abdi1 tarafından gönderildi.
Hac(*) Sûresinin 40 . Ayetinde
Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Sevgili abdi1 bana yardIm ettin; Allah'da sana yardım eylesin.
KİLİSE SAYISININ ARTTIRILLMASI
Olası bir senaryoya göre Türkiye'deki kilise sayısı camilerin sayısının %10una kadar arttırılır. Bu kiliseler ülkenin dört bir yanına, birbirine yakın sayıda yerleştirilir. Olası sonuçları şu şekilde öngörmek mümkündür;
İslama duyarlılığın artması
Müslüman halkımızın büyük bir kısmı islamın güzelliklerine ve mucizelerine duyarsızlaşmıştır. Hoşgörü ve sağduyu gibi sayısız sünnetler ortadan kaldırılmıştır. Müslümanların kendi dinlerinin harikalarını keşfetmeleri ve yaymaları için cihad (efor) sarfetmeleri gerekmektedir.
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 200 . Ayetinde
Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Hıristiyanlığın ülkemize gelişi ile dinlar arası rekabet başlayacak ve ruhbilimsel savaş şekil alacak; sonucunda İslamın üstünlüğü müslümanlar tarafından ortaya konulacaktır.
Dünya'nın dört bir yanından hıristiyanların İslam dinine geçmesi
Günümüzde batının çeşitli politikaları yüzünden İslam dinin incelikleri kaba imajlar arkasına gizlenmiş; Hıristiyanlar Kuran-ı Kerim'in mükemmelliğinden bihaberdar edilmiştir. Ülkemize uğrayan yada yerleşen Hıristiyan sayısı kiliselerin artması ile artış gösterecek; dinimize yakınlaşanları; İslamiyetin mükemmleliğinden haberdar olacaktır.
Kuran-ı Kerim'de
Mâide(*) Sûresinin 82 . Ayetinde
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da “Biz hıristiyanlarız” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
şeklinde buyurulmuştur. O halde iman edenlere en fazla Hıristiyanların yakınlaşacağından şüphe etmeyiniz.
Dış siyaset açısından gelişmeler
Medeniyetler çatışmasını öngören ve şartlarının şekillenmesi için uğraşanların çabalarının boşa gitmesi söz konusu olacaktır. Onların savaş beklentisine ters süşecek şekilde; İslamın barış çağrısı olduğunu bütün Dünyanın algılaması söz konusu olacaktır.
Dünya'nın stratejik merkezi konumunda olan ülkemizin İslam'ın yeniden doğuşunda liderlik rolünü üstlenmesi mümkün olacaktır.
İç siyasi sorunların çözülmesi
Laiklik adı altına gizlenen ama gerçekde laiklik ile uzakdan yakından alakası olmayan dini hürriyeti kısıtlayan siyasi sorunların çözülmesi mümkün olacaktır. Batının işbirlikçilerine verilen emirler İslamiyeti baskılamaları ve eritmeleri yönündedir. Halbuki; Hıristiyanlık Türkiye'nin 2.dini haline geldiğinde benzer uygulamaların Hıristiyanlar üzerine uygulanmadığını gören halk siyasilere yüklenecek ve bunun sonucu olarak uygulamalarını geri çekeceklerdir.
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 120 . Ayetinde
Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.
Bu saydığım etkiler: kısa vade dönemde etkisiz yada çok düşük etki gösterecek; ancak orta ve uzun vadede İslamiyet zaferine ulaşabilecektir.
Yan etkileri
Kısa vadede (10yıla kadar) öngrülebilecek olası sonuçlar şu şekildedir;
Ülkeyi bölmek isteyenler ve din üzerinden çıkar sağlayanların ekmeklerine yağ sürülecek: Hıristiyanlığa ve Hıristiyanlara bu insanlarca kontrol edilen cahillerce saldırılar olacak. İslam dinine ve ülkemize giydirilmeye çalışılan terörist imajına kısmen ulaşacaklar. Hıristiyanlığa geçenlerin sayısı artacak. Din adamlarından alışıla gelmiş düzenin rahatlığında olanlarının içlerine şüphe düşmesi sonucu; din elden gidiyor diye halkı galyana getireceklerdir.
Halbuki;
Bakara(*) Sûresinin 256 . Ayetinde
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
denmiştir.
İslam dini hoşgörü, birlik ve beraberlik dinidir. Biri diğeririnin hakkına gaspetmedikçe; herkese dilediğince seçim yapma hakkını verir. Kafirler islamiyetin üstünlüğünü anlasalarda anlamasalarda: Hz.Allah İslamiyeti Dünya'ya hakim ve hükümdar kılacaktır.
Tevbe(*) Sûresinin 32 . Ayetinde
Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.
Saff(*) Sûresinin 8 . Ayetinde
Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.
şeklinde buyurmuştur.
Sevgiler ve sevaplar üzerinize olur inşallah.