• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    exfobis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2007
    Mesajlar
    445
    Karizma Gücü
    0

    Sözde Ermenİ Soykırımını Kabul Eden Fransızların Ne OlduĞunu GÖrÜn

    NAZİ GAZ ODALARININ İLHAM KAYNAĞI : FRANSIZLAR

    Soykırım imparatoru. İnsan Hakları şampiyonu Fransa'nın atalarının yaptıkları bir kez daha ortaya çıktı.. Fransa'da yayımlanacak 'Napolyon'un Suçu' adlı kitapta, Fransız liderin Haiti'de 100 bin köleyi gazla katlederek Nazilere ilham kaynağı olduğu gerçeği ortaya çıktı. İmparator Napoleon Bonaparte'ın, Nazi lideri Adolf Hitler'in Yahudilere karşı işlediği soykırım suçunun mucidi olduğu ve Hitler'e esin kaynağı oluşturduğu ileri sürüldü.

    Guadeloupe kökenli Fransız tarihçi Claude Ribbe'nin ortaya attığı bu iddia Fransa'yı karıştırdı. Bazı gazeteler, Ribbe'yi aptalca iddialar ortaya atmakla suçladı. "Napolyon'un Suçu" adlı kitabı yakında piyasaya çıkacak olan 51 yaşındaki tarihçi, Fransız İmparatoru'nun 19. yüzyılın başında Haiti'de meydana gelen siyah köle ayaklanmasını bastırmak için soykırım uyguladığını öne sürdü. Ribbe'nin iddialarına göre, askerlerine asilerin her yola başvurularak öldürülmesi emrini veren Napoleon, 100 binden fazla Afrikalı kölenin öldürülmesinden sorumlu.

    Asilerin yerine Afrika'dan getirilecek uysal zenci kölelerin yerleştirilmesini planlayan Napoleon, kitaptaki verilere göre, birçok defa kalabalık asi gruplarını gemi ambarlarına doldurarak üzerlerine zehirli sülfür dioksit gazı püskürttü. O dönemde San Domingo adı verilen ve Fransız sömürgelerinin incisi olarak tanınan bölgede yürütülen kitlesel kıyım kampanyası sırasında 12 yaşından büyük tüm köleler öldürüldü.


    'Fransızlar bilmeli'
    İddialarını söz konusu kıyıma karışmayan Fransız subaylarının notlarına dayandıran Claude Ribbe, Nazilerden bir asır önce işlenen bu cinayetlerin Hitler'in 2. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere karşı uyguladığı "Nihai Çözüm" planı için model oluşturduğunu savundu. Ribbe, "Haiti'de mümkün olduğunca fazla siyahın öldürülmesi için emri Napolyon verdi. Fransızların o dönemde tam olarak neler olduğunu bilmeleri gerekir" diye konuştu.

    Piyasaya çıkmadan büyük gürültü koparan Ribbe'nin kitabındaki iddiaları sayfalarına taşıyan France Soir gazetesi, Napoleon ve Hitler'in fotoğraflarını yan yana koyarak, "Nihai çözümü Napoleon mu icat etti?" diye sordu.


    FRANSAYA ŞOK TEPKİ:

    Geçtiğimiz günlerde 2. Dünya Savaşı'nın müttefiklerin zaferi ile sonuçlanmasının 60. yıldönümünü büyük törenlerle kutlayan Batılılar, Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika'nın çağrısı karşısında biraz şaşırdılar. Buteflika "Fransa'nın Setif ve Guelma'da yaptığı soykırımı kabul ederek özür dilemesini" istiyordu.

    Buteflika'nın çığlığına, "insancıl(!)" Batı medyası (ve Türk Mütareke Medaysı da) hemen hemen hiç yer vermedi. Zavallı Cezayir'in Ermeniler gibi, ABD'de, Fransa'da, İsviçre'de dolar milyoneri lobicileri ve içeride "işbirlikçi entelleri" yoktu.

    Ardından, Cezayir Senato Başkanı Amar Bakhuş patladı ve "Fransa önce kendi evinin önünü temizlemeli. Ermeni soykırımı iddiaları Türkiye'nin önüne bahane olarak konuluyor. Müslüman bir nüfus AB'de istenmiyor" dedi. Bakhuş, Fransa'nın arşivlerini açmasını ve 1.500.000 Cezayirli'nin hesabını vermesini istiyordu.

    Bu çığlık da pek duyulmadı. Türk medyası bile, dost ve kardeş ülkeden gelen bu inanılmaz desteğe öylesine yer verdi. Halbuki yer yerinden oynamalı idi.

    Fransa ne mi yaptı? Hemen her gün, "Türkiye sözde Ermeni soykırımını kabul etmezse AB'ye giremez" diye ahkam kesen Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier, inanılmaz bir "yüzsüzlük" ile "Cezayirdeki olayları tarihçilere bırakalım" deyiverdi... Barnier, ardından yıllardan beri Ermeni iddialarının tarihçilere bırakılmasını isteyen Türkiye'ye gene kinini kustu: "Türkiye soykırımı kabul etsin..."

    Bunlar, çifte standart değildir. "YÜZSÜZLÜK"tür... Mideniz bulanıyor, değil mi?

    Ne Osmanlı'yı unuttular, ne de Fransa'yı
    Cezayir'de insanlar hâlâ Arapça'ya birlikte Fransızca konuşuyor (Fransızca'yı savaş ganimeti sayıyorlar), Fransa'ya karşı aynı anda hissettikleri aşk ile nefretin karanlık, derin kuyularında kıvranıyor olsalar da, Osmanlı'ya ve Türklere, Türkiye'ye karşı geçmişten gelen güçlü bir sevgi ve minnet duyuyorlar. Bunu da her fırsatta dile getiriyorlar.

    Peki biz ne yapalım? Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika'nın, geçtiğimiz aylarda Cezayir'i ziyaret eden Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül'e, Osmanlı yönetiminde yaşadıkları ve 'bağımsızlık dönemi' olarak adlandırdıkları 300 yılı aşkın süreyi hatırlatarak "Bizi neden bıraktınız?" diye sorduğunu unutalım mı? Bağımsız bir devletin başkanının neden, hangi bilgi ve duyguyla böyle bir soru sorduğunu, aslında ne söylediğini anlamazdan mı gelelim?

    Cezayir'de Türk rakamlarına göre 600 bin, Fransız rakamlarına göre 2 milyon Türk asıllı Cezayirlinin yaşadığını, başkent Cezayir'in üç büyük hastanesinin adının İstanbullu, İzmirli ve Mustafa Paşa olduğunu; Osmanlı ve Barbaros Hayreddin Paşa'ya olan sevgilerinin göstergesi olarak Barbaros, Hayreddin, Uluçali ve Osmani gibi soy isimlerinin yanı sıra, Hazneci, Demirci, Başterzi, Barutçu, Sabuncu, Silahtar gibi Osmanlıdan kalma meslek adlarını da aile isimleri olarak gururla taşıdıklarını; Cezayir'de Türk asıllı olmanın önemli bir asalet göstergesi olarak gururla ifade edildiğini; Cezayirlilerin Türkleri bir kardeş olarak görüp bağırlarına bastıklarını unutabilir miyiz? Unutmalı mıyız? Onların da unutmalarını mı beklemeliyiz?

    Cezayirliler her fırsatta ve ısrarla, Barbaros Hayreddin sayesinde, İspanyol saldırıları yüzünden Aztekler ve İnkalılar gibi tarih sahnesinden silinip gitmekten kurtulduklarını, Osmanlı'nın kendilerine özerklik tanıxxxxx, barış ve kardeşlik içinde yönettiğini anlatıyorlar. Osmanlı'yı unutmadıkları gibi Fransızların neler yaptıklarını da unutmuyorlar. 1516'dan 1830'a kadar 3 yüz yılı aşkın bir süre esenlik içinde Osmanlı yönetiminde kaldıktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun zayıf düşmesinden istifade eden Fransızlar tarafından -gösterdikleri büyük dirence rağmen- işgall edildiklerinde neler yaşadıklarını, ne işkencelere maruz kaldıklarını, bir buçuk milyon şehit verdiklerini ve ulusal kahramanları Emir Abdel Kadir'in önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı'nı kazanana dek nasıl mücadele ettiklerini de hafızalarında capcanlı tutuyorlar.

    Bizim de, bu direnişte Cezayir'le ve Cezayirli kardeşlerimizle birlikte olduğumuzu hatırlamamız, hiç unutmamız ve Cezayir'e Fransız kalmamamız icap etmez mi?

    Türkiye Cezayir Kurtuluş Savaşı'na destek verir
    1960 yılının Mart ayında -27 Mayıs İhtilali'nden önceki meclis döneminde-, TBMM bünyesinde Afrikalı Müslüman Halklarla Dayanışma Grubu kurulur. Bu grubun temel amacı Cezayir'in bağımsızlık mücadelesine destek vermektir. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in talimatıyla Genel Kurmay Başkanlığı'nın tayin ettiği bir general aracılığıyla, Libya üzerinden Cezayir'e, ciddi miktarda silah ve mühimmat sevk edilir.

    Milli Türk Talebe Birliği'nin organizasyonuyla Cezayir'e bağımsızlık mitingleri düzenlenir. Halk geniş bir katılım göstererek Cezayirli kardeşlerinin yanında olduğunu gösterir. Ayrıca Konya ve Bursa esnafının topladığı para bağımsızlık hareketinde kullanılmak üzere Cezayir'e gönderilir. Yani Türkiye devlet ve toplum olarak bağımsızlığı için savaşan Cezayir'in yanında yer alır.

    Türklerin Kurtuluş Savaşı'nda, Fransız ordusunda yer alan Cezayirli askerlerin Maraş ve Adana'da "Türk kardeşlerimize ateş etmeyiz" diyerek silah bırakmaları da; 17 Ağustos 1999'daki 7.4 şiddetindeki Gölcük depreminde Cezayir'in, 12 Mayıs 2003'te 7.8 şiddetindeki Cezayir depreminde Türkiye'nin yardıma koşması da, iki halk arasındaki 'kara gün dostluğu'nun bir göstergesi olarak arşivlere de, hafızalara da kaydedilir.

    Ya şimdi ve sonra?
    Cezayir'le din, tarih ve kültür birliğimizin olduğu, iki milletin birbirine asırlardır kardeş gözüyle baktığı malumun ilanı. Geçmişe ait ve durağan. Cezayir Sokağı'nın adının Fransız Sokağı'na çevrilmesine, "Fransa'nın Cezayir Soykırımı" adlı belgeseli hazırlayan Attila Hakan Ganimgil'in Fransız Sokağı'nda başına gelenler, sırayla bir yıllık yakın geçmişin dökümü.

    Bundan sonra Cezayir'le, Cezayir Sokağı'yla nasıl bir ilişki kuracağımız, nasıl bir bilinç oluşturacağımız ise güncel. Sorulması ve cevaplanması gereken soru şu: Cezayir'e ve Cezayir Sokağı'na Türk olarak mı bakacağız yoksa Fransız olarak mı?

    Cezayir Soykırımı

    Fransa'da,Cezayir'de yaptığı katliam ve işkenceleri itiraf eden emekli general hakkında Savunma Bakanlığı'nın disiplin soruşturması açacağı bildirildi

    Fransız emekli general Paul Ausaresses'in, yazdığı bir kitapta, Fransız ordusunun Cezayir'de işlediği katliamları açıkça itiraf etmesi, ülke çapında geniş yankı uyandırmıştı.

    Chirac'ın isteği

    Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın, Savunma Bakanı Alain Richard ile görüşmesinden sonra bir açıklama yapan Elysee Sarayı, emekli general hakkında disiplin soruşturması açıldığını resmen bildirdi. Emekli generalin, suçlu bulunması halinde özlük haklarını kaybetmesiyle emekli maaşının indirilmesinin gündeme gelebileceği bildirildi.

    Dehşete düştü!

    Chirac, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, generalin itiraflarından ''dehşete düştüğünü'' belirterek, kendisine daha önce verilen liyakat nişanının geri alınmasını istemişti. Eski gizli servis başkanı 83 yaşındaki Fransız general, bazen kendisinin emir verdiği, bazen de bizzat tanık olduğu, Fransız ordusunun Cezayir'de yaptığı katliam, işkence ve yargısız infazlara, ''Özel Servisler, Cezayir 1955–1957'' adlı kitabında geniş bir biçimde yer verdi.

    Paris

    Fransız General Paul Ausaresses`in,kaleme aldığı ``Özel Servisler, Cezayir 1955-1957`` başlıklı kitapta, Fransız ordusunun Cezayir`de işlediği katliamları açıkça itiraf etmesinin ardından, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, General`e verilen ``Legion d`Honneur`` liyakat nişanının askıya alınmasını ve askeri disiplin suçu verilmesi gerektiğini bildirdi.

    Chirac, yazılı açıklamasında, General`in Cezayir`deki işkenceler konusundaki açıklamalarından ``tüylerinin ürperdiğini`` ifade ederek, ``General Aussaresses`in açıklamalarından tüylerim ürperdi, Cezayir Savaşı sırasında yapılan kötü muameleleri, işkenceleri, insanların sorgusuz sualsiz katledilmelerini ve cinayetleri yeniden kınıyorum.Hiçbir şey bu yapılanları haklı çıkarmaz`` dedi.Chirac, açıklamasında, General`e verilen liyakat nişanı Legion d`Honneur`ün askıya alınmasını talep ettiğini, bunun yanı sıra Savunma Bakanlığı`ndan General`e disiplin cezaları verilmesini istediğini belirtti.

    Yazılı açıklamada, Chirac`ın tarihçilerden, dönemin arşivlerini tarayarak, olanları bütün çıplaklığıyla gün ışığına çıkarmalarını istediği de kaydedildi.

    Fransız Komünist Partisi`ne üye parlamenterler de Cezayir`de işlenen katliamlarla ilgili olarak Meclis araştırma komisyonu kurulması yolunda daha önce ortaya attıkları teklifi yinelediler.
    Komünist Parti, Kasım ayında da yine Cezayir`deki katliamlarla ilgili soruşturma komisyonu kurulması yolunda bir öneri getirmiş, ancak Başbakan Lionel Jospin`in, ``Tarihi konuları, tarihçilere bırakalım``açıklamasından sonra Meclis`te bu teklif kabul edilmemişti.

    Fransız basınında çıkan haberlere göre, Meclis`in çoğunluğu araştırma komisyonu kurulması yolundaki bu teklife yine sıcak bakmıyor.

    Fransa Başbakanı Lionel Jospin, dün yaptığı açıklamada, Ausaresses`in kitabında, Fransız ordusunun Cezayir`de işlediği katliamları açıkça itiraf etmesinin ardından, kitapta anlatılan korkunç olayları ahlaki bakımdan bütünüyle kınadığını belirtmiş, generalin itiraflarının ardından hukuki tahkikat yapılabileceğini de söyleyerek, ``Beni şaşkına çeviren açıklamaların ardından harekete geçilmesi gerektiğine inanıyorum`` diye konuşmuştu.
    Le Monde gazetesindeki haberde, Cezayir`e 1955 yılında giden generalin, kitabında, Fransız polisinin o tarihlerde sistemli işkence yaptığını, işkence ve cinayetlerin, siyasi iktidarın emirleri ve bilgisi dahilinde yapıldığını yazdığı belirtilmişti.

    Kitapta, işlenen cinayetlerle ilgili olarak pişmanlık duyduğunu belirtmeyen general, ``bu durumun kendisi için hiçbir zaman vicdani bir sorun yaratmadığını`` ifade etmiş, işlenen suçlarla ilgili olarak Sosyalist Parti`yi ve özellikle de o dönemde Adalet Bakanı olan eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand`ı suçlamıştı
    Bu mesaj en son " 03.05.07 " tarihinde saat 16:24 itibariyle exfobis tarafından düzenlenmiştir...
    Neml Sûresinin 13 . Ayetinde
    Nitekim âyetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

    Kamer Sûresinin 2 . Ayetinde
    Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve “Süregelen bir sihirdir” derler

    Rahmân Sûresinin 37 . Ayetinde
    Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)



    YAHUDİ UŞAKLARI!TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN LOCALARINIZIN KAPATMADIĞINIZ TAKDİRDE, YARIN TEŞKİL EDECEĞİM DİVAN-I HARBİ ÖRFİ'YE, HEPİNİZİ VERİR VE ASTIRIRIM. GAZİ.M.K.ATATÜRK..

  2. #2
    TigerMan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-02-2007
    Mesajlar
    241
    Karizma Gücü
    0
    Cezayir e yapılan soykırım ı hiç bir ülkenin tanıyacağını sanmam çünkü onlar müslüman, baksanıza bizim meclisimiz bile bunla ilgili bir karar almadı , fransaya tepki olarak değil gerçekten yapılmış olan bir cezayir soykırımını Türkiyenin tanıması gerekir.
    Tarihte bu devletle ilgili pek fazla bilgim yok lakin Cezayir in yüzlerce yıl bizim eğemenliğimiz altında barış içinde yaşamış olduklarını beyan etmeleri gurur verici.

    Kemal'in Askerleri
    TürkYaşam.com Atatürkçü Çalışma Topluluğu

  3. #3
    exfobis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2007
    Mesajlar
    445
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı TigerMan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Cezayir e yapılan soykırım ı hiç bir ülkenin tanıyacağını sanmam çünkü onlar müslüman, baksanıza bizim meclisimiz bile bunla ilgili bir karar almadı , fransaya tepki olarak değil gerçekten yapılmış olan bir cezayir soykırımını Türkiyenin tanıması gerekir.
    Tarihte bu devletle ilgili pek fazla bilgim yok lakin Cezayir in yüzlerce yıl bizim eğemenliğimiz altında barış içinde yaşamış olduklarını beyan etmeleri gurur verici.
    bizi kimler yönetiyor ve ne yapıyorlar?
    Neml Sûresinin 13 . Ayetinde
    Nitekim âyetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

    Kamer Sûresinin 2 . Ayetinde
    Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve “Süregelen bir sihirdir” derler

    Rahmân Sûresinin 37 . Ayetinde
    Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)



    YAHUDİ UŞAKLARI!TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN LOCALARINIZIN KAPATMADIĞINIZ TAKDİRDE, YARIN TEŞKİL EDECEĞİM DİVAN-I HARBİ ÖRFİ'YE, HEPİNİZİ VERİR VE ASTIRIRIM. GAZİ.M.K.ATATÜRK..

  4. #4
    Kayıtsız
    Ziyaretçi
    bence artk bu soykırım konusunu kapatmamız gerekıyor ben sunu soyleyebılırım kı ermenıler yaptıylarsa turkler turkler yaptıylarsada ermenıler bunun atında kalmamıs ama bence techır kanunuyla ınsanları bulundukları yerlerden baska yerlere gondermekte bı soykırımdır ama bu resımlerde herseyden once su sonucu cıkarmalıyız kı o da kımın kıme soykırım yaptıgı degıl ınsanın ınsana nasıl bunu yaptıgı daha dogrusu bunu nasıl yapabıldıgı bence kımsenın hayatı bu kadar ucuz olmamalı ınsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı son olarak artık bu konuları kapatalım genclerımız ıcın bırseyler yapalım onlara aydınlık bır dunya bırakmak ıcın cabalayalım ve onlara bır hayat ve sunup ugrunda yasayacakları bır dunya sunmaya calısalım

  5. #5
    exfobis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2007
    Mesajlar
    445
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Kayıtsız tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bence artk bu soykırım konusunu kapatmamız gerekıyor ben sunu soyleyebılırım kı ermenıler yaptıylarsa turkler turkler yaptıylarsada ermenıler bunun atında kalmamıs ama bence techır kanunuyla ınsanları bulundukları yerlerden baska yerlere gondermekte bı soykırımdır ama bu resımlerde herseyden once su sonucu cıkarmalıyız kı o da kımın kıme soykırım yaptıgı degıl ınsanın ınsana nasıl bunu yaptıgı daha dogrusu bunu nasıl yapabıldıgı bence kımsenın hayatı bu kadar ucuz olmamalı ınsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı son olarak artık bu konuları kapatalım genclerımız ıcın bırseyler yapalım onlara aydınlık bır dunya bırakmak ıcın cabalayalım ve onlara bır hayat ve sunup ugrunda yasayacakları bır dunya sunmaya calısalım
    asıl tehcir kanunu alınması birbirlerini kırarlardı emaperyal kuvettlerin desteğini almış ermeniler büyük ermenistan hayali ile isyanlar çıkardılar bu neden göç ettirilmişter hemde ülke dışına değil osmanlı toprağı olan suriyeye biz konuyu açmıyoruzki bunu açan biziz sanki bu konuyu gündeme getiren ermeni diyasporası safsatalarıdır bizi yapmadığımız şeyleri kabul ettirerek toprak istemek Amerika İsrail bırakırmı onlara toprak bizden almak için ellerinden geleni yapıyorlar zaten ama inşallah muahafak olamıyacaklar
    Neml Sûresinin 13 . Ayetinde
    Nitekim âyetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

    Kamer Sûresinin 2 . Ayetinde
    Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve “Süregelen bir sihirdir” derler

    Rahmân Sûresinin 37 . Ayetinde
    Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)



    YAHUDİ UŞAKLARI!TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN LOCALARINIZIN KAPATMADIĞINIZ TAKDİRDE, YARIN TEŞKİL EDECEĞİM DİVAN-I HARBİ ÖRFİ'YE, HEPİNİZİ VERİR VE ASTIRIRIM. GAZİ.M.K.ATATÜRK..

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    0
    Cezayir kendilerine yapılanı soykırım olarak kabul edilmesini istemiyor ki ,Türkiye'ye ne ?

  7. #7
    exfobis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2007
    Mesajlar
    445
    Karizma Gücü
    0
    fransa gibi devletler kendi ayıplarını örtmek için başkalarına çamur atarlar
    Neml Sûresinin 13 . Ayetinde
    Nitekim âyetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

    Kamer Sûresinin 2 . Ayetinde
    Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve “Süregelen bir sihirdir” derler

    Rahmân Sûresinin 37 . Ayetinde
    Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)



    YAHUDİ UŞAKLARI!TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN LOCALARINIZIN KAPATMADIĞINIZ TAKDİRDE, YARIN TEŞKİL EDECEĞİM DİVAN-I HARBİ ÖRFİ'YE, HEPİNİZİ VERİR VE ASTIRIRIM. GAZİ.M.K.ATATÜRK..

  8. #8
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5

  9. #9
    KUKLALARIN EFENDİSİ (: umudun_guncesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    10,233
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı Kayıtsız tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bence artk bu soykırım konusunu kapatmamız gerekıyor ben sunu soyleyebılırım kı ermenıler yaptıylarsa turkler turkler yaptıylarsada ermenıler bunun atında kalmamıs ama bence techır kanunuyla ınsanları bulundukları yerlerden baska yerlere gondermekte bı soykırımdır ama bu resımlerde herseyden once su sonucu cıkarmalıyız kı o da kımın kıme soykırım yaptıgı degıl ınsanın ınsana nasıl bunu yaptıgı daha dogrusu bunu nasıl yapabıldıgı bence kımsenın hayatı bu kadar ucuz olmamalı ınsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı son olarak artık bu konuları kapatalım genclerımız ıcın bırseyler yapalım onlara aydınlık bır dunya bırakmak ıcın cabalayalım ve onlara bır hayat ve sunup ugrunda yasayacakları bır dunya sunmaya calısalım
    maalesef istediğiniz gerçekleşemeyecek,kapatmayacağız bu konuyu
    susmayacağız..bir yalanı dünyaya kabul ettirmelerini kabullenemeyiz...
    eğer kabullenirsek,daha çok canlar yakılacak...
    göç kanununu bir soykırım olarak görüyorsanız bence biraz daha tarihle bilgilenmenizi öneririm.
    saygılar.
    En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım; inandığımı Sandılar...Bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım...

    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186


  10. #10
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Kayıtsız tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bence techır kanunuyla ınsanları bulundukları yerlerden baska yerlere gondermekte bı soykırımdır
    Bir tür suç olan ''soykırım'' kavramı hukuksal bir kavramdır.
    Hukuk denen şey bireylerin ya da politikacıların tanımlamalarına bağlı değildir. BM de ''soykırım '' kavramsal olarak tanımlanmıştır. Üzgünüm ama hukuk denen şey böyle bişeydir.Medeniyetle bağlantılı bişey tabii.
    Yıllardan beri birçok hukukçunun tanımlamakta bile zorluk çektiği bir kavramı ''bence'' ile başlayan cümlelerle tanımlayı vermek çok samimi bir yaklaşım değil.

    Çok ciddi bir hesaplaşmamız var.
    Bu uyduruk ''soykırım'' konusu zor kapanır.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. (sözde)Ermeni soykırımı (ABD'de)kabul edildi
    2005 Konuları bölümünde ÇAKA BEY tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 16.09.05, 15:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •