Tezgah-Üstü Piyasalar
Finansal piyasalar teşekkül ettirilmeleri açısından düzenli (organized) piyasalar ve tezgah-üstü (over-the-counter) piyasalar şeklinde ikiye ayrılır. Düzenli piyasalar, alıcı ile satıcıyı belli bir fiziksel alanda buluşturan ve işlemlerini gerçekleştirmesi için belli kural ve düzenlemeler içeren piyasalar şeklinde tanımlanabilir. Örneğin, İMKB düzenli bir piyasadır. Çeşitli pazarlardan oluşan borsada işlemler Sermaye Piyasası Kanunu ve SPKurulu tebliğlerinde öngörülen düzenlemeler ve ilgili borsa tarafından hazırlanan ayrıntılı yönetmelikler çerçevesinde gerçekleştirilir. Ayrıca, bu piyasada yalnızca borsa üyeleri işlem yapabilir ve sadece Kurul kaydına alınmış ve Borsaya kote edilmiş menkul kıymetlerin alım satımı yapılabilir.
Tezgah-üstü piyasalar ise düzenli bir borsa dışında yapılan işlemleri kapsayan gevşek ve gayri-resmi nitelikteki borsa dışı piyasalardır. Borsaya kote edilmemiş menkul kıymetlerin alım satımı tezgah-üstü piyasalarda gerçekleşir. Bununla birlikte, borsaya kote menkul kıymetler de zaman zaman tezgah-üstü piyasalarda alım satıma konu olabilir. Tezgah-üstü piyasalar bir aracı piyasasıdır.
Sermaye piyasalarının en önemli bölümlerinden biri hisse senedi piyasalarıdır. Hisse senedi piyasalarında ikinci el işlemlerin miktarı birinci el işlemleri büyük ölçüde aşmakta ve aynı zamanda ikinci el işlemler birinci el işlemlerin yapılabilmesinin temel dayanağını oluşturmaktadır.
Hisse senedi ikinci el piyasaları dünyada iki şekilde gelişmiştir. Bunlar borsalar (düzenli/ organize piyasalar) ve tezgah-üstü piyasalardır. Birçok ülkede borsalar hisse senedi piyasasında en büyük ağırlığı taşımakta, tezgah-üstü piyasada ise, borsaların kotasyon koşullarını karşılayamayan küçük, gelişmekte olan şirketlerin hisse senetleri alınıp satılmaktadır. ABD'nde de tezgah-üstü piyasanın gelişimi bu şekilde olmuş ancak NASDAQ'ın kurulmasıyla bu piyasa borsalara alternatif bir piyasa haline gelmiştir. 2006 ilk çeyreği itibariyle de ABD sermaye piyasaları düzenleyici otoritesi SEC'e başvuran NASDAQ, resmi statüsünü düzenli bir borsa olarak tescil ettirmiştir.
İkinci el piyasalar birinci el piyasalarda gerçekleşecek işlemler için bir temel oluşturur. İkinci el piyasalar ekonomide mali piyasa tarafları arasında fon transferinin olduğu birinci el piyasalara söz konusu bu fonların gelişini hızlandırırlar. Bu piyasalar kısa vadeli yatırım amacı güdülen fonların çok daha uzun vadeli yatırımlara dönüşmesini sağlar.
Bu gelişme en iyi hisse senetleri pazarında kendini gösterir. Modern şirketlerin ömrü sınırsız olarak görüldüğünden, sermaye bu şirketler açısından devamlı bir fon kaynağı olarak görülür. Ancak hiçbir yatırımcı birikimlerini geri dönmeyecek bir şekilde yatırmak istemeyeceğinden, hisse senedi piyasasında ikinci el piyasalar birinci el piyasalar için baş şarttır. Yani aslında ikinci el piyasalar birinci el piyasalara likidite sağlayarak, bu piyasaların işlemesini sağlar.
Serbest Altın Piyasası
Altın, ülkeler arasında mal fiyatlarının ve döviz kurlarının belirlenmesinde bir değer ölçüsü olarak kullanılmaktadır. Döviz kurları hesaplanırken, öncelikle her iki para birimi de altın cinsinden ifade edilir ve bu değeler oranlanarak, kur tespit edilir.
Günümüzde altın, bir çok ülkede Merkez Bankalarının uluslar arası rezervlerinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Piyasada arz ve talebe bağlı olmaksızın bir malın fiyatını değişmesi söz konusu değildir. Dolayısıyla altın fiyatının oluşumunda da altına olan arz ve talep dengesinin gözlenmesi gerekir. Bununla birlikte altının fiyatı, piyasada bulunan bir çok mala göre farklı biçimde oluşmaktadır. Altın fiyatlarını etkileyen önemli gelişmeler şöyle sıralanabilir:
1-) Altın arz ve talebi,
2-) Üretim maliyeti,
3-) Kültürel ve sosyal yapı,
4-) Faiz oranları,
5-) Döviz kurları,
6-) Enflasyon,
7-) Ekonomik büyüme hızı,
Para arzı,
9-) Merkez Bankaları tarafından yapılan müdahaleler,
10-) Petrol fiyatları,
11-) Diğer yatırım araçları, piyasalar, madenler.
Şimdi bu etkilerin bazılarını daha ayrıntılı olarak inceleyelim.
Faiz oranları ve altın: Ülkede hükümetin alacağı ekonomik tedbirlerin başarılı olması ve uygulanan sıkı para politikaları, bireylerin ulusal paraya olan güvenlerini arttıracak, ulusal paranın değer kazanmasıyla birlikte faiz oranlarının düşmesine neden olacaktır. Böylelikle faiz, parasının değerini korumak ve/veya arttırmak isteyen yatırımcı için cazibesini kaybedecektir. Böyle bir ortamda altın, yatırımcının karşısına bir alternatif olarak çıkar. Çünkü altın değerini her zaman koruyan ve her yerde geçerli bir yatırım aracıdır. Sonuç olarak altına yönelen talep artışı, altın fiyatlarının yükselmesine yol açacaktır.
Döviz kurları ve altın: Altın, para piyasalarındaki ve paranın değerindeki belirsizliklere karşı da alternatif bir yatırım aracıdır. Günümüzde yatırımcıların çoğu Amerikan Dolarını ve altını, belirsizliğin arttığı dönemlerde güvenilir birer yatırım aracı olarak görmektedir. Küçük birikimcilerin tek amacı ellerindeki paranın değerini korumakken, uluslar arası yatırımcılar yatırım yaparken altın ve döviz arasındaki ilişkiye dikkat etmek zorundadırlar. Altın ve dolar arasındaki ters ilişki günümüzde gözlenen genel bir durumdur. Rezerv para niteliğindeki dolarda meydana gelecek değer kaybı, alternatif varlıklara talebi arttırır. Altın bu varlıkların önde gelenidir ve doların değer kaybetmesiyle birlikte fiyatında yükselme gözlenir.
Enflasyon ve altın: Enflasyon ortamında bir ekonomide ulusal paranın değeri düşeceğinden, alternatif yatırım araçlarına talep artar. Dolayısıyla enflasyon beklentisi içinde olunan bir ekonomide bireyler varlıklarının değerini korumak için parayı elden çıkartacak, altın, faiz, gayrimenkul gibi fiziki olarak var olan araçlara yöneleceklerdir. Bu varlıkların talebinde meydana gelecek artışla birlikte değerlerinin de yükseldiğini görmek mümkün olur.
Süregelen enflasyon ortamında bireyler, alım güçlerinin azalmasına paralel olarak ellerindeki mevcut altınları satarak paraya çevirmek yoluna giderlerse bu, altın fiyatlarını düşürücü bir etki yaratır. Fakat ekonomiye yön veren kesimin, sermayelerinin değerini arttırmak için bir yatırım aracı olan altına yönelmeleri, yine altın fiyatlarını yükseltecektir.
Kamu müdahalesi ve altın: Hükümetler enflasyon beklentisi durumunda bir tedbir olarak para arzını kısarlarsa, faizlerin yükselmesine neden olurlar ve paranın değerini korumak ve arttırmak konusunda faizlerin cazibesi artar. Hükümetlerin faizleri yükseltici politikalar izlemesiyle yatırımcıların yönelimi altından faize kayar ve altın fiyatları düşer.
Türkiye'de altın alım ve satımıyla ilgili işlemler İstanbul Altın Borsası veya Serbest Altın Piyasasında gerçekleşir. İstanbul Altın Borsasında yapılacak işlemler için bir alt sınır belirlenmiş olduğundan, bu sınırın altında kalan boyuttaki işlemler, herhangi bir düzenlemeye tabi olmayan Serbest Altın Piyasasında gerçekleşir. Bu piyasada işlemler pazarlık usulüyle yürütülür. Toplam altın ticaretinin 1/3'ünün serbest altın piyasasında gerçekleştiği tahmin edilmektedir.
Serbest altın piyasasında işlemler TL karşılığı yapılırken, İstanbul Altın Borsasında döviz karşılığı yapılmaktadır. Böylece, efektif kur döviz kurunun altında olduğunda altın fiyatlarının TL karşılığı daha ucuz olacağından, serbest altın piyasasında yapılan işlemlerde artış meydana gelir.
Altın fiyatları, yurt dışındaki altın piyasalarında altının dolar karşısındaki fiyatı ve yurt içinde doların TL karşılığı değerine bağlı olarak değişmektedir. Dolar TL karşısında değer kazandığında yatırımcılar altın cinsinden birikimlerini dolara çevirmeleri altın fiyatlarını düşürürken, TL'nin dolar karşısında değerli olduğu dönemlerde yatırımcıların altına yönelmeleri altın fiyatlarını yükseltir. Benzer şekilde, ülkelerin para birimlerinin birbirine çevrilmesinde baz değer olarak altının alınması, altın ve doların birbirlerine göre değerleri de yatırımcıların yönelimlerini etkileyecektir.
Serbest Döviz Piyasası
Bu piyasada işlemler bankalar ve yetkili kuruluşlarca yürütülür ve fiyatlar efektif arz ve talebine bağlı olarak oluşur. Bu piyasadaki işlem hacminin toplam döviz işlem hacminin %10'u kadar olduğu tahmin edilmektedir. Bu piyasada fiyatlar, yerel piyasalarda yaşanan gelişmelerden oldukça fazla etkilenmektedir.
Döviz piyasalarının temel işlevi, uluslar arası ticaret ve sermaye akımlarının gerçekleşmesidir. Müşterileri arasında ithalatçı ve ihracatçı gibi ticaret adamları ile dış fon sağlamak ya da dış yatırım yapmak isteyen kişiler, şirketler ve kamu kuruluşları yer alır. Diğer yandan spekülatörler, arbitrajcılar ve döviz pozisyonlarını denkleştirmek isteyen banka ve diğer mali kuruluşlar da bu piyasaya alıcı ve satıcı olarak girebilirler. Merkez Bankası da döviz kurlarına müdahale etme gereği duyduğunda, zaman zaman bu piyasada alım ve satım işlemi yapabilir.
Döviz piyasasında işlemlerin çoğu anında teslim (spot) işlemlerden oluşur. Daha sınırlı bir bölümü de vadeli işlemleri kapsar. Spot ve vadeli işlem piyasalarında kurlar birbirinden farklı olarak oluşur. Döviz piyasasını başlıca özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:
1-) Döviz piyasaları, alıcı ve satıcıların karşılaştıkları piyasalar değildir. İşlemler, banka vb. aracı kurumlar vasıtasıyla yürütülür.
2-) Döviz piyasaları, belirli bir borsa içinde örgütlenmiş piyasalar değildir. Serbest piyasa kuralları geçerlidir.
3-) Döviz piyasaları evrensel nitelikteki piyasalardır. Dünyanın neresinde bulunulursa bulunulsun, döviz işlemi yapan bankaların ve diğer mali kurumların dealer ve brokerleri faks, teleks, telefon ve internet ağlarıyla birbirlerine bağlanmış durumdadırlar.
4-) Döviz piyasaları tam rekabet piyasasına oldukça yakın piyasalardır. Örneğin; alıcı ve satıcılar çok sayıdadır, piyasaya giriş ve çıkışlar serbesttir, döviz homojen bir ekonomik varlıktır, ayrıca işlem yapanlar her an piyasa koşulları hakkında oldukça iyi bir bilgiye sahiptir. Hükümet müdahalesi olmadığı takdirde döviz piyasası bu koşullara oldukça yaklaşır.
Bankalararası Döviz Piyasası
Bankaların müşterileriyle olan ilişkilerinin parekende döviz piyasasını oluşturduğunu belirtmiştim. Döviz piyasasının ikinci yönü ise bankaların kendi aralarında yaptıkları işlemlerden oluşur. Buna döviz interbankı' da denir.
Döviz işlemlerinde bankaların karşılaşacağı risk, beklenmedik kur değişmelerinden dolayı ortaya çıkar. Örneğin, kurlardaki bir düşme bankanın elindeki döviz rezervlerinin ulusal para değerini azaltarak bankayı kayba uğratır. Bunun gibi kurlardaki bir yükselme de döviz borçlarının ulusal para karşılıklarını artırarak yine zarara neden olur.
Eğer çalışma gününün sonunda belirli ber yabancı para, diyelim ki dolar üzerinden, bankanın müşterilerinden satın aldığı toplam miktar, onlara yaptığı toplam satışa eşitse, böyle bir durumda bankanın söz konusu parayla ilgili pozisyonunda bir değişme olmaz. Dolayısıyla herhangi bir riskle de karşı karşıya kalınmaz. Oysa, eğer satın alınan döviz miktarı satılan döviz tutarından fazla ise, o takdirde döviz rezervlerinde bir artışla karşılaşılabilir. Bu duruma, ilgili yabancı para üzerinden fazla pozisyona sahip olması denir. Bunun tam tersi ise açık pozisyonu denir. Yani satılan döviz miktarının alınandan daha fazla olması durumudur.
Gerek fazla, gerek eksik pozisyon durumlarında banka bir döviz kuru riski ile karşı karşıyadır. Örneğin bir fazla pozisyon durumunda, eğer bu fazlalığı elinden çıkartmazsa, o paranın kurundaki düşüşten bir zarara uğrar. Eksik pozisyon durumunda yine bir risk söz konusudur. Çünkü ellerinde yeterinden az döviz bulunmaktadır. Dolayısıyla ulusal para döviz karşısında değer kaybedecek olursa bankanın zarara uğrama riski vardır.
Dolar üzerinden eksik pozisyon verdiğini varsaydığımız bir bankayı ele alalım. Eksik pozisyonunu denkleştirmek için dolar satınalmak isteyen bu bankanın iki seçeneği vardır. Birincisi doğrudan doğruya öteki bankalara telefon ederek dolar satın almak isteyen bir banka bulmaktır. İkinci yol ise bir brokerden yararlanmaktır.
Bankalararası YTL Piyasası
Bankalar, Yeni Türk Lirası alışverişlerini TCMB bünyesindeki Interbank Para Piyasası'ndan yapabildikleri gibi ikincil piyasa olarak da adlandırılan piyasada özel bir düzenlemeye tabi olmadan kendi aralarında da yapabilmektedirler. Bankaların organize bir piyasa olan TCMB Interbank Para Piyasası'nda işlem yapmak yerine piyasa dışında kendi aralarında işlem yapmaları daha çok TCMB'nin kendilerine tanıdıkları limitlerin yetersiz gelmesi ve TCMB bünyesinde işlem yapmanın maliyetinin daha yüksek olmasıdır.
TCMB bünyesinde yapılan her işlem için teminat alınmasına rağmen bankaların kendi aralarında fon alışverişinde herhangi bir teminat istenmemektedir. İşlemlerin teminatsız yapılmasından dolayı bankalar işlem yapabilecekleri bankalara ve işlem miktarına sınırlama getirmişlerdir. Buna piyasada kısaca "line" denilmektedir.
Her banka ancak "line"ı olan bir bankayla ve "line" limitleri dahilinde işlem yapabilmektedir. Bankaların kendi aralarında yaptıkları işlemlerin hacmi konusunda istatistiki bilgi toplanmadığı için tahmin yapabilmek zordur. İşlemler telefonla pazarlık usulüyle yapılabildiği gibi bilgi dağıtım firmalarının dialing imkanlarından faydalanarak da yapılabilmektedir.
Piyasa bilgileri bilgi dağıtım firmalarından Reuters'in YTLDEPO sayfasından izlenebilmektedir. Bu piyasada işlem oranları piyasadaki likidite ve bankaların nakit akışına göre belirlenmekte olup piyasadaki likiditenin artması ve bankaların nakit ihtiyaçlarının azalması borç verme oranlarını düşürmekte likiditenin azalması ve bankaların borç ihtiyacının artması oranları arttırmaktadır.
Bankalararası Tahvil Piyasası
Aracı kuruluşlar tahvil ve bono doğrudan alım ve doğrudan satım işlemlerini IMKB bünyesindeki Kesin Alım-Satım Pazarı'nda yapabildikleri gibi kendi aralarında özel bir düzenlemeye tabi olmadan da yapabilmektedirler. Aracı kuruluşlar, tahvil doğrudan alım ve doğrudan satım işlemlerini daha çok IMKB bünyesindeki Kesin Alım-Satım Pazarı'nda yapmalarına rağmen IMKB'nin kendilerine tanıdığı limitlerin yetersiz geldiği durumlarda özellikle ileri valörlü işlemlerini kendi aralarında yapmayı tercih etmektedirler.
Tüm ikincil piyasalarda olduğu gibi bu piyasada da işlemler ancak "line"ı olan bankalarla ve "line" limitleri dahilinde yapılabilmektedir. Bu piyasada işlemler telefonla pazarlık yada bilgi dağıtım firmalarının dialing imkanlarından faydalanılarak yapılmaktadır. Piyasada oranlar daha çok işlemlerin büyük bölümünün gerçekleştiği IMKB Kesin Alım Satım Pazarı'nda gerçekleşen oranlar baz alınarak tesbit edilmektedir.
Bankalararası Repo Piyasası
Aracı kuruluşlar repo işlemlerini IMKB bünyesindeki Repo-Ters Repo Pazarı'nda yapabildikleri gibi kendi aralarında özel bir düzenlemeye tabi olmadan da yapabilmektedir.
Aracı kuruluşlar repo işlemlerini daha çok IMKB bünyesindeki Repo-Ters Repo Pazarı'nda yapmalarına rağmen IMKB'nin kendilerine tanınan limitleri yetersiz geldiğinde işlemleri kendi aralarında yapmayı tercih etmektedirler. Tüm ikincil piyasalarda olduğu gibi bu piyasada da ancak "line"ı olan bankalarla ve "line" limitleri dahilinde işlem yapılabilmektedir.
Bu piyasada işlemler telefonla pazarlık yada bilgi dağıtım firmalarının dialing imkanlarından faydalanılarak yapılmaktadır. Piyasada oranlar daha çok IMKB Repo-Ters Repo Pazarı'nda gerçekleşen oranlar baz alınarak tesbit edilmektedir.
-maximumbilgi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Para arzı,
Alıntı Yaparak Cevapla