• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    ...HoşgelDiniz....

    Hoş geldiniz... Sevgili eski sevgililerim. Kiminizi on yıl önce bir akşamüstü, Dolmabahçe'de bir çay bahçesinde kaybetmiştim., kiminiz beni bir yaz günü cehennem sıcağında, Bodrum'da delirtmiştiniz. Çok güzel, çok berbat şeyler yaşadik sizinle. İçinizden bazılari sevmeyi öfkeyle yapılan bir iş saniyordu. Ağlıyor, kızıyor, hatta bazen küfrediyordu. (Tanrım bazı küfürler bir kadını nasıl bir çöplüğe dönüştürüyordu.) "Madem bırakacaktın beni, niçin bağladın kendine" demişti. Ben susmuştum. Bir ölüyle konuşamazdim. Susuyordum. Susmanın tüm çeşitlerini biliyordum nasılsa! Ama hiç biriniz sevmediniz susuşumu.

    Hoş geldiniz...

    İsim vermek istemiyorum ama içinizden bazılarini öyle çok sevdim ki, o kadar aşkı koyacak yer bulamamıştık ilişkimizin iinde. en büyük sorunumuz da buydu zaten. İlişkimizin içi öyle abuk sabuk şeylerle doluydu ki... Öfke, kıskançlık, liderlik yarışında kullanılacak delici cümleler, küçük yalanlar, büyük yalanlar, orta boy yalanlar, açılınca yatak olan yalanlar, açılınca sorun olan yalanlar... İlişkimizin içi tıka basa doluydu. Aşkımızı koyacak yer yoktu.

    Hoş geldiniz sevgili eski sevgililerim. Kabul ediyorum bazılarınıza haksızlık ettim. O beni kadın gibi sevdi, ben onu akraba gibi okşadım. Suskundu. Suskunluğuna şiirsel anlamlar yükledim. Oysa o, ruhunu benimkine katık etmişti. onun içimde eriyip kayboluşunu seyrettim. erkekliğimi onun nefesiyle şişirdim. Artık o ilişkinin içinde yalnızdım. Arkadaşlarımlaa otururken yan sandalyeye montumu, gözlüğümü ve bazen onu koyuyordum. Sonra kalkıyordum ve ben bazen onu ve gözlüğümü unutuyordum. Ki müessese bile unutulan eşyalardan sorumlu değildi. Eve dönüşlerimizde sıradan şeyler konuşuyorduk. Televizyonun açılışı, tüpün hala değiştirilmemiş olması, kapıcının verilen işleri savsaklaması ve kökeni bir türlü anlaşılamayan bir yorgunluk... Birbirimizi yoruyorduk. Ben artık fıkralarımı başka kadınlara anlatıyordum. Çünkü o hepsini ezbere biliyordu. Ve ben fıkraya başladığımda boş tabaklarla birlikte mutfağa gidiyordu. Ben bir süre sonra onunla değil, fıkralarıma gülen kadınlarla sevişmek istemeye başladım. doğrusunu söylemek gerekirse - ki çoğu zaman gerekmez- bazı bu çeşit sevişmelerimde oldu. Ama o zaman da hızla koşup ona sarıldım. Kuş ağzında dudaklarım titredi. Ürkek kanatlar gibi. Onu öyle çok seviyordum ki aşık olmaya yüreğim varmıyordu. sevgiyle sınırla tutmak istiyordum. Aşkın vahşiliğinden sakınmak istiyordum. Çünkü aşk, iki sevdalının kötülüğün sınırında tutkuyla buluşmasıydı. Yorucuydu, tehlikeliydi. Ama o aşık olamayacak kadar kırılgandı. <******>

    Ve ben hep başka kadınların ağzında erittim ağzımın tütün kokusunu...

    Neyse...

    Hoş geldiniz...Ooo... Sen de mi geldin? Senin ne işin var bu iyi insanların arasında? Sana söyleyecek çok fazla sözüm yok. Öyle hızla çirkinleşiyordun ki, ilk gördüğümde başımı aklıma dar eden gözlerin bir anda iki dipsiz kuyuya dönüşebiliyordu. İçine girenler çıkamıyordu bir daha. Bir sürü ölü sevda yatıyordu içindeki bataklıkta.

    Neyse... Tatsızlığa gerek yok. Madem ki bu gece hepiniz beni görmeye geldiniz, madem ki hepinize bir ömürlük ikram sunmuşluğum var, hoş geldiniz sevgili eski sevgililerim. Biliyorum hepiniz biriciksiniz. Bu çoğul tanımlama rahtsız ediyor hepinizi. Hiç biriniz "eski sevgililer" grubu içinde anılmak istemiyorsunuz ama hep birlikte gelmişsiniz işte. Yapacak bir şey yok.

    Elbette pis işlere de bulaştık bazılarınızla. Yalnış zamanlarda yanlış şeyler söyledik birbirimize. Ama hiç birinizin yüzünü silemedim yüreğimden. Hiçbirinizin fotoğrafını atmadım mesela. Yaşadıklarımı hep taşımak istedim sonrakilere. Hepinizin adını göğsüme işledim ve taşıdım göğsümde muska gibi... Bir tek sen hariç. Ki, buradaki herkes de biliyor ki en çok seni sevdim. Ben seninle her şeyi göze almıştım. Ama şimdi belki de ilk kez bir fotoğrafı yakacağım. Hangi fotoğrafı biliyor musun? Hani sen ve ben... Hani bir yazlık ikindisine... Hani ellerin ellerimle kardeş, teninde şehvetli bir bronzlaşma, birbirimize bakıyoruz. Birbirimizin ta içine bakıyoruz. İşte o fotoğrafı yakmak istiyorum şimdi. Hayır yalan söylediğin için değil. Hayır başka sarılmalara aceleyle koştuğun için de değil. Yakacağım o fotoğrafı, çünkü farkettim ki sen orada bana bakmıyorsun. İşte bu yüzden, bende yaşadığım bir şeye ilk kez zarar verme dürtüsü uyandırdığın için. İlk kez çırılçıplak bir pişmanlık duygusuyla yüzyüze getirdiğin için yakmak istiyorum senden kalan ne varsa. Fotoğrafların, gülüşün... <******>

    Neyse...

    Hoş geldiniz sevgili eski sevgililerim...

    YILMAZ ERDOĞAN

  2. #2
    BillAbi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-02-2007
    Mesajlar
    325
    Karizma Gücü
    0
    Herhesin hayatında öylesine aşk lar oluyor. Kadın erkek farketmiyor. Gerçek aşk ve sevgi devreye girdimi hepsi unutuluyor. Yazarın dediği gibi belki arasıra ziyaretine geliyorlar o kadar, y&#252;reğine sağlık

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    ara sıra ziyaretime gelemez ilişkimi bitirdiğim hayaletler

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •