• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Zeyno85 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    130
    Karizma Gücü
    0

    Münafikun ve tövbe suresiyle ilgili bir soru

    MÜNÂFİKÛN suresi 4. ayet
    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!

    TEVBE suresi 30. ayet
    Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!


    Bu ayetlerde Allah neden kendi kendine Allah onları kahretsin demiş ? Merak ettim

  2. #2
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    İslamın kutsal kitabı Kuranda bu tip hatalar bolca bulunuyor.Bazı ayetlerin başına ise "De ki" ekleyip ayetin peygambere hitaben yazıldığı şeklinde zorlama bir çıkış yaratılıyor.Dikkatli olarak incelendiğinde ise tanrının sık sık "and olsun ki" şeklinde yemin ettiği görülür.Oysa ki herşeyi yaratan,herşeye gücü yeten tanrının yemin etmeye ihtiyacı olmaması gerekir.

    Bu konuda Hud suresi 1. ve 2. ayeti örnek verebiliriz.
    Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
    Bu mesaj en son " 20.04.07 " tarihinde saat 09:37 itibariyle siez9 tarafından düzenlenmiştir... Neden: ekleme
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  3. #3
    Zeyno85 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    130
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı siez9 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İslamın kutsal kitabı Kuranda bu tip hatalar bolca bulunuyor.Bazı ayetlerin başına ise "De ki" ekleyip ayetin peygambere hitaben yazıldığı şeklinde zorlama bir çıkış yaratılıyor.Dikkatli olarak incelendiğinde ise tanrının sık sık "and olsun ki" şeklinde yemin ettiği görülür.Oysa ki herşeyi yaratan,herşeye gücü yeten tanrının yemin etmeye ihtiyacı olmaması gerekir.

    Bu konuda Hud suresi 1. ve 2. ayeti örnek verebiliriz.
    Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
    örneklerin için teşekkürler. Kuranın bir arabın sözü olduğu o kadar açık ki. Müslümanlar inançlarını bir an unutup objektif olarak bakamıyorlar

  4. #4
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı siez9 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İslamın kutsal kitabı Kuranda bu tip hatalar bolca bulunuyor.Bazı ayetlerin başına ise "De ki" ekleyip ayetin peygambere hitaben yazıldığı şeklinde zorlama bir çıkış yaratılıyor.Dikkatli olarak incelendiğinde ise tanrının sık sık "and olsun ki" şeklinde yemin ettiği görülür.Oysa ki herşeyi yaratan,herşeye gücü yeten tanrının yemin etmeye ihtiyacı olmaması gerekir.
    Bu nasıl bir anlayıştır ki; Kur'an'ın, peygambere hitap olduğunu iddia eden bir vahiy amacına uygun bir hitapta bulunduğu için hatalı olarak algılansın. Bu da yetmesin sanki konuya tam bir vukufiyetle hakimmiş gibi zorlama olduğu iddia edilsin. siez9 senin inançlı olup olmadığını bilmiyorum ama tamamen mantıksız ve tutarsız sönük bir iddia bu.

    "peygambere hitaben yazıldığı" ifadene gelince tüm kaynakların belirttiği gibi bu hitap ve diğer peygamberlere olan hitaplar yazılı olarak değil, vahiy yolu ile gelmiştir.

    Yemin etmeye gelince herkes Kur'an'ı sanki türkçe gibi geldi sanıyor. Kur'an'da yemin, o zamanki islam ve arap toplumunda; sadece yalan söylemediğine ikna etmek için kullanılan bir kavram değildi. Ayrıca dikkat çekmek, uyarmak, büyük bir söz söylemek, hatta bazen de tehditkar ifadeler için kullanılırdı.

    Alıntı siez9 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu konuda Hud suresi 1. ve 2. ayeti örnek verebiliriz.
    Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
    "De ki" lafzının kullanılmasına ilişkin yukarıda da açıklamada bulundum. Ayrıca yukarıdaki "(De ki" türkçeye aktarımda cümleyi kotarabilmek için konmuştur. Arapça metinde yoktur.

  5. #5
    Burberry's Touch adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2006
    Mesajlar
    5,526
    Karizma Gücü
    0
    Anlamı kuvvetlendirmek için bu tür deyişler mevcuttur bildiğim kadarıyla

    ...



    Public Relations Management



  6. #6
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Zeyno85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    MÜN&#194İKÛN suresi 4. ayet
    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!

    TEVBE suresi 30. ayet
    Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!


    Bu ayetlerde Allah neden kendi kendine Allah onları kahretsin demiş ? Merak ettim
    Allah bu ayette insanlara karşı adil olduğundan böyle diyor. Şayet bu sözde hakir görme manası değil de, sanıldığı gibi kahretme olsaydı, o zaman ateistler ahiret hayatı, cennet ve cehennem gibi olguların bu dünyada yaşanılan bir olgu olduğunda haklı görünebilirlerdi.

    Halbuki Allah, bu dünyada inanana da (bana mühlet verilse belki inanırdım mazeretine sığınmasın diye) inanmayana da imtihan esası üzerinden mühlet veriyor. Yani isteyen istediği kadar inkar edebilir çünkü Allah bu ifadelerle(ayette) onu şimdi hakir görerek, (sonraki) ahiretini tehdit ediyor.
    Bu mesaj en son " 20.04.07 " tarihinde saat 18:01 itibariyle recognizer tarafından düzenlenmiştir... Neden: dizgi hatası

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    18-03-2007
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0
    allah sizin için bu ayetleri soyledi ise yandınız .
    nekadarda gunahkar insanlarsınız .
    DoNtBeOnMyWay agzınıza "......."sın . nasılda döndürülüyorsunuz.


    örnegim nasıl? . anladınız mı ?
    anlamadı iseniz başka örnek vereyim

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    06-04-2007
    Mesajlar
    29
    Karizma Gücü
    0
    Müslümanlar Allah'ın izniyle gerekli acıklamayı yapmıs ALLAH onlardan razı olsun .

    Mevlana'nın bir sozu vardı yanlıs hatırlamıyorsam ;
    Kuran'a dil uzatan bir kisi , gunese tukurene benzer halbuki gunese tukurenin tukurugu doner kendi yuzune carpar .

    ''Onlar agızlarıyla Allahın nurunu sondurmek istiyorlar . Halbuki kafirler istemeselerde Allah nurunu tamamlayacaktır ''
    (saff suresi 8)
    Bu mesaj en son " 21.04.07 " tarihinde saat 10:34 itibariyle karargah_49 tarafından düzenlenmiştir...

  9. #9
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı recognizer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu nasıl bir anlayıştır ki; Kur'an'ın, peygambere hitap olduğunu iddia eden bir vahiy amacına uygun bir hitapta bulunduğu için hatalı olarak algılansın. Bu da yetmesin sanki konuya tam bir vukufiyetle hakimmiş gibi zorlama olduğu iddia edilsin. siez9 senin inançlı olup olmadığını bilmiyorum ama tamamen mantıksız ve tutarsız sönük bir iddia bu.

    "peygambere hitaben yazıldığı" ifadene gelince tüm kaynakların belirttiği gibi bu hitap ve diğer peygamberlere olan hitaplar yazılı olarak değil, vahiy yolu ile gelmiştir.

    Yemin etmeye gelince herkes Kur'an'ı sanki türkçe gibi geldi sanıyor. Kur'an'da yemin, o zamanki islam ve arap toplumunda; sadece yalan söylemediğine ikna etmek için kullanılan bir kavram değildi. Ayrıca dikkat çekmek, uyarmak, büyük bir söz söylemek, hatta bazen de tehditkar ifadeler için kullanılırdı.


    "De ki" lafzının kullanılmasına ilişkin yukarıda da açıklamada bulundum. Ayrıca yukarıdaki "(De ki" türkçeye aktarımda cümleyi kotarabilmek için konmuştur. Arapça metinde yoktur.
    Ben ne anlatmak istiyorum?Orijinal metinde olmayıp,cümleyi kotarabilmek "veya vaziyeti kurtarmak" için konulmuş.Ama bundan ne anladığınıza bağlı.Tanrının gönderdiği ayetlerde böyle basit dilbilgisi hataları olmamalı.Eğer olursa okuyanların içinde kutsal kitabın bir fani tarafından yazıldığı şüphesi oluşur.
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  10. #10
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    recognizer demiş ki ;

    Yemin etmeye gelince herkes Kur'an'ı sanki türkçe gibi geldi sanıyor. Kur'an'da yemin, o zamanki islam ve arap toplumunda; sadece yalan söylemediğine ikna etmek için kullanılan bir kavram değildi. Ayrıca dikkat çekmek, uyarmak, büyük bir söz söylemek, hatta bazen de tehditkar ifadeler için kullanılırdı.
    Bu arapça bilen birisinin açıklaması , anlamak isteyen biraz düşünse anlar ,

    allah sizin için bu ayetleri soyledi ise yandınız .
    nekadarda gunahkar insanlarsınız .
    DoNtBeOnMyWay agzınıza "......."sın . nasılda döndürülüyorsunuz.

    örnegim nasıl? . anladınız mı ?
    anlamadı iseniz başka örnek vereyim
    Bu da güzel bir örnekle recognizer ın açıklamasını anlamak istemeyene verilebilecek , ancak bundan anlayan kişilere verilebilecek açıklayıcı bir örnek ,


    Bence hiç muhatab olmayın böyleleri ile , gramer hatası dediği Kuranı Kerim arapça ve arapların kullanımı bu şekilde , Kuranı Kerimi Türkçe dil mantığı ile değerlendirirse saçmalaması normal.

    Türkiyede kullanılan '' Gözünün yağını yiyeyim '' sözünü diyelim ki İngilizceye çevirdiniz ve İngizli bunu okudu , eğer önyargılı ise ;

    Türkler bibirlerinin gözlerinin yağını yiyorlar gibi safça bir yaklaşımda bulunacak ve kimbilir kendi kafasına göre belkide barbarlar , birbirleirnin gözlerini de oyuyorlar diyebilecektir.

    size9 gibi önyargılı ve kusur aramak istedikten sonra saçmalamanın sınırı yok.

    Burada ne kadar anlatsanız da anlamak istemedikten sonra anlamayacaktır.

    selam ve dua ile,
    Bu mesaj en son " 21.04.07 " tarihinde saat 13:28 itibariyle student tarafından düzenlenmiştir...
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •