(...) Öyle kişiler vardır ki hangi alanda olursa olsun, mutluluğa ermiş bir rakibi ile karşılaştıkları zaman, onda olan bütün iyi şeylere sırt çevirir, sadece onun kötü şeylerini görürler. Ama, öyle kişiler de vardır ki, tam tersine, bu mutlu rakipte, her şeyden çok, kendilerini yenilgiye uğratan üstünlüklerini bulmak ister ve gönülleri yana yana, onda sadece iyi şeyler ararlar.(..)
Anna Karenina – (Sf –119 )
Tolstoy
Çeviri: Hasan Ali Ediz
" Yaşamın boyunca,anladığında hayran olduğun-seni de yücelten-,hep ulu yaşam anları olmadı mı -öngörülmemiş,benzersiz,yepyeni,biricik ilişkilerin,anlamların,yaşamların kurulduğu,var edildiği,gerçek-
lendiği anlar:
O,bütün o anların anlamlarının toplam anlam bağlamı işte-bütün yaşamının bütün anlamı... "
Oruç Aruoba/Hani
"Her insan bir Odysseus'tur. Ve aranacak o kadar çok İthaka var ki!"
Ahmet Erhan
Bazı şartlar altında yazıp mühürlediğimiz bir mektup, gönderdiğimiz dostun eline geçmez de bize geri dönerse, bir süre sonra onu açtığımızda kendi mührümüzü kırarken değişmiş olan benliğimizle üçüncü bir kişi gibi sohbet etmekle tuhaf bir duyguya kapılırız.
J. Wolfgang von Goethe
Goethe der ki...sf –233
Çeviri ve derleme: Gürsel Aytaç
İş Bankası Kültür Yayınları
(...) Ah şu kendini beğenmiş insanlar! Çenelerini açmaya görsünler, böbürlene böbürlene nasıl da her fırsatta bol keseden öğütler verir, nasıl da atıp tutarlar! Eğer durumun olanca kötülüğüyle kafama nasıl dank ettiğini bir bilseler, bilgiçlik taslamaya, bana akıl vermeye kalkışmazlardı. Hem benim bilmediğim hangi yeni şeyi söyleyebilirler sanki? Asıl sorun bu değil ki! Bütün sorun şu aslında: rulet tekerleğinin bir dönüşüyle her şey bir anda değişebilir, o zaman yılışarak beni kutlamaya ilk gelenler yine bu ahlakçılardan başkası olmaz, bundan hiç kuşkum yok. O zaman, şimdi yaptıkları gibi sırtlarını çevirmezler bana. Ama toplumun canı cehenneme! Şimdi neyim ben? Bir sıfır. Yarın ne olabilirim? Yarın, dirilip yeniden yaşamaya başlayabilirim! Tümüyle mahvolup gitmeden önce, içimdeki insanı bulabilirim!
Kumarbaz sf-164
Dostoyevski
Türkçesi: Handan Akdeniz
(...) Ölmüştü o. Bilinci yok olmuştu. Ama yaşamı, hayır. İçini bunca zaman dolduran yumuşak, sevecen hayvanın terkettiği bu ıssız yaşam durmuştu sadece: yankısız çığlıklar, etkisiz umutlar, donuk parıltılar, eskimiş biçimler ve kokularla dolu olduğu halde dalgalanıyor; dünyanın dışında, yerle gök arasında, unutulmaz ve kesin, maden parçasından daha sağlam bir halde dalgalanıyordu. Hiçbir şey onun varolmuş olmasını önleyemezdi, son değişikliğini geçirmişti o: Geleceği donup kalmıştı artık Mathieu: “Cisimler nasıl boşlukla meydana gelirlerse, bir yaşam da gelecekle meydana gelir” diye düşündü. (...)
(...) Yaşadığı şimdiki zaman, onun geçmişini boyuna düzeltip değiştiriyordu. Her geçen gün o eski büyüklük düşlerini daha çok boşa çıkarıyordu, her geçen günün de yeni bir geleceği vardı. Bekleyişten bekleyişe, gelecekten geleceğe, Mathieu’nun yaşamı yavaşça akıp gidiyordu...neye doğru?
Akıl Çağı Sf-268
Jean Paul Sartre
Türkçesi: Samih Tiryakioğlu
Oda Yayınları
(...).., senden yalan olduğunu düşündüğün şeyleri anlatmanı istemiyorum, bu günah olur, ama gerçek olduğuna inandığın şeyleri yalan olsa da anlatmanı istiyorum; bu erdemli bir davranıştır, çünkü kesinlikle var olan ya da meydana gelmiş olan bir şey hakkındaki kanıt eksıkliğini telafi eder.(...)
Baudolino – sf-64
Umberto Eco
Çev: Şemsa Gezgin
(...) Bir zamanlar babam: Yanlış anlaşılmış inceliğin açtığı en acı yaralardan biri de söz verip de tutmamaktır demişti. Yapamayacağınız bir şey istendiğinde, bunu açıkça söyleyin ki, karşımızdaki boş bir umuda kapılmasın. Yapabileceğiniz yardımı ise hemen yapın. Böylece hem açık konuşmanın, hem de iyilik severliğin tatlı yüzünü kazanmış olursunuz. Kişiliği pek güzelce ortaya çıkarıveren çifte dürüstlük. Bence insanlar yaptığınız bir iyilikten dolayı size minnettar kalır ama, umutlarını kırdığınız için daha çok gücenirler.(...)
Vadideki Zambak sf- 204
Balzac
Çeviri: Nur Nirven