• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    04-01-2007
    Mesajlar
    164
    Karizma Gücü
    0

    Duygusallığını yaşarken kaybettiklerinin acısını sevgiyle onaran kadın...

    Anladım ki, hiç bir sey gönlumden buyuttugum kadar saf değilmiş...Koyu bir sessizlik,bir yıldız kayması ve yurek patlaması...
    Kızım niye bu kadar durustsun sen...Yolumun inanmaktan ve guvenmekten gectiği için iki yuzlu,kötu olamıyorsun? Olmam,olamam,olamıyorum...
    Cok fazla durustsun..Bu kadar iyiniyetli olmak zorunda değilsin.
    İnanın suzme salagım,sen kendini koruycan, cunku herkes kendini korumanin pesinde diyemiyorum kendime.
    Senin onlari dusundugunun su kadarcigi kadar insanlar seni dusunuyor mu acaba?İnsanlara inancımı guvenimi kaybetmek istemiyorum.
    Her açan çiçeğimi birileri,siyaha boyadılar….
    Oysa benim yuregim cesurdu… Oysa benim kalbim hep mutluluk doluydu , hep huzur… Oysa benim beynim dürüst ve güçlü… Kimsenin işine gelemedim açıkçası...Çiçek gibi olmak zorunda kaldığım için Tanrı’ya bile kızgınım.
    İnsanı yaşama bağlayan ne kadar ufak kıvılcımlar varmış.Bu sessiz geminin kaptanı bunu şimdi daha iyi anladı. Dümenine dört elle sarılıp güçlü hamlelerle çevirmesi için bi sebep vardı artık.Bir kaç aydır,herşey değişmişti.Sorun hep ben miyim acaba ? Ya da sorun hep bende mi diye gunlerdir suren sorgulamlarım vardı kendi içimde.
    Icimde ki ben, yara alırken, başkalarını daha çok yaraladım Ve belki farkında olmadan, insanların yüreklerinde ki karanlık odalarını açmalarına yardım ettim.
    Sucluyum...
    Gökkuşağı gibi gülümseyen çehrem yok uzun zamandır.İçimde ne fırtınalar koptugunu bi tanrı biliyor,birde ben.Kendi denizimde dalgalara yenik dustugumude biliyorum.
    Ben yaşamak istiyorum biraz daha .
    Anlamadan
    Dinlemeden
    Sormadan ve cevaplamadan
    Geldiği gibi yaşamak istiyorum.
    İnsan gibi , gerçekten yaşamaktan bahsediyorum…
    Artık yaşar gibi yapıp , başka canları yaşatmak gücüm kalmadı işte , YOK!
    Ne fırtınalar esti , ne yağmurlar yağdı , ne yıldırımlar düştü ama bir türlü onumde ki sis perdesi aralanmadı.Kendi gemimde tek başında kaldım,kalmak zorunda bırakıldım. Böylesine ürpertici bir denizde terkedilmek nedir bilirmisiniz?
    İşte ben bu gemin kaptanıyım...Peki bunu ben mi seçtim ?
    Tabiki hayır...
    Zaman ne kadar çabuk akıp gidiyor.Sonunu bilemediğim bu yolda her zaman tek başımaydım ve her zaman tek başıma olacağım , bunu biliyorum.Herkesin olduğu gibi benimde yolun sonunda gitmek istediğim bir yer var.Kim bilir belki de istediğim yere giderim...Belki de hiç birşey elde edemez , karanlıkların içine gömülür bir soyut kavram halini alırım.
    Tanımsız bir yerde,ilk gunkü gibi aldırmadan savuran ruzgarda oylesine kaybolmak en iyisi.Hiç olmazsa bu benim diye sahiplenecegim bir sey olmaz uzerimde.Belki,oylesine geciştirebilecegim meziyetlerimi de bir bir asmalıyım duvara..Gecerli olan bu. Silik bir kadın olmaktan geciyor bazı yollar...Ne kadar çoksan,o kadar hiç bir seysin..
    Hiçsin...
    Ve bir gun,en yakınındakine bile yabancı gelecek bir durusla yola girdiğinde,ayagına takılan cakıl taşlarını buyuk kaya parçaları zannetmenin şaşkınlıgıyla egreti kalacagım hayata karşı bellki. Tanımsızlık ve kimliksizliğim en agrıyan yanım olacak.
    Elime tutuşturulan bir metni zoraki oynadım,oynatıldım sanki.
    Şimdi bir yola girdim.Ama yolun sonunda birşeyler elde etmek zorundayım.Kendim için değil , arkamda şuan sessizce duran oğlum için.Gelecekten habersiz dertsiz tasasız günahsız o masum melek ve de onu bu dünyaya getiren melek yüzlü için.Yani kendim için.
    İnsanları gördukce tanıdıkça,melek sandıklarımında melek olmadıklarını gördukten sonra, girdiğim bu yolun dogru bir adım oldunu anlamaya başladım...
    Biliyorum belki bugüne kadar benim oğlumdan aldıgım guce ihtiyacım vardı hayat anlamında ama şundan çok iyi eminim ki şuan onun bana ihtiyacı var ve gelecek zaman içerisinde bu daha da belirginleşecek.


    Zaman geçmeden birşeyler yapmalıyım.Karanlıklara gömülmek istemiyorum artık.Mutluluğu yakalamak , huzura kavuşmak istiyorum , gelecek günlerin geçmiş günleri adete bir sel gibi alıp götürmesini onları tarihe gömmesini istiyorum.Bunların hepsi benim elimde.
    Neden zaman kaybediyorum ya da kaybettim ben de bilmiyorum !
    Acaba birgün bu acizliğimin cezasını çekecek miyim ? Yoksa çekiyorum da haberim mi yok !
    Belki de bu düşündüklerim sadece bir tür hayal ürünüdür.Belki de şuan doğru yoldayım.Evet evet sanırım amaçlarıma ulaşmak için atmam gereken adımları doğru ve sağlam atıyorum.


    Bu karanlık yolun sonunda mutlaka aydınlığa kavuşacagım ve bana melek yüzlü parıldayan bir göze ben de gülümseyerek bakabileceğim gun gelip...
    Ruhumun cevresi tamamen değişiyor.
    Hayatın anlamı gözlerimin ve gülüşlerimin içinde saklı , yakalayacak ve sonsuza dek bırakmayacak o eli bekliyor..




    Alıntı...
    ....ƒяєуα....








    ----KAPALI----

  2. #2
    KendindenZiyade adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    346
    Karizma Gücü
    0
    O elin, beklenenin geldiğini bilmek gerçekten güzel...
    Dikkat edin!
    Dünya hayatı sizleri
    birbirinizi aldatmaya sürüklemesin
    ve
    O aldatıcı sizi
    "Allah"la
    aldatmasın.

    Kur'an; Lokman Suresi
    33. Ayet



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Türbeyi onaran Belediye Başkanına 10 ay hapis!!! 03.05.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 03.05.05, 20:03

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •