• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    ..::Nihat Behram Şiirleri::..

    ANACAN YİĞİTLEMELERİ
    I
    Canımdan can yolundu
    Uğuldar anacanım
    Dalı diken bürüdü
    Filizim darda benim
    Oy çakıl da çakıl kuduz dişleri
    Körpe cani parçalamak işleri
    Canımdan can duruldu
    Sızıldar anacanım
    Baharı kan surudu
    Çiçeğim harda benim
    Oy sinsi de sinsi hain güçleri
    Aydınlığa tuzak kurmak işleri
    Canımdan can budandı
    Çağıldar anacanım
    Bir sevdaya adandı
    Yiğidim sırda benim
    Oy civan da civan umut kuşları
    Anaların can can açan düşleri
    II
    Gün doğar günüm olur
    Solurum dünüm olur
    Birisi benim yavrum
    Gerisi gülüm olur
    Vay kanlı da kanlı cellat elleri
    Cellat ellerinde halkın gülleri
    Işığı gözde cağır
    Sözünü özde cağır
    Yüreğin dağ rüzgarı
    Acını közde çağır
    Vay çatal da çatal yılan dilleri
    Yılan dillerinde halkın gülleri
    III
    Yavrum benim çağıl çağıl
    Sularda ışıldanır
    Zulüm ona ölum değil
    Bin canda yankılanır
    Oy seni de seni yavru ceylanım
    Öcünü hıncıma yemin ettiğim

    Tomurcuğum güne durmuş
    Dal üstünde hızlanır
    Düşmanları pusu kurmuş
    Kan içinde gizlenir
    Oy seni de seni yavru ceylanım
    Ölümlerde gülüşüne kurbanım

    IV
    Can zulüm bağlarında
    En güzel cağlarında
    Alevlenmiş kuşum benim
    Özgürlük dağlarında
    Oy seni de seni yavru kartalım
    Rüzgarını doruklarda tutanım
    Bir yanım uzaklarda
    Bir yanım tuzaklarda
    Öfkeyle bilendi acım
    Dişlenmiş kucaklarda
    Oy seni de seni kanlı bağlarım
    Günü gelir hesabını sorarım
    Nihat BEHRAM

  2. #2
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    DOĞADAN İSTEK

    Beni geçmişin dehşetiyle besle
    beni geleceğin özsuyuyla

    Küpeler tak kulaklarıma kirazlardan
    mendilimi fesleğenlerle yıka

    Bana çılgın bir gürleyiş bellet
    yankısıyla kapan üstüme geceleri

    Benimle rüzgarları tanıştır
    gözlerimi boralara düğümle

    Beni kankardeşi bilsin gözyaşların
    beni umudunla büyüle

    Bana ıssız gecelerden yıldız kaymaları sun
    beni ucu kıl birbirine sürtünen çakmak taşlarının

    Koynuma başakları yıkayan yağmurunla yağ
    kasıklarımı zeytin yapraklarıyla yenile

    Ben seni esir alayım şiirlerle
    Sen beni kul bil kendine



    Nihat BEHRAM

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    DOĞDUM BAĞLANDIM SANA

    Bütün düşlerde olduğu gibi
    anamın yaslı çehresinde olduğu gibi
    içimde bir şeyler birikiyor

    Savaşarak pişirilen toprağı
    kıvır kıvır işleyen güneş
    yitip gitti sanılan
    bir sesi iletiyor

    (...eriklere, ardıçlara, dallarını
    yosunların bürüdüğü selvilere,
    koruda kaybolan tavşanla, kaynağa
    biriken pervanelere,
    uçsuz bucaksız maviliğine denizlerin,
    bulutu evcilleşmeyen dağların görkemine,
    serin çığ taneleriyle ağırlaşan hasat rüzgarına,
    yaylaların büyüsü keskin ayaza...)

    Memleketim
    4
    Kınından sıyrılıp
    ışıldamak için sabırsızlanan bıçak

    Habersiz duruyor
    terkedilmiş çocuklar gibi
    gözlerinde kıvılcım güzelliğinden

  4. #4
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13


    ELLERİN AVUCUMDA İKİ ATEŞ DAMLASI

    Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün,
    gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam,
    kızım benim, nazım benim,
    gurbetelde sazım benim,
    yalazlanmış can tanem,
    körpe dalım bir tanem..
    Sisini gözlerimin, içimdeki dumanı
    seziverdin de sanki
    acılandın uykunda,
    sızlandın huysuzlandın..
    Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum!
    Kolsuz kanatsız kalmış
    geceden beri başucundayım..
    Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük
    kabukları koparılmış yaralar gibi
    uğulduyor beynimde..
    itiraf etmeliyim ki yavrum
    çekip gitse de bir bir
    ekmeğe, özgürlüğe, insanlık ve hayata dair
    içimi dişleyen düşünceler,
    senin bir gülücüğün şimdi
    yaşamam için bana yeter.
    Geceden beri başucundayım..
    İşte, sabaha dayandı gün!
    Aşsız, işsiz, kuruşsuz
    bir ıssız bayırdayım.
    Bebeğim, canımın kıvırcığı,
    boranda fırtınada sürgün vermiş tomurcuk,
    üzüm tanem, nar tanem,
    acar yanım, bir tanem..
    Kim kime, dum duma bir tufandayız;
    günlerin ağzında kara bir gül
    dikenleri tenimize dayanmış;
    ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız..
    İnim inim uykunda nasıl da yalnız
    yanıyor yüzün yavrum,
    yüreciğin kaşlarında tütüyor,
    ellerin avcumda iki ateş damlası,
    tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz,
    kendi kollarımızdan başka
    saranımız yok bizim..
    Yazım benim, güzüm benim,
    yemin olmuş sözüm benim;
    sana kuş bulmalıyım
    sana düş bulmalıyım
    gidip iş bulmalıyım..
    Koynunda çırpınırken böyle çaresiz
    kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat
    zehrinle tanıştırdın;
    alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın!
    Onurumuz:
    senin için sakladığım tek servetim bu yavrum;
    süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz..
    sızım benim, gizim benim,
    gurbetelde izim benim;
    ateş almış taş altında kalmışız,
    gün olur hesabını sorarız elbet.



    Nihat BEHRAM

  5. #5
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13


    HESAPSIZ DUYGULAR

    Bil ki
    üzgün bırakıp ayrılırken
    caddeler
    kaldırım taşlarıyla örtülmüş uçurumlardır.

    Bilinçsizce mırıldanışta ansızın hatırlanan
    bir şarkı gibidir dönüşündeki haz

    Uzun uzun ağlamak için güdülen hasret
    bazen nelere değmez
    subaşından ürkütülmüş ceylanın
    sekerek kaçarken ırmağa saldığı kader
    sanki süzülüp kalbine gelir

    Yanıp sönen solgun
    ve kararsız ışıkları sehrin
    topraklarda ışıldasa da yıldızlar kadar
    gözlerimde yoğunlaşan anlamsız bakış
    takılıp gölgesine derinliklerin
    uzaklaşır.

    Oysa tayların körpecik kuyruğuna
    parlak yelesine bağlanan kurdela
    huylarını gizlice dizginlemek içindir

    Ve bilmediğim acılar
    yemişine kuşların konmadığı ağaçlar
    sarmaşıklar altında

    Seni birazdan ay batarken anacağım
    fakat unutma ki yaşamak
    sonsuz bir tadla onarıyor
    hırçın bir çocuğun ısırdığı elmayı


    Nihat BEHRAM

  6. #6
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13


    HAPİSHANEDEKİ ARKADAŞIMA
    ULAŞTIRILAMAYAN BİR NOT

    Sevgili kardeşim:

    Belli ki
    gömleğinin yakasında kuruyan ter
    bu bahar
    tarlaların tozunu taşımayacak
    kasketinin gölgesini
    küçük üzümleri andıran gözlerini
    bir selvi yaprağı gibi korumayacak

    Sana
    tomurcuklu bir dal yollamıştım

    bir kaç kitap
    bir kilo portakal
    Ve
    "dostları özlemle kucaklamayı unutma" dizesini
    almadılar

    geçen yaz-hatırlarsın-
    ilk meyvasını veren bir fidandan
    ham zerdaliler toplayıp
    uzun yollar boyunca
    esaret ve zafer üstüne
    marşlar söylemiştik

    yaşadığın günlerin hesabını soranlara
    bildiğin marşları söylemeyi unutma


    Nihat BEHRAM

  7. #7
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13


    MANASTIR KUŞ&#199SU

    zor bir nakış gibi işliyorum
    liseyi ve aşkı
    hüzünden bir kanaviçeye

    Üveyikler ibibikler arıyorum
    kandillerle gece çullukları
    bana bir salgını çağrıştıran bıldırcınlar
    lise öğretmenlerinin dolduğu odalardan
    sarı asmalar ürküyor koştuğumda

    kim bilir kuşların öldüğünü
    rüzgar geçerken selviler arasından
    sepetime diken gülleri toplayıp
    annemin güzelliğine üzgün
    kuşlar vurduğumu benim
    çağlalar çaldığımı
    kim bilir hala nasıl süslüyor beni
    o yusufçuk sesleri

    şimdi kumruların angutların kaçıştığı
    çocukların mavi serçeler topladığı
    aile albümünden bir yüreği
    hızla soyunuyorum
    hızla soyunuyorum karanlık koynumdan
    liseli kitaplarımı

    Nihat BEHRAM

  8. #8
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    &#214&#220ERİMİZ

    Her sabah
    her sabah
    o kusursuz acının kollarında
    o kusursuz acının kollarında öpüştüğüm gökyüzü
    artık
    çırpınan yüreğimi yatıştırmıyor. Ve onun
    koparıp dizginlerini
    uçarcasına boylu boyunca
    sakınmasız çarpışı
    heyecanlandırıyor beni.
    Bir serçe kümesinin konması karşıki dala
    belki hiçbir şeydir,
    ama sevgilimin mektubunda bir kuş resmi
    beni coşkulandırabilir.
    Milyarla yıldız arasında tanırım onu
    çünkü seyredince güzelleşir sevginin ışıltısı;
    binlerce gözüm var
    binlerce şafak halindeyim
    anlamak istediğim şeyin karşısında
    çünkü anlamak zorundayım;
    her sevinç kolayca ele geçmez
    insan her acının sahibi değildir;
    gökyüzü ve nehirler olmasa toprak da anlaşılmaz
    ve hayatın kararı kesin:
    son ana kadar onuru koruyanlar yaşayacak
    söylenecek son söz kahramanca olmalıdır.

    Vurgunum
    inceliğinim senin
    eyy
    yapraklarda bir kuş hafifliğinde sürüp giden titreyiş
    vurgunum
    bir nehri besleyen suların uyumuna,
    taşlara hırsla vuruşuna dalganın.

    Ölüm seni yanıltmasın...
    Nasıl ki yığılır yüzüne gecenin karanlığı
    gözlerinle bir başına kalırsın
    ölüm öylesine gözuçlarında
    savun, kavuştur yüreğini
    minicik bir çiçeğin bile kökleri
    yaşamak hırsıyla uykusuzdur.

    Ölülerimiz...
    İşte Stevan Flipoviç.
    Bir kahraman.
    Faşistler sarmış çevresini.
    Sehpada.
    Boynunda ip.

    Ve o son nefesiyle dalayıp ciğerini
    bir bıçak gibi vuruyor kelimeleri dişleri arasından
    haykırıyor: "Kahrolsun faşizm; Yaşasın mücadelemiz..."

    Steven Flipoviç
    onurun bekçisi
    direnmenin.

    Ölüm seni yanıltmasın...
    Bir bir düşün yaşayanları
    alnını korkusuzca kaldır
    kimin yanındasın
    yerin neresi
    ve senin en çaresiz anında
    tek silahın nedir?

    Ölüm seni yanıltmasın...
    Usanma hayata yaraşan sesi aramaktan
    her kuşun palazlandığı bir yuva vardır,
    her dal güneşin ve rüzgarın avuçlarında
    kendi hevesince boyanır;
    çünkü yaşaması gerekiyor bir şeylerin
    bir şeylerin bir şeylerin: senin olan

    Bak: kollarını bağlıyorlar;
    son defa bakıyor dünyaya Nguyen Van Troi
    Birazdan göğsünü parçalayacaklar.
    Ama kan onu geriletmiyor.
    Başlıyor şarkısına:
    "Yaşasın Ho Chi Minh: Yaşasın Vietnam..."

    Damarlarım damarlarına bağlı yaralarından
    çünkü öldürülmek istenen benim de sevincimdir
    Nguyen onun siperi...
    Bir buğday tanesi midir
    aynı titreyişle
    toprağa düşer düşmez kıpırdayan
    o şarkı... bir buğday tanesi mi?

    Ölülerimiz...
    Sesleri dünyamız kadar bilge.
    Birazdan kalkacaklarmış gibi
    uzanıp bir sipere
    koyulaşan...
    Ölülerimiz...
    Bakışları
    uçmaya hazırlanan bir kartal kadar çevik,
    vurgunum
    gizleyemem.

    Sen bağrımı amansızca zorlayan siyahlık
    unutma
    öldürmekten daha kuvvetlidir ölebilmek.



    Nihat BEHRAM

  9. #9
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    SIĞINAK

    Yedeğimde hep bir şiir olmalı
    Korusun diye beni,
    Sarsın
    Solusun diye...

    Yedeğimde hep bir şiir olmalı
    Dileğimce değiştirebildiğim
    Değiştikçe beni de değiştiren
    Yüreğimle sindiğim,
    Kimsenin bilmediği,
    Acısına başka acı
    Sevincine başka sevinç değmemiş,
    Canım gibi
    Yok etmek hakkını kendimde gizlediğim
    Ömrümce çılgın, gönlümce engin,
    Yeni doğmuş bebeklerin sesiyle
    Yankısı ufkuma dokunurcasına yakın
    Soluğumda kıvılcım, dudağında gül
    Yaşamaya düğümlü,
    Goncalar kadar körpe
    Dalgalar kadar hırçın
    Kavuşmamız olanaksız birine sakladığım,
    Mahrem, bağışıksız,
    Mazlum bir şiir

    Yedeğimde hep bir şiir olmalı;
    Çırpındığım geceler
    Yetişip yatıştıran
    Esinlenip dindiğim,
    Duygusu sağılmamış,
    Üşüse soluverecek,
    Pürüzsüz, bir başına incecik,
    Gülüşü gülüşüme denk, andıkça parıldayan
    Andıkça parıldadığım,
    Kanmayan, kandırmayan;
    Öfkesi kirlenmemiş,
    Zehri gibi kendi hayatımın
    Ayrılık yaralarını sarılır sanmış,
    Sürgün, ürkütülmüş,
    Üzgün bir şiir.

    Yedeğimde hep bir şiir olmalı
    Yuvasında ilk kez uçan serçe gibi telaşlı,
    Şafakta kuzulamış karaca gibi baygın,
    Ulaşınca çılgınlığa kırılan dallarda ömrün
    Yanarak uğuldayan
    Yanarak uğuldadığım...

    Yine daldım da kendi düşüme
    Hasretin kanayışı bitermiş sandım...
    Beni şiirler bağışlasın!



    Nihat BEHRAM

  10. #10
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    SUDA YİTEN AYIŞIĞI

    Kırk sevginin baygınıyım - belki de yüzkırk -
    yine de yalnızlık yalazlanır kırık kalbimde

    Otların tutuklusu
    haylazı ağzım
    şimdi tutlusu kara suların.

    Her şeye yeniden başlayabilseydim eğer
    aşkımı acıyla anmazdım artık.

    Ben ki delisiyim suların, oysa bu sular
    çöl rüzgarı kadar bulanık.

    Akar gibi geçiyorum dünyadan, ısınıp bakınmadan,
    sarhoş
    sıkılgan
    sırılsıklam...

    Kırk diyarda kırkbin öpüşün bitkiniyim
    dudağında kırkbin kekik tadı kamaşır
    yine de kalbim ısırgan mı ısırgan.

    Eşini çağlayana kaptırmış balığıyım bu nehrin;
    aydır, geceden beri dişlenmiş kelebeğin
    her sabah ağzımda ölümüyle buluşan.





    Nihat BEHRAM



 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •