• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    ^^K@£PS!Z^^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    4,060
    Karizma Gücü
    0

    Depresyon Nedir?Tedavi Yöntemleri..!(T.Y.S çalışması)



    Depresyon Nedir?
    En az iki haftalık süre içerisinde aşağıdaki belirtilerden en az beşi sizde varsa DEPRESYON sorgulanmalıdır.

    *Çökkün bir ruh hali, ilgi kaybı yada yaptıklarından zevk alamama
    *Günlük iş ve gücünü yapamama,günlük işlere karşı isteksizlik,


    Perhiz yapmadığı halde aşırı kilo kaybetme yada kilo alma ( Bir ayda vücud ağırlığının %5 inden fazlasını alma yada verme.) İştah kaybı yada aşırı iştah.

    Hemen hergün aşırı uyma yada uykusuzluk,

    Sıkıntı huzursuzluk yerinde duramama,

    Kendini yorgun bitkin halsiz hissetme (enerjisi çekilmiş gibi hissetme)

    Kendini değersiz aşağılık yada suçlu gibi hissetme,

    Dikkatini bir noktaya toplayamama,

    Cinsel istekte aşırı azalma yada istek kaybı,

    Halk arasında sıkıntı ile giden bütün hastalıklar depresyon olarak adlandırılmaktadrı. Ancak depresyon bunların hepsinin ötesinde özel bir durumdur. Yukarıda saydığımız belirtilerin hepsinin herkeste görülmesi beklenmez. Önemli olan bu belirtilerin kişinin sosyal mesleki ve insani ilişkişerinin ne kadar etkilendiğidir. İş güç yapamayan insani iliişkilerini sürdürmekte zorlanmaya başlayan bir kişi hastalık sınırlarını zorlamaya başlamış birisi demektir. Çünki depresyonun da kendi içerisinde basamakları vardır. En ağırından Major depresyonla depressif yakınmaları olan bir kişi arasında dağlar kadar fark vardır. Ancak her ikiside sonuçta biribirine dönüşebilir.

    Sayılan belirtiler içerisinde birbirine zıt görünen belirtiler olmakla birlikte depresyonun farklı alt tiplerinin ayrımı ancak uzman bir gözle ve belirtilerin tümü birlikte değerlendirildiğinde olacak bir iştir.

    Etrafınızdaki herhangi birinde bu belirtiler varsa ve günlük hayatını etkiliyorsa bu kişi depresyonda olabilir dikkatli olun. Bu belirtiler herkeste zaman zaman olabilir. Dikkat etmek gereken en önemli iki noktayı tekrar hatırlatalım.

    1-Belirtilerin süresi
    2-Günlük yaşamı ne kadar etkiledikleri.

    Tedavide iki ana prensip vardır.
    1-İlaç tedavisi
    2-Psikoterapi metodları.Bu iki yöntem birlikte uygulandıklarında eni iyi cevaplar alınır
    .

    Bütün hastalık belirtileri geçtikten sonra yapılması gereken şey en az 6 ay daha ilaç kullanımı ve belirli aralarla psikiyatristinizle görüşmektir. Unutmayın bir kez depresyon geçirmek ikincisinin daha kolay gelmesine işarettir.


    Mustafa Güveli

  2. #2
    ^^K@£PS!Z^^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    4,060
    Karizma Gücü
    0
    Depresyonda Işık Tedavisi
    Depresyon çağımızın ruh hastalıklarının vebası gibi değerlendirilmektedir. Yaygınlığı ve tedavisinin başka psikiyatrik rahatsızlıklara oranla yüz güldürücü olması dikkatlerin hep üzerinde toplamasına neden olmuştur. Ve bu arada hekimler tedavi için hep yeni arayışlar içerisinde bulunmuşlardır.

    Tedavi için yapılan araştırmalar öncelikle depresyonun nedenine yönelik araştırmaların artmasına neden olmuştur. Yapılan beyin araştırmaları rahatsızlığın kaynağına yönelik bir çok farklı durumu tespit etmiş olmakla birlikte beyinde bulunan bir merkezin (corpus pineale) güneş ışığıyla uyarılması neticesinde beynin daha aktif ve canlı uyarı olduğu keşfedilmiş. Bu buluş özellikle kuzey ülkelerinde kış aylarında havanın kapalı olduğu zamanların çok fazla olması nedeniyle gün ışığından oldukça az faydalandığı tespit edilmiştir.

    Bu durum güneş ışığının suni olarak verilmesi ile tedavide fayda sağlanabileceği tezinin öne sürülmesine neden olmuş ve denemişlerdir. Bir süre sonra hakikaten faydalı neticeler alınmış insanlar daha az depresif bulunmuştur. Ancak yinede bu tedavi yeterince faydalı bulunmamıştır. Başka tedavi yöntemleri araştırılmaya devam edilmiştir.

    Bir süre önce gazetelerde gördükleri bir haber neticesinde depresyonlarını bu ampullerden çıkan ışıkla tedavi ettirmek istediğini söyleyen bir grup hastam oldu. Şunu hatırlatmakta fayda var. Bu ışık ne kadar iyi taklit edilirse edilsin güneş ışığının kalitesini asla yakalayamaz. Ve kaldı ki Türkiye en az güneş alan bölgesi olan Doğu Karadeniz bölgesi dikkate alındığında bile böyle bir tedaviye ihtiyaç göstermemektedir. Çünki Türk insanı güneşten faydalanmak adına coğrafi olarak çok şanslı bir noktada yaşamaktadır.

    Bu anlamda ışık tedavisini dışlarken hatırlatma fayda var şu an depresyon için en etkili tedavi metodu ilaç ve psikoterapinin birlikte uygulanmasıdır.


    Mustafa Güveli

  3. #3
    Fatih adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    20,403
    Karizma Gücü
    10
    günLüK iş yorgunLuğu depresyona neden oLuyorsa her gün depresyondayız demektir..
    ...
    ".. keşke düpedüz. düpedüz keşke.
    çünkü , insan saydığı kadar keşke. .."

    ...

  4. #4
    ^^K@£PS!Z^^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    4,060
    Karizma Gücü
    0
    Depresyonun Diğer ucu MANİ
    Depresyon en çok bilinen duygudurum bozukluğudur. Ancak yaşanılan çökkünlüğün zıttı bir şekilde duygulanımın taşkın bir hal aldığı bir psikiyatrik rahatsızlık vardır ki ona da mani diyoruz. Mani halk arasında pek bilinmeyen bir hastalıktır. Yaşam boyu görülme sıklığı % 1'dir. Yani 100 kişide bir kişide görülür. Oysa bu oran depresyon için %3-5 tir.

    Çok iyi bilinmediği içinde bu sorun bazen kişinin kendisine ve bazen de çevresine zarar vermesine yol açabilir. Bu nedenle iyi tanınmalı ve tedavisi ihmal edilmemelidir. Genel özelliği hastanın günlük işlevselliğinde belirgin bozulmaya sebep olan ve hastanın muhakeme yetisini bozan inatçı biçimde yükselmiş, kabarmış veya aşırı uyarılmışlık hali ile giden bir duygudurum bozukluğudur. Bu aşırı uyarılmış ve taşkın halin en az bir hafta sürmesi bu hastalığın tanısını koymak için gereklidir. Ancak bazen mizaç o kadar yükselmiş olur ki 1-2 günlük bir süre bile hastalığın tanısını koymak için yeterli olabilir.

    Bu duygudurum bozukluğu sırasında aşağıdakilerden en az 3 ünün varlığı gereklidir.

    Kendine güvende abartılı ve aşırı bir artma olması. En güçlü benim benim her şeye gücüm yeter. (Bazen peygamber yada tanrı olduğunu bile iddia edenler olabilir.)



    Uyku gereksiniminde azalma ( Mesela sadece 2-3 saatlik bir uyku ile günlerce idare etme ve dinlenmiş hissetme halinin varlığı)



    Her zamankinden daha konuşkan olma yada etrafındakileri konuşmaya tutma hali.

    Fikirle öylesine hızlı değişir ki zihnindeki u uçuşmayı konuşma hızı yakalayamaz ve daldan dala atlama olur.

    Dikkatte aşırı bir dağınıklık olur ve basit ayrıntılar bile dikkatini dağıtabilir.

    Motor faaliyetlerde aşırı bir artma vardır. Yaptığı işin amacına yönelik davranışlar ve hareketler artar.

    Kötü sonuç verme ihtimali, yüksek zevk veren etkinliklere aşırı katılma (sonucunu hesap etmeden ani kararlar verip uygulamaya koyma gibi) .Aşırı para harcama ve aptalca yatırımlar yapma (imkanlarına kıyasla ileride maddi sıkıntı oluşturacak boyutlarda harcama yapma),düzensizce cinsel ilişkilerde bulunma .

    Bu rahatsızlık uzun süre psikiyatrik tedavi gerektiren ve tekrarlama ihtimali olan bir rahatsızlıktır. Ve zaman zaman depresyonla seyreden dönmeler de görülebilir. İlaç tedavisine iyi cevap veren bir rahatsızlıktır.




    Mustafa Güveli

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    11-02-2007
    Mesajlar
    634
    Karizma Gücü
    0
    Depresyonu Anlamak

    Çoğu araştırmada % 8-20 oranında major depresyon düzeyinde depresif şikayete rastlanmıştır. Kalıtımsal eğilimin olduğu major depresyon vakalarının 30 lu yaşlarda en yüksek düzeyde olduğu gözlenmiştir.

    Major depresyon ayrılmış ve boşanmış kişilerde en çok;bekar ya da evlilerde ise önceki gruba oranla daha az gözlenmiştir. Eşini yeni kaybetmiş kişilerde ise gene yüksek oranda major depresyona rastlanmıştır. Gene bir çalışmanın sonuçlarına göre bekar kadınlarda evlilere göre daha az oranda depresyona rastlanmış ; erkeklerde ise evlilik, depresyon riskini bekarlığa göre azaltmıştır. Bu kişilerin ailelerinde intihar ve alkolizme yüksek oranda rastlanmıştır.

    Yapılan bir çalışmada son beş yıl içinde en az altı ay süre ile işsiz kalan kişilerde 3 kat daha fazla major depresyona rastlanmıştır.

    Major depresyonun erkekler için hayat boyu görülme olasılığı % 2-12 ; kadınlar için % 5-26 arasında bulunmuştur. Araştırmalara göre her yıl major depresyon hastalarına yüz bin kişide 247-598 kadın; 82-201 erkek yeni vakanın eklendiği saptanmıştır.

    Depresyonun oluşumunda etkili olan kişisel özellikler:

    -Öfke ve nefretin, çevresindeki kişilerin kaybına yol açacağı düşüncesiyle onlara yönlendirilemeyip, kendisine yönlendirilmesi (bu yapıdaki bir kişilik hayatın ilk 1-2 yıllık döneminde düzenli ve yeterli bir anne-çocuk ilişkisi yaşamamıştır.Kişinin yaşadığı depresyon gerçek ya da farz edilen bir kayıp ile bağlantılıdır).
    - Kişinin kendisi,çevresi ve gelecekten beklentileri,idealleri ile kendi gerçek durumu o kadar farklı, gerçekdışı ve orantısızdır ki , bu yüksek standartlara ulaşamamak kişide güçsüzlük ve yalnızlık düşünceleri ile depresyona yol açabilir.

    -Kişinin süper egosu ( üst benlik) o kadar kuvvetli ve baskındır ki sürekli kişiyi kısıtlayıp, suçlar, zevk verici ,rahatlatıcı etkinliklerden ala koyup, adeta işkence eder.

    -Kişinin çevresindekiler ondan o kadar çok şey beklemektedir ki ,kişinin bu beklentileri karşılaması olanaksızdır. Bu da zayıflık ve çaresizlik düşüncelerinin gelişip, depresyona gidişe yol açabilir.

    -Kişinin küçüklüğünden itibaren sevip, saygı ve gurur duyacağı, ondan da destek ve sıcaklık göreceği, benzemek istediği, imrendiği, idealize ettiği düzeyde bir kişi (baba, anne, öğretmen ,akraba vs) yoktur. Bu da kişiliğin gelişimini olumsuz yönde etkiler ve kendine güven kaybı ve depresyona yol açabilir.

    -Çocuklukta anne-baba ayrılığı ya da kaybı, stresli koşullar karşısında yeterli desteği bulamayıp, yanlış ya da yetersiz başa çıkma mekanizmaları geliştirmesine, bu da ileri dönemde depresyona zemin hazırlayabilir.

    - Sahip olunan kişilik yapıları da depresyon gelişiminde etkilidir. Obsesif-kompulsif ,bağımlı, histrionik ve sınırda (borderline) kişilik bozukluğu gösterenlerde depresyona eğilim daha yüksektir.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    11-02-2007
    Mesajlar
    634
    Karizma Gücü
    0

    kısacası

    Major depresyon hastalarının %15 kadarı intiharla yaşamlarına son vermektedirler. Bu da depresyonun mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu gösterir.Çoğunlukla kadınlarda görülen depresyon erkeklerde geç farkedilebilir. Çünkü erkek hastalar tedaviden kaçınırlar. Ya da aşırı derecede işe yüklenirler. Genellikle alkol ve uyuşturucu gibi zararlı bağımlıklara yöneldiklerinden Depresyonda olduğunun farkına varmak zordur.
    Herşeyden önemlisi sizin iyileşebileceğinize inanmanız ve aile bireylerinden biri bu durumdaysa onu iyileşeceğine inandırmanızdır.

    Depresyonda olmanız çıldırmış olduğunuz anlamına gelmez bunu kalp rahatsızlığı, midedeki ülser gibi bir hastalık olarak görmelisiniz. Tedavi edilmediğinde enaz 7-8 ay sürer ve tekrarlama şansı çok yüksektir.

    Antidepresif ve dinamik psikoterapik tedavi sürecini doktorunuzun öngördüğü şekilde tamamlamanız şarttır.
    Antidepresif tedaviden sonuç almak için ortalama 6 ay ilaç kullanımını sürdürmek gerekmektedir. İlk 4-8 hafta en riskli dönemdir. Bu süre içinde kendinizi daha iyi hissettiğiniz düşüncesine kapılıp ilaç kullanımını sonlandırmamanız gerekir.
    Mutlaka doktorunuzun belirttiği süre zaafında tedavinizi sürdürmelisiniz.
    Psikoterapik tedavide haftada bir seans yani 50 dakika kadar toplam 10 seans uygun bulunur.

  7. #7
    ^^K@£PS!Z^^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    4,060
    Karizma Gücü
    0
    öyleyiz PCcim


    axi tşkler katılımın için..

  8. #8
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Major depresyonun erkekler için hayat boyu görülme olasılığı % 2-12 ; kadınlar için % 5-26 arasında bulunmuştur. Araştırmalara göre her yıl major depresyon hastalarına yüz bin kişide 247-598 kadın; 82-201 erkek yeni vakanın eklendiği saptanmıştır.

    hangi cinsin daha hassas olduğu bilimsel olarak da ortada.

    Bilgiler için çok teşekkürler kalpsiz.

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  9. #9
    ^^K@£PS!Z^^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    4,060
    Karizma Gücü
    0
    önemli değil..

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Depresyon nedir??..Depresyon hakkında bilmek istedikleriniz....
    2005 Konuları bölümünde Ali tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 16.04.06, 15:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •