Kelepçeler bırakmaz ellerimi,prangalar eritmiş ayaklarımı.Üşüyorum.Karanlığın sesi uğulduyor kulaklarımda.Soğuk duvarlar haykırıyorlar bana.Masalları anlatıyor kara pencerem.Rüyalarımda beni bağlıyor savaşçılar.Savaşıyorlar,adım adım yine bendeler taaa gözlerimdeler.Savaşçılar neredeler?Seninleler.Yine hapolmuş yüreğine gözler ya da gözlerine yürekler.Götürüyor yine yüreğimi sürükleyerek yağmurlu yürekler,buğulu gözler...
Dönün artık savaşçılar,bağlayın beni tekrar.Prangaları özledim,kelepçeleri özledim.Savaşçımsın sen benim.Beni karanlığa mahkum eden sen değil,zindan karası gözlerin...
Gel,ne olursun gel artık savaşçım.Dağların soğuk rüzgarı ısıtmaz seni,ısıtmaz yağmurlu yüreğini.Acı çekmeyi özledim ben,karakolları özledim ve gözlerini özledim.Bir seni özledim,bir kendimi özledim.Evet kendimi kaybettim.UFukların en derin yolculuğuna çıktım ve derine indim.Gözlerinde bir ben vardı beni kaybetti sevdiğim.Şimdi arıyorum ve başa dönüyorum.Geliyorum,olmaktan korktuğum yere geliyorum.Beni kaybedince seni de kaybettiğimi anlıyorum.B,r gün geliyor aklıma;bir pazar ve bahar...Hani dumanlar,nerede soğuk akşamlar.Islatın beni yeniden yağmurlar,dönün çöl güzeline yeniden okyanuslar...
SEVİLAY


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla