• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: fare

  1. #1
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0

    Başarılı fare

    Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin
    mutfakta bir paketi açtıklarını gördü.

    Kendi kendine:

    - "İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düşündü.

    Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında
    yıkılmıştı.

    - "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak
    telaşla bahçeye fırladı.

    Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla
    başını kaldırdı ve gıdakladı:

    - "Zavallı farecik...Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı
    lamaz
    küçücük kapanın" dedi.

    Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu
    ve,

    - "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye adeta
    çırpındı.

    Domuz anlayışla karşıladı ama,

    - "Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok.
    Dualarımda olacağından emin ol" dedi.

    Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve ,

    - "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi.

    İnek ;

    -"Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi.



    Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare
    tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı.

    O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve
    susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu.
    Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.

    Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve
    mutfağa koştu.

    Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark
    edememişti.

    Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin
    karısını
    ısırdı.

    Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi
    sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve
    bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.

    Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir,
    iftçi
    de bıçağını alıp bahçeye koştu.

    Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının
    hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler.

    Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti.

    Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok
    zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.

    Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için
    çiftçi
    ineği mezbahaya yolladı.

    Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.



    Birisi, sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı
    karşıya
    ise hepimizin aynı tehlikede olabileceğini hatırlayalım.

    Hepimiz yaşam denilen bu yolculukta yer alıyoruz.
    Diğerimiz için bir gözümüzü açık tutmalı ve diğerlerini cesaretlendirmek
    için çaba harcamalıyız.










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  2. #2
    bozo076 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-02-2007
    Mesajlar
    1,057
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •