Sen beni hep suçlu mu sandın?Bir zamanlar ben de saftım.Zehirli çilekleri bile koklamaktan hiç korkmazdım.Nefretin anlamını bilmeyenleri zehirlemez sanırdım.Ben nefrete sevdalananlara değil,sevdalara sevdalandım...
Sen beni hep suçlu mu sandın?Koşarken çiçekli bahçelerde,sadece sonu güzel biten masallardım.Ben de çamurlardan pastalar yaptım,ben de komşunun çocuklarıyla düğüncülük oynadım.Ben,ben annemden cinayetlerle doğmadım,ben hiç idam mahkumu olmadım...
Sen benim mahkum olarak mı doğduğumu sandın?Ben de gökyüzünden bir an önce yeryüzüne düşmek için hayaller kuran sevdalı bir damlacıktım.Çileğime kavuşmak için çırpınırdım;ama hiç ağlamayı,hiç havada kurumayı hesaplayamadım...Ben suçlu olmayı hesaplayamamıştım...
Sen benim demirlere zincirlere alışık olduğumu mu sandın?Oysa ben hiç hapishanelere kapatılmamıştım.İster dağların ardında,ister şehrin gürültülü sokaklarında dolaşırdım.Ben o zamanlar ölüme değil,çileğime,yaşamaya sevdalıydım...
Şimdi mahzun bir çocuk saflığında baharım.Parmaklıkların arasında gizli kalmış sevdalarım.Ziyaretime gelmiş yine yalnızlığım.Bir dilim gökyüzü görebilmek içindi kendimi parçalayışım.Gardiyanım!Şimdi sana sevdalıyım
İDAM MAHKUMU...
SEVİLAY


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




