seksen vagonlu bir tren düşününüz. bu vagonlardan her birisini bir öndeki vagonun çektiği söylenebilir.
fakat iş lokomotife dayandığında,artık ''lokomotifi kim çekiyor?'' diye sual sorulamaz.
zira,çeken fakat çekilmeyen bir lokomotif olmazsa, terndeki nizam bozulur ve hareket meydana gelmez.
diğer taraftan bir elma, elma fabrikası olan ağacından yapılmaktadır. bu ağaç ise,kainat fabrikasında inşaa edilmiştir.
eğer elma ağacınında,kainatında,nihayetsiz bir ilim ve kudret sahibinin eseri olduğu kabul edilmezse,kainat fabrikasında bir fabrika icab edilecek ve mes'ele dayandırılamadan sürüp gidecek.
Bir er,emri onbaşıdan,o da yüzbaşıdan ve nihayet baş kumandan da,emri padişahtan alır.
''ya padişah kimden emir alıyor?'' şeklinde bir soru sorulamaz.
zira padişahta birinden emir alsa,oda raiyyet derecesine iner ve onun emir veren,fakat emir almayan bir zatın varlığı muhakkaktır ve oda padişahtır.
verilen misallerden anlaşılacağı gibi,mahlukatın birbirini silsileler halinde meydana getirmesi mümkün değildir ve onları yaratan,fakat kendisi yaratılmamış olan bir kudretin varlığı zaruridir.
Evet bu hakikatler ,bütün açıklığıyla ortada dururken,Cenab-ı hakkı(haşa vekella)kim yarattı? diye sual soranlar,sadece cahilliklerini ortaya koymuş olacaklardır.
kaynak düzceli mehmet adlı kitap(yazarı halit ertuğrul)
www.halitertugrul.com


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla






