• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #000080'>MaZLuM</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2005
    Mesajlar
    3,953
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Dinimizde Burçların Yeri Var Mıdır?

    Gercekten, Her Burçun Kisilik Özellikleri Varmidir?.Bu Konuyla Ilgili Bir Cok Kitaplar Yaziliyor Ama Her Zaman Celiskiler Oluyor Bazi Kitaplarda, Yardimci Olabilirseniz Sevinirim.

    Yanlış Yerde Doğan İnsanların Hikayesi...


  2. #2

    Kayıt Tarihi
    07-03-2007
    Mesajlar
    606
    Karizma Gücü
    0
    ben var biliyorum yani kuran'da yildizlarin yeri var "burç" diye bir kelime geçmez

    GALATASARAY


    Seçim öncesi baykal: ...........

    Seçim günü baykal :ku:............

    Seçim sonrasi baykal : ...............









  3. #3
    signorezeki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2007
    Mesajlar
    1,304
    Karizma Gücü
    6
    Dinimizde Burçlarla iligili ayetler var bu konu ile ilgili şu bilgileri paylaşa biliriz.

    Tavan, gök; yukarı, &#252;st; her bir şeyin &#252;st tarafı; yör&#252;nge; yukarı taraf; evin revakı ve saçağı; geniş fezada (boşlukta) arzı kuşatan şeyler.

    Arabça olan "Sem&#226;" kelimesi m&#252;ennes ve m&#252;zekker olarak kullanılır. M&#252;fred ve çoğul olarak da geçer. &#199;oğulu "Semav&#226;t"tır. Sema; l&#252;gatta bulut ve yağmura da denilir. Bu anlamda olan Sem&#226;'nın çoğulu (Esmiye ve s&#252;miyy&#252;n) olur.

    Cenab-ı Allah yedi sem&#226; (7 kat gök) yaratmıştır. Bunlardan d&#252;nya seması (bize en yakın gök) yıldızlarla donatılmıştır: "Gerçekten en yakın göğ&#252; bir ziynetle ve yıldızlarla donatıp s&#252;sledik" (es-Saffat, 37/6). "O Centauri" ismi verilen d&#252;nyaya en yakın yıldızın ışığı bize 4,3 ışık yılında gelir. Işığın saniyedeki hızı &#252;çy&#252;z bin km.dir. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre d&#252;nyaya en uzak yıldızın ışışı da 15 milyar ışık yılında gelir. Yapılan araştırmalardan alınan neticelere göre, yıldızların bulunduğu d&#252;nya semasının çapı muhtemelen 15 milyar ışık yılıdır. Bug&#252;n evrenin yaşı yaklaşık 10 milyar yıl olarak hesaplanmaktadır (Prof. Dr. Cengiz Yalçın, Doç. Dr. Nuray B&#252;jet, Modern Fizik ve Atom Fiziği, İstanbul 1981, s. 130).

    G&#252;neş sisteminde, yıldız olmayan dokuz gezeğen (seyy&#226;re) vardır. Başka yıldızlar birer k&#252;ç&#252;k ve daha b&#252;y&#252;k g&#252;neştirler. Son yıllarda modern astronomi araştırmalarıyla bazı yıldızların gezeğenlerinin olabileceğine dair bir takım ipuçları tesbit edilmiştir.

    G&#252;neş ve sistemine dahil gezeğenlerin yaşının 3 milyar yıl olduğu tahmin edilmektedir. Eddington'a göre evrenin muhtemel çapı 6 milyar ışık yılıdır (Prof. Dr. F. L. Breuseh. Genel Anorganik Kimya, &#199;ev. Prof. Dr. E. Ulusoy, İstanbul 1976, s. 58-59). Fakat Arş ve K&#252;rs&#238; hariç yedi göğ&#252;n çapı muhtemelen 70-100 milyar ışık yılına varabilir.

    Kur'an-ı Kerim'in izahı ilmi araştırmalardan çıkan sonuca uygundur:

    "O (Allah) bunun &#252;zerine iki g&#252;nde (dönemde, devirde) yedi gök var etti. Yakın göğ&#252; de ışıklarla (yıldızlarla) donattık ve bozulmaktan koruduk. Birbirleriyle ahenktar yedi göğ&#252; yaratan O dur" (el-M&#252;lk, 67/3) göğ&#252;n &#252;st&#252;nde bunları çepeçevre kuşatan "K&#252;rs&#238;" ve K&#252;rsi'yi de "Arş" kuşatmıştır:" Allahın K&#252;rs&#238;'si gökleri ve yeri kuşatmıştır" (el-Bakara, 2/255). B&#252;t&#252;n bunların hepsi içindekilerle birlikte Y&#252;ce Allah'ın h&#252;km&#252;, idaresi ve tasarrufu altındadır.

    Hz. Peygamber (s.a.s)'den gelen bilgilerde belirtildiğine göre, yedi semanın K&#252;rs&#238; içindeki b&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252; bir kalkanın içine atılmış yedi dirhem gibidir. K&#252;rs&#238; de Arş'ın içinde bir çöl&#252;n ortasına atılmış bir demir halka gibidir. Ebu Zer'in rivayet ettiği bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.s) bunların b&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252;n&#252; şöyle bir benzetme ile açıklamıştır:" Nefsim yed-i kudretinde bulunan Allaha andolsun ki, yedi sema ve yedi arzın K&#252;rsi'nin yanındaki b&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252;, ancak d&#252;nyanın bir çöl&#252;n&#252;n ortasına atılmış bir halka gibidir. Arş'ın K&#252;rsi ye nisbetle b&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252; de bu halkaya nisbetle çöl&#252;n b&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252; gibidir" (İbn Kesir, Tefs&#238;rul-Kur&#226;nil-Azim, Beyrut 1385/1966, I, 550).

    Y&#252;ce Allah Kitab-ı Kerim'inde gökte burçlar yarattığını söyler (el-Hicr 15/16; el Furkan 25/61), "Ve's-sema-i zatil buruç" burçları olan göğe andolsun ki... diye buyurur. Cenab-ı Allah gökte burçlar yarattığını söylerken "es-Semavat" şeklinde değil de "es-Sem&#226;" şeklinde zikreder. Sem&#226;'nın l&#226;m-ı tarifi ahid içindir. Bildiğiniz en yakın sem&#226;da (d&#252;nya semasında) demektir. Burç; y&#252;ksek köşk, bina ve kale anlamlarına gelir. Semadaki burçlar ise; gökte duruml&#226;rı birbirlerine göre aynı kalan yıldız toplulukları demektir. M&#252;fessirler ayetlerde geçen semadaki burçları tefsir ederlerken, bunları, b&#252;y&#252;k yıldızlar, ya da sem&#226;nın kapıları diye terceme etmişlerdir. Gökte yıldızların araştırılıp &#252;zerlerinde d&#252;ş&#252;n&#252;lmesi için burç taksimlerini İdris (a.s)'ın yaptığı söylenir. Yerin haritasında şehir ve kasabalar ve bunlardaki y&#252;ksek binalar nasıl bir alamet ve işaret ise, gökteki yıldızlar içerisinde b&#252;y&#252;k yıldızlar ve yıldız takımları da böyle birer işarettir. G&#252;neş'in bir yıl içinde gör&#252;n&#252;rde içinden geçtiği farz edilen gök kuşağı ve bunun yanlarında bulunan takım yıldızları (Zodyak takım yıldızları)na "Burçlar Kuşağı" da denir. Burçlar kuşağı 30 derece uzunluğunda 12 bölgeye ayrılmıştır. Bu 12 burcun teşkil ettiği alana Burçlar Bölgesi denilir. G&#252;neşin ilkbahardan itibaren bir yol boyunca sırasıyla takib ettiği takım yıldızlarına eskiden beri hamel (koç), sevr (boğa), cevza (ikizler), seretan (yengeç), esed (arslan), s&#252;nb&#252;le (başak), mizan (terazi), akreb, kavs (yay), cedi (oğlak), delv (kova), h&#252;t (balık) isimleri verilmiştir.

    Orta çağdaki filozofların gökler ve yıldızlar hakkındaki bilgileri Kur'an'a ve bug&#252;nk&#252; bilimin verilene ters d&#252;şer. Onlar, gökleri ve yıldızları Kevn-&#252; fesaddan &#226;r&#238;, ezel&#238; ve edeb&#238; olarak d&#252;ş&#252;nm&#252;şlerdir. Tabiidir ki onlar bu d&#252;ş&#252;ncelerinde eski Grek felsefesinin etkisi altında kalmışlardı.

    Orta çağdaki &#226;limlere göre; her gezeğenin bir gök katı (felek) vardır. (Gök katlarına felek de denilirdi). Her gök katının bir aklı ve nefsi vardır. Bunlara göre göklerin katları şunlardır: Felek&#252;l-Kamer (Ay Feleği), Felek&#252;l-Utarid (Merk&#252;r Feleği), Z&#252;hre Feleği, Şems Feleği, Mirrih (Mars) Feleği, M&#252;şteri (J&#252;piter Feleği), Zuhal (Sat&#252;rn Feleği), Felek&#252;'s-Sevabit (s&#226;bit yıldızlar feleği) ve kendisinde yıldızlar bulunmayan Felek&#252;l-A'z&#226;m (Felek&#252;l-efl&#226;k veya Sem&#226;'us-Sem&#226;v&#226;t). O zamanlar da Hıristiyan ve bazı İsl&#226;m alimlerince, d&#252;nyanın göklerin merkezinde hareketsiz olduğu, gezeğen, yıldızlar ve g&#252;neşin de yerin etrafında dönd&#252;ğ&#252; kabul ediliyordu. Bu Batlamyus nazariyesidir.

    İsl&#226;m d&#252;nyasında bazı m&#252;fessirler yedi gökle ilgili ayetleri tefsir ederken eski hey'et (astronomi) alimlerinin gör&#252;şlerine uyuyorlardı. Mesel&#226; G&#252;neş'in 4. semada olduğu söyleniyordu (Mecmuat&#252;n Mine't-Tefasir içinde Med&#226;rik, VI, 366; Beydav&#238;, I, 96).

    Modern astronomi ve astrofizik, k&#226;inatta kusursuz bir nizamın, yıldızlar, galaksi ve gezeğenler arasında ince hesaplı, b&#252;y&#252;k bir bilgiyle işlenmiş fevkalade tanzim, tedbir ve dengelerin bulunduğunu göstermektedir. Semanın içindekiler, en k&#252;ç&#252;k gezegenler ile yıldızlardan en b&#252;y&#252;k galaksilere kadar bir denge durumu biçiminde birbirlerinin çevrelerinde dönerek yol almakta ve birbirlerinden açılıp genişleyerek boşlukta yolculuklarını s&#252;rd&#252;rmektedirler. Kur'an-ı Kerim'de bu gerçek "Göğ&#252; kuvvet (enerji) ile kurduk ve muhakkak biz onu genişletenleriz" (ez-Zariy&#226;t, 51/47) denilerek dile getirilmektedir. Yine Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın gökleri yedi kat olarak yarattığını, bunların m&#252;kemmel bir d&#252;zen içerisinde yaratıldığını; yaratılışlarında d&#252;zensizlik, çatlak ve kusur olmadığını (el-M&#252;lk, 67/3-4); göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha b&#252;y&#252;k ve hesaplı olduğu, insanların çoğunun bu b&#252;y&#252;k yaratılışın farkına varamayacakları (el-M&#252;min&#251;n, 23/57) bildirilir. Demek ki yıldızlar ve galaksiler... Y&#252;ce Allah'ın azametini ve kudretinin b&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252;n&#252; il&#226;n etmeleri için yaratılmışlardır. Yine "O, yıldızları, kara ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için yaratandır" (el-En'&#226;m, 6/97).

    G&#252;neşin ve yıldızların uzaya yaydıkları enerjilerinin kaynağı "F&#252;zyon" olaylarıdır. Hidrojen gibi hafif çekirdeklerin birleşerek ve bu esnada k&#252;tlelerinden kaybederek b&#252;y&#252;k bir enerji vermesi olayına "F&#252;zyon" olayı denilir. Mesela 4 hidrojen atomunun birleşmesiyle bir helyum oluşur ve toplam k&#252;tlenin binde yedisi enerjiye dön&#252;şerek yok olur. G&#252;neşin atmosferinde son derece bol miktarda (G&#252;neşin yansından fazla) hidrojenin bulunduğu tesbit edilmiştir. Yine bol miktarda helyumun da varlığı anlaşılmıştır. Kainatta çoğunlukla bulunan element de hidrojendir. &#214;teki elementler hidrojenin birleşip kaynaşmış katlarıdır. Hidrojenden helyumun oluşması için G&#252;neşin ve yıldızların içlerindeki milyonlarca derecelik ısı yeter, (soğuk f&#252;zyon m&#252;mk&#252;n değildir). G&#252;neşin g&#252;nde yaydığı enerji karşılığındaki k&#252;tle kaybı 1016 kg.dır. Yani saniyede 4 milyon tondan fazladır.

    Buna göre g&#252;neş 1-2 milyar yıl sonra sön&#252;p bitecektir. G&#252;neşte hidrojenlerin birleşmesi sonucu ortaya çıkan helyum çekirdeklerinin de daha ağır çekirdeklere dön&#252;şt&#252;ğ&#252; d&#252;ş&#252;n&#252;l&#252;r. Demir çekirdeği son &#252;r&#252;nd&#252;r.

    D&#252;nyamıza d&#252;şm&#252;ş olan meteorların ve yıldızlardan gelen ışınların analizleri neticesinde bilinir ki, G&#252;neş ve sistemine dahil olan gezeğenlerde, hatt&#226; yıldızlarda d&#252;nyada bilinmeyen başka bir element mevcud değildir. B&#252;t&#252;n elementler de proton ve nötronların katlarıdır. Son asırlarda &#226;limler evrenin k&#252;tlesinde (bize göre D&#252;nya semasında) 1079 proton ve nötron k&#252;tlesinin bulunduğunu tahmin etmektedirler. Semadaki yıldız, galaksi ve gezeğenleri ne kadar proton ve nötrondan (n&#252;kleondan) yarattığını Allah Teala bilir. &#199;&#252;nk&#252; O "Herşeyi adediyle saymıştır" (el-Cinn, 72/28).

    Yıldızlarda bileşikler, y&#252;ksek sıcaklıklara dayanıklı olmadığından bunlar elementlerine ayrılmış olarak bulunurlar. Elementler, son elektron yör&#252;ngelerindeki elektron sayılarından daha fazlasını kaybetmişlerdir. Yıldızlarda aşırı iyonlaşma neticesinde çok fazla yer tutan elektron zarflarının ortadan kalkmasıyla iyonlar birbirlerine daha çok yaklaşırlar. Bu suretle hacim birimlerindeki atom sayısı binlerce daha fazlalaşacağından, yoğunluk da çok artar. Sirus yıldızının bir peykinin yoğunluğu, d&#252;nyamızdaki en ağır element olan platinin yoğunluğunun 3000 katıdır.

    Yıldızlar ışımaları için l&#252;zumlu olan enerjiyi çekirdek birleşmeleri (f&#252;zyonu) sonucunda k&#252;tlelerinden kaybederek temin ettikleri için, gitgide soğuyacak ve k&#252;ç&#252;leceklerdir. Nihayet k&#252;ç&#252;lme neticesinde birbirlerinin çekimlerinden kurtularak saçılıp dağılacaklardır. &#199;&#252;nk&#252; uzayda iki cisim birbirlerini birleştiren doğru boyunca, k&#252;tleleriyle doğru ve aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı bir kuvvetle çekerler. G&#252;neş sistemine bağlı gezeğenler ve başka yıldızlar birbirlerini çekmek suretiyle dengede kalıyorlar. Yıldızların sön&#252;p dağılacağı zamanda yani "O g&#252;n arz başka bir yere, gökler de başka göklere tebdil olunacaktır" (İbrahim, 14/48). G&#252;neş ve yıldızların sön&#252;p dağılacakları Kur'an-ı Kerim'in başka ayetlerinde de bildirilir: "Gök yarıldığı zaman, yıldızlar dağıldığı zaman..." (el-İnfitar, 82/1-2); "G&#252;neş d&#252;r&#252;ld&#252;ğ&#252; zaman ve yıldızlar sönd&#252;ğ&#252; vakit..." (et-Tekvir, 81/1-2); "Yıldızların ışığı giderildiği zaman, gök yarıldığı zaman..." (el-M&#252;rsel&#226;t, 77/8-9; ayrıca bkz. el-Enbiy&#226;, 21/104; ez-Z&#252;mer, 39/67).

    Eğer içindekilerle beraber sem&#226;lar ezeli olmuş olsaydı, şimdiye kadar gelip geçmiş sonsuz zaman içerisinde yıldızlar ve g&#252;neş çoktan sön&#252;p dağılmış olacaklardı. Hal&#226; bug&#252;n bunlar mevcud olduklarına göre sonradan yaratılmış olup bir başlangıçları vardır ve g&#252;n&#252;n birinde de k&#252;ç&#252;l&#252;p dağılarak sön&#252;p gideceklerdir. İşte o zaman kıyamet kopacaktır. Her sonradan var olanın bir var edicisi (muhdisi vardır). Bir şey yokken, kendi kendisini yaratamaz. O halde sem&#226; ve alemleri de yaratan kendileri dışında ezel&#238; ve ebed&#238; olan Allah Teal&#226;'dır.
    http://www.sorularlaislamiyet.com/su...ticle&aid=1846

  4. #4
    bitlikral adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2004
    Mesajlar
    2,086
    Karizma Gücü
    0
    gelecekten haber vermek yasaktir fal bakmak ve yildizname acmak takiyedir.

    gayb sadece Allaha mahsus bir özelliktir .....
    o simdi susuyor

    El feneriyle küçük hırsızlıklar,denizfeneriyle büyük hırsızlıklar yapılır ancak ikisine AMPÜL lazımdır.


    http://video.google.com/videosearch?...mi&emb=0&aq=f#

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    07-03-2007
    Mesajlar
    606
    Karizma Gücü
    0
    vallah ben hiç inanmiyorum o burçlara , insanin KİŞİLİĞİ yönlerdirmez , eger ediyorsa bizim yaptimiz hir birsey'den suçumuz yok o zaman , nede olsa benim burçum koç veya kova vs

    GALATASARAY


    Seçim öncesi baykal: ...........

    Seçim günü baykal :ku:............

    Seçim sonrasi baykal : ...............









  6. #6
    signorezeki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2007
    Mesajlar
    1,304
    Karizma Gücü
    6
    Arkadaşlar isterseniz bir de şu link'e bakın burada detaylı tespitler var AHMET HULUSİ'nin çalışması.

    http://www.allahvesistemi.org/ahmedh...ar_fihrist.htm

  7. #7
    HacıSüllü adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-03-2006
    Mesajlar
    1,026
    Karizma Gücü
    0
    Burçlar konusu, yıldızların insanlarlar üzerindeki etkisi gerçektir..yalnız şimdiki yazılanlar gibi değil..
    günlük burç yorumları vs hepsi tatminden ibarettir..

    Bu konuda sahiih bilgi için bkz: Erzurumlu İbrahim Hakkı hz.lerinin yazmış olduğu MARİFETNAME..

    marifetname için bkz:ekşisozluk
    icinde dinden astronomiye, matematikten gorgu kurallarina kadar zamanina ait pek cok degisik bilgiyi ve cesitli siirleri de iceren ansiklopedik eser..
    Günümüzdeki en büyük sorun, sisteme uyum sağlayan kitlelerdir.Venüs Projesi ile gelecekteki dünyanın nasıl olabileceğini, insanların birbirini ezmeden, birbirleri ile savaşmadan da yaşayabileceğini göstermektir.

    "Hastalıklı bir topluma uyum sağlamak, sağlıklı olmanın bir ölçütü değildir."
    Jiddu Krishnamurti


    Zeitgeist Hareketi

  8. #8
    <span style='color: #000080'>MaZLuM</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2005
    Mesajlar
    3,953
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı signorezeki tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Arkadaşlar isterseniz bir de şu link'e bakın burada detaylı tespitler var AHMET HULUSİ'nin çalışması.

    http://www.allahvesistemi.org/ahmedh...ar_fihrist.htm
    Tskler , Güzel Bir Link :A

    Yanlış Yerde Doğan İnsanların Hikayesi...


  9. #9
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba Bitlikral,

    gelecekten haber vermek yasaktir fal bakmak ve yildizname acmak takiyedir.

    gayb sadece Allaha mahsus bir özelliktir .....
    Hava durumu havanın yarınki durumunu nasıl veriyor o zaman? Veya çocuk doğmadan 4-5 ay önce cinsiyeti belli olabiliyor ki, eskiden olsa bu insanlar için gaybdı.
    Allah'ın yarattığı sistemin özelliklerini iyi anlayıp çözen kişiler için açık olanlar, çözemeyenler için gayb h&#252;km&#252;ndedir ve gayb kişiye göre göreceli bir kavramdır.
    Şu anda doktorlar anne karnındaki ceninin saçının rengini veya ileride yaşayacağı hastalıkları söyleyebiliyorlar. &#199;&#252;nk&#252; ilim gelişti ve bunu tespit edebiliyor.
    İnsanoğlu Allah'ın izin verdiği kadarı ile sistemi kullanabilir ve gayb alemi onun için zahir olur. Ancak bir de mutlak gayb vardır ki , onun ilmi Allah'a mahsustur.
    &#214;te yandan fal veya b&#252;y&#252; kesinlikle haramdır. Ancak yıldızları yaratan varlığın yarattğı bu sistemi iyi anlayıp onu değerlendirmekte, eğer gerçekten böyle birşey varsa, haram değildir diye d&#252;ş&#252;n&#252;yorum.
    Burada ki ince nokta olan olayı yıldıza bağlamamaktır. Yıldızdan öt&#252;r&#252; böyle oldu demek şirke girer ç&#252;nk&#252;.
    Saygılarımla

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    12-04-2007
    Mesajlar
    5
    Karizma Gücü
    0
    burçların yada yıldızların insanların geleceğini etkilemesi olayı şüphelidir. ama insanların genlerinin, DNA yapılarının insanların geleceğini ve karakterlerini belirlediği olayı daha makul gibi-ki bilimde bunları kabul etmeye ve ispatlamaya başladı. yani kişinin karakterinin belirlenmesi meselesini daha çok DNA, gen şifrelerinde aramak lazım. kaderimiz zaten önceden DNA' mıza programlanmış. ha bu programlamada yıldızlarında etkisi varmıdır bunu bilemiyorum.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Profesyonel ortamlarda duyguya yer var mıdır?Olmalı mıdır?
    Duygular-Hisler-Düşünceler & Nasılsın? bölümünde timm_ tarafından açılmış
    Yanıt: 19
    Son Mesaj: 31.01.06, 22:08

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •