• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    19-01-2005
    Mesajlar
    5,532
    Karizma Gücü
    0

    Toprağın Gözyaşları

    Conkbayırı’nda açar gelinciklerin en kırmızısı

    TOPRAĞIN GÖZYAŞLARI

    Yenilmez armadanın komutanı
    İngiliz Amiral Karden,
    Gururla seyretti gemilerini
    Goliath’ın küpeştesinden.
    Sabahın sisi karşı tepeleri
    Bir duvak gibi örtüyordu.
    Denize doğru bir dost eli gibi uzanan
    Güzelim yarımada uysal, sevecen
    Soylu ve utangaç görünüyordu.
    Bunca donanım, bunca askere gerek yoktu ama
    Ardında İstanbul’u, Anadolu ve doğuyu gizliyordu.
    Kolay mıydı vazgeçmek, Tanrıların bin yıllık ülkesinden,
    Onu,Truvalı Helen bir ödül gibi kıyıda bekliyorken….

    Ancak hiç de olmadı
    Dev donanmadan umulan.
    Ansızın titredi tepeler, dikildi uzaklardan
    Gök yarılarak indi sisli yamaçlarından
    Cehennem, yangın, çığlık, ölüm yankılanan
    Havada bir lanetin bıçak gibi kokusu
    Kan, barut, ateş, duman
    Denize doğru bir dost eli gibi uzanan
    Çanakkale dev bir yumruk oldu, kalktı ufuktan…
    Gözleri deniz gibi mavi
    Bir komutan emir verdi, “İleri!..”
    Fırladı Mehmetçik “Allah Allah!..” diye siperinden
    Düşmanın karşısında bir dağ gibi kocaman
    Anasından, sılasından kimi yavuklusundan
    Geçerek ölmeye gönüllü koşan…

    Artık günler cehennem, geceler karabasan
    Güneş al kan içinde kızaran topraklardan
    Her doğduğunda yılmadan, usanmadan, savaşan
    Türkü selamlıyordu, batarken utancından.
    Gün geceye kavuşsa da kurtuluş yok düşmana
    Yıldız ışıltısında, gece karanlığında
    Kopmuş başını elinde tutan
    Şehitlerin ruhları savaşıyordu..

    Bir de mavi gözlü bir dev vardı, kalktı mı ayağa
    Gölgesi karayı geçip gemilere uzanıyordu,
    Elini kaldırıp ufukları gösterdi mi tek parmağıyla
    Tepeler ayaklanıp ardından yürüyordu…
    Hayır!.. Hiç tekin değil bu deniz ve bu toprak
    Bilinmedik bir sır bu, tutmuyor hesap kitap

    “Çanakkale içinde aynalı çarşı
    Ana ben gidiyom düşmana karşı”
    Deyip düşmüşlerdi yollara binlercesi,
    Mekteb-i sultanili, öğretmeni, mülkiyeli, tıbbiyelisi,
    100.000'i aşkın aydın, okumuş, eğitimlisi.
    Anadolu bağrından gelmiş daha nicesi
    Ki içlerinde denizi hiç görmemişler vardı
    Deniz de bir vatandı, elbet korunacaktı…
    Yedi düvelin kurşun rengi dev savaş gemileri
    Ak köpüklü menevişli denizin üzerini
    Kaplamıştı alınları lekeler gibi…

    Oysa onlar siperlerinde
    Yavan çökeleği kuru ekmeğe
    Katık ederken destan
    Yazdıklarının farkında bile değillerdi.
    Yıllarca Osmanlı’nın dört bir yanda savaştırdığı,
    Anadolu insanı ilk kez kendi öz vatanını
    Aslanlar gibi savunuyordu, işte sır buradaydı.

    Çanakkale’de savaş, yalnız savaş değildi
    Binbir türkü yakıldı, onca destan dizildi;
    Her bahar yeşeren tepelerinde
    Şimdi binlerce gelincik açar,
    Kan kırmızı bir denizmişcesine
    Dalgalanır yamaçlar.
    Esen yele, köpüren denize
    Hele bir kulak ver de dinle
    Nice genç, yaşanmadık
    Sevda türküleri fısıldar.
    Derler ki hiç gelincik açmazmış öncelerde
    Ansızın fışkırmışlar savaşın ertesinde
    Ölenlerin çoğu genç olduğundan
    Toprak kabul etmezmiş, her bahar acısından
    Kanlı kanlı ağlarmış.
    İşte bu yüzden kırmızı gelincikler
    Ağlayan toprağın gözyaşları imişler…


    13.3.2001
    Aygün COŞAR
    (
    Cumok Yazarı)

  2. #2
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    tesekkurler guzel mış

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •