• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9

    Tartışma Atatürk'ün Üvey Akrabaları


    Atatürk'ün Üvey Akrabaları



    Atatürk'ün üvey kız kardeşi Ruhiye Hanım'ın torunu Ferhat Babür, ailesiyle ilgili bilinmeyen gerçekleri ilk kez anlattı.


    Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın eşi Ali Rıza Bey vefat ettikten sonra evlendiği Ragıp Bey'i bilenlerin sayısı çok az. Oysa bu bilgi bazı ansiklopedi ve tarih kitaplarında kısa da olsa yer alıyor. Ragıp Bey'in ilk evliliğinden olan iki oğlu, bir kızı ve Zübeyde Hanım'ın oğlu Mustafa Kemal ve kızı Makbule Hanım, Selanik'teki evde uzun yıllar bir arada yaşamış. İşte bu ailenin gün ışığına çıkan anıları... Atatürk, Ragıp Bey'in subay olan en büyük oğlu Süreyya Bey'e özenmiş. İddiaya göre onu askeri okula yazdıran da üvey ağabeyi olmuş. Torun Ferhat Babür'e göre Zübeyde Hanım'a ölene kadar anneannesi Ruhiye Hanım bakmış.

    Atatürk'ün üvey kız kardeşi Ruhiye Hanım'ın anneannesi olduğunu söyleyen 75 yaşındaki Ferhat Babür "Tarih kitaplarında yazılan bilgilerin artık değiştirilmesinin zamanı geldi" diyor.

    Atatürk'ün üvey babası olduğunu biliyor muydunuz? Ben yeni öğrendim. İlk duyduğum andan itibaren de şaşkınlık içinde çevremdeki herkese soruyorum, bilen yok. Annesi Zübeyde Hanım'ın, eşi öldükten sonra Atatürk 8 yaşındayken üç çocuklu Ragıp Bey ile evlendiğini, doğduğu iddia edilen Selanik'teki evin aslında büyüdüğü ev olduğunu ve onu askeri okula üvey ağabeyi Süreyya Bey'in kaydettirdiğini... Ayrıntılar uzayıp gidiyor. Tarih de sanki benim için baştan yazılıyor. Anneannesi Ruhiye Hanım, Atatürk'ün üvey kız kardeşi olan Ferhat Babür, anılarını anlattıkça şaşkınlığım artıyor. Ansiklopedilerde tek satır, bazı tarih kitaplarında kısaca yer verilen bu tarihsel bilgileri ilk kez duymanın şaşkınlığını yaşıyorum. Anneannesinin ağzından dinlediği anıları bize aktaran 75 yaşındaki Ferhat Babür, Türkiye'nin ilk atom mühendislerinden. İzmir'de doğmuş, daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşmiş. Onlarla birlikte yaşayan anneannesi Ruhiye Hanım 1943'te 63 yaşında vefat etmiş. Ferhat Bey, yıllarca tarih kitaplarında Atatürk'ün üvey babasından bahsedilmemesine o sanki alışmış. Yine de artık herkesin gerçekleri bilmesi gerektiğini ve tarihteki yerini almasını istiyor. Şimdi söz Ferhat Babür'ün...

    ATATÜRK'ÜN ÜVEY BABASI KİM?

    Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey, eşi Afet Hanım'ın genç yaşta ölümüyle 3 çocuğuyla dul kalıyor. Çocukları Süreyya, Hakkı ve Ruhiye. Anneannem Ruhiye en küçük kardeş. (Bazı kayıtlarda Rukiye diye geçse de anneannemin adı Ruhiye'dir.) Anneannemin babası, eşi öldükten sonra bir yıl bekar kalıyor. Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey ölüp Zübeyde Hanım dul kalınca 1889 yılında kendisi gibi dul olan Ragıp Bey'le evleniyor.

    SELANİK'TEKİ EV
    Zübeyde Hanım, ikinci kez evlenince Selanik'te, Atatürk'ün 'doğduğu ev' denilen, halbuki doğduğu değil 8 yaşından itibaren büyüdüğü ve subay çıkıncaya kadar gelip kaldığı Ragıp Bey'in evine geliyor. Zübeyde Hanım, kendi çocuklarına biraz daha fazla özen gösterirmiş. Anneannemin ağabeyi Hakkı, Zübeyde Hanım'ı hiç sevememiş.

    ÜVEY AĞABEYİNE ÖZENİYOR
    Ragıp Bey'in en büyük oğlu Süreyya Bey, babası Zübeyde Hanım'la evlendiğinde subaymış. Atatürk ona özenmiş. Süreyya Bey de onu alıp askeri okula yazdırmış. Süreyya Bey, iddiaya göre Atatürk'e bir de bıçak hediye etmiş, "Gerektiği zaman bunu kullanabilirsin" demiş.

    KARDEŞLERİYLE ARASI İYİYMİŞ
    Atatürk'ün üvey babası ve kardeşleriyle arası çok iyiymiş. Zaten böyle olmasa Süreyya Bey de onu askeri okula yerleştirir mi? Anneannem de Atatürk'ü çok sevdiğini söylerdi.

    EVLİLİK REDDEDİLİYOR
    Atatürk subay çıktıktan sonra Zübeyde Hanım ile Ragıp Bey, kendi aralarında çocuklarını evlendirmeye karar vermişler. Atatürk ile benim anneannemi, Makbule Hanım ile de Süreyya Bey'i evlendirmek istemişler. Atatürk subay çıktıktan sonra bir gün evde büyük bir yemek sofrası hazırlanmış. Süreyya Bey, genelde kışlada kalırmış. O gün özel olarak çağrılmış. Herkes bir araya geldikten sonra evlilik fikri ortaya atılmış. Hiçbiri bunu kabul etmemiş. Bu aralarında soğukluk yaratmış.

    TÜRKİYE'YE GÖÇ
    Atatürk, Selanik'ten ayrıldıktan sonra Lozan Mübadelesi ortaya çıkmış. Bu arada Ragıp Bey, Zübeyde Hanım'dan ayrılmış. Ayrıldıktan sonra zor durumda kalmaması için "Sen Türkiye'ye git, Makbule ve Ruhiye'yi de yanına al" demiş. Hakkı, onlarla gitmeyi kabul etmemiş. Yalnız gitmek istemiş. Ragıp Bey de Selanik'te kalmayı tercih etmiş. Lozan Mübadelesi'ne göre herhangi birinin orada kalma hakkı yoktu artık.

    İLK DURAK İSTANBUL
    Zübeyde Hanım, anneannem ve Makbule Hanım, Selanik'ten ayrıldıktan sonra önce İstanbul'a gelip buradan İzmir'e geçiyorlar. Yanlarında tapu da getirmedikleri için mübadelede hiçbir şey alamıyorlar. Zübeyde Hanım Karşıyaka'ya yerleşiyor. Makbule Hanım daha sonra İzmir'den tekrar İstanbul'a gelmiş. Ben çocukken Konak'ta oturuyorduk. Hemen her hafta bize Zübeyde Hanım'ın kardeşi Emine Hanım ziyarete gelirdi.

    ZÜBEYDE HANIM'A ÜVEY KIZI BAKMIŞ
    Bir gün kızkardeşi Emine Hanım, anneanneme "Zübeyde Hanım çok hasta, ona senin bakmanı istiyor" demiş. Makbule Hanım, İstanbul'da bir polisle evli olduğu için İzmir'e gelememişti sanırım. Zübeyde Hanım ölene kadar ona anneannem bakmış. Hatta anneannem "Zübeyde Hanım'ın ağzına zemzem suyunu bile ben vermiştim" demişti.

    ATATÜRK'ÜN TELGRAFI
    Anneannemin her zaman üzüntüyle bahsettiği bir olay vardı, tabii onu belgelere geçirmek çok zor. Zübeyde Hanım, hasta yatağındayken Atatürk'ü son bir kez daha görmek istemiş. Anneanneme "Aman kızım bir telgraf çeksene" demiş. Anneannem de bir telgraf çekmiş. Atatürk'ten "Çok yoğunum, vatan her şeyden mukaddestir. Sağ kalırsan görüşürüz, kalmazsan allah rahmet eylesin'' yazan bir telgraf gelmiş. Anneannem bu telgrafı Zübeyde Hanım'a söyleyememiş, yırtıp atmış. Bazı tarihçilere göre ise Zübeyde Hanım'a Latife Hanım bakmış. Hatta "Zübeyde Hanım'a Latife Hanım baktığı için Atatürk onunla evlenmiş" şeklinde yazdılar. Bunların hiçbiri doğru değil.

    HAKKI BEY NEREDE?
    Anneannemin diğer ağabeyi Hakkı Bey, Selanik'ten tek başına İstanbul'a gelmiş. Anneannemle bir kez buluşmuştu. O yıllarda Demiryollarında kondüktördü. Daha sonra kendisinden haber alamadık.

    ATATÜRK, SESSİZ BİR ÇOCUKMUŞ
    Anneannemin anlattığına göre Atatürk küçükken çok sessiz, kendi halinde bir çocukmuş. Böylesine sakin bir çocuğun ilerde Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirerek bu kadar büyük başarı sağlamasına anneannem çok şaşırırdı. "Yaptıklarını izlerken onunla daima iftihar ediyorduk, ama çocukken böyle olacağı hiç kimsenin aklına gelmezdi'' derdi.

    YUNANLILAR'DAN KALAN EV
    Zübeyde Hanım vefat ettikten sonra Atatürk annemi buldurup evlenip evlenmediğini, çocuğu olup olmadığını sormuş. Valiyi çağırmış ve "Ruhiye Hanım'a Yunanlılar'dan kalan bir evi verin'' demiş. İzmir'de anneanneme ait bir ev vardı. Biz İstanbul'a gelirken bu ev satılmıştı.

    DEDEM MEMURDU
    Anneannem Ahmet Fevzi Bey ile evliydi. Dedem Anadolu Ajansı'nda memur olan Arnavut asıllı bir beydi. Tek çocuğu benim annemdi, ona da kendi annesinin ismini vermiş: Afet. Biz iki kardeşiz, ağabeyimin ismi de Mehmet Süreyya.

    SÜREYYA BEY NASIL ÖLDÜ?
    Atatürk'ün üvey ağabeyi yüzbaşı Süreyya Bey'in ölümü hakkında çeşitli söylentiler var. (Ferhat Babür'ün anlattıklarına göre öldürülmüş. Bazı kaynaklara göre de intihar etmiş.)

    TARİH KİTAPLARI DÜZELTİLMELİ
    Bu eksik bilgilerin artık tarih kitaplarında da yerini alması lazım. Üvey babası olması Atatürk'ü küçülten bir olay değil. Babası ölmüş buna rağmen üveybabasının himayesinde okumuş. Onun için bir onur meselesi.


    Figen Yanık
    SABAH



    Atatürk üvey babasını anlatıyor


    "Zübeyde Hanım'ın Ragıp Bey ile ikinci bir evlilik yapması, ana ile oğul arasında dikkatlerden kaçmayan bir sorun da yaratmıştı. Ragıp Bey, Teselya Yenişehir'den Selanik'e göçmüştü. Eşini yitirmiş, dört çocuğuyla dul kalmıştı. Süreyya ve Hakkı adlarında 2 oğlu ile birinin adı Rukiye olan 2 kızı vardı. Zübeyde Hanım'la evlendiğinde Mustafa ve Makbule kardeşler için psikolojik de olsa bir üvey baba ve üvey kardeşler sorunu baş göstermişti. Makbule bu yeni hayata ayak uydurmakta gecikmemişti ama Mustafa üvey babanın bulunduğu çatı altında oturmak istememişti. ...

    Atatürk yaşamının sonlarında üvey babasından söz ederken 'Bana karşı çok saygılı davranmış, büyük adam muamelesi etmiştir' diye olumlu bir görüş sergilemişti ama evden ayrılışını Afet İnan'a babasını yitiren bir çocuğun isyanı olarak şöyle açıklamıştı: "Anamın böyle bir aile bağı yapmasını takdir ettim. Ancak çocukluk duygum isyandan ibaretti."

    Kaynak: Prof. Dr. Şerafettin Turan / Mustafa Kemal Atatürk / Bilgi Yayınevi


    Tarihçiler ne diyor?


    Prof. Dr. Şerafettin Turan (Osmanlı tarihi uzmanı, eski müsteşar)
    "Atatürk'ün üvey babasının bilinmemesi değil, Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredatındaki tarih kitaplarının durumu önemli. Okul kitapları 1930'da müfredat programına alındı. 1934'te de yüksek öğretimde inkılap tarihi başladı. Ne yazık ki yüksek öğretimde bile Cumhuriyet tarihi istenilen doğrultuda okutulmadı. Lise bilgileri tekrarlatıldı. Günümüzde ortaokul, lise ve üniversite tarih kitaplarında 1950'den sonrası yoktur. Gençlerimiz son 50 yılı bilmez. Herkes 'Atatürkçüyüm' der, tarihe el atar ama okuduğu iki kitaptan ibarettir. Atatürk'ün üvey babası hakkında Şevket Süreyya Aydemir'in 'Tek Adam', Ali Fuat Cebesoy'un 'Sınıf Arkadaşım Mustafa Kemal' gibi kitaplarla Zübeyde Hanım'ın , Makbule Hanım'ın ve Salih Bozok'un anılarında bilgiler yer alıyor. Bir tarihçi olarak ben ancak belgelere dayanan bilgilere itibar ederim.''



    Alper'in Dipnotu:
    Bu konuda bilgi için Andrew Mango'nun yazdığı Atatürk biyografisine de bakabilirsiniz.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  2. #2
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Andrew Mango'nun ATATÜRK Adlı Eserinde Okumuştum .. İlk kez duymanın verdiği şaşkınlık çok farklı idi ...

    ++

    Ne Alametse ATATÜRK'ü Anlatan Bir çok eser var fakat bu konu üstüne daha evvel hiç yazılmamıştır....

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  3. #3
    Ali Cengiz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2006
    Mesajlar
    1,061
    Karizma Gücü
    0
    Andrew Mango nun yanında
    Lord Kinross da Atatürkün Hayatını yazdı.
    Atatürk - Bir Milettin Yeniden Doğuşu.

    İkiside cok ilginc.

    Lord Kinross dan kısa bir alıntı.

    Evde de Zübeyde Hanım'la olan ilişkileri çoğu zaman fırtınalıydı. Kadınlarla dolu bir evde tek erkek olarak, onların davranışlarını küçümsüyor ve kendisini aralarında yaşamaya zorlayan babasızlığına kızıyordu. Arkadan Zübeyde Hanım yeniden evlendi. İkinci kocası, Ragıp Efendi adında, oldukça varlıklı, dul bir adamdı. İki oğlu, iki de kızı vardı. Mustafa, anasının hayatına giren bu ikinci adamı, bir âşık gibi kıskandı. Annesinin, para sıkıntısı yüzünden evlenmek zorunda kalışı ağrına gitmişti. Ama Ragıp Efendi'nin, annesi için iyi bir koca olduğunu görünce, onunla iyi geçinmeye başladı. Subay olan ve ona iyi öğütler veren bir üvey ağabesiyle de dostluk kurdu. Genç adam, çocuğa, haysiyet ve şerefin önemini anlattı. Mustafa kimseden dayak yememeliydi, hiçbir hakaretin altında kalmamalıydı. Şerefine karşı girişilecek herhangi bir davranışa karşı koymalıydı. Ona, kendini savunması için bir de bıçak verdi, ama bunu hiçbir zaman düşüncesizce kullanmamasını da söyledi. Bundan sonra, Mustafa, evden uzun süre ayrı kalacaktı. Çünkü on dört yaşındayken Rüştiye'yi bitirmiş ve yatılı olarak, Manastır Askerî İdadisine yazılmıştı.


    Andrew Mango Atatürkün Baba tarafının Arnavut olabileceğini de yazıyor.


    Beni en cok üzen yapancıların herşeyi yazabilmesi ama Türk yazarlarının bu konuda cok temkinli olamsı.
    Bizimkilerde aman yanlış bir şey yazmıyalım korkusu cok büyük.
    Nerede çok fazla gurur varsa orada utanma ve aşağılanmanın hayaleti dolaşır.

  4. #4
    onurozturk85 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    237
    Karizma Gücü
    0
    eyvallah. ama bunlar gerçek mi düşündürücü birazda

  5. #5
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı onurozturk85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    eyvallah. ama bunlar gerçek mi düşündürücü birazda
    Ne bakımdan düşündürücü ?

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  6. #6
    onurozturk85 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    237
    Karizma Gücü
    0
    adam diorum doru mu söylüyor sence.

  7. #7
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı onurozturk85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    adam diorum doru mu söylüyor sence.
    Yukarıdaki metinde inanılması güç, okuyanı şoka uğratacak ifadeler yok. Bunların hemen hepsini Atatürk ile ilgili ciddi biyografilerde ve ya da yakın arkadaşlarının hatıralarında bulmak mümkün.

    Bu sözler, Atatürk'ü sadece basma kalıp tarih kitaplarından tanıyanlar için yeni bilgiler. Yoksa mesela Selanik'te müze olarak ziyaret edilen ve "Atatürk'ün doğduğu ev" olarak tanıtılan yerin aslında "Atatürk'ün büyüdüğü ev" olduğunu bilen biliyor.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  8. #8
    ayrılık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    121
    Karizma Gücü
    0
    Eyvallah
    İmzanız haddinden uzun olduğu için silinmiştir.
    TF Yönetimi

  9. #9
    ... Sailorgirl adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    4,607
    Karizma Gücü
    8
    Tarih kitaplarinda bunlarin detaylandirilmamasi,hatta bircogunda hic yer almamasi cok üzücü.
    Atamiz hakkinda cok az sey biliyoruz maalesef.
    Sanki bunlar utanilacak durumlarmis gibi saklamak niye?

    Cok tesekkürler bilgiler icin.
    DENGE
    Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de..
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı,
    Yan gelmişim diz boyu sulara,
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum..
    Hiçbirinizle dövüşemem,
    Siz ne derseniz deyiniz,
    Benim bir gizli bildiğim var.
    Sizin alınız al inandım,
    Morunuz mor inandım,
    Ben tam kendime göre,
    Ben tam dünyaya göre,
    Ama sizin adınız ne?
    Benim dengemi bozmayınız!

    Sokaklar şöyleymiş,
    Ağaçlar böy..ley..miş... Hihh..

  10. #10
    TigerMan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-02-2007
    Mesajlar
    241
    Karizma Gücü
    0
    Bende ilk defa öğrendim üvey babası olduğunu , farklı bir bilgi olarak hafızama kaydettim.

    Kemal'in Askerleri
    TürkYaşam.com Atatürkçü Çalışma Topluluğu

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •