Ecevit: Tüm tarikatlar laikliğe aykırı değildir Bülent Ecevit'in 14 Aralık 1986'da, Nokta dergisinde yayımlanan yazısından:
Tarikatları, psikolojik ve sosyolojik olgu niteliğinde olanlar ve geriye dönüş eğilimi yansıttıkları için siyasi özellik taşıyanlar diye iki gruba ayırmak mümkün. Bu ayrılık tarih boyunca görülmüştür. Bazı tarikatlar siyasi kökenli olmadıkları halde devlet baskısıyla karşılaştıklarında gösterdikleri tepki zamanla onlara da siyasal bir görüntü ve nitelik vermiştir.
Türk-İslam tasavvufu geleneğinden kaynaklanan tarikatların çoğu temelde siyasi değildir. Bunlar teokratik devlet düzeninin veya bağnaz dini akımların kalıplaştırdığı, o yüzden de insana yabancılaştırdığı din anlayışından ve uygulamasından sıyrılarak gerçeği
arayışta ve Tanrı'ya yönelişte özgürleşme gereksinmesini yansıtır. Geçmişte bazen bunların felsefe yönü dinsel yönünden daha çok ağırlık kazanmış ve Osmanlı aydınının felsefe alanında bıraktığı boşluğu doldurmuştur. Eğer bu kategoriye giren ve Türk-İslam tasavvuf geleneğini yansıtan tarikatlar olmasaydı geçmişimizin düşünsel yaşamı çorak kalırdı. Üstelik dinsel bağnazlık ve dinin siyasal amaçlara göre istismar edilip yozlaştırılması Türk toplumuna daha çok zarar verirdi.
Bu tür tarikatlar aslında teokratik devletten çok laik devletle bağdaşmaya yatkındırlar. Çünkü gereksinme duydukları özgürlüğü laik devlette bulurlar. Yeter ki siyasal ağırlıklı ve irticai eğilimli tarikatlarla bir torbaya konulup, laik devlete zorla yabancılaştırılmasınlar; veya Osmanlı'da örnekleri görüldüğü gibi, belirli devlet kurumlarıyla aralarında bağlantı kurulup, o yoldan yozlaştırılmasınlar.
İsmet İnönü'ye sormuştu Halen Diyanet müfettişi olan Abdülkadir Sezgin, Alevilik konusundaki çalışmalarıyla bilinen bir isim. Bir vesileyle Ecevit'le görüştüklerinde tarikatlar konusunun geçmişte Ecevit'in CHP Genel Sekreterliği döneminde de gündeme gelişini anlatıyor: "Ecevit tarikatların serbest bırakılmasının mümkün olup olmadığını İsmet Paşa'ya sormuş. Paşa: 'Başlangıçta on-on beş yıllık bir yasaklama döneminden sonra biz de serbest bırakılmasını düşünüyorduk, olmadı. Şimdi mümkün. Ama Parti Meclisi'ndeki havayı yoklayıp ona göre hareket edelim, ben görüşeyim' demiş. Daha sonra Bülent beye 'Ortam henüz uygun değil, partiye, dışarıya hiç anlatamayız..' diyerek konuyu kapatmış."