• Reklam

Anket: Şeker Portakalı-Jose Mauro de Vasconcelos

+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    Şeker Portakalı-Jose Mauro de Vasconcelos

    Roman kahramanı Zeze çok çocuklu yoksul bir ailenin küçük çocuklarından biridir. Olaylar işsizlik yüzünden ruhsal bunalımlar geçiren bir baba, kardeşlerinin sorumluluğunu üstlenmiş bir ağabey ve ablalar etrafında gelişir. Küçük kardeşi Luis henüz yaşananları algılayamayacak kadar küçüktür. Anne karakteri ise siliktir. Çünkü anne, ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır ve çocuklarına ayıracak hiç vakti yoktur. Kısacası aile fertleri Zeze’yi anlayabilmekten çok uzaktır.

    Zeze’nin mahalledeki insanlara yaptığı, çoğu kez zarar verme boyutuna ulaşan, şakalar ve yaramazlıklar, aslında yaşadığı yalnızlık duygusundan kaynaklanır. Ama o çevresindeki insanların söylediği gibi kendini “şeytanın vaftiz oğlu” sanır. Kötü bir çocuk olduğuna inanır. Yüreğindeki sevgi açığını kapatmak için hayali arkadaşlar yaratır. Bunlardan biri bir yarasadır. Diğeriyse yeni evlerine taşındıklarında her çocuğun bahçedeki ağaçlardan birini seçmesiyle ortaya çıkar: Hiç kimsenin beğenmediği bir şeker portakalı fidanı... Zeze, bu hiç de adil olmayan paylaşımda payına düşeni kabullendiğinde artık bir dostu daha olmuştur. Onlara isim takar ve onlarla konuşur.

    Aile fertleri dışında Zeze’yle ilgilenen birkaç kişi göze çarpar. Bunlardan biri Edmundo Dayı, diğeriyse Zeze’nin öğretmenidir. Edmundo Dayı ona aradığı sevgiyi değilse de en azından ara sıra para verir ve kendince yeni şeyler öğretir. Öğretmense söylenenlerin aksine Zeze’nin mükemmel bir çocuk olduğu görüşündedir.

    Bir süre sonra bir sokak şarkıcısı ortaya çıkar. Zeze onunla birlikte sokak sokak dolaşıp şarkı söylemeye başlar. Bu Zeze’nin severek yaptığı tek şeydir. Adam açık saçık şarkılar söylediği için babası onunla arkadaşlık etmesini istemez. Zeze bunu anlayamaz. Çünkü söylediği şarkıların anlamını bilmez. Bir gün sırf babasını mutlu etmek için ona bu şarkılardan birini söyler. Ve hayatının en kötü dayağını yer. Bu olaya en çok Gloria üzülür; aile fertlerinin onu dövmelerini yasaklar.

    Zeze, en büyük dostunu yine bir yaramazlık sonucu tanır. Bu daha çok tehlikeli bir oyundur. Hareket halindeki arabaların arkasına yapışıp rüzgarı ve hızı hissetmek, onun deyimi ile yarasa olmak... Portekizli Manuel Valadares ‘in arabası çok fiyakalıdır. Bu yüzden yarasa olma oyununu bu araba üzerinde denemek için büyük bir istek duyar ve iş başındayken yakalanır. Portekizli poposuna vurup onu çevredeki herkese karşı rezil etmiştir. Yüreği yoğun bir nefret duygusuyla dolar. Sonraları onu daha yakından tanıma şansına sahip olur. Ve bu adam yaşamdaki en çok sevdiği insan haline gelir.

    Babasından yediği dayaktan sonra intihar etmeyi düşünür. Ama Portekizli’nin desteğiyle vazgeçer. Ondan kendisini evlat edinmesini ister. Ne yazık ki adamın ömrü buna yetmez. Bir süre sonra ölüm haberi gelir. Talihsiz bir trafik kazası geçirmiştir. Portekizli’nin ölümü Zeze’yi yaşamdan koparır. Daha sonra kendi içinde yaşadığı bir iç savaş başlar. Bu birkaç günlük süreç aynı zamanda Zeze’nin büyüme sürecidir. Hastalığı esnasında şeker portakalının çiçek açtığını öğrenir. Ama artık ne o, ne de yarasa önemlidir. Yaşadığı büyük acı Zeze’yi olgunlaştırmıştır.
    ....

  2. #2
    Rüzgar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    3,713
    Karizma Gücü
    6
    Şok güzel bir kitaptı gerçekten
    Küçük bir çocuğun dünyasından hayata bu kadar başarılı bakılabilir ancak ,insan bu kitabı okurken, bazen hiç büyümemiş olmayı tercih ediyor.

    Eline sağlık bitenem

    "İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
    Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
    Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
    Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
    Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
    asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.
    "

  3. #3
    ÖgEdAy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2005
    Mesajlar
    4,953
    Karizma Gücü
    0
    Muhteşem bir kitaptı
    Zeze ile ağaç arasındaki bağ gerçekten inanılmazdı
    5/5


    GalataSaray
    Sevgisi Bambaşka
    :gslogo2:

    11-12-2005/26.10.2008

  4. #4
    **ceylin** adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-05-2007
    Mesajlar
    120
    Karizma Gücü
    0
    Harika bir kitaptı. Açıkçası kısa romanlara (az sayfa içeren) pek sıcak bakmam. Sanki bana anlatmak istediklerini bu kadarcık sayfayla anlatamayacak gibi gelir. Ama bu kitapta edindiğim önyargımdan vazgeçtim bir nebze de olsa...

    Teşekkürler...
    MEVZU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.

    Ülkelerini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
    Mustafa Kemal Atatürk

  5. #5
    Şimdi Gitmek Zamanı... korhan25 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-05-2006
    Mesajlar
    2,175
    Karizma Gücü
    0
    çok methini duyarak almış ve okumuştum. Beni en az etkileyen kitaplardan biridir..

    Sizlere Amâk-ı Hayal kitabını tavsiye ediyorum. Dili Ağırdır fakat çözerseniz bir çok sırrı da çözmüş bulunursunuz...

  6. #6
    <span style='color: #800080'><span class='glow_FF4500'>La_Edri</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    9,800
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Konusu fena değil gibi bir bakmak lazım teşekk&#252;rler bilgi için Rayiha

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •