• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0

    Ölüm anının Bilimsel araştırması.

    Ölüm, ölmek konusunda dünyanın en önde gelen araştırmacısı olan Dr. Külber Ross, bu konuyu bilim adamlarının araştırma alanına getirmeyi başarmış bir insandır. Bu konuyla ilgili klasik olmuş bir çok kitap yazmıştır.On Death and dying adlı yapıtı Amerikan liselerinde okunması gereken kitaplar listesindedir.Dr. kübler Ross ölümün kıyısından dönme deneyimini ölüm anında herkesin yaşayacaklarının bir parçası olduğunu söylüyor ve şöyle anlatıyor;
    Bir tünel, köprü ya da dağ geçitini aşınca, sonunda ulaşıp ışıkla kucaklaşıyoruz. Bu ışık son derece parlaktır.Eğer biri ölümün kıyısında dönecekse, bu ışığı kısacık bir süre görebilir.Bundan sonra yaşama geri dönmelidir.Ama gerçekten ölünce, kozayla kelebeğin( yani bedenle ruhun) arasındaki bağ kopar. Tekrar dünyadaki bedene dönemezsiniz.Ama zatende dönmek istemezsiniz. Çünkü bu ışığı gördükten sonra kimse geri dönmek istemez.Bu ışıkta belkide insanoğlunun nasıl olması gerektiğini hissedeceksiniz.

    "Ölüm halindeki hastalarla görüşmelere başlamazdan önce, ölümden sonra bir yaşam olabileceğine dair hiçbir inancım yoktu. Fakat, şimdi inanıyorum. Siz ister ruh deyin, ister başka bir şey, insan bedeninin ölümden sonra da varlığını sürdüren bir eşi var.
    Dr külber ölüm deneyimin tıpkı doğum gibi olduğunu ancak bu doğumun başka bir var oluş için gerçekleştiğini anlatıyor. Dr külber'in çalışmaları ispatlanaz çalışmalardı fakat ölmekte olan insanlar veya kısa süreliğine ölmüş insanlar üzerinde yaptığı çalışmalar Dr ülberi bu inança götürmüştür. Bulduğu şeyler insanı yaşamı kucaklamayı ve ölüm korkusundan sıyrılmayı öğretiyordu.


    Kübler-Ross'a göre, hasta ölünceye kadar beş aşamadan geçiyor. Birinci aşama hastanın içinde bulunduğu durumu inkar etmesi; Ben ölmem
    İkinci aşama ise, kızgınlık şeklinde beliriyor; Niçin ben? Neden bir başkası değil de, ben? Niçin daha bilgisiz, işe yaramayan ya da yaşlı birisi ölmüyor da ben ölüyorum?
    Üçüncü aşama ise, pazarlık devresidir; Eğer dediklerinizi yaparsam, beni iyileştireceksiniz, değil mi? bu aşamadan itibaren artık durumu yavaş yavaş kabullenmeye başlar. Bu dördüncü aşamadır; Ben ölüyorum. Gerçekten ölüyorum.
    Son aşamada ise, hasta ölümü tümüyle kabullenir ve beklemeye başlar. Bu son aşama hastanın davranışlarında ilginç gelişmelerin olduğu aşamadır. Örneğin, sesler işitir, daha önce ölmüş olan yakınlarının kendisini beklediklerini söyler.
    Bu aşamada hastaların büyük çoğunluğunun parlak ışıklar, sonu aydınlık tüneller gördükleri, benliklerine bir huzur duygusunun egemen olduğu belirtiliyor. Bilinen bir gerçek daha var ki, o da tıbben ölüp sonra hayata döndürülen kişilerin daha sonra ölümden korkmamaları..



    Bir diğer ölüm uzmanı(ben böyle tanımlıyorum) Dr. Raymod Moody dir. Life after life Bilim dünyasında çok ilgi çeken bir kitaptı. Psikiyatrist Dr Moody, ölümün kıyısından dönen hastaların deneyimlerini aktarmıştı. Yaşama geri dönen hastalar bir ışık tünelinden geçtikleri, başka boyutta iyiliksever ruhsal varlıklarla karşılaştıkları ve bazen de yaşamların en önemli olaylarını yeniden anlatmışlardı. Dr Moody bu olduğuya "ölüme yakın deneyim" adını vermişti. Ölümün kıyısından dönenlerin çoğu bu deneyim ardından büyük değişim sergilemişti. Anlattığına göer Dr Suziki de bunlardandır. Dr Suzuki genetik açıdan felç geçirmeye yakın bir kişi olduğunu ve elli yaşlarında bunu yaşadığını anlatıyor. Dr suziki parlak ışıklar, çeşitli pastel renkler ve parlak güzel bir ışığa doğru giden ve içinne doğru çekildiğini hissettiği bir tünel gördüğünü anlatıyor.Ama ışığın kaynağına giderken henüz zamanı gelmediğinide hissetmiş. Bir saniye sonra kendini hastanene yatağında meslektaşları tarafından muayne edilirken bulmuş. Konuşmayı ve yürümeyi tekrardan öğrenmek zorunda kalmış.

    Burda anlatılanların ne kadar bilimsel olsun yada olmasın bu inancın insanı yaşamı kucaklamayı ve ölüm korkusundan sıyrılmayı öğrettiği kesindir.

    KAYNAK

    KAYNAK

  2. #2
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Evet bende buna benzer bir belgeseli discovery kanalında izlemiştim.Orada ölümün kıyısından dönenler yaşadıklarını anlatıyordu.Çıkan sonuç şu idi ''o ışığı görenler ve bedeninde çıkıp rahatlayanlar,bir daha asla oraya(bedene) dönmek istemiyorlar.Hatta hayatında hiç ışık görmemiş olan bir ama kadın,gördüklerini,ve nesneleri birbir anlatıyorduki,buda ayrı bir mucize idi.

    Birde bir çocuk vardı,kısa süreliğine bedeninden ayrılıp,o ışığın içine dalıyor.Yolda bir çok ölmüş tandığa rastlıyor.Onların içinden birisini hiç tanımıyor ve adam kendini Yüzbaşı(adını hatırlıyamadım) filanca olarak tanıtıyor.İşin ilginç yanı çocuk kurtulup,tüm bunları anlattığında,teyzesi hüngür hüngür ağlamaya başlıyor.Meğerse teyzesi o yüzbaşı ile kısa bir süre tanışmış,birbirlerine aşık olmuşlar,ve 2.dünya savaşında o asker hayatını kaybetmiş.Ve aileden hiç kimsenin bu olaydan ve o askerden haberi yokmuş.Eğerki çocuk bazı bilim adamlarının dediği gibi halüsülasyon gördü ise,tanımadığı yüzbaşıda neyin nesiydi o zaman.

    Veya hayatında hiçbir şey ve hiçbir ışık namına birşey görmemiş olan ''ama kadının'' gördükleri ve verdiği tarifler neyin nesi idi?

    Konu içim teşekkürler gencerli,ruhumuzumu kararttın,içimizimi aydınlattın bilmiyorum ama,ölümü hatırlattın ya bize,Allah razı olsun..

  3. #3
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    .......
    Bu mesaj en son " 20.06.07 " tarihinde saat 18:07 itibariyle gencerli tarafından düzenlenmiştir...

  4. #4
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı gencerli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ewren44 kardeşim hakılsın, bu ve buna benzer olayları, yaşayanların ağzından dinemekten öte bilgi sahibi olamıyoruz. Ama dikkat edersen anlatılanlar hep aynı, olay hep TÜNEL meselesinde kilitleniyor sanki.

    TÜNEL..
    evet Nedir bu tünel? Neyin nesidir acaba? alemler arası bir geçit kapısımı yoksa, yoksa her insana has, özel olan mini SUR borucuklarımı var? Yoksam her bir yaradılmış varlığa ait SUR borusumu var? Belkide her bir atomun...

    selam
    İnşaallah o tünelden sağsalim çıkarız:A .Tünelin içinde gördüğümüz ışık,yaklaşan trenin farı olmaz umarım (teşbihte hata olmaz diyelim)

  5. #5
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İnşaallah o tünelden sağsalim çıkarız:A .Tünelin içinde gördüğümüz ışık,yaklaşan trenin farı olmaz umarım (teşbihte hata olmaz diyelim)
    :ty45:

  6. #6
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    parapsikoloji konusundaki araştırmalarım sırasında bu tip hikayeleri çok gördüm ancak konunun dinle alakasını çözemedim..

  7. #7
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ForumX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    parapsikoloji konusundaki araştırmalarım sırasında bu tip hikayeleri çok gördüm ancak konunun dinle alakasını çözemedim..
    Birgün adamın biri ssk'da çok yoğun olan bir d*****a gitmiş,

    -Toktor beg,aha ben bu karnıma bastırınca karnım çok ağrıyor,

    Doktor hışımla bağırmış,

    - Bastırmasende o zaman kardeşiiiiim.

    Forumx sende o zaman daha çok araştır kardeşiiim.Sen görememişsin,bize ne şimdi yani.Anlatılmak istenenden birşey anlamamışsın,buda bizim hatamız değil yani.Dinle olan bağlantısını ve denilmek isteneni biraz daha oku,söz veriyorumki,yine birşey anlamadım dersen,madde madde yazacağım. :A

  8. #8
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    ewren44 benim söylemek istediğim o değil, ölüm öncesi deneyim denilen bir olay var söylenenlere göre özel bir simulasyon hazırlanıyor daha sonra denekler birşeyler anlatıyor asıl konuda şu birileri tünel gördüğünü söyledi diye olayı dine çeken sadece bu forum üyeleri değil onu söylemek istiyorum

  9. #9
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    Tüneller bizim rızık kapılarımızdır, tüneller vasıtasıyla rızıklanırız ve ömrümüzü buna göre tamamlarız. Her bir mahlukat ve yıldızlar da bu yolla rızıklanırlar. Hayata iken biz bu tünelleri görmüyoruz ama, ölüm anında o tünelle tanışmamız kaçınılmazdır. eğer o rızık aldığımız tünelin, hortumun, vanası bir gün kapanırsa işte o zaman bizim sonumuz gelmiştir.

    Evren yapı ve yaradılış itibari ile (11) boyutludur, bize açılımı ise sadece (4) boyuttur. Bizler yapımız itibariyle sadece 4. boyutu algılayabiliyoruz, geri kalanı ise tünel oluşturmuştur vaziyettedir. Yani bu saklı kalan 7. boyut, yaradılışta dışa açılmayıp içe kıvrılmıştır ve bizim idrakimiz dışındadır, tünelin adreside burasıdır.


    selam

  10. #10
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Bu sadece bir yorum bunun genel bir kanıtı yoktur.. bu yorumdan yola çıkarak bende şunu söyleyebilirim aklın idrak edemediği olay gerçek değildir..

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. TSUNAMİ Anının UYDU Görüntüleri...
    2003 - 2004 Konuları bölümünde detays tarafından açılmış
    Yanıt: 38
    Son Mesaj: 09.12.05, 19:38
  2. Almanya'da inanç araştırması
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.07.05, 05:02

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •