Halife Hz. Ömer'in zeki, çalışkan, terbiyeli, fakat gayr-ı müslim bir hizmetçisi vardır. Hz Ömer, bir gün bu hizmetçisini yanına çağırdı.
Hizmetçi ile aralarında şöyle bir konuşma geçti:
-benden memnun musun?
-sen dünyanınen iyi insanlarından birisin ya Ömer! Bana evlat gibi bakıyor, güzel davranıyorsun.
-ahlakımı nasıl buluyorsun?
-Erdemliliğin bundan daha üstünü olamaz.
bu cevaplar Hz Ömer'i sevindirdi. Hizmetçisi üzerinde olumlu bir etki bıraktığı anlaşılıyordu. Bunu değelendirmeyi düşündü.
Güler bir çehre ile:
-İşte bu erdemlilik ve ahlak bana dinimden geliyor. sana dinimin ne olduğunu anlatmak istiyorum dedi.
İslam'ın temel esaslarını hizmetçisine izah etmeye başladı.
hizmetçi anlatılanları dinledikten sonra:
-çok güzel ve çok doğru şeyler, karşılığını verdi. Hz Ömer bu cevaptan ümitlenmişti:
-O halde müslüman olmaz mısın? iyi ve güzel olanı seçmek istemez misin? diyerek onu İslam'a girmeye davet etti.
bu çağrı üzerine hizmetçi:
-Ey Mü'minlerin başkanı! bu konuda beni zorlarsan " emrin başım üstüne " der, Müslüman olurum. Fakat zorlamazsan atalarımın inancı üzerinde kalmayı isterim.
hizmetçisini müslüman olmaya zorlasa bile, bu imanın görünüşte bir imandan öteye geçemeyeceğini bilen, dolayısıyla sahibine faydası dokunmayacağının farkında olan
Hz Ömer şu karşılığı verdi:
-İslamda zorlama yoktur. İstediğin dinde ve inançta kalabilirsin. Ben sana doğruyu anlatmaya çalıştım. Gerisi senin bileceğin iş...
BU OLAY, İslam da insanların din ve vicdan hürriyetlerine duyulan saygıya güzel bir örnektir.....
mehmet dikmen =tarihten öyküler kitabından alıntı...


LinkBack URL
About LinkBacks
resimlerr tıkla ve görr
Alıntı Yaparak Cevapla

slam Tarihi, çev.Hüseyin Cahid, Istanbul,1926,8/276)
ÇÜNKÜ SORAN AYNI ADAM

