• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    06-04-2007
    Mesajlar
    29
    Karizma Gücü
    0
    Bir sitede rastlamıstım paylasmak istedim .

    Papalığın ve misyonerlerin, bugün-internet imkanları dahil-her türlü fırsatı değerlendirerek, yegane kurtarıcı ‘müjde’ diye kendisine imana çağırdıkları ‘Kutsal Kitap İncil(ler)’in acaiplik ve çelişkiler yumağı olduğunu belgeleriyle ispatlayınca, kendinizi tutamayacak ve; ‘Bu kitap mı, insanlığa huzur ve mutluluk getirecekmiş!..’ diyeceksiniz.

    İncillerdeki acaiplik ve çelişkilerin; akl-ı selime, tarihi gerçeklere ve gerçek vahye tamamen aykırı olduğu apaçık görülmektedir. Nasıl mı? İşte ispatı:

    A-İncillerdeki Acaipliklerden Bazıları
    Allah Kelamı mı; Beşer Uydurması mı? / Tamam mı; Eksik mi?

    · · Yuhanna: 21/25 : “İsa’nın yaptığı başka çok şeyler daha vardır; eğer birer birer yazılmış olsalar, yazılan kitaplar dünyaya bile sığmazdı sanırım.”

    Bu ifadelerin Allah’a ait olduğunu söylemenin imkanı yoktur. Çünkü Yuhanna’nın sözü olduğu açıkça bellidir. Bu sözden, İncil’in tamamen Yuhanna tarafından kaleme alındığı anlaşılmıyor mu? Ve bu sözler, İncil’in(İsa’nın gerçekdışı hayatının) eksik bırakıldığının açık bir tescili değil midir? Allah, Hz.İsa(a.s.)’a İncil adında bir kutsal kitap göndermişse(ki şüphesiz göndermiştir) o yüce kitabın aslı nerededir?..

    Bugünkü mevcut İncillerin İsa(a.s.)’dan sonra kaleme alındığı tarihi bir hakikattir. İnciller, İsa’dan sonra(M.S.) 40-100 yılları arasında yazılmıştır. İsa(a.s.)’ın konuştuğu Aramice dilinde olması gereken İncil mevcut değildir. En eski İncil nüshası Yunanca’dır. İsa(a.s.)’a, konuşmadığı ve anlamadığı bir dilde vahy gönderilemeyeceğine göre; demek ki, İncil’in aslı değiştirilmiş ve kaybolmuştur. İsa(a.s.)’dan sonra yazılan ve birbirini tutmayan onlarca İncil nüshasından yine birbirleriyle çelişen dört İncil’in(Matta, Markos, Luka, Yuhanna)tercih edilmesi de, tek olan İncil’in mevcudiyetini yitirdiğinin açık delili değil midir?..

    İlk Mucize; Suyu Şarap Yapmak mı? / Ya da İncil Tanrısının Hesabı Kıt mı?

    · · Yuhanna: 2/6-9,11: “Yahudilerin tathirat adeti üzere, orada herbiri, iki veya üç metriti alır altı taş küp vardı. / İsa, hizmetçilerine dedi: ‘Küpleri su ile doldurun’. Onları ağızlarına kadar doldurdular. / Ve hizmetçilere dedi: ‘Şimdi çıkarıp ziyafet reisine götürün’. Onlar da götürdüler / Ziyafet reisi, şarap olmuş suyu tattığı zaman, onun nereden olduğunu bilmiyordu.../ Kendi alametlerinin bu başlangıcını İsa, Galile’nin Kana şehrinde yaptı; ve izzetini gösterdi; şakirtleri de ona iman ettiler.”

    Peygamberin(İncillere göre; Tanrı İsa’nın) görevi; güzel ve faydalı olanı ortaya koymak, insanları doğru olana yönlendirmek değil midir? Peki, faydalı olan suyu, sarhoş edici ve zararlı olan bir şarap haline sokmanın anlamı ne? Üstelik bunu kutsal bir alamet(mucize) olarak ortaya koymak!..İsa, bir mu’cize olarak şarabı su haline getirseydi, daha doğru olmaz mıydı?..

    Yukarıdaki cümleler, Tanrı kelamı(veya Tanrı’nın ilhamıyla) ise; İncil Tanrısının hesabının kıt olduğu anlaşılmıyor mu?..‘Herbiri iki veya üç metriti(ölçek)’ ifadesi bir tahmindir. Tahmin doğru çıkmayabilir de. Yani İncil’in Tanrısı, kesin konuşamıyor; deme ki, yanılabilir!.. Zan üzere konuşan, kesin hükümler ortaya koyamayan bir varlığın ‘tanrı’lığından söz edilebilir mi?

    Huzur ve Barışa Kılıç Çeken Ayrılıkçı ve Câni-Sadist
    Bir Tanrı mı!..
    · · Matta: 10/34: “Yeryüzüne selamet getirmeye geldim, sanmayın; ben selamet değil, kılıç getirmeye geldim...”

    · · Luka: 12/49,51,53: “Ben dünyaya ateş atmağa geldim. Şimdiden tutuşmuş ise daha ne isterim...Dünyaya selamet getirmeye mi geldim, sanıyorsunuz? Size derim ki: Hayır; fakat daha doğrusu, ayrılık getirmeğe geldim!”

    · · Luka: 19/27: “Lakin üzerlerine kral olmamı istemeyen o düşmanlarımı buraya getirin ve önümde öldürün!”

    Bugünkü Hırıstiyanlık inancına göre İsa; ‘Tanrı’nın oğlu’ ve aynı zamanda ulûhiyet vasfı taşıyan bir ‘tanrı’dır. Bugünkü İncillerdeki İsa’nın, elinde kılıç ve ateş, yeryüzündeki huzur ve barışın yok olması için görevli ayrılıkçı birisi olduğu anlaşılıyor. Dahası var; aynı İsa, krallığını kabul etmeyen düşmanlarının, gözlerinin önünde öldürülmesinden zevk duyan câni bir sadist görüntüsü vermiyor m?..

    Bütün bunlar; sevgiden, barıştan, hoşgörüden, diyalogdan dem vuran bir dinin tanrısına yakışıyor mu? Ne dersiniz?!.

    (“Allah katında tek din/Âl-i İmran S.:19,85” olan İslam’ın, hem kelime hem de ıstılahtaki anlamı; ‘huzur, barış ve esenlik’tir. Allah’ın güzel isimlerinden olan ‘Selam’; ‘selamet, barış ve esenlik veren’ anlamındadır. Allah’ın ‘Mü’min’ ismi de; ‘emniyet ve güven veren’ demektir.

    Ayrılıkçılığa karşı Kur’an’ın şu mesajları ne kadar anlamlıdır!: “Ve topluca Allah’ın ipine yapışın; ayrılmayın/Âl-i İmran S.:103”; “Muhakkak mü’minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki, size rahmet edilsin/Hucurât S.:10”.

    Ve Son Peygamber Hz. Muhammed-Mustafa-s.a.v.-in, Taif dönüşü kendini taşlatıp ayaklarını kanlar içerisinde bırakanlara karşı,-Cebrail’in; ‘Allah, istersen onları helak edecek!..’ teklifi üzerine-; “Hayır, onların helakini istemiyorum! Belki onların neslinden İslam’a hizmet edecek bir kavim gelir...Allah’ım; onlara hidayet eyle; onlar bilmiyorlar!” mealindeki, insanlık tarihine ebediyyen ışık tutacak mesajı!../ Nitekim, Allah Resûlünün duası kabul olmuş; daha sonra Taif halkı topluca İslam’ı seçip hidayet bulmuşlardı).

    İncir Ağacına Lanet! / Üstelik İncir Mevsimi de Değil! / Ve Ağaç ne zaman Kurudu? / Ya da İncil’in Tanrısı Cahil mi?

    · · Matta:21/18,19: “Ve İsa, sabahleyin şehre dönerken acıktı. Yol kenarında bir incir ağacı görüp ona geldi; ancak yapraktan başka onda birşey bulamadı ve İsa ona dedi: ‘Artık senden ebediyen meyve çıkmasın!’ Ve incir ağacı hemen kurudu.”
    · · Markos:11/12: “.....çünkü incir mevsimi değildi.”
    · · Markos:11/20,21: “Sabahleyin yanından geçerlerken, incir ağacını kökünden kurumuş gördüler. / Ve Petrus, hatırlayıp ona dedi: ‘Rabbi, işte lanet ettiğin incir ağacı kurudu!’”

    Rab ve Tanrı olan İsa, açlıklar içinde kıvranırken -incir mevsimi olmadığını bile bile/ya da, açlıktan şuurunu kaybetmiş bir halde- sahibinden izinsiz bir şekilde incir ağacına tırmanıyor; ancak nefsine hakim olamayan tanrısal İsa, lanet ediyor ve -lanetin şiddetinden- ağaç kuruyor! Petrus da, yaptığı maharetini Rabbisine hatırlatıyor(Kim bilir; ‘yaptığını beğendin mi?’ demek istemiş de olabilir!..).

    Öte yandan, incir ağacının ne zaman kuruduğu da ihtilaflı ve çelişkili. İncir ağacı, hemen mi yoksa daha sonra mı kurudu? Hangisi doğru?..

    Evet bir tanrısal zata(İsa’ya), bu yaptıklarını yakıştırabildiniz mi? İsa, nefsine esir olup bir cahillik yaparak(!)-mevsimi gelince cömertçe meyvesini veren, ancak o anda güzelim yeşilliğini sergileyerek bol oksijen ikram eden-bir incir ağacına lanet etmek ve onu kurutmak yerine bir tanrıya yakışır şekilde; ‘Artık senden ebediyyen meyve çıksın / her mevsim meyve veresin!’ deseydi, daha yakışıklı olmaz mıydı!..Hem ağacın sahibine iyilik yapmış olurdu; hem de çevrecilerin tepkisini çekmiş olmazdı!..

    İsa(a.s.), Anasına Nasıl Bu Kadar Saygısız Olabilir?

    · · Luka: 14/26: “Eğer bir kimse bana gelir ve kendi babasına, anasına, karısına, çocuklarına, kardeşlerine, kızkardeşlerine evet hatta kendi canına buğzetmezse benim şakirdim olamaz.”

    Bir mü’min, Allah ve Resulünü herşeyden, hatta canından da çok sevmeli. Ancak bu sevgi, diğer varlıklara(hele ana-babaya) buğzetmeyi/lanet etmeyi /saygısız davranmayı gerektirmemeli.

    · · Yuhanna:2/1-5: “Üçüncü gün Galile’nin Kana şehrinde düğün oldu; İsa’nın anası da orada idi. / İsa ile şakirtleri de düğüne çağrıldı. / Ve şarap eksilince İsa’nın anası ona dedi: ‘Şarapları yok’. / İsa ona dedi: ‘Kadın, benden sana ne!? Saatim daha gelmedi!’. / Anası, hizmetçilere dedi: ‘Size ne derse onu yapın!’”

    İsa’nın, bir düğünde sarhoşlar âleminde, anasını bu şekilde azarlaması bir saygısızlık değil midir? Öyle bir azarlıyor ki; anası korkusundan hizmetçilere; ‘Aman ne derse onu yapın; bir dediğini iki etmeyin!..’ diyor.

    (Bozulmamış tek ilahi kitap olan Kur’ân-ı Kerim, bakınız ana-babaya saygı hususunda ne buyuruyor: “Rabb’in, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya-babaya iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara ‘Öff!’ deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle. / Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir-onlara karşı alçak gönüllü ol- ve; ‘Ey Rabb’im! Bunlar, beni küçükken nasıl-acıyıp- yetiştirdilerse sen de bunlara-öyle-acı!’de./el-İsrâ,23-24” Son Peygamber-s.a.v.-de; ‘En çok itaat etmen gereken anandır. / Cennet anaların ayakları altındadır.’ buyurmuşlardır. Zaten yukarıdaki ayette de, Allah’a itaatten hemen sonra ana-babaya itaat/iyilik etmek zikredilmiyor mu?..)

    Sadece şu mesele dahi, bugünkü İncillerin batıl olduğunu ve yegane ilahi kitabın ancak Kur’an-ı Kerim olduğunu ortaya koymaya yeterlidir.

    Sadece ne dusundugunuzu merak ediyorum . buyrun yorumlayalım .

    hoscakalın

    İsa, Tanrı mı Değil mi? / Tanrı’yı gören olmamışsa İsa Kimdir?

    ☻Yuhanna:1/1,14: “Kelam, başlangıçta var idi ve Kelam Allah nezdinde idi; ve Kelam Allah idi. / Ve Kelam beden olup inayet ve hakikatle dolu olarak aramızda sakin oldu; biz de O’nun izzetini, Baba’nın biricik Oğlunun izzeti olarak gördük.”

    ☻Yuhanna:10/30: “Ben ve Baba, biriz.”

    ☻Markos:10/18: “İsa da ona dedi: ‘Niçin bana ‘iyi’ diyorsunuz? Birden başka kimse iyi değildir; o da Allah’tır.”

    Yuhanna’daki ifadelere göre; İsa, Tanrı’nın oğlu, Tanrıya(Baba’ya) denk ve ezelidir. Markos’a göre ise; İsa, kendisinin ‘iyi’ sıfatıyla nitelenmesini uygun bulmuyor ve ‘İyi sadece Allah’tır’ diyerek Tanrı ile aynı ve denk olmadığını söylüyor. Bu bir çelişki değil midir?..

    ☻Yuhanna:1/18: “Hiçbir zaman Allah’ı kimse görememiştir. Babanın(Allah’ın) kucağında olan biricik Oğul(İsa), kendisi onu bildirdi.”

    İsa, Baba Tanrı ile aynı(bir) ise ve O’nun gibi ezeli ise, İsa’yı da kimse görememeliydi. İsa, insanlar tarafından görüldüğüne göre; o zaman ‘Tanrı ile bir’ değil, aksine ‘Tanrı’dan farklı bir varlık’tır.

    ☻Markos:13/32’de: “Fakat o gün yahut o saat hakkında, ne gökteki melekler, ne de Oğul, Baba’dan başka kimse bir şey bilmez” denmektedir. Eğer İsa ile Baba bir olsaydı, İsa’nın da herşeyi bilmesi gerekmez miydi?..

    İsa’nın kimliği hususundaki ihtilaflar, tarihi İznik Konsilinde görüşülmüş, Konsil sonunda İncil’in öğretisine dayanarak İsa Mesih’ in Tanrı sıfatına sahip olduğu ortak bir bildiriyle yayınlanmıştır. İ.S.325’te İznik’teki konseyde hazırlanan ve bugünkü Mesih İnanlıları mezheplerinin hemen hemen hepsince kabul edilen ‘âmentü’(inanç bildirisi) şöyledir:

    “Her şeye gücü yeten, görülen ve görülmeyen, bütün şeylerin Yaratanı olan bir tek Baba Allah’a inanıyoruz; Bir tek Rab İsa Mesih’e inanıyoruz: Allah’ın Oğlu, Baba’dan doğan biricik Oğul, yani Baba’nın öz varlığından oluşan Allah’tan Allah, Nurdan Nur, gerçek Allah’tan gelen gerçek Allah, yaratılmış değil, Baba’nın özünden çıkmış, Baba’nın aynı öz varlığına sahip olan, Kendi aracılığıyla gökteki ve yerdeki her şey yapılmış, biz insanlar için ve kurtuluşumuz için gökten inmiş, insan bedeni almış ve insanlar arasında yaşamış, sıkıntı çekmiş ve üçüncü günde ölümden dirilmiş, göğe yükselmiş, dirilerle ölüleri yargılamaya gelecek olan O’dur; Ve Kutsal Ruh’a da inanıyoruz.”(İznik Konseyinde Ne Oldu? Çev.akup Yazman; Hırıstiyanlık yayınlarından;Kent-England).

    Horoz Kaç Kere Ötecek? Gündüz mü Gece mi?

    ☻Matta:26/34: “İsa ona dedi: ‘Doğrusu sana derim: Bugece horoz ötmeden önce, sen beni üç kere inkar edeceksin.”

    ☻Luka:22/34: “İsa dedi: ‘Petrus, sana diyorum: Beni tanıdığını üç kere sen inkar etmeden, bugün horoz ötmeyecek.”

    ☻Yuhanna:13/38: “İsa, ona cevap verdi: ‘Benim için canını mı vereceksin? Doğrusu ve doğrusu sana derim: Sen beni üç kere inkar etmedikçe horoz ötmeyecektir.”

    ☻Markos: 14/30: “İsa da ona dedi: ‘Doğrusu sana derim: Bugün hatta bugece, horoz iki kere ötmeden önce, sen beni üç kere inkar edeceksin.”

    Bu nasıl bir horoz ise; galiba vakitsiz(!) ötüyor! Gündüz mü, gece mi öttüğü de belli değil. Bir de kaç defa öttüğü belirsiz bu horozun...

    Matta, Luka ve Yuhanna İncillerine göre; üç inkardan sonra horoz bir defa ötecektir. Markos İncilinde ise, horozun iki defa öteceği belirtilmiştir. Markos:14/68-72 cümlelerinde, ilk inkardan sonra horozun bir kere öttüğü; iki inkar daha yaptıktan sonra bir kere daha öttüğü yazılıdır.

    Netice itibarıyla; diğer üç İncilden farklı olarak Markos İnciline göre;

    Horoz, üç kere inkar gerçekleşmeden acele edip vakitsiz ötüyor.

    Hem de, ötüş sayısı fazla oluyor(iki kez ötüyor).

    İsa’nın Haçını Kim Taşıdı?

    ☻Luka:23/26: “Onu götürdükleri zaman, kırdan gelmekte olan Kirineli Simun denilen birini tuttular ve İsa’nın ardından taşımak üzere haçı ona yüklediler.”(Ayrıca bkz.: Matta:27/32).

    ☻Yuhanna:19/17: “O vakit İsa’yı aldılar; O, İbranice ‘Golgota’ denilen ‘Kafakemiği’ adındaki yere kendi haçını taşıxxxxx çıktı.”

    Evet; İsa’nın haçını kim taşıdı? Kirineli Simun mu yoksa İsa mı? Hangisi doğru? İki farklı şey aynı anda doğru olamayacağına göre; bu bir çelişkidir ve bugünkü İncillerin tutarsızlığının, dolayısıyla ilahi kitap olamayacağının/ bozulmuşluğunun açık delilidir.

    Böylesine daha nice acaiplik ve çelişkilerle dolu bir kitabı(İncilleri), insanlığa ‘müjde’ diye takdim etmenin hakiki manada bir anlamı mevcut değildir. Ancak bugünkü Hırıstiyanlığın, insanlığı kutsal adına sömürecek başka bir malzemesi/yemi de yoktur.

    “Hıristiyan dünyasında İsa ile ilgili tartışmalara, kavgalara ve inanç farklılıklarına son vermek ve gerçeği kabullenmek şarttır. Böylece Hıristiyanlık bir iman mantığına bağlanmış olacaktır. Bu akli ve mantıki sonuca varabilmek için Hz.İsa hakkındaki bilgilerimizi Kur’an’da İsa’dan söz edilen 15 sûre ve 93 âyet çerçevesinde benimsememiz şarttır.” (‘L’ultime Verit Sur Christ’ adlı tebliğden/Fransa)
    O, bir’Mesih’ midir? Tanrının oğlu ve Tanrı mıdır? Haç’ta can veren gerçekten İsa mıydı? Bugünkü İnciller, aslına uygun mudur? Bu ve bunun gibi soruların cevabı asırlardır tartışılmış. Bütün hakikatların ışığını ‘korunmuş’ tek kitap olan Kur’an’dan alan İslam ümmetinin, berrak bir İsa inancı olmasına rağmen Hıristiyan dünyasının kafası hep bulanık ve karışık olmuştur. İnançları kendilerini tatmin etmeyince de hep arayış içinde olmuşlardır.

    BUGÜNKÜ HIRİSTİYANLIK

    · · İsa, Allah’ın oğludur ve kendisinin uluhiyet vasfı mevcuttur

    “İmdi siz gidip bütün milletlere öğretin. Onları baba, oğul ve ruhul’-kuds namına vaftiz edin “(Matta, 28/19).

    · · İnsanlığın asli günahtan kurtulması için kendini feda etmiş ve Yahudiler tarafından Haç’a çakılarak öldürülmüştür

    “Zira Allah, dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi. Ta ki, ona iman eden her adam helak olmasın; ancak ebedi hayatı bulsun”(Yuhanna, 3/16; Romalılar, 5/8).

    · · Mezara koyulduktan üç gün sonra dirilmiş, belli bir müddet yaşadıktan sonra ‘Baba Tanrı’nın sağ yanına yükselmiştir

    “Eğer kendi ağzınla İsa’nın Rab olduğunu kabul ettiğini söylersen ve kendi kalbinle Tanrı’nın O’nu dirilttiğine inanırsan kurtulmuş olacaksın”(Romalılar, 10/9). “Mesih, dirilmemişse imanınız boştur; siz hala günahlarınızın içindesiniz... Mesih, ölmüş olanların ilk örneği olarak ölümden dirilmiştir”(1.Korintliler, 15/17-20). “Göklerde Yüce Olan’ın sağında oturan bir başkahinimiz(İsa) var. O’nun aracılığıyla Tanrı’ya yaklaşanları tamamen kurtarmaya gücü yeter “(İbraniler, 8/1 ve 7/25).

    · · İsa Mesih’in, ‘Baba’sının yanına yükselmesinden sonra ‘Teslis’in üçüncü hükmü olan Ruhu’l-Kuds görevdedir

    “Benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı(Kutsal Ruh) size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim”(Yuhanna, 16/7).

    · · İsa, Mesih(kurtarıcı)’tir; tekrar nüzul edecek ve bin yıllık saltanatını sürecek, düşmanlardan öcünü alacak

    “İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kendisini bekleyenleri kurtarmak için kendilerine görünecektir” (İbraniler, 9/28; Esinleme, 1/7).

    Hıristiyanlığın inançlarının bu derece özünden koparak şekillenmesinde; hayatında İsa(a.s.)’yı hiç görmemiş olan ve önceleri azılı bir Hıristiyanlık düşmanı iken geçirdiği ruhi bir buhran sonunda İsa’nın kendine (rüya ve keşif şeklinde) göründüğünü ve kendisini havarileri arasına katarak görevlendirdiğini iddia eden yahudi asıllı Pavlus’un çok önemli fonksiyonu bilinmektedir.
    Bu mesaj en son " 09.04.07 " tarihinde saat 19:37 itibariyle alpi1907 tarafından düzenlenmiştir... Neden: ard arda mesaj...

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    18-03-2007
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0
    yorumlamıyalım bence

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    06-04-2007
    Mesajlar
    29
    Karizma Gücü
    0
    neden o inancı paylasanlar dahi ALLAH'ın ayetleri inancına sahip oldukları halde kelimeleri dahi yoruma acarak soyut somut diye nitelendirebiliyolar .

    biz yorumlamayacağız zaten yorumlayan biri illa ki cıkacaktır veya soyutlayan

  4. #4
    africa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2006
    Mesajlar
    338
    Karizma Gücü
    0
    okumadan önce bi gözgezdiriyim dedim ve şuna rastladım

    (İncillere göre; Tanrı İsa’nın)
    İncil'De İsa'a Tanrı'dır demez İsa Tanrı'nın oğlu Mesih'tir der...
    acaba bu yazıyı yazan adam hiç İncil okumuşmu?
    utorrent

  5. #5
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    İncil’de Allah’ın bir olduğu, Hz.İsa’nın, Allah’ın kulu ve Resulü olduğu yazılı idi. Hz.İsa’nın hak olan dini, az zaman sonra Yahudiler tarafından sinsice değiştirildi. Yahudi Bolüs [Pavlos], İsevi görünerek, hakiki İncili yok etti. Sayısız İncillerin yazılmasına sebep oldu. Büyük Kostantin, bütün İncilleri birleştirmek için, miladi 325’de, İznik’te 319 papazı toplayıp, yazdırdığı yeni İncile eski dini olan putperestlikten de birçok şey sokturmuş, yeni bir Hıristiyanlık dini kurmuştu.

    Hz.İsa’nın ve Barnabas’ın yazdığı İncil’de Allah’ın bir olduğu bildirilmişti. Eflatun’un 3 tanrı fikri de yeni İncile kondu. Papaz Aryüs = Arius, bu yeni İncillerin yanlış olduğunu, bildirince aforoz edildi. Yeni Hıristiyanlık Arius’ün mezhebinden farklı idi. 6 defa meclis kurulup, yeni İnciller ortaya çıktı. Papaz Luther Martin ve Calvin son değişiklikleri yaptı. Bu yeni İncile inanan Hıristiyanlara Protestan denildi. Böylece, Hıristiyanlık, iyice değişti.

    Yahudiler, Hz.İsa’yı katletmek isteyince, İncili yakıp, ortadan kaldırdılar. O zaman, İncil yayılmamış idi. Çünkü, Hz.İsa’nın peygamberlik zamanı 3 yıl olup, iman edenler de pek az idi, çoğu da, okur yazar değildi. 325’de birbirine uymayan 40-50 İncil vardı. Arius mahkeme edilirken, dördü hariç diğer İncillerin yasaklandığı kilise tarihlerinde yazılıdır. Matta İncilinin 15. fıkrasında, (Milletler yoluna gitmeyin ve Samiriyelilerin şehirlerine girmeyin) denildiği halde, 24. babın 14. fıkrasında, (İncil, bütün milletlere vaaz edilecektir) demektedir. Bunun gibi sayısız tenakuz vardır. Hıristiyan bilginleri, dört İncildeki tezatlar yüzünden şaşkınlık içinde kalıp, Ekharn, Kiser, Haysi, Ghabuth, Wither, Fursen gibi araştırmacılar, (İncillerde, ihtilaf çoktur) dediler.

    Joseph Barnabas’ın yazdığı İncil, miladi 325’e kadar İskenderiye kiliselerinde okunuyordu. Papa 5. Sixtus, 1585-1590’daki papalık zamanında, bunu İbranice’den İtalyanca’ya tercüme ettirdi. Prusya kralının müşaviri J.F.Gramer, bunu bulup prens Öjene [Eugen’e] hediye etti. Bu ölünce kitaplar Hofbibliyotheke kondu. Bu el yazma İncil, Viyana imparatorluk kütüphanesinde hâlâ mevcuttur.

    Bu İncilde Hz.İsa diyor ki:
    Ben günah affedemem, günahları ancak Allah affeder. (Bab 71)

    Ben, Allah’ın resulünün yolunu hazırlamak için geldim. Bu Resul, bir müddet sonra, İncil tahrif edilip inananların 30 kişi kadar kalacağı bir zamanda gelir. O zaman, Allah elçisini gönderir. Onun başının üzerinde beyaz bir bulut bulunur. O, putları kırar. Onun sayesinde, insanlar Allah’ı tanır. Ben de hakiki olarak tanınırım. (Bab 72)

    O resul güneyden gelir. (Bab 96)

    O resulün adı Ahmed’dir. (Bab 97)

    [Kur’an-ı kerimde de bir âyet-i kerime meali şöyledir: (Meryem oğlu İsa, “Ben Allah’ın resulüyüm. Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı, benden sonra gelecek Ahmed isimli Peygamberi müjdeleyici olarak geldim” demişti.) (Saf 6)]
    Barnabas İncili Allah’ın bir olduğunu bildirmekte ve teslisi yalanlamaktadır. Bugünkü İncillerde ve Ahd-i atikte de, bütün tahriflere rağmen, Hz. İsa’dan sonra bir Peygamber geleceği yazılıdır. 1886’da İstanbul’da Boyacıyan Agob matbaasında basılan Kitab-ı Mukaddesin Türkçe tercümesinin s.885’de, (O, gelince dünyayı günah, salah ve hüküm hususlarında ilzam edecektir) deniyor. Buradaki "O" nun Latince aslında, Paraclet yazılıdır. Bu kelime, Teselli edici demektir. Papazlar her şeye rağmen, (Benden sonra bir teselli edici gelecektir) ibaresini İncilden kaldıramadı. Pavlos’un yazdığı ve Hıristiyanların Kitab-ı mukaddesten kabul ettikleri mektuplardan "Korintoslulara 1.mektubun, 13/8 de, (Peygamberler sona erecek, diller de kaybolacak [Latince gibi], ilim iptal olacak [Ortaçağ ilmi gibi], ama O kâmil gelince, yarım kalan ve kusurlu olan bilgiler ortadan kalkacaktır) deniliyor. [Bu yazı Türkçe Kitab-ı Mukaddeste de vardır.]
    ELVAN YÖRÜĞÜ

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    06-04-2007
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0
    bırakın kim ne yorum yazıyorsa yazsın muhtemelen misyonerlerle bir olup ortak karar vererek yazacaklardır . genelde tek baslarına degerlendirmezler .

  7. #7
    -REST- adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    677
    Karizma Gücü
    0
    Konu çok uzun okumaya üşendim ama incilin son sayfasının okumuştum ve şirk vardı. O da asla affedilmez. ALLAH katında din İslamdır.
    Babamlar daha iyisini yapana kadar en iyisi benim..!

  8. #8
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    nedense İncil ve Tevratın tahrif edilmediğini savunan Galibiler bu konuya girip mesaj yazmamışlar.
    Belki bu yazımdan sonra girerler.Yazacakları aynı şeyler.''Allah'ın kelimeleri değiştirilemez.Allah onları korumaktan aciz değildir.'' diyeceklerde Allah'ın Tevrat ve İncili koruyacağını vaad ettiğini ispat edemezler , gerçek İncil ve Tevratı gösteremezler.Dünyada olmayan , Allah'ın indinde olan kitaplardan da Yahudiler ve Hristiyanlar nasıl faydalanıyorlar onuda izah edemezler.

    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  9. #9
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı africa tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    okumadan önce bi gözgezdiriyim dedim ve şuna rastladım



    İncil'De İsa'a Tanrı'dır demez İsa Tanrı'nın oğlu Mesih'tir der...
    acaba bu yazıyı yazan adam hiç İncil okumuşmu?
    İNCİL'DEN HZ. İSA'NIN TANRI OLDUĞUNU ANLATAN SÖYLEMLER.

    Yuhanna 20:30-31 “İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi. Ne var ki yazılanlar, İsa'nın, Tanrı'nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O'nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır.”
    Titus 2:13 “Bu arada, mübarek umudumuzun gerçekleşmesini, ulu Tanrı ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz.”

    Yahudiler şöyle cevap verdiler: "Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun" (Yuhanna 10:30-33

    "İsa Mesih'in kulu ve elçisi ben Simun Petrus'tan, Tanrımız ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in doğruluğu sayesinde, bizimkiyle eşdeğer bir imana kavuşmuş olanlara selam" (2 Petrus 1:1).

    "Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz bu İsa'yı, hem Rab, hem Mesih yapmıştır(Elçilerin İşleri 2:36 )

    Söz'ün "Tanrıyla" olduğunu, "Tanrı" olduğunu" ve "beden aldığını" belirtir.(Yuhanna 1:1 ve 14. )

    İsa dünyanın yaratılmasında aktifti (İbraniler 1:1, 2, 8-13; Koloseliler 1:16-18).

    "İsa'nın adı anıldığında, göktekiler, yerdekiler ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin" (Filipililer 2:10-11)

    Eğer İsa'nın beden almış Tanrı olduğunu reddedersek, bizim Anti-Christ yani Mesih Karşıtı ruh olduğumuzu söyler. (Yuhanna 4:2-3)

    İncil'de araştırılırsa bu gibi söylemler bulunabilir.


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  10. #10
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    HAMZA'ya aynen katılıyorum.
    Hristiyanlar bazen İsa tanrının oğludur derken bazen de Tanrının cisimleşmiş bedenidir derler.
    Ayrıca bu itibarla onlarda islam'daki gibi bir peygamber anlayışı olmamıştır. Onlar İsa'yı Tanrı sayınca, havarileri peygamber statüsüne koymuşlar ve onların sözlerini de Resullerin işleri/mektupları ismiyle derlemişlerdir.

    Tanrı(İsa)-Peygamber(Havari)-Sahabe(öğrenciler) hiyerarşisinde bir basamak yukarı gibi gözüken bu yapıya karşın kitaplarının bize ulaşması bakımından mevsukiyeti/sağlamlığı bizim zayıf hadislere bile denk gelmemektedir. (incillerden bazıları belki çok zayıf veya munkatı olabilir.)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •