Dusunuyorumda acaba herkes polyanna gibi olsaydi..herseyi tozpembe gorseydi..dunya nasil olurdu![]()
Dusunuyorumda acaba herkes polyanna gibi olsaydi..herseyi tozpembe gorseydi..dunya nasil olurdu![]()
savaşlar
açlık
sefalet
kin
gözyaşı
kıskançlık
hırsızlık
tecavüz
soykırım
efendiler ve köleler
olmazdı...!
Gittiğinde, ilkbahardı,
Şimdi mevsim sonbahar,
Haberin olsun, hazan düştü otağıma,
Kurudu sensizlikte güllerim, ey yar,
Sararsa da senden sonrası,
ömür bahçemdeki yapraklar,
Yine de,
düşen her yaprakta,
hala senin adın,
ve hala senin kokun var,
Ben sonbahar çocuğuyum... Alışkınım yalnızlığa, yaprak dökümlerine...
Bu kadar iyilik kötülüğü doğurur. İlk önce iyilik vardı sonra kötülük doğdu. Yani o dediğin bir zamanlar vardı. Sonra ne oldu bilinmez ama biri zıtları yarattı. Ve anlamsızlığa son verdi.
Ticaret adamın kesesini doldururken kalbini boşaltıyor. Haberiniz ola arkadaşlar.
Herkes polyana olsaydı dünyada hiç erkek olmazdı .Çok az insan belli bir müdde sonra ölürdü ,dünyada işte o zaman hiç bir kötülük barınamazdı .dünya kimse olmadan daha yaşanası olurdu heraldediye geyik yapmayacağım tabi
Herkes polyana olsaydı ,İnsanlar Hayatın getirdiklerine boyun eğip kılını kıpırdatmazdı herlade.Bu da gargamelcilik oynayanların türemesine neden olurdu.
"İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
Yorumlarinizdan iyilikten kotuluk ciktigini goruyorum..gercekten fazla iyilik kotulugumu getiriyor![]()
herkez iyi olursa kötü nasıl olabilirki,bence çok güzel olurdu hayal etmesi bile çok güzel..
"İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
yaradılıştan gelen bir yıkıcılık ve yapıcılık içgüdüsüne sahip tüm insanlar..
pollyannanın bu hikayedeki yeri ancak masal olurdu
imkansız![]()
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...
polyannacılık hayatın getirdiklerine boyun eğmek değildir kibardağın bir dolu birde boş tarafı vardır kimi insanlar boş tarafını görür mutsuz olmak için olanak sağlar kimi insanlar ise dolu tarafını görür mutlu olmaya çalışır polyannacılık budur hayatın getirdiklerine boyun eğmek değil
Biz ne kadar iyi olmaya çalışsakta kötülük yaradılıştan gelmektedir...
"gidip yağmurlara durayım . . . "
"İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."