• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
56 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    Neyzen Tevfik Şiirleri, Yazıları Ve Eseleri

    Anladin Mi?

    Hicran destanini kendinden oku,
    Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
    Aşkin Leyla'sini gördünse söyle.
    Söz temsili bulup hikayet etme.

    Yüz bin Leyla dogar alemde her gün,
    Senin aradigin zevk, sefa dügün.
    Tutacagin işi önceden düşün;
    Daha ilk adimda nedamet etme.

    Sevdanin oduna pek güvenilmez,
    Tutuşurşan eger kolay sönülmez.
    Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
    Canina kiymazsan seyahat etme.

    Iyi bak kabina, olmasin delik,
    Boşuna taşirsin ,gider gündelik.
    Aninda olmali, ettigin iyilik,
    Alem duysun diye, inayet etme.

    Kabe'den maksadin varmaktir yara,
    Kör gibi tapinma, kara duvara,
    Hizir'i ararsan kendinde ara,
    Bulamadim gibi rezalet etme.

    Muhabbet herkesin aklini çelmez,
    Gönül viranesi kolay düzelmez.
    Alemden çekinme bir zarar gelmez,
    Sen kendi kendine hiyanet etme.

    Şen şatir gönlüne hicran dolmasin,
    Gençligin gülşeni gamla solmasin.
    Neyzen gibi aklin yarda olmasin,
    Özründen çok büyük kabahat etme.


    Neyzen Tevfik



    Geçer

    Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer,
    Ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer,
    Ram karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
    Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer,
    Gece gündüz yok olur an-ı dem adem de geçer.

    Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi,
    Çağlıyan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi?
    İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi ?
    Çevrilir dest-i kaderle bu şu'unun filimi,
    Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer.

    İbret aldın okudunsa şu yaman dünyadan,
    Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan,
    Niyyet-i hilkatı bu aşk-ı cihan aradan,
    Önü yokdan, sonu yokdan bu kuru da'vadadan,
    Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer.

    Ne şeriat, ne tariykat, ne hakiykat, ne türe,
    Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre,
    Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre!
    Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre,
    Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer.

    Serseri Neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne,
    Girmemiştir bu avalim, bu bedyi' gözüne.
    Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne .
    Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne,
    Hak olur pir-i mungan, sohbet-i hemdem de geçer


    Sözlük :
    Ram : Boyun eğen,itaat eden
    Hande-i hurrem : Şen gülüşler
    Devr-i şadi : Memnunluk, sevinçlilik devri
    Gussa-i matem : Matemin kederi
    An-ı dem adem : İnsanın soluk alma anı
    Tecelli-i hayat : Hayatın talihi ( veya cilvesi)
    Saz-ı kaza : Mealen : kaderin sazı
    Dest-i kader : Kaderin eliyle (yardımıyla)
    Şu'un : Olaylar ( "olup biten " )
    Gulgule-i Cem : "Cem" özel isim olarak yazıldığından Hz. Sülayman'ın lakabı olarak alınır (Aynı zamanda Büyük İskender'in de lakabıdır) ve çeviri "Hz. Süleyman'ın sesi" olarak yapılabilir.
    Niyyet-i hilkat : Yaradılışın amacı
    Aşk-ı cihan : Dünya aşkı
    Ara : Mıntıka bölge
    Gayret-i gufran : Affetme, merhamet etme niyeti
    Türe : Hak hukuk adalet
    Efsane-i Adem : Hz. Adem efsanesi
    Avalim : Dünyalar
    Bedyi' :Güzellikler
    Cehlinin : Cehaletinin
    Pir olmak : Yaşlanmak,ihtiyar olmak
    Sakiy-i gül çehre : Gül sunan çehre(yüz).
    Hak : Toprak
    Pir-i mugan : Meyhaneci
    Sohbet-i hemdem : Canciğer arkadaş sohbeti(Muhabbeti)

    İstanbul - 1943

    Neyzen Tevfik
    Bu mesaj en son " 25.03.07 " tarihinde saat 15:14 itibariyle endonezya tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Güzel paylaşım olmuş, teşekkürler...

  3. #3
    ::::Turk:::: adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2008
    Mesajlar
    99
    Karizma Gücü
    0

    Erdoğana cevap Neyzen Tevfik den

    Arladaşlar şuan ülkemizi karanlığa sürükleyen bir iktidara cevap yıllar önce bunların ne olacağını gören Neyzev Tevfik den gelmiş şiiri sizlerle paylaşmak istedim !!!




    Tek Farkımız Türk Olmamız Ya Tam Sustururuz Ya Da Kan Kustururuz Bu Hususta Ne Kural Tanırız Ne de Kral!
    Şakağımdaki kansa, o benim gülüşümdür, Namert sürünmektense, erkekçe ölüşümdür…
    Ne MutluTürk'ümDiyene

  4. #4
    morfin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2008
    Mesajlar
    4,733
    Karizma Gücü
    5
    bayılıyorum bu sııre
    Ormandık kül olduk
    İnsandık kul olduk
    Kaybettik savrulduk
    Ayrıldık haykırmadık biz
    Farklıydı seslerimiz
    Aynıydı gerçeğimiz insanlığa ne oldu
    Berraktı umutlarımız
    Çekingendi hırslarımız insanlığa ne oldu

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Serbest kürsüdede yazmıştım ama konu silindi.Neyzen biraz uydur kaydır yapmış.Kafasına göre şiiri geliştirmiş.Şiirin iki mısrası aslında Ömer Hayyama aitdir.

  6. #6
    ::::Turk:::: adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2008
    Mesajlar
    99
    Karizma Gücü
    0
    olsun sonuşta anlamlı )
    Tek Farkımız Türk Olmamız Ya Tam Sustururuz Ya Da Kan Kustururuz Bu Hususta Ne Kural Tanırız Ne de Kral!
    Şakağımdaki kansa, o benim gülüşümdür, Namert sürünmektense, erkekçe ölüşümdür…
    Ne MutluTürk'ümDiyene

  7. #7
    <span style='color: #0000FF'>Mavi Duvar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    6,930
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Kime Sordumsa Seni


    Kime sordumsa seni dogru cevap vermediler;
    Kimi alçak, kimi hirsiz, kimi deyyus! dediler...
    Künyeni almak için, partiye ettim telefon:
    Bizdeki kayda göre, simdi o mebus dediler!..

    Neyzen Tevfik

  8. #8
    <span style='color: #0000FF'>Mavi Duvar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    6,930
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Felek


    Yamansin her zaman aldattin beni,
    Kâh düsürdün kâhi kaldirdin felek!
    Mecnun'sun diyerek Leylâ pesinden,
    Issiz vâdilere saldirdin felek!

    Rehbersin dedin ben ise kördüm,
    Elimle basima çok çorap ördüm.
    Kendimi biraktim âlemi gördüm,
    Hesapsiz günahlar aldirdin felek!

    Sifadir dedin zehir tatdirdin,
    Gençligin okunu bosa attirdin,
    Körlerin yurdunda ayna sattirdin,
    Çikmaz sokaklara daldirdin felek!

    Barismadi gönlüm merd ile zenle,
    Ne bir is bilenle, ne bos gezenle
    Hicran kösesinde bozuk düzenle,
    Neyzen'e her telden çaldirdin felek!


    Neyzen Tevfik

  9. #9
    mehmet571. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    511
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı ::::Turk:::: tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Arladaşlar şuan ülkemizi karanlığa sürükleyen bir iktidara cevap yıllar önce bunların ne olacağını gören Neyzev Tevfik den gelmiş şiiri sizlerle paylaşmak istedim !!!




    Bu siiri gercekten bir sair mi yazmis. Hayret dogrusu,
    Hayatimda gördügüm en kötü cok kalitesiz ve seviyesi cok düsük bir siir olmus bu ya küfürlü filan bune böyle. Neden küfretme geregi duymuski ? )) )))

    Bu siir dindar insanlara yönelik hakaret amaciyla yazilmis bence.

    orucu kim sormuski buna,

    kimin umurunda senin oruc tutup tutmaidgin be d..zü,

    Basi aciga kim türban soruyorki, tam tersi basi örtülü olana niye örtüyorsun, ac basini diyenler , baski yapanlar daha cok.

    Raki sarap icenler trafik kazalarinda yilda kac insanin ölümüne sebep oldugunu hepimiz görüyoruz haberlerde. Kaza yapan araclarin icindeki efespilsen siselerini herkes her defasinda görmüstür mutlaka.

    Tabii ya bizene ic icebildigin kadar, sarhos ol ve gel sonra ailesiyle birlikte arabasinda giden masum bir aileyi coluk cocuk komple yok et. Garanti edebilirmisin sarhosken hic kimseye zarar vermeyecgine?

    Sarhoskende gecermis dürüstse eger , Sen Allah'in huzuruna sarhos gelde bak bakalim ne oluyor. ))

    Yatip kalkip Atatürke degil, Allah'a dua etmeliyiz ve Allah Allah diyerek , bu topraklari kanlariyla sulayarak savasan dedelerimize dua etmeliyiz, ediyoruz da zaten. Hep de edecegiz.

    Bu vatani kurtaran dedelerimiz sarhosken kurtarmadilar, Atatürk Atatürk yada Laiklik laiklik diyerek savasmadilar,
    Allah Allah nidalariyla, basta Allah icin, dinimiz islam icin, bayragimiz ve vatanimiz icin cephede carpistilar ve sehid oldular.


    ¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤

    Tüm, Aleviyim deyip ayni zamanda ateist oldugunu iddia edenlere soruyorum.

    Hz. Ali Sözünün eri ve dosdogru bir insandir degilmi?
    Evet diyorsaniz,
    Hz. Ali , Allah, vardir , ve din islamdir diyor.
    Hz. Ali dogrumu söylüyor , yoksa dogru söylemiyor mu?.
    Cevap lütfen.
    ........................................................................

    Bu vatan icin canini verenler ALLAH ALLAH diyerek savasti LAiKLiK diyerek degil.

    Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
    .................................... M. Akif ERSOY...


    Yol O'dur ki , Hakk'a vara.

    .................................... Yunus Emre ...

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    21-07-2009
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    Öncelikle herkeseze merhaba.. Formunuzdaki bu konuyu görüp düşüncelerimi ve doğru olanları aktarmak için üye oldum.

    Yukarıdaki ''be hey dürzü'' isimli şiir Neyzen Tevfik'e ait değildir.Mutlu Çelik adında emniyette görevli birine aittir.Şiir sadece onun üslubuna benzer bunun için onun adıyla anılıyor olabilir.İşte şiirin tamamı;

    Ne işin var Tanrı ile aramda
    Sen kimsin ki orucumu sorarsın
    Hakikaten gözün yoksa haramda
    Baş açığa niye türban sorarsın.

    Rakı, şarap içiyorsam sana ne
    Yoksa sana bir zararım içerim,
    İkimiz de gelsek kıldan köprüye
    Ben dürüstsem, sarhoşken de geçerim.

    Sakal, şalvar, gümüş, sarık iş değil
    İbadetin reklamına sığınma
    İnanç varsa inandığına eğil
    Her tayinde bir camiye sığınma.

    Esir iken mümkün müdür ibadet
    Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et
    Senin gibi dürzülerin yüzünden
    Dininden de soğuyacak bu millet.

    İşgaldeki hali sakın unutma
    Atatürk’e dil uzatma ********
    Sen anandan yine çıkardın amma
    Baban kimdi bilemezdin ********.

    Riyakarsın sakal gizlemez seni
    Haram ile doldurmuşsun keseni
    Dokunulmaz sanırsın sana amma,
    Dokunursa bu millet ……… seni.

    1994-Ankara
    Mutlu ÇELİK

    Neyzen Tevfik hiciv sanatımızın en son ve en başarılı şairlerinden biridir.Onun hakkında yukarıdaki gibi basit cümlelerle yorum yapmak söylediklerini kendince haklı nedenler göstererek eleştirmeye çalışmak oldukça komik geldi.Gidin araştırın da hakkında doğru olan neyse onu öğrenin üç kuruşluk öğretme beyninizle ve at gözlüklerinizle onu anlayamazsınız boşuna bu çaba içinede girmeyin derim..Eğer Neyzen Tevfik bugün yaşıyor olsaydı ve o şiiri yazan kişinin yerinde olslaydı emin ol ''mehmet571'' senin, karşısında olupta daha ne anlama geldiğini doğru düzgün bilmediğin ağzınıza sakız yaptığınız LAİKLİK VE ATATÜRK kavramlarıyla açıklayabileceğin kadar basit olmazdı.Kapasitene uygun bir şiir olmasına rağmen yine de anlayamamışsın ama neyse..
    Öncelikle haddini bil şiir eleştirisi bu şekilde yapılmaz yada onun şiirlerinin eleştirisini yapmak sana düşmez!Sen kimsin ki?Şiir eleştirisini geçtim tarih hakkında da pek bilgin olmadığı kesin görünüyor.İmzanda Mehmet Akif'ten alıntın var peki Neyzen Tevfik ve Mehmet Akifin iki iyi ahbap olduğunu biliyor musun?Neyse geçelim.

    Neyzen Tevfik ya da tam adıyla Tevfik Kolaylı (d. 14 Haziran 1879, Bodrum - ö. 28 Ocak 1953, İstanbul), neyzen, şair. Babası Hasan Fehmi Bey, Bafra'nın Kolay nahiyesinden ve "Kolaylı" ailesinden olduğu için soyadı "Kolaylı"dır.Taşlama türünün en önemli temsilcilerinden biri. Taşlama kitaplarının yanısıra çeşitli taksimler ve nihavent saz semaisi ile şehnazbuselik saz semailerinin de bestecisidir.Tevfik'in yedi yaşlarındayken eşkiyaların çarşıda götürdüğü insan başlarını görmesiyle bağlantılı olarak sara nöbetleri başlamıştır. Ailesinin yaşadığı Urla'da bir neyzenden nota bilgileri alarak kendini bu alanda geliştirdi. İzmir idadisi'nde bir süre okuyarak bitirmeden ayrıldı. Mehmet Akif'ten Farsça öğrenerek İzmir Mevlevihanesi'ne girdi. Bir süre sonra İstanbul'a yerleşen Tevfik, Galata'nın yanısıra Kasımpaşa mevlevihanelerinde işine devam etti. 1902 yılında bektaşi dervişi oldu. Bu sıralarda şiire ilgi duyan Tevfik, Mehmet Akif ve Şair Eşref'ten etkilendi. 1908 yılından 1913 yılına kadar Mısır'da bulundu.

    Neyzenlikteki ustalığına rağmen yergi ve taşlamalarıyla ünlendi. Toplumdaki haksızlıkları gözüne kestiren Tevfik, siyasetin yanısıra; dini baskı, çıkarcılık gibi konuları işledi.

    1946'da, basın yararına düzenlenen bir konserde çalar. Yaptığı taksimlerle izleyicileri büyüler. Konser öncesi neyini merak edenler, konser sonrası onu dinlemenin bir şans olduğunu dile getirirler.

    1949 yılında, dostlarından İhsan Ada, Neyzen Tevfik'in eserlerini, onun gözetimi altında, Azâb-ı Mukaddes adı ile kitaplaştırır.

    1951 yılında Onu Affettim* adlı bir filmde önemli bir rolde gözükür. Ağlayan Şarkı adlı bir başka filmde ise, Suzan Yakar'la oynar.

    1952 yılında, arkadaşlarının ısrarı ile Şehir Komedi Tiyatrosu'nda jübilesi yapılır.

    1930'larda İstanbul Belediye'sinin bağladığı yardım aylığını saymazsak Neyzen'in düzenli bir geliri hiç olmaz. Neyzen Tevfik'in söylenceleşen yaşamı 28 Ocak 1953'te son bulur. Cenaze namazı Beşiktaş'ta Sinan Paşa Camii'nde kılınır. Caminin avlusundan taşan kalabalık; ana caddeleri, kahveleri, yolun karşısında ki Barbaros Bulvarını doldurur. Memurların, profesörlerin, ileri gelenlerin yanı sıra kılıklarına çeki düzen vermeye çalışmış sarhoşlar, sokak serserileri ve bin bir çeşit insan bir arada uğurlarlar Neyzen'i bilinmeyene. Kim bilir belki de hiçlikten hepliğe..

    Yaşayış şekli

    Tevfik, toplumun kurallarının dışında bir yaşam sürdürmüştü.Paraya düşkünlüğü yoktu.Gericiliğe savaş açmıştı.İslamın yozlaştırılmasına ve anti Atatürk deyişlerine sinirlenir ve hazır cevaplılığıyla cevap verirdi. Ayrıca neyzenlik konusunda içinden geldiği gibi çalıp, ardından maddi beklentileri olmamıştı. Kendi söylemine göre bu konuda yüze yakın plağı bulunmaktadır.

    Söz edildiğine göre Tevfik'in Atatürk'e sevgisi o denli çokmuş ki; O'nun vefatından sonra günlerce evden çıkmamış.Şöyleki;
    atatürk neyzen'in ününü duymuş olacak ki, çağırtmış köşküne sohbet etmişler, uzun uzun aşkla üflemiş neyzen.. ardından sormuş atatürk..
    - senin çok fazla içki içtiğini söylüyorlar, benim kadar içer misin ?
    neyzen düşünüyor, içkinin hududu olmaz.
    - ne kadar içersiniz ?
    - iki tane kiloluk rakı içerim.
    ata kelimelere basa basa şu sözleri söylemiştir, neyzen'in gözünü korkutmak istemiştir.
    - nasıl içersiniz ?
    - canım ne isterse; susuz, mezesiz.
    neyzen:
    - ben de iki kiloluk içerim ama, öyle içmem.
    neyzen'in arzusu ile ortaya kocaman bir emaye kase geliyor, iki kiloluk rakıyı neyzen kaseye boşaltıyor. başını sokup lıkır lıkır içecek zannediyorlar. fakat neyzen'in isteği daha bitmemiştir, bir somun ekmek ve irice bir kaşık geliyor. neyzen ekmeği lokma lokma koparıp kasedeki rakının içine bastırıyo. lokmalar rakıyı iyice çektikten sonra çalakaşık yanaşıyor.
    yine anlatılanlara göre, ata:
    - pes, pes, diye bağırarak ayağa fırlamış ve elleriyle yüzünü kapamış, ayrılırken de saygılarını sunmuştur. yine rivayete göre ata öldükten sonra neyzen, evinden haftalarca çıkmamış..



    Küfür dilin cilasıdır.Onunla yapılan sanat ayrıdır.Kişinin hoşuna gider ya da gitmez,okur ya da okumaz.En azından insanların sanatına,yaşam tarzlarına saygı duymak gerekir.Neyzen Teyfik evet çok içermiş ama sanatınıda yaparmış, rakı içip ney üflemek herkesin harcı değildir hakkında en öz lafı özdemir asaf

    bütün metrelerin ve santimlerin
    bütün kilolarin ve gramların
    bütün rakıların
    ürktüğü adam

    diyerek yapmıştır...
    Eserlerinden örnek verecek olursak;


    meyde bektaşi göründüm
    neyde oldum mevlevi.



    Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
    Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
    Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
    Kürsî-i liyakat ********, **** olanındır!

    *******************************

    sosyete

    ıslahına imkan yok, beyhude üzülme hiç
    salgın halinde ***** evde poker ve briç
    hayat sirkeden ucuz, düşünme şampanya iç.
    memleket her baloda kazanır bir sürü p*ç
    bayan aşığı ile büyükada koyunda
    bay almış metresini gezer hünkarsuyunda
    o*ospuluk alçaklık var hepsinin soyunda
    haya namus kalmamış rezalet diz boyunda
    çiftler kenetli gibi sarılmışlar sımsıkı
    dans eden kadın erkek konuşur sıkı fıkı
    ikisi de duş ister, buna derler asrî dans
    hiçbir külfet istemez, ne pay ne de avans
    olgunluğa sermaye sarf edilen emektir
    insan için nezaket doğruyu söylemektir
    asriliğin mânâsı edeb, irfan demektir.
    bizimkine gelince, düpedüz b*k yemektir.
    edepte terbiyede çok noksandır bilgimiz
    namus ve iffet ile hiç kalmamış ilgimiz
    insaf edelim yahu sosyete kim biz kimiz
    şehvet ile kalkmıştır elde gezer s*kimiz
    göbekler perçin olmuş, hava geçmez aradan
    s*kilmeyecek kadın yok, sen haber ver paradan
    düşüncemiz yok bizim gam ve kederden başka
    kim s*ker valideyi köhne pederden başka
    s*çan yok ağzımıza hükm-ü kaderden başka
    avcı bilir avını her kuşa saldırmaz
    kurnaz çoban sürüden kurda kuzu kaptırmaz
    insanoğlu tuhaftır her sözü kaldırmaz
    **** dersin kızar da s*kersin aldırmaz.

    En sevdiğim şiirilerinden birisidir bu..

    ************************

    Dörtlükleri

    Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
    Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler...
    Künyeni almak için, partiye ettim telefon,
    "Bizdeki kayda göre, şimdi o meb'us!" dediler...

    Kim demiştir kanun alınmıştır ayak altına,
    Böyle bir halin vukuunda hamiyyet çiğnenir.
    Devleti yolsuz görenler halt eder bir beldede,
    Kaldırım olmazsa kanun-ı hükûmet çiğnenir.

    Kim demiştir kanun alınmıştır ayak altına,
    Böyle bir halin vukuunda hamiyyet çiğnenir.
    Devleti yolsuz görenler halt eder bir beldede,
    Kaldırım olmazsa kanun-ı hükûmet çiğnenir.

    Felsefemdir kitab-ı imânım,
    Taparım kendi rûhumun sesine.
    Secde eyler hâkikatim her ân,
    Kalbimin âteş-i mukaddesine.

    Gözünü aç daha meydan var iken,
    Dizginin canbaz elinde Neyzen!
    Girmedim ya kapısından baktım,
    Cennet'i at pazarı sandım ben.

    Bî-namaz deyip beni Hak'dan uzak gören,
    Sığmaz senin hayâline mihrâb ü mübrem.
    Sen sade beş vakitte ararsın Allahını,
    Ben her zaman onunla emîn ol beraberim.

    Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
    Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
    Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
    Kürsî-i liyakat ********, **** olanandır!



    Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
    Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
    Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine,
    Yurdu şâhâne cehâlet yeni baştan bürüdü.

    *********************************

    değil mi?

    ulu tanrı'm, akıl ermez sırrına,
    binbir ismi hakda pinhan edersin.
    içirirsin sabrın peymanesini,
    hikmetini sonra ayan edersin.

    gizlenirsin bir nüvenin içinde,
    ademin de şeytanın da cinin de,
    her milletin ayrı ayrı dininde
    şirke, küfre, rayhi bürhan edersin.

    aşk olursun, gönlümüzü yakarsın,
    leyla olur karşımıza çıkarsın,
    rakıyb olur canımızı sıkarsın,
    vuslatını bize hicran edersin.

    bozuktur düzenin, olmazsın akort,
    tavşana kaç dersin, tazıya aport,
    haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt,
    alay eder, güler isyan edersin.

    sen indirdin yere şu dört kitabı,
    ayrı ayrı her birinin hisabı,
    her bir dinin sensin putu, mihrabı,
    yalanına kendin iman edersin.

    zerdüşt olmuş görünmüşsün ateşte,
    brahmen'in vişno'sısın güneşte,
    bir parlayış parladın ki kureyş'te
    mahbubunu zatına şan edersin.

    hem goncasın, hem bülbülsün, hem diken,
    hem canansın, hem de çileyi çeken,
    hikmetine def'ineler açıkken
    seyyah, derviş olur selman edersin.

    yok olmadan var olmanın yolu yok,
    kendin gibi seni arayan pek çok,
    hiç şaşırmaz kaderden attığın ok,
    sevdiğini aşka nişan edersin.

    çiftçi olur, öküzünü haylarsın,
    ağa olur, hizmetkarı paylarsın,
    yersin, göksün, yıllar, günler, aylarsın,
    asırları toplar bir an edersin.

    görünürsün her velide, delide,
    mustafa'da avram'da pandeli'de,
    bir maymuncuk gibi her bir kilide
    hem uyarsın hem de bühtan edersin.

    neşve olur, gizlenirsin şarabda,
    helal, haram yazılırsın kitabda,
    sevdalarla şu inleyen rebabda,
    sensin, aşıkları nalan edersin.

    zincir olur mecnunları bağlarsın,
    görür, acır, karşısında ağlarsın,
    irmak olur dere tepe çağlarsın,
    tufan olur, dehri viran edersin.

    bir ot idin, kamış oldun, ney oldun,
    feryadına karşılık hey hey oldun,
    su, kök, filiz, asma, üzüm, mey oldun,
    her katranı bana umman edersin.

    çıban olur, enselerde çıkarsın,
    yanar canın yine kendin sıkarsın.
    kendin yapar, kendin yakar yıkarsın,
    sigortadan ne kar, ziyan edersin?

    maymun olur, ısırırsın kralı,
    hala yunan canevinden yaralı,
    yıldızını o yar sardı saralı,
    venizelos'musun devran edersin, .

    bir iraden adam yapar eşeği,
    azlolurken batar ona döşeği,
    gazabındır şu felaket şimşeği,
    her nereye çaksan suzan edersin.

    çıkmayan bir candan umut kesilmez,
    rahmetinden zerre bile eksilmez,
    gözümüzü senden başkası silmez,
    güldürmeden önce giryan edersin.

    şımartırsın bir sonradan görmeyi,
    öğretirsin halka çorap örmeyi,
    o çalarken tam gözünden sürmeyi,
    yakalarsın, hapse ferman edersin.

    zengin olur kasaları kitlersin,
    fakir düşer garip başın bitlersin,
    deri, kemik, beden bizi ciltlersin,
    hicranlara canlı divan edersin.

    la'netin mi şu şin islam kapısı,
    yedi cehennneme bedel yapısı,
    zebanilerde mi bunu tapısı?
    bu çeteyi sen perişan edersin.

    dar-ün nedve midir şu dar-ül-hikme
    savurdular birbirine çok tekme.
    kuyruğu sakattır, pek hızlı çekme,
    eşeklerle bizi handan edersin.

    kudururlar arpalıkla, tiridle,
    girişirler kafa, göz, yüz, dividle;
    geğirirler, anırırlar, tecvidle,
    harf-ı meddi yular, kolan edersin!

    fitne için yeter izmir'li cüce,
    yelken takar devedeki hörgüce,
    kürek çeker akıntıya her gece,
    boklu dereye mi kaptan edersin?

    uçarken havada gaflete daldım,
    fena suretinden bir buse aldım,
    süleyman tahtının altında kaldım,
    cibril'i şaşırtan o burak benim.

    felek allem, kader kallem eyledi,
    hind'de buda tur'da musa eyledi,
    beni bana herkes nasıl söyledi?
    dillerde destanda bu merak benim.

    serseri bir kıdemliyim ocakta,
    kaynamışım nice kabda kucakta,
    buz kesildim sinirimden sıcakta,
    .........

    (istanbul: 1921)

    Hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz www.neyzentevfik.org sanatçılarımıza sahip çıkalım!
    Bu mesaj en son " 21.07.09 " tarihinde saat 18:28 itibariyle leliel tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •