• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    Mutlu Babür Pınar Şiirleri

    Aşk Çıkmaz Sokakta Kirlenir


    Yazıldığı can duvarını çürütür
    “vermek aşkı yaratır” düsturu
    Gönül gözüne bağlanan mendil
    Solgun ve sefil
    Bekler saygıyla kendi sonunu
    Kalbinin rüzgarı doldurur
    Açık denizde hoyrat yelkenleri
    Kendisi kıyıda oturur.

    Kaldıkça yeniden filizlenir esaret
    O çok özlenen aşka has suret
    Bahçede gül ölürken görülür
    Sadakatin çelik kutsallığı
    Kendi çöplüğüne gömülür
    Kölenin bilenmiş antik bıçağı
    İlk düştüğü yerde açar kozunu
    Kanar güz ömrün yarası.

    Ekmek teknesine taşır korkusunu
    Bedenini tarla sayan kadının ufku
    Teslimin kapısını açar resmi kurum
    Açılan o aralıktan girer içeri
    Dipsiz kuyuya atılan şiir
    Toprağın sırtında büyür uçurum
    Esirdir esir şehrin ahalisi
    Aşk çıkmaz sokakta kirlenir.

    Cümle insanlığı özgür kılarak
    Çocuk sevincine kavuşabilir şehir
    Özgür kadın ruhunu katarak
    Saf bereketle hayatı emzirebilir
    O dem olduğunda ancak
    Aşkın tarihi
    İnsanlığın tarihi olacak.

  2. #2
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Ayak İzlerini Örtebilir Rüzgar


    Dört mevsimlik parçalanmış gülümseme
    Küçük bir çocuğun belleğinde
    Kabuğunu büyüten yaradır
    Bağır sevdanı harlamak için bağır
    Tetikte kalakalmış insana
    Başka ne denilebilir ki yol başında.

    Çiçeklerin çağrısıyla kanatlanır
    Fırtına zamanı dağlara çıkan kalbim
    Kent varoşu kötü bir duruşa sığınaktır
    Kırık umutlar mitinginde
    Söze dökülmüştür katlim.

    Şarap ve gül gecesinde
    Çarmıha gerilen bereket tanrıçası
    Gözyaşıyla sular çatlamış toprağı
    Yenilenir bir avuç suya muhtaç
    Vurgun mevsimi düşen ağaç
    Kalbi kırılan sarılır ihanete
    İlk sürgün çağırır kıtlığı
    Avuçlarında sakladığı pas artığı
    Kirletir hayatı.

    Ey rüzgara boyun eğmiş madde
    Ey merhem olduğu acıdan
    Daha dürüst zaman
    Dudaklarımdan öpün önce
    Sarsın belleğimi sonra
    Yalnız hayatlar sığınağında
    Sevişmeden iyileşebilir mi insan.

    Sel yorgunu bir şehrin kalbinde
    Ayak izlerini örtebilir rüzgar
    Suçları bağışlatabilir
    Pencere önüne konulan serenat
    Fakat nasıl süslenir
    Belleğine mızrak sokulmuş bahçede
    Hüznü büyüten bedbin bir hayat

    Denize ulaşan yürüyüp gidendir.

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Baharla


    Dağlardan kalkan kar
    Dağlara çekilen kuşlar
    Umurumdadır.

    Yediveren güldür gövdemde hayat
    Kırk çiçek açan duvar önü yastadır
    Kış mevsimi
    Evin içinde küstüm çiçeği rahat
    Bin nazla koklatır kendini.

    Gizlisinde ateş yakan avcının
    Hayra yorulmaz düşü
    Cevahir ömrü çürütemez zindanda
    Zor ölümlü zorba saltanat
    İşkence olur insana
    Sevdasız geçen her gündönümü.

    Yaşanılası ve Ferhat
    Bir düğün kurulur dağlarda
    Çiçek alaylı gelin
    Bahçe kapısından girerken
    Yüz görümlük sevinç ister
    Düş arsızı beton evden
    Gülümse gülüm zamanıdır
    Koy saksıları bahçeye
    Karşılasın iki mevsim arası sevdayı kalbin
    Pencereni aç avunmaz türkülere.

    Yine gelir Bahar
    Uçurumda eriyen kar
    Can verdiği nehre akar.

  4. #4
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Beni Bekliyor Yalnız Ve Çok Ölmek


    Kanayan benim
    Göğsünde sonbahar yaprakları hışırdayarak
    Kuru bir şehvetin armağanı önünde
    Diz çöküp baş eğen sokak
    Ağlayan senin seçimin
    Çünkü yarım kalmış aşk
    Kara ırmağın düştüğü derinlikte
    Saklıyor kanlı bitişini

    Sen hiçbir şey görmedin
    Duvara asılı resim gibi
    Hep önüne bakarak sustun
    Sokak eşkıyalarının
    İğdiş edilmiş boğa gibi böğürerek
    Sırtında erkek yorgunluğu
    Akşamın koynuna girerken
    Evlerin sekiz şiddetinde çatırdamasını
    Görmediğini bir kenara bırak
    Kahpe avazın
    Gül bahçelerini gündüz gözüyle
    Tarumar etmesini de görmedin
    O kadar gömülmüştün ki ağır batağa
    Başkasının acısı masaldı senin için
    Görmezden geldin
    Körpe kentlerin puşt bir yalnızlığa
    Geceleri bedelsiz terk edilişini

    Mevsim kış vakit ikindi
    Son kalan ferhat dağlarda mahzun şimdi
    Kanayan benim evet
    Yüreğinin gölgesine sığınarak
    Teslim olup arsız gülüşlere
    Bağırsaklarındaki ağrıyı boşaltan sokak
    Öğüren senin seçimin

    Oynak bir kalçanın tüm becerisini göstererek bulut
    Sürükleniyor dokunsan ağlayacak gibi rüzgarın önünde
    Sen affedilmeyi unut
    Gün ortası sensiz sevişiyor sokak
    Suçların en büyüğü
    Kentin ırzına leke süren
    Bir sokak eşkıyasının peşinden
    Oyunsuz kalmış çocuk gibi ağlamak

    Bütün kentleri sorgudan geçirip
    Ateşlerin söndüğü gün yatağına
    Şair bozması şövalyeleri alarak
    Sabahı öylesine masum bir fotoğrafla
    Nasıl karşıladığını öğrenmeliğim
    Yoksa ihanet seni de yoklayacak
    Ve sen yalnızlığın suretini unuttuğun an
    Ben dayanamayacağım yeni bir serüvenin
    Ansızın kanadımı kırmasına

    Eksik zamanlı hücrelere
    Sorgu sonrası bıraktığım resim
    Vahşetin dişlerine astı gömleğini
    Çılgınlar partisini yeni savmış bir gece
    Kendi içinde eriyen çığlık
    Kül hayatı sarsarken
    Ağaçların dayanıklı olması kimin umurunda
    Ölmek kaç harfe yükler bedelini
    Kimliğin anlamı ne
    Bu kent kum çakıl çimento çelik yer
    Soluğu karbondioksit
    Kucağında büyük yalnızlığı besler
    Bir avuç gökyüzü ile avutur insanları sürgit

    Kanayan benim
    Çoğalan düşleri dağıtırken
    Suyunu toprağa vermekten sakınarak
    Acıyı büyüten sokak
    Ardında hiçbir şey bırakmadan giden
    Senin seçimin

    Her insan kendi fecrinde sorgulanmalı
    Ve dokunulmaz bir şey bırakılmamalı mahşere

    Olasıdır belki yeniden dönerim kente
    Yanıma alarak eski yaralarımın uğultusunu
    Dostların kapısını çalarım yine
    Kitap arasında verdiğin gül kurusu
    İncitiyor yüreğimi hala
    Durup dururken söner mi kasırga

    Ve bir kıyıda kaldıysa
    Her derde devadır kusursuz sevişmek
    Evimin önünde ve her an pusuda
    Yazgısı sahibine bağlı bir hayvan gibi
    Bekliyor beni yalnız ve çok ölmek

    Kanayan benim çünkü.

  5. #5
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Gençliğim Uzaklarda


    Şimdi çok uzaklardadır gençliğim
    Çok uzaktadır dudağımın aşkla titremesi
    Çok uzaktadır solgun evlerin endişesi
    Sayısını unuttuğum serin odalar
    Yıldız aydınlığı ve karanlık
    Fırat’ın koynuna bıraktığım düşsel yalnızlık
    Sesime kavuştuğum an
    Kardeşimin bileğine düşen kan
    Çıplak ayak
    Islak toprak üzerinde çılgınca koşarak
    Kendimi mevsimlerin efendisine adayışım
    Çok uzaktadır on yedi yaşım.

    Çok uzaktadır başımda esen kavak yelleri
    Kış günü koynuna düştüğüm bahar
    Böğürtlen tadında sevdalar
    İlk düş ilk sıcak ağrı
    İlk kopuş ilk kaçamak ilk vurgun demi
    Deli kanımın gövdemi yakan isyanı
    Çok uzaklardadır şimdi
    Gül tadında söylenen şarkılar.

    Geride kaldı ardından ağıt yakmadığım yıllar
    Zaman dünü bugüne taşıdı kucağında
    Sıcak bir duruştur
    Dingin bir solukla hayatıma giren sonbahar.

    Çok uzaktır bana intizar
    Gençliğim çok uzaklarda.

  6. #6
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Hayat


    Kır çiçeklerinin yurt tuttuğu
    Her dağın hüzünlü bir patikası var
    Kuytusuna yaralı düşen kuşlar
    Son kez baktıklarında görürler onu

    Gövdem bir dağ gülüm
    Kalbim onun patikası
    Son kuşların giderken bıraktığı
    Kuytulara resmedilmiş yaralı bakış ömrüm

    Ayrılık uçurumunda çiçeklenir
    Sürgünü kendinde ömür ağacı
    Gezginlerin geçerken umursamadığı
    Seçilmiş yalnızlığın içindedir
    Hayata çığlık veren sancı

    Herkesin kimliğinde bir Ferhat
    Dağları delmeğe hazır aşk için
    Herkesin uçurumu bir Şirin
    Sorgulanan günlerin toplamıdır hayat

  7. #7
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Kardelen

    Sen geldin
    Değişti tek odalı evimizin rengi.

    Düş kaçkını bir çiçek gibi
    Odamızın pembe köşesini aldın
    Bahar rengiyle kuşattın
    Hayatımızın bir yanını
    Öyküsüz kalmayasın diye
    Adını kazıdığı kimliğini
    Başucuna bıraktı
    Annenin sevda arsızı kalbi.

    Süt bollaşmadı
    Gürül gürül akmadı su
    Açlıktan ölen Afrikalı çocuğu
    Ete ve ekmeğe
    Kavuşturamadı isyan
    Grip günlerinde bahçe
    Toprağa döktü ağrısını.

    Sen geldin
    Yalnızlık dışarıda kaldı.

  8. #8
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Kördüğüm

    Asi kimliğimle karşılarken hayatı
    Bilincim kanatlanıp uçmak ister
    Yarin tutkusu boynumda zincir
    Ayaklarım isyanda giz sürer.

    Göğsümde aşk savaşından kalma yara
    Sırrını açmak için akar sabaha
    İlk ışık sokağa çıkmamışken daha
    Sesim kendini türküler.

    'Saçlarına ak düşmüş' mü dediniz
    Belli ki bilincimin resmini görmediniz
    Aşk esaretimi ben daim kıldım
    Yarin camdan erki bir hiçtir bensiz .


  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-11-2006
    Mesajlar
    874
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı MeDiD tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Baharla


    Dağlardan kalkan kar
    Dağlara çekilen kuşlar
    Umurumdadır.

    Yediveren güldür gövdemde hayat
    Kırk çiçek açan duvar önü yastadır
    Kış mevsimi
    Evin içinde küstüm çiçeği rahat
    Bin nazla koklatır kendini.

    Gizlisinde ateş yakan avcının
    Hayra yorulmaz düşü
    Cevahir ömrü çürütemez zindanda
    Zor ölümlü zorba saltanat
    İşkence olur insana
    Sevdasız geçen her gündönümü.

    Yaşanılası ve Ferhat
    Bir düğün kurulur dağlarda
    Çiçek alaylı gelin
    Bahçe kapısından girerken
    Yüz görümlük sevinç ister
    Düş arsızı beton evden
    Gülümse gülüm zamanıdır
    Koy saksıları bahçeye
    Karşılasın iki mevsim arası sevdayı kalbin
    Pencereni aç avunmaz türkülere.

    Yine gelir Bahar
    Uçurumda eriyen kar
    Can verdiği nehre akar.

    bu şiir çok güzelmiş.
    sağolasın.

  10. #10
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Rica ederim.

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Pınar Ezineli Reklamı...
    2006 Konuları bölümünde Ebruli tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 29.03.06, 09:35
  2. Pınar Çikolata Reklamı...
    2006 Konuları bölümünde Ebruli tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 20.03.06, 23:39

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •