• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor

Konu: MuTSuZ CoCuK

  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    MuTSuZ CoCuK

    Zamanın birinde annesi ve küçük kız kardeşiyle birlikte yaşayan, sarı
    saçları ve masmavi gözleri olan bir çocuk vardı. Küçük çocuk kendisine
    ne yapılırsa yapılsın hep daha fazlasını ister,hiç de mutlu olmazdı.
    Annesinin iş dönüşü kız kardeşine ve kendisine getirdiği armağanlara hep
    burun kıvırır,çoğu kez paketlerini bile açmadığı olurdu. Kız kardeşi
    onun tersine oldukça neşeli ve uyumlu bir çocuktu. Anne ve babaları ayrı
    yaşamalarına rağmen,ilgi ve sevgilerini üzerlerinden hiç eksik
    etmezlerdi. Kız kardeşi bu durumun tadını çıkarırken, küçük çocuk her zaman
    asık bir suratla gezerdi. Hatta çevresindekiler onun en son ne zaman
    güldüğünü bile hatırlamazlardı. Arkadaşları oyun oynayacağı zaman onu da
    mutlaka aralarına almak isterler fakat çocuk onlara gözükmemek için
    elinden geleni yapardı. Arkasından ne kadar seslenseler nafile. Vaktinin
    çoğunu caddelerde boş bakan gözlerle gezip,her zaman gittiği parkın bir
    bankına oturmakla geçirirdi.
    Yine çıktığı bir gezintide dinlenmek için bir bankta otururken, bir
    yandan da parkın ortasındaki, neşeyle oynayan kuşları izliyordu. Onları
    izlemeye öyle bir dalmış ki;yanına oturmak için gelen ihtiyar adamı,
    ancak öksürdüğü zaman fark edebilmişti. Biraz toparlandı ve “şimdi bu
    ihtiyar ,saçlarımı okşadıktan sonra gözlerimin ne kadar güzel olduğunu
    söyleyip benimle konuşmak isteyecektir” diye de geçirdi içinden.
    Evet gerçekten de ihtiyar adam,çocuğun güneşte daha bir parlayan sarı
    saçlarına bakıyordu. Sonra yumuşak bir tavırla :
    “ merhaba evladım” dedi.
    Çocuk içinden geçenlerin doğrulandığını görünce, bu merhabadan pek de
    hoşlanmadığını sezdirir bir tavırla:
    “ merhaba bayım” dedi
    İhtiyar adam , çocuktaki bu isteksizliği hemen anladı,ama hemen pes
    etmeye hiç de niyeti yoktu. Belki de çocuk dondurma,çikolata veya
    şekerleme istemişti ama alınmamıştı. Çocuğun yüzünün güleceğini düşünerek:
    “ bak ne diyeceğim,benim de senin gibi torunlarım var ve onlar
    dondurmaya bayılırlar, eminim sen de çok seviyorsundur.ha ne dersin,şu
    karşıdaki dükkandan istediğin kadar alalım mı?” dedikten sonra çocuğun tavrını
    izlemeye koyulur ihtiyar adam.
    Ama çocukta tebessümün belirtisi dahi yoktu, hatta aksine daha da
    sinirlenmiş gibiydi. Sert bir hareketle ihtiyara döndü ve :
    “ bakın bayım,canım dondurma isterse ben de gidip alabilirim, lütfen
    artık beni rahat bırakın!” dedi çocuk.
    İhtiyar adam ilk şaşkınlığını attıktan sonra, aslında kendisine hiç de
    yabancı olmayan ve ona kendi çocukluğunu hatırlatan bu durum
    karşısında,yüzünü kuşlara doğru çevirerek, sözlerine gayet sakin devam etti:
    “ konuşmaktan pek hoşlanmıyorsun galiba, peki,o zaman sen konuşma, beni
    dinle sadece, eminim anlatacaklarım çok hoşuna gidecek.” Dedi. Çocuğun
    o an içinden kalkıp gitmek geldi fakat acaba adam ona ne anlatacaktı
    merak ediyordu. “ neyse” diyordu içinden. “ onunla konuşmak zorunda
    değilim ki, dinledikten sonra kalkar giderim.” Diye geçirdi içinden.
    İhtiyar adam ise az öncesinden daha bir keyifle konuşmasını
    sürdürüyordu:
    “ biliyor musun ben de çocukken konuşmaktan pek hoşlanmazdım,üstelik
    hiç de mutlu bir çocuk değildim. Aslında mutlu olmam için pek çok neden
    vardı: Benimle ilgilenen bir ailem, arkadaşlarım, çeşit çeşit
    oyuncaklar, oynayabileceğim kocaman yeşil bir bahçemiz bile vardı. Ama ben
    ısrarla mutlu olmak istemiyordum. Hatırlarım da resim çekineceğimiz zaman
    herkes güler, ben ısrarla suratımı asardım. O anlarıma ait bir tek gülen
    resmim bile yok. ne acı değil mi? Ama eminim senin pek çoktur.”
    İhtiyar adamın anlattıkları çocuğun oldukça dikkatini çekmişti ve
    hikayenin gerisini çok merak ediyordu. Adam ise çocuğun bu sabırsızlığını
    anlamış, daha büyük bir neşeyle devam ediyordu:
    “evet evlat, işte yıllar böyle geçiyordu. En kötüsü de neydi biliyor
    musun? Büyüyüp genç bir delikanlı olduğumda bir sigorta şirketine iş
    başvurusunda bulunmuştum. Bir hafta içinde tüm başvuranlarla toplu bir
    görüşme yapılacaktı. Görüşme tarihi geldiğinde, erkenden kalkıp tertemiz
    giyindim ve belirtilen adrese doğru yola koyuldum, tabi her zamanki
    ciddiyetim ve asık suratımla birlikte...yaklaşık otuz kişi kadar vardık,
    bazı yazılı testlerden geçtikten sonra, hepimize “ hayatımızdaki en mutlu
    an’ı” sordular. Ne gerek vardı şimdi buna diye düşündüğüm sorunun,
    bana, yaşamımı geri vereceğini asla tahmin bile edemezdim. Kimisi doğum
    günlerinden,kimisi kendisine yapılan bir sürprizden, kimisi tatillerinde
    geçen mutlu anlarını anlatıyordu. Evet herkesin öyle çok mutlu anı vardı
    ki,anlatırken bile sanki o anı yaşıyorlardı. Sıranın bana geldiğini
    fark edince ne diyeceğimi şaşırdım ,aslında her şeye her zaman bir cevabı
    olan ben ,öylece kalakalmıştım. Yaşadığım en mutlu an neydi? O kadar
    çok düşünmüştüm ki, orada bulunanlar, herhalde hangisini anlatacağıma
    karar veremediğimi zannetmişlerdir. Ama bu izlenimleri çok kısa sürdü.
    Çünkü soruya karşılık “ halâ bekliyorum”’dan başka bir yanıtım olamazdı ne
    yazık ki.” Dedi ve o günleri hatırlamanın büyüsüyle bir parça yaş aktı
    gözlerinden. Bir an duraklamadan sonra “ belki ne demek istediğimi şuan
    anlayamazsın, daha küçüksün ama...” hayır aksine çocuk onun ne demek
    istediğini çok iyi anlıyordu, büyük bir heyecanla ve belki de hayatında
    ilk defa içinden gelerek, bu kadar uzun bir süre, bir yabancıyla vakit
    geçiriyordu. Daha fazla dayanamayarak:
    “ peki işe alındınız mı? Bayım” dedi çocuk heyecanla.
    İhtiyar adam gözünden akan yaşı silerek hafifçe gülümsedi ve:
    “ evet işe alınmıştım, ama o gün eve kendi yaşamımla ilgili ,cevabını
    veremeyeceğim soruların varlığını bilmenin üzüntüsüyle geri dönmüştüm.
    Düşünebiliyor musun? Yediğin yemeğin lezzetini anlayamamak gibi bir şey
    bu. Sonra dedim ki kendime: yaşlandığın zaman, geçmiş günlerine dair
    özlem duyamayacaksın ? Çünkü sıkıntıların, acıların özlemlerini duymaz
    insan. Hatırlamak istemeyeceğin bir geçmiş ise, silik bugünler yaratır,
    ben ise yarınlara böyle girmek istemiyordum, işte o gün benim için her
    şey değişmişti. En mutlu anlarımı bir kat daha artırarak girdim her
    yarın a... yaa işte böyle evladım, sen de buraya biraz dinlenmek için
    geldin, ben ise başını ağrıttım, gideyim artık, torunlar beni bekler, haydi
    kal sağlıcakla.” Dedi ve çocuğun bir şey söylemesini beklemeden, ama
    bir şeyleri başarmış olmaktan emin ,yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı.
    Çocuk anlatılanlardan o kadar çok etkilenmişti ki,söylemek istediği her şey
    düğümlenmişti sanki, yüzünde bir gülümseme ve teşekkür eden gözlerle
    ,yaşlı adamın arkasından öylece bakakaldı.
    Her zaman yaptığı sıradan bir gezintinin, kendisine böyle önemli bir
    sürpriz yapacağını tahmin bile edemezdi . Acele etmeliydi, yapacağı
    yığınla iş vardı ve ilk olarak hemen bir dükkana girip, kardeşi için
    armağanlar seçmeye başlamıştı bile. Yıllardır, önünden asık bir suratla
    geçtiği dükkandan , artık yaşamıyla ilgili tüm sorulara cevap verebileceğinin
    mutluluğu ile çıkıyordu. Çünkü biliyordu ki, bu onun için sadece bir
    başlangıçtı ve yaşlandığında , eski günlerine dair hep bir özlem
    duyacaktı.



    alıntı..

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  2. #2
    BillAbi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-02-2007
    Mesajlar
    325
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili MeDİD senden bir ricam var, bu yazıyı ayda bir tekrar yazarmısın, insanların neleri ıskaladıklarını hatırlatmak için,

    Yüreğine sağlık.

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    her ay, konuyu yukarı taşırız

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •