UHUD SAVAŞI
Uhud Savaşının Tarihi
Uhud savaşı; Buhran seferinden dönüldükten sonra,[1], Hicretin 3. yılında,[2] Recep, Şaban ve Ramazan ayları çıktıktan sonra,[3] Şevval ayında.[4] Cumartesi günü yapılmıştır.[5]
Savaşın Mevkii
Uhud; Medine şehrinin şimalinde, Medine'ye uzaklığı 1 mile yakın, kırmızımsı, mübarek bir dağdır.[6]
Uhud Savaşının Sebebi
Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerinden Ebu Süfyan'ın Kureyş müşriklerine ait ticaret kervanını Bedir'den kaçırıp Mekke'ye ulaştırdığı, Müslümanlarla çarpışmak üzere Mekke'den gelen müşrik uluxlarından öldürülenler Bedir kuyusuna atıldıkları, kaçıp kurtulanlar da Mekke'ye döndükleri zaman,[7] Kureyş müşriklerinden:
1- Abdullah b. Ebu Rebia,
2- İkrime b. Ebu Cehil,
3- Safvan b. Ümeyye,[8]
4- Esved b. Muttalib,
5- Cübeyr b. Mut'im,
6- Haris b. Hişam,
7- Huvaytıb b. Abduluzzâ,
8- Huceyr b. Ebu İhab[9]
ve Kureyşlilerden babaları, oğulları ve kardeşleri Bedir'de öldürülmüş bulunan daha birtakım kişiler, Ebu Süfyan'ın yanına vardılar.
Kureyşlilerin ticaret kervanına aitolup[10] Dârü'n-Nedve'de tutulmakta olan[11] ticaret malları hakkınxda, Ebu Süfyan'la konuştular:
"Ey Ebu Süfyan! Senin Şam'dan getirip Dârü'n-N edve'de tuttuğun şu ticaret kervanındaki mallar, iyi bilirsin ki, Mekkelilerin, Kureyşlilerin ticaret kervanına aittir.
Onlar bu ticaret mallanyla Muhammed'e karşı büyük bir ordunun hazırlanmasını candan, gönülden arzu etmektedirler.
Babalarımızdan, oğullarımızdan, kabilelerimizden nice kimselerin öldürülmüş olduklarını görmüş bulunuyorsun" dediler.
Ebu Süfyan, onlara:
"Kureyşliler bu fedakârlığı göze alıyorlar mı? Buna gönüllü ve istekliler mi?" diye sordu.
"Evet!" dediler.[12]
Bunun üzerine, Ebu Süfyan:
"Zaten ben bunu özleyenlerin ve kabul edecek olanların ilkiyim!
Abdi Menaf oğulları da benimle birliktedir. [13]
Vallahi, asıl mahvolan ve öcü alınacak olan, benim: Oğlum Hanzale ve kabilemin en şerefli kişileri Bedir'de öldürüldü!" dedi.[14]
Yukarıda adları anılan Kureyş müşrikleri ticaret kervanında malları bulunan Kureyşlilerle de konuşxtular ve:
"Ey Kureyş topluluğu! Muhammed sizi büyük bir musibete uğratmış, sizin en hayırlılarınızı öldürmüş bulunmaktadır! Öyle ise, ona karşı yapılacak savaşta bu mal ile bize yardım ediniz. Umulur ki, bizden öldürdüğü kimselerin intikamını, ondan böylece alırız!" dediler.
Kureyşliler de, istenilen yardımı yaptılar.[15]
Ticaret malları 1000 deve yükü ve 50.000 dinar (altın) sermayeli idi.[16]
Ticaret malları altın karşılığında satılıp, bir altına bir altın kazanç sağlandı.
Peygamberimiz Aleyhisselamla yapılacak savaşa sadece kazancın bağışlandığı bildirildiği gibi, kazançla birlikte sermayenin de bağışlandığı da bildirilmektedir. [17]
Bazı ilim adamlarına göre bu sebeple nazil olan âyette,[18] şöyle buyurulmaktadır:
"Şüphe yok ki, Allah yolundan alıkoymak için mallarını sarfedenler, onu yine de sarfedecekler. Sonra, bu, onlara yürek acısı olacak! Nihayet, mağlup olacaklar. Küfürlerinde ısrar edenler, toplanıp Cehenneme sevk edilecek, sürüleceklerdir"![19]
[1] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 63.
[2] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 63, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 311, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 3, Ebu'l-Fidâ,el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 9, İ bn Haldun, Târih, c. 2, ks. 2, s. 23, Kastalânî, Mevâhibü'l ledünniye, c. 1, s. 119.
[3] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 63.
[4] İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 63, Vâkıdî, Megâzî, c. 1 , s. 199, İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 2, s. 36, Belâzurî, Ensâb, c. 1 ,s. 311, Taberî, Târîh, c. 3, s. 11, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 3, s. 204, İbn Seyyid, Uyun, c. 2, s. 2, Zehebî, Megâzî, s. 1 32, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 9, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 148.
[5] Vâkıdî, Megâzî, c. 1, s. 199, İbn Sa'd, Tabakât, c. 2, s. 36, Belâzurî, c. 1, s. 311, Taberî, c. 3, s. 11, Beyhakî, c.3, s. 201 ,İbn Seyyid, c. 2, s. 2, Zehebî, s. 132, E bu'l-Fidâ, c. 4, s. 9, Kastalânî, c. 1, s. 199.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/107.
[6] Yakut, Mu'cemu'l-büldân, c. 1, s. 108.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/107.
[7] İbn İshak, İbn Hişam , c. 3, s. 64, Taberî, c. 3, s. 9-10, Beyhakî, c. 3, s. 201, İbn Seyyid, c. 2, s. 2, Zehebî, s. 134, E bu'l-Fidâ, c. 4, s. 10, Kastalâni, c. 1, s. 199.
[8] İbn İshak, İbn Hişam , c. 3, s. 64, Vâkıdî, c. 1, s. 1 99, Belâzurî, c. 1, s. 312, Taberî, c. 3, s. 10, Beyhakî, c. 3, s. 224, İbn Esîr, c. 2, s. 148, İbn Seyyid, c. 2, s. 2, Zehebî, s. 134, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 1 0.
[9] Vâkıdî, Megâzî, c. 1, s. 199, Belâzurî, Ensâb, c.1 , s. 312.
[10] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 64, Taberî, Târîh, c. 3, s. 10, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 148, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c.2, s. 2, Zehebî, Megâzî, s. 134, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 10, Kastalânî, Mevâhibü'l-ledünniye, c. 1, s. 119,Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 1, s. 41 9.
[11] Vâkıdî, Megâzî, c. 1, s. 199, Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 1, s. 419.
[12] Vâkıdî, Megâzî, c.1, s. 199-200.
[13] Vâkıdî, Megâzî, c.1, s. 200, İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 2, s. 37.
[14] Vâkıdî, Megâzî, c.1, s. 200.
[15] İbn İshak, İbn Hişam , c. 3, s. 64, Taberî, c. 3, s. 10, Beyhakî, c. 3, s. 224, İbn Seyyid, c. 2, s. 2, Zehebî, s. 134-135, Ebu'l-Fidâ, c. 4,s.1O.
[16] Vâkıdî, c. 1 ,s.200, İbn Sa'd, c. 2, s. 37, İbn Seyyid, c. 2, s. 2, Kastalânî, c. 1, s. 120, Diyarbekrî, c. 1 , s. 419.
[17] Vâkıdî, c. 1,s.200, İbn Sa'd, c. 2, s. 37, Belâzurî, c. 1, s. 312, İbn Seyyid, t 2, s. 2, Diyarbekrî, c. 1,s. 419.
[18] İbn İshak, c.3, s. 64, Vâkıdî, c.1, s. 200, İbn Sa'd, Tabak âtü'l-kübrâ, c. 2, s. 37, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 3, s. 225,İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 2, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 10, Kastalânî, Mevâhibül'-ledünniye, c. 1, s. 120,Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 1, s. 41 9.
[19] Enfâl: 36.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/107-109.
İnşaallah devam edecek ,ders almamız gereken çok önemli bir olay
selam ve dua ile,
Kureyş Müşriklerinin Peygamberimiz Aleyhisselamla Çarpışma Hazırlığına Girişmeleri
Ebû Süfyan'ın önderliğindeki Kureyş müşrikleri, Peygamberimiz Aleyhisselamla yapacakları savaşla ilgili malî gücü ticaret kervanından sağlayınca, Kinanelerden ve Tihame halkından da askerî destek sağlamak üzere harekete geçtiler.[20]
Amr b. Âs ile Hübeyre b. Ebi Vehb'i, Abdullah b. Zibârâyı ve Ebu Azze'yi, çevredeki Arapları yardıxma çağırmaları için görevlendirdiler.[21]
Müsafi1 b. Abdi Menaf da, Benî Malik b. Kinanelere gidip, söylediği şiirlerle onları Peygamberimiz Aleyhisselamla savaşmaya davet ve teşvik etti.[22]
Ebu Azze, "Muhammed'in bana Bedir günü iyiliği var. Kendisine karşı hiçbir zaman düşmanlık yapxmamaya yeminliyim" diyerek, bir müddet kaçınıp, propaganda gezisine çıkmaya yanaşmadı.[23]
Ebu Azze Bedir'de alınan esirler arasında iken, Peygamberimiz Aleyhisselama:
"Benim fakir, çoluklu çocuklu, muhtaç olduğumu iyi bilirsin! Lütfet de, benden kurtulmalık akçesi isteme. Beni serbest bırak" diyerek yalvarmış, Peygamberimiz Aleyhisselam da onu kurtulmalık akçesi alınmaksızın serbest bırakmıştı.
Safvan b. Ümeyye, ona:
"Ey Ebu Azze! Sen şair bir adamsın! Bizimle birlikte propagandaya çık. Bize dilinle yardımcı ol" dedi.
Ebu toe:
"Muhammed'in bana iyiliği var. Ben onun karşısında görünmek istemem" dedi.
Safvan b. Ümeyye:
"Peki! Dilinle yardım etme. Fakat, yanımızda bulun, bize şahsınla, görüntünle yardımcı ol!
Eğer bu seferden sağ ve salim dönersem, seni zengin etmeyi, ölürsen senin kızlarını kendi kızlarımxla varlıkta ve bollukta aralarında fark gözetmeden geçindirmeyi, Allah boynumun borcu kılsın!" dedi.[24]
Ebu Azze yine yanaşmadı.
Ertesi günü, Safvan b. Ümeyye, Cübeyrb. Mut'im'le birlikte onun yanına vardılar.
Safvan, önceki sözünü tekrarladı.
Ebu Azze yine yanaşmadı.
Cübeyrb. Mut'im de, gerektiğinde kendisini geçindireceğine söz verince, Ebu Azıe dayanamadı ve "Çıkıyorum!" dedi.[25]
Tihameye giderek söylediği şiirlerle Benî Kinaneleri Peygamberimiz Aleyhisselamla savaşmaya davet ve teşvik etti.[26]
Bunların davet ve teşvikleri neticesinde Sakîflerden, Kinanelerve daha başkalarından birçok topluxluklar Mekke'de toplandı.[27]
Cübeyr b. Mut'im; mızrak atmakta ve attığı yerden vurmakta mahir olan kölesi Vahşi'yi yanına çağırıp, ona:
"Halk ile birlikte savaşa çık! Muhammed'in amcası Hamza'yı, amcam Tuayme b. Adiyy'in yerine öldürürsen, sen azadsın" demişti.[28]
Ebu Süfyan'ın karısı Hind de, Vahşi'ye rastladıkça:
"Ey Ebu Deşme! Şifa ver, şifalan!" der,[29] Hz. Hamza'yı öldürmeye teşvik ederdi.[30]
Ebu Âmir'in Müşriklere Yardım Edişi
Peygamberimiz Aleyhisselam Medine'ye hicret edip geldiği zaman, Dubay'a oğullarından Ebu Âmir Abdi Amr b. Sayfî kıskançlık ve kızgınlığından dolayı ne yapacağını şaşırmış, Peygamberimiz Aleyhisselamdan uzak kalmış olmak için, Evs kabilesinden kendisine uyan elli kişiyle birlikte Mekke'ye çekip gitmiş.[31] müşriklerle işbirliği yapmaktan geri durmamış, onların yanından ayrılmamıştır.[32] Müşriklere:
"Ben, kavmimin [Ensarın] yanına varacak olursam, onlardan iki kişi bile bana aykırı davranmaz.[33]
İşte kavmimden şu yanımda bulunan kişiler söylesinler!" der, yanındaki elli kişi de onun sözünü doğrularlardı.
Bunun için Kureyşliler Ebu Âmir'in Uhud savaşında kendilerine büyük çapta yardımının dokunacağı umuduna düşmüşlerdi.[34]
O da, yanındaki elli kişiyle birlikte Uhud savaşına katıldı.[35]
Savaş İçin Toplananların Sayıları ve Teçhizatları
Savaş için toplanan müşriklerin sayısı üç bin idi ve daha da çoktu. Bunlardan yüzü Sakif kabilesin-dendi.
Atların sayısı ikiyüz idi.
Develerin sayısı üç bin idi.
Askerlerin yediyüzü zırhlı idi.[36]
Yanlarında pek çok silah ve askerî malzeme de mevcuttu.[37]
[20] İbn İshak, İbn Hişam,c.3, s. 64, Taberî, Târîh, c. 3, s. 10, Beyhakî, c. 3, s. 225, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 149, İbn Seyyid, c.2,s.2, Zehebî, Megâzî, s. 135, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 10, Diyarbekrî, c. 1.S.419.
[21] Vâki cif, Megâzî, c.1, s. 201, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 312, İbn Esîr, c. 2, s. 149.
[22] İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 65, Taberî, c. 3, s. 10, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 10.
[23] Vâki di, Megâzî, c. 1, s. 201.
[24] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 65, Taberî, Târîh, c. 3, s. 10, İbn Seyyid, Uyun, c. 2, s. 3, Zehebî, Megâzî, s. 1 35, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 10.
[25] Vâkıdî, Megâzî, c. 1, s. 201.
[26] İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 65, Taberî, c. 3, s. 10, Zehebî, s. 135, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 10.
[27] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 312.
[28] İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 65, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 149, İbn Seyyid, c. 2, s. 3, Zehebî, s. 135, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâyeve'n-nihâye, c. 4, s. 11.
[29] İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 66, Taberî, c. 3, s. 10, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 11 .
[30] Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 11.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/110-111.
[31] İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 71, Vâkıdî, c. 1, s. 205-206, Belâzurî, c. 1, s. 282, 313, Fütûhu'l-büldân, c. 1, s. 2-3, İbn EaY, c. 2, s. 149, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 16.
[32] Vâkıdî, Megâzî, c. 1, s. 205, Belâzurî, c. 1, s. 31 3.
[33] İbn İsfıak.İbnHişam, c. 3, s. 71, Vâkıdî, c.11 , s. 206, İbn Esîr , c. 2, s. 149, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 16.
[34] Vâkıdı, Megâzı.c. 1,s.2O6.
[35] İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 2, s. 37.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/111-112.
[36] Vâkıdî, c. 1, s. 203, İbn Sa'd, c. 2, s. 37, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 3, s. 313, Taberî, Târih, c. 3, s. 12, İbn Esîr, Kâmil,c. 2, s. 151, İbn Haldun, Târih, c. 2, ks. 2, s. 24, Kastalânî, Mevâhibü'l-ledünniye, c. 1, s. 1 21, Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 1, s.422.
[37] Vâkidi, c. 1, s. 203-204.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 4/112.
selam ve dua ile,


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla