İslamiyette felsefe diye bir şey yoktur.Hikmet vardır,fikir vardır,tefekkür vardır;felsefe yok…Vakıa,felsefe ‘’hikmet dostluğu’’ demek ama,onunki bağımsız bir arayıcılık,İslamınki de tam bağımlı tefekkür olduğu için,felsefeyle hiçbir alaka kabul edemez.Onun içindir ki ‘’Kur’an felsefesi’’ denemez.’’Kur’an hikmetleri’’ denir.İslam felsefesi değil,İslam hikmetleri…
Felsefe hakikati başı boş bir merkezden yola çıkarak,sayılar boyunca ‘’bir çok’’ da aramanın;din ise,onu,tam bağımlı olarak ‘’Tek’’ i de bulduktan sonra’’ birçok’’ da tefekkür etmenin müessesesi… Bu bakımdan, din ve felsefe ,biri şimale ve öbürü cenuba doğru iki zıt hareket…Ve elbette ki,İslamiyetçe kıymet hükmü, bu…
Felsefe, hakikati bulmanın değil,ancak birbirinin yanlışı bulup çıkarmanın ve ebediyen hakikatten mahrum kalmanın aleti…
Üstadın şiirleri okuyan gönüllerde her dem güzel akis buluyor.Lakin fikriyatı çoğu insan tarafından bilinmediği gibi,eksik sebeplenen art niyetli insanlarcada yanlış yansıtılıyor.Bir kısım zevatta onun şiirlerini,siyasi anlayışından ve İslami düşüncesinden beri nitelemeye kalkıyor.Üstadında belirttikleri üzere eserleri fikriyatının tezahürüdür,asla ayrılamaz.Maharet perdenin güzelliğine değil mananın ulvi giriftliğine erebilmekte.
Endonezyalı ablamın ilhamıyla![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla