• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor

Konu: Halil Cibran

  1. #1
    aeneas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2007
    Mesajlar
    129
    Karizma Gücü
    0

    Halil Cibran

    Fakat ben,uykuda değil,öyle güneşinin tüm uyanıklığı içinde derim ki,yel,dev meşelerle en çelimsiz otlarla konuştuğundan daha tatlı dille konuşmaze aşkıyla rüzgarın sesini daha da tatlı bir şarkı haline getirenden yücesi yoktur.


    Keşke güneşi ve rüzgarı daha çok ten ve daha az giysiyle karşılayabilseydiniz.
    Çünkü hayatın soluğu gün ışığında,eli ise rüzgardadır.


    Unutmayın ki toprak çıplak ayaklarınızı hissetmekten zevk alır ve rüzgarlar saçlarınızla oynamanın özlemini çeker.


    Çünkü yeryüzünün yüce ruhu,en düşkünlerinizin ihtiyaçları karşılanana kadar rüzgarın sırtında huzur içinde uyuyamayacaktır.


    Ruhunuz rüzgarların sırtında başıboş dolanırken
    Kusur işlersiniz başkalarına ve dolayısıyla kendinize karşı,
    Tek başınıza ve korumasız bir halde.


    İçinizde pek çok şey hala insan ve pek çok şey henüz insan değil.


    İnciteni kınayacak olan varsa,incinenin de ruhuna baksın.


    Ama yükleyemezsiniz pişmanlığı masumların yüreğine,suçlularınkinden de kaldıramazsınız.
    O çağrılmadan çalacaktır kapıları geceleri,insanlar uyanıp kendilerine baksın diye.


    Ya ormanın ren geyikleriyle karacalarını doğru yoldan aytrılmış,serseri şeyler sayan boyunduruğuna aşık öküz.


    Siz rüzgarla yolculuk edenler,rotanızı çizebilecek rüzgar gülü var mıdır?


    Orphalese halkı,davulun sesini boğabilir,lirin tellerini gevşetebilirsiniz ama tarlakuşuna şakımamasını kim buyurabilir?


    Zorba özgür ve gururlu olanlara nasıl hükmedebilir,eğer onların kendi özgürlüklerinde bir zorbalık,kendi gururlarında bir utanç yoksa?

  2. #2
    İpekSultan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2007
    Mesajlar
    246
    Karizma Gücü
    0
    Derler ki, çakal da, köstebek de
    aslanın susuzluğunu giderdiği
    aynı ırmaktan su içer.

    Ve kartal ve akbaba gagalarını
    aynı lese daldırırlar,
    ölünün huzurunda
    barış içinde, beraberce.

    Tanrısal eliyle arzularımı dizginleyen,
    ve onura ve gurura olan açlığımı
    ve susuzluğumu arttıran sevgi...

    İçimde güçlü ve değişmez olanın,
    zayıf benliğimi baştan çıkaran
    ekmeği yemesine,
    şarabı içmesine
    izin verme

    Varsın aç kalayım,
    ve yüreğim kavrulsun susuzluktan,
    ve ölüp yok olayım;
    yeter ki senin doldurmadığın bir bardağa
    veya senin kutsamadığın bir kaseye uzanmasın elim.

    Halil Cibran
    GERÇEK BIR KADIN OLABILMEK IÇIN,
    ACINI DA TÜM IHTISAMIYLA SERGILEYEBILMELISIN...
    ÖNCE KENDINDEN SAKLANDIGIN YERDEN ÇIKMALI, SONRA TÜM KORKULARINI SOBELEMELISIN...
    GERÇEK BIR KADIN OLABILMEK IÇIN,
    GEBERMELISIN ASKINDAN!
    BIR KADIN EN GENÇ BÖYLE TARIHE GEÇEBILIR...

  3. #3
    İpekSultan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2007
    Mesajlar
    246
    Karizma Gücü
    0
    Sen Ve Ben

    Dostum,
    Sen ve ben
    Hayata hep yaban kalacağız.
    Birimiz diğerine
    Ve her birimiz kendisine.
    Senin konuşacağın
    Ve benim seni dinleyeceğim güne değin.
    Sesini sesim sanarak.
    Ve karşında durduğum güne değin.
    Bir aynanın karşısında duruyormuşcasına...

    Halil Cibran
    GERÇEK BIR KADIN OLABILMEK IÇIN,
    ACINI DA TÜM IHTISAMIYLA SERGILEYEBILMELISIN...
    ÖNCE KENDINDEN SAKLANDIGIN YERDEN ÇIKMALI, SONRA TÜM KORKULARINI SOBELEMELISIN...
    GERÇEK BIR KADIN OLABILMEK IÇIN,
    GEBERMELISIN ASKINDAN!
    BIR KADIN EN GENÇ BÖYLE TARIHE GEÇEBILIR...

  4. #4
    İpekSultan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2007
    Mesajlar
    246
    Karizma Gücü
    0
    AŞK

    Aşkı konuşmak için,
    dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim,
    ama hiçbir sözcük bulamadım.

    Aşktan haberdar olduğumda
    sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü,
    yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.

    Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin
    varlığına inandığım Aşk'ı soran sizler,
    aşk peçesiyle beni kuşattığından beri,
    ben size aşkın gidişini ve değerini
    sormaya geliyorum.

    Sorularımı kim yanıtlayabilir?
    Sorularım kendi içimdeki için;
    kendi kendime cevaplamak istiyorum.

    İçinizden kim içimdeki benliği bana
    ve ruhumu ruhuma açıklayabilir ?

    Aşk adına söyleyin,
    yüreğimde yanan, gücümü tüketen
    ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir ?

    Ruhumu kavrayan bu yumuşak
    ve kaba gizli eller nedir;
    yüreğimi kaplayan bu acı sevinç
    ve tatlı keder şarabı nedir ?

    Baktığım bu görünmeyen,
    merak ettiğim, açıklanamayan,
    hissettiğim, hissedilemeyen şey nedir?

    Hıçkırıklarımda,
    kahkahanın yankısından daha güzel,
    sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.

    Neden kendimi beni öldüren
    ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten,
    hücremi ışığa boğan
    bu bilinmeyen güce veriyorum?

    Uyanıklık hayaletleri,
    kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor
    ve taştan yatağımın etrafında
    düş gölgeleri uçuşuyor.

    Aşk diye seslendiğimiz şey nedir?
    Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan
    ve çağlarda gizli olan o sır nedir?

    Başlangıçta olan
    ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir ?
    Yaşam'dan ve Ölüm'den,
    Yaşam 'dan daha acayip,
    Ölüm 'den daha derin
    bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?

    Söyleyin bana dostlar,
    içinizde Yaşam'ın parmakları
    ruhuna dokunduğunda
    Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı ?

    Yüreğinin, sevdiğinin çağrısıyla,
    babasından ve annesinden
    vazgeçmeyecek kimse var mı?

    İçinizden kim
    ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için
    uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz,
    dağların doruğuna tırmanmaz?

    Hangi gencin yüreği, tatlı nefesli,
    güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle
    ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden
    dünyanın sonuna gitmez?

    Hangi varlık, dualarını bir yakarış
    ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde
    yüreğini tütsü diye yakmaz?

    Dün kapısından geçenlere
    Aşk'ın sırları ve değeri sorulan
    tapınağın girişinde durmuştum.

    Ve önümden çok zayıflamış,
    yüzü hüzünlü yaşlı bir adam
    iç çekerek geçti ve şöyle dedi :
    "Aşk bize ilk insandan beri
    bağışlanmış bir güçsüzlüktür."

    Yiğit bir genç karşılık verdi :
    "Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar."

    Ardından kederli yüzlü bir kadın
    hıçkırarak şöyle dedi :
    "Aşk cehennem mağaralarında sürünen
    kara engereklerin ölümcül zehiridir.
    Zehir çiy gibi taze görünür,
    susuz ruhlar aceleyle içer onu;
    ama bir kere zehirlenince hastalanır
    ve yavaş yavaş ölürler."

    Sonra gül yanaklı bir kız
    gülümseyerek dedi ki :
    "Aşk Şafak'ın kızları tarafından sunulan
    ve güçlü ruhlara güç katıp
    onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır."

    Ardından çatık kaşlı, kara giysili,
    sakallı bir adam geldi :
    "Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir."

    Bir başkası gülümseyerek açıkladı:
    "Aşk insanın
    tanrıları mümkün olduğunca
    fazla görmesini sağlayan
    kutsal bir bilgidir."

    Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu :
    "Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen
    kör edici bir sistir;
    yürek tepeler arasında sadece
    titreşen arzu hayaletlerini görür
    ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar."

    Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi :
    "Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan
    ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır.
    Yaşam'ı bir uyanışla diğeri arasındaki
    güzel bir düş olarak görmemizi sağlar."

    Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde
    sürüklenen güçsüz düşmüş,
    çok yaşlı bir adam, titrek bir sesle, şunları söyledi :
    "Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi,
    Sonsuzluk 'un derinliklerinde
    ruhun huzura ermesidir."

    Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk
    gülerek dedi ki:
    "Aşk annemle babamdır,
    onlardan başka kimse bilmez aşkı."

    Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes
    kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme,
    sır olarak.

    O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum:
    "Yaşam iki yarıya ayrılmıştır:
    biri donar, biri yanar; yanan yarı Aşk 'tır."

    Bunun üzerine tapınağa girdim,
    sevinçle diz çökerek dua ettim:

    "Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap!
    Tanrım beni kutsal ateşine at ..."

    Halil CİBRAN


    48 yaşında haksız ve yalnız bir şekilde ölen Halil Cibran şiire duyguyu katan nadir beğendiğim şairlerdendir.Halil Cibran eserleri paylaşılası insan.Başlık için teşekkürler.
    GERÇEK BIR KADIN OLABILMEK IÇIN,
    ACINI DA TÜM IHTISAMIYLA SERGILEYEBILMELISIN...
    ÖNCE KENDINDEN SAKLANDIGIN YERDEN ÇIKMALI, SONRA TÜM KORKULARINI SOBELEMELISIN...
    GERÇEK BIR KADIN OLABILMEK IÇIN,
    GEBERMELISIN ASKINDAN!
    BIR KADIN EN GENÇ BÖYLE TARIHE GEÇEBILIR...

  5. #5
    romantika adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2007
    Mesajlar
    2,245
    Karizma Gücü
    6
    AFORİZMALAR
    yalnızca bir kez naçar kaldım:
    ´sen kimsin?´ diye soranın karşısında.
    ---
    inci
    kum tanesinin etrafına
    ızdırabın ördüğü mabeddir.
    nedir
    bedenlerimizi oluşturan özlem
    ve nedir
    etrafına inşa edilen taneler?
    ---
    bir tür kavuşmadır hatırlayış.
    unutuş, bir tür özgürlük.
    ---
    bana
    kulak ver
    sana ses vereyim.
    ---
    bir çok öğreti pencere camı gibidir.
    hakikate oradan bakarız;
    ama bizi hakikatten ayırır.
    ---
    kadın
    yüzünü tebessümle peçeleyebilir.
    ---
    ağzın yemekle doluyken
    nasıl
    şarkı söyleyebilirsin?
    elin altınla doluyken
    nasıl
    dua için açabilirsin?
    ---
    bir şeyi elde etmek istiyorsan
    onu kendin için isteme!
    ---
    aşk,
    aşık ile kadına aşık olur:
    biri hayalinin yarattığı,
    diğeri henüz doğmamış olan.
    ---
    iki sevgili
    birbirlerinden çok, aralarındakini kucaklar.
    ---
    sırtını güneşe çevirirsen
    gölgenden gayrı bir şey göremezsin.
    ---
    beni aldattıklarını anlamadığımı
    zannedenlerle dalga geçmek için
    insanların beni oyuna getirip aldatmalarından
    hoşlanmam biraz tuhaf değil mi?
    ---
    kendini tanıdığın ölçüde
    başkalarını yargılayabilirsin.
    de bana
    hangimiz günahkar,
    hangimiz masum?
    ---
    beşeri kanunları yalnızca iki kişi çiğner:
    deli ve dâhi.
    bu ikisidir
    Allah´ın kalbine en yakın insan.
    ---
    gözlerindeki öfkeli bakışlarını
    dudaklarındaki tebessüm yamasıyla
    örtmeye çabalayan kimse
    ne kadar da budala!
    ---
    başkalarının yanlışının farkına varmaktan
    daha büyük bir hata var mı?
    ---
    bin sene önce komşum bana
    ´ elemden gayrı bir şey olmadığı için
    hayattan nefret ediyorum´
    demişti.
    dün mezarına uğradım.
    hayat
    kabri üzerinde raksediyordu.
    ---
    ölüm
    yaşlıya memedeki çocuktan daha yakın değildir.
    hayat da öyle!
    ---
    kök,
    şöhreti küçümseyen çiçektir.
    ---
    hayatın bütün sırlarını çözdüğün vakit
    ölümü arzularsın.
    çünkü o da
    hayatın sırlarından biridir.
    ---
    sen iki kişisin:
    biri karanlıkta uyanık,
    diğeri aydınlıkta uyuyan.
    ---
    kalplerimizin sırlarını
    ancak
    kalpleri sırlarla dolu olanlar
    kavrar.
    ---
    bugünün en acı hüznü
    dünün sevinçlerinin yadedilmesidir.
    ---
    kaplumbağalar
    yollar hakkında
    tavşanlardan daha bilgilidirler.
    ----
    hiç kuşkusuz
    tuzda garip kutsal bir şey var.
    hem gözyaşlarımızda var
    hem de denizde.

    ***********************************************

    Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır...
    Nasıl bir meyvenin çekirdeği;
    kalbi Güneş’i görebilsin diye kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz...
    Ve eğer kalbinizi, hayatınızın günlük akışını
    hayranlıkla izlemek üzere açarsanız;
    Acınızın, neşenizden hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz...
    ...Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi,
    aynı doğallıkla, kalbinizin mevsimlerini de onaylayacaksınız...
    Ve kederinizin kışını da, pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz...
    Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir...
    Acınız, aslında içinizdeki doktorun, hasta yanınızı
    iyileştirmek için sunduğu “acı” ilaçtır...



  6. #6
    endless~ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2007
    Mesajlar
    1,347
    Karizma Gücü
    5
    ellerinize sağlık
    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •