdür seviyesinde katılıp tebrikleri ve teşekkürleri kabul edecek ve bir de konuşma yapacaksınız, Sabah dışındaki gazeteler ertesi gün bu işin aslında nasıl bir rezalet olduğunu farkedemeyerek "İGDAŞ çok güzel bir esere imza attı" diye yazacaklar, bütün bu hoşlukları mest bir vaziyette seyredip işin şerefini üzerinize alacak, o anda "Kardeşim, bu işin sponsoru ben değilim"
    deme medeniyetini gösteremeyecek ama herşey sarpa sarıp bir güzel aldatıldığınız ortaya çıkınca "Faturanın bize çıkmasından dolayı üzgünüz" diyeceksiniz.

    Etik noksanı denen şey, işte bu olsa gerek!
    Bir güzel gaza geldiğini kabul etmek zorunda olan gaz şirketi İGDAŞ artık bu sahte mezar rezaletinde kendisini masum gösterip temize çıkmak uğruna bahane aramaya hiç çalışmasın. Zira hem bu rezaletin "şerefini" işin tâââ başında üstlenmesinden, hem de kendisine gelen sponsorluk talebini en ufak bir araştırmaya bile gerek duymadan kabul edip ödediğimiz paraları taşa, toprağa, mermere ve düzmece bir mezara yatırmasından dolayı sorumludur.

    İGDAŞ, dün öğleden sonra yaptığı açıklamada "Bir aile, bütün kurumları aldattı" diyordu.

    Bir ailenin uydurmalarını hiçbir araştırmaya gerek duymadan, en azından bağlı olduğu belediyenin Mezarlıklar Müdürlüğü'ne sorup doğrulatmaya bile ihtiyaç hissetmeden benimseyen bir gaz şirketinin katıldığı uluslararası görüşmelerde teknik meselelerde, meselâ gaz fiyatları konusunda nasıl pazarlık edeceğini bir düşünün. Ben hayâl ediyorum ve tüylerim diken diken oluyor!

    Çanakkale rant kapısı oldu
    Bu düzmece mezar meselesinin ardında yatan gerçek, Çanakkale Savaşları'nın bazı çevreler tarafından bugün maalesef bir rant kapısı haline getirilmesi çabasıdır.
    Kendilerine sağlam ve meşhur bir kök arayan, bunun için tarihteki önemli kişilerin neslinden geldiklerini ispata çalışan soysop meraklıları bir tarafa, birçok uyanık, bugün Çanakkale'den gelir elde etmenin yollarını arıyor. Şehidlerin ruhlarını bile paraya tahvil etmeye çalışıyor, meselâ Çanakkale Savaşları'nın en meşhur kahramanlarından Yahya Çavuş' un torunu olduğu iddiasıyla ortalıkta dolaşan düzinelerle zavallı, bu isim sayesinde birşeyler elde etmeye uğraşıyor.

    Bu zevâtın en işbitiricisi, Nusrat gemisinin süvarisi Yüzbaşı İbrahim Hakkı' nın torunları olduğunu iddia eden aile çıktı ama sebep oldukları rezalet, hakiki dedelerinin mezarının yıkılmasına kadar uzandı.

    Karamürsel ailesi, işin aslında gerçek dedeleri armatör İsmail Hakkı' nın mezarının defalarca deşilmesiyle neticelendiğini acaba farkedecek mi, çok merak ediyorum.

    Murat Bardakçı - Sabah

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  5. #5
    sekerALI adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-03-2005
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    ayip.. gercekten ayip... utanin insanliginizdan be.. Böylelerini aninda vatandasliktan cikarcaksin soysuzlar...
    Türkçe Düşün Türkçe Konuş Türkçü Yaşa
    TÜRKÇÜ PARTİ

    BASBUG MUSTAFA KEMAL'IN NEFERI
    Remzin Kartallar Gibi Manileri Yen Aş; Layıktır Bu Vasıflar Sana Ey Şanlı Beşiktaş.




    Haydi, hamle kafirindir... İlkönce sen gel
    Ecel ile zaman bize olmadan engel!
    Burda tanklar yürümezse etme çok tasa;
    Süngülerle carpışmadır savaşta yasa.
    Olma boyle sinsi çakal, yahut engerek!
    Bozkurt gibi, kartal gibi dögüşmek gerek!
    Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde!
    Atilla'nın ateşi var içimizde!
    Kanije'nin gazileri daha dipdiri!
    Sınırdadır Plevne'nin kırkbir askeri!
    Edirne'de Şükrü Paşa bekliyor nöbet!
    Dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet!
    Şehitlerden elli milyon bekçisi olan
    Aşılmaz bir kayadır bu ebedi vatan!
    ATSIZ

  6. #6
    SerenaY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2006
    Mesajlar
    3,495
    Karizma Gücü
    0
    ne kadar büyük bir terbiyesizliktir bu yaaa...olamz böle bişey..
    NE MUTLU TÜRK'üm DİYENE !!!





    ÖSS BEKLE BENİ GELİYORUM !!!

  7. #7
    aslan06 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2006
    Mesajlar
    548
    Karizma Gücü
    7
    Yazıklar olsun.Haysiyetsiz herifler.

  8. #8
    <span style='color: #800080'><span class='glow_9400D3'>asMec__</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-02-2007
    Mesajlar
    10,731
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    böyleleri insan değil, şerefs...'in önde gideni...

    Ahmet ! ♥


  9. #9
    1asen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    362
    Karizma Gücü
    0
    Böyle bir olaydan çıkar sağlamaya çalışanlara ne desek boş.Onlar zaten kendilerinin neye layık olduğunu iyi biliyor!...
    :hz kadimdostlar :hz




  10. #10

    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    94
    Karizma Gücü
    0
    herkese merhaba,bu kadar adice bir tertip olabilirmi ya.nasıl bir insanlık anlayışı anlayamadım.b&#252;t&#252;n şehitlerimizin kemiklerini sızlattılar.bu arada MURAT BARDAK&#199,yıda tebrik etmek gerekir.olayın &#252;st&#252;ne gidip yazmasaydı bazılarının bu durumdan hiç bir haberi olmayacaktı.herkese saygılarımla.NE MUTLU T&#220;RK&#220;M DİYENE.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Rakının sahtesi zararlı ya gerçeği?
    2005 Konuları bölümünde lifeblood tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 27.07.05, 06:37

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •