"beni seviyor musun?" dedi,aynadan gözlerime bakarak...görmek istediği gözlerimden bağımsız bir ışıktı,tutunamadı.ayağı kaydı karanlığa,usulca süzülürken aşağı doğru cebinden bozukluklar dökülüyordu.
sevmezdi aslında soruları,"hayatı yeni öğrenen bir çocuk gibi herşeyi sormaya bayılıyorlar,en basit fikre bile 100 soru üretebiliyorsunuz...ah,siz ve sorularınız!"
bir kuru dal ilişti gözüne,bir hamle daha!belki bu ufak ümide tutanabilirdi.
"neden seviyorsun beni?"
yok hayır,ayağı kaymamış,yuvarlanmamış karanlığa,filmi tersten izliyorum!
"bilmiyorum"...o kadar düşündüm bir nedeni olmalıydı.bu sessizliği el çabukluğu ile geçiştirmeme yardım edecek ufacık bir neden olmalıydı mutlaka.sesden sıyrılan,donduran sorgulardan beni çekip alabilecek ve gerçek olana en yakın bir neden.bu sonsuz savaşın bir beyaz bayrakla sonu olabilirdi.
sinirliydi,mantığın ve her kalbin kaldıramayacağı kelimelerle saldırırdı genellikle.ben se oturduğum yerden bile kalakmaya gerek duymadan başka şeylerden söz ederdim ona.son bir cümle hem öldürücü darbe olur hem de karşı koymasına engel bir bütünlük sağlardı o ilgisiz cümlelerimle.
ben yapacağım derdim,yapamadığımda suçladığım yine kendim olurdu.o ise herkese ve herşeye kendilerinden habersiz sorumluluklar yükler başarısız girişimlerinde onlara yüklenirdi.
bir başkası olsa şu an yığnlarca yanıtım olurdu,aklı,anlayışı,ortak zevklerimiz,paylaşımlarımız...biz konuşmazdık bile çoğunlukla.en çok kavga ettğimiz zaman çıkardı sesimiz birbirine.birlikte oturur ayrı hayallere dalardık.ben "aşk ve gurur"u sevdim o "gemide"yi.ikimizde birbirimizin filmlerini hiç sevmedik,sevmiş gibi de yapmadık,sevdirmeye de çalışmadık hiç.biz "birlikte ama yalnız"şarkısını söylerken yine de yalnızlığımıza bir anlam katmıştık.
herşey bu kadar uyumsuz muydu?güzel birşeyler de olmalıydı...doğumgünlerimde,sevgililer gününde,terfilerde çok gül almıştım ama hiç bir kıyasıya bir kavganın ertesinde masaya dağıtılmış bir papatya demeti gibi ağlamam neden olmamıştı.nefretim de tahammülsüzlüğümde gizli bir aşk vardı benim,ve onunda...
"hem bu kadar yakın,hem uzak nasıl olabiliyorsun?"oluyordu...ve ben onu seviyordum.sadece seviyordum o kadar.nedensiz,içinsiz...fiziksel bir güzelliğine tutunduğumdan değil,popüler olşudan ya da benden üstün olduğu herhangi bir yeteneğinden dolayı değil,
karşıma dikilip "güzel olduğunu mu sanıyorsun?" diyebildiği,
bekletilmeyi değil gitmeyi tercih ettiği için,
teslimiyet istemediği gibi teslim de olmadığı gibi...
onunda beni sevdiği gibi sevdim ben onu."nedensiz" birbirimizi bulduk bir kere biz."nedenli,içinli "sevmelerden sıyrıldı yaşamımız.birbirimizi lanetledik,hiç bir öpücük bu laneti bozamayacak!


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla


