• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 30 1234567891011 ... SonSon
292 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6

    Kur'an'a Göre Ehl-i Kitap Kimdir?

    Bu forumda sürekli ehl-i kitabı müslümanlardan sayan ve tam tersini iddia eden tartışmalar görüyoruz. Her iki düşüncenin de bence kendi içinde çıkmazları var. Çünkü bazı ayetler her iki tarafın da iddialarına yönelik delilmiş gibi görünüyor veya algılanıyor.

    Müslümanların Peygamberimiz döneminden sonra (dinin temel esasları bakımından olmasa da) siyasi, fikri ve fıkhi bir takım fırkalara ayrıldığı herkesin malumudur. İslam'dan önce Yahudilerin ve Hristiyanların da (din/iman bakımından da) muhtelif fırkalara ayrıldığını biliyoruz (hatta görüyoruz). Bizler bu gün Kur'an'a baktığımızda ve onlar hakkında farklı ayetleri göz önüne alınca Hz.Peygamber(SAV) zamanında da bu fırkaların mevcut olduğunu anlayabiliyoruz.
    Zaten yahudilik ve hristiyanlıktaki mezhebleri inceleyen biri de bunları görecektir. İslam öncesi arap yarımadasını diğer dinleri incelemek onlar hakkında yeterli bir fikir veriyor. Mesela Tarihte Ariusçular konusunu incelemek hristiyanların da bir zamanlar tevhid inancına sahip olduğunu gösterir. Yine Peygamberimiz'den önceki dönemde Hanifler'de bu konuya ışık tutacak niteliktedir. Bu Haniflerin bazısı durumunu korurken, bazıları hristiyan veya yahudi olmuştur.(Bu konularda internet taranırsa oldukça malzeme bulunabilir)

    Aşağıda örnek vereceğim bazı ayetleri bakınca kimi ayetlerin ehl-i kitap hakkında onore edici, övücü, kimi ayetlerin ise tehditler içerdiğini görürüz. O halde Kur'an açısından ele alırsak iki farklı ehl-i kitap olduğu su götürmez bir gerçek olarak karşımızdadır. Bu konudaki ayetler herkesin malumudur. Bu sebeble konuyla ilgili tüm ayetleri (incelememe rağmen burada) zikrederek konuyu uzatmak ve okumayı güçleştirmekten yana değilim. Ayrıca hadislerle problemi olanlar olabileceği ihtimali ile konuyu yalnızca ayetler ışığında vermekle yetiniyorum.

    Al-i İmran 75. Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur" demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.

    Al-i İmran 112. Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın âyetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.
    Al-i İmran 113. Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.
    Al-i İmran 114. Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.
    Al-i İmran 115. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.
    Al-i İmran 116. İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

    Al-i İmran 199.
    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın âyetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükafatları vardır. Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir.

    A’râf 159. Musa'nın kavminden doğru yolu gösteren ve doğrulukla adalet yapan bir topluluk da vardı.

    Mâide 66. Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, hem üstlerindeki, hem de ayaklarının altındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi. Onların arasında ılımlı bir grup da vardı. Böyle olmakla beraber onların çoğunun yaptıkları ne kadar kötüdür!
    Mâide 67. Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O'nun peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kâfirler toplumunu doğru yola iletmez.
    Mâide 68. De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz. Şüphesiz ki, Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır. Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülme!
    Mâide 69. Muhakkak ki inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işlerse, onlar için bir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

    Mâide 82. İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar.

    Saf 14. Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun, nitekim Meryem oğlu İsâ da Havâriyyûn'a, Allah yolunda yardımcılarım kimdir demişti, Havâriyyûn, biziz Allah'ın yardımcıları demişlerdi; derken İsrailoğullarından bir bölük inanmıştı, bir bölük de kâfir olmuştu; derken biz, inananları, düşmanlarına karşı kuvvetlendirmiştik de üst gelmişlerdi.


    Biz şu ifadelerden onların iki kısım olduğunu anlayabiliyoruz:
    Öylesi de vardır ki [Al-i İmran 75], Kitap ehlinden öyleleri var ki [Al-i İmran 199], ... yapan bir topluluk da vardı. [A’râf 159]
    Demek ki başka türlüsü de varmış.
    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. [Al-i İmran 113] Demek ki farklı farklıymış.
    inanan bir bölük ve kafir bir bölük [Saf 14]

    Onlara hitabı da olumlu olması veya olmaması bakımından iki kısma ayırırsak:
    Bir grub övülüyor:
    Emanet ehli [Al-i İmran 75]
    Gece ayakta, secdede ayet okuyan [Al-i İmran 113]
    Allah'a ve ahiret gününe inanan, iyiliği emreden, kötülükten men eden, hayır yapan [Al-i İmran 114]
    Allah'a, Kur'an'a(size indirilene), kendi kitaplarına(kendilerine indirilene) saygıyla inanan, ayetleri satmayan [Al-i İmran 199]
    Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işleyenler [Mâide 69]
    doğru yolu gösteren, doğru, adaletli [A’râf 159]
    Allah'ın yardımcıları olan, inanan bir bölük, düşmanına karşı kuvvetlendirilen [Saf 14]

    Diğer grup kötüleniyor ve inkarcı olarak gösteriliyor[Al-i İmran 116, Mâide 68, Saf 14]:
    Emanet ehli olmayan [Al-i İmran 75]
    Allah'ın ayetlerini inkar eden, ona isyan edip sınırlarını çiğneyen, peygamber öldüren [Al-i İmran 112]
    Tevrata uymayan, yaptıkları kötü [Mâide 66] bir esas üzere olmayan, Kur'an(sana indirilenler) sebebiyle azgınlık ve inkarı artan, kafir olan[Mâide 68]
    İman edene (hristiyan) sevgisini gösteren, büyüklük taslamayan [Mâide 82]
    İman edene şiddetli (yahudi) düşmanlığını gösteren, Allah'a ortak koşan [Mâide 82]
    kafir bir bölük [Saf 14]

    Buradan anlıyoruz ki:
    Allah'a, ahiret gününe, Kur'an'a, kendi kitaplarına inanan, iyiliği emredip kötülükten men eden, hayır yapan, güzel amel işleyen, doğru yolu gösterip, adaletli olan ve bu meziyetleri sebebiyle övülen inançlı bir grup varken diğer yanda bunlara inanmayan ve hiçe sayan bir grup da var.
    Ayetler tabii olarak her grub ve şahsı içinde bulunduğu topluluğun ismiyle anarak hitap ediyor. Bu itibarla onlara ehl-i kitap dese de hemen ardından inançsızlıklarını yüzüne vurarak onları inançsızlar/kafirler veya (ortak koşmaları sebebiyle) müşrikler olarak ayırıyor.

    Tüm ayetlerin ışığında ayetteki övülen vasıflara uyanlar ehl-i kitab olmaya daha layık olsa gerektir. Çünkü ayette, kitap ehli (ehl-i kitab) aynı zamanda kendi kitabına inanan, uyan olarak ele alınmaktadır. Bunun dışındakiler ise kafir veya müşriktir.
    O halde ehl-i kitab müslümandır diyenler tıpkı değildir diyenler kadar bir cinayet işliyor. Olmadığı halde birine ehl-i kitab demek de, yukarıdaki vasıflara uyan bir ehl-i kitab' kafir veya müşrik demek de Kur'an'a aykırıdır.
    Yapmamız gereken Allah'a şirk koşmayan, kendi kitabı yanısıra Kur'an'a da[Al-i İmran 199] iman edip güzel ameller işleyen birini bulup onu ehl-i kitab ilan etmek. Böyle olmayan diğerlerini ise ehl-i kitab saymamak. Yani diğerleri ayetlere göre ehl-i kitab değil kafir veya müşriktir.

    Zaten olmadığı halde bizim onları müslüman saymamız komik bir durum çünkü müslümanlığı, onlardan kimi (bizi kafir saydıklarından) kesin bir dille ve şiddetle reddediyor, kimisi bu durumu alaycı bir ifade ile Kur'an'daki bir çelişki olarak yorumluyor, kimisi de kendine (misyonerlik için) malzeme olarak kullanıyor (mesela: www.hristiyan.net)

    SONUÇ
    Bu güne kadar ki tüm müslümanlar gibi biz de; Kur'an'ın vasıflarını zikrederek tarif ettiği ve inançlarını övdüğü (müslüman saydığı) ehl-i kitabı, müslüman olarak kabul ederiz. (tabi bulabilirsek. Mesela bu gün, apaçık şirk olan teslisi kabul etmeyen hristiyan var mı? Hz.İsa'yı bir beşer peygamber kabul eden var mı? Hristiyan kalarak Kur'an'a iman edeni sormayayım bile).
    Yine bir müslüman olarak bizler; Kur'an'ın yerdiği kafir ve müşrik ilan ettiği kişileri ise, kendilerine ehl-i kitab da dense, onlar kendilerini öyle saysa da, ehl-i kitab topluluğu içinde de olsalar biz onları ne müslüman ne de ehl-i kitab saymaz, kabul etmeyiz.

  2. #2
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    regognizer arkadaşımız demiş ki;
    Buradan anlıyoruz ki:
    Allah'a, ahiret gününe, Kur'an'a, kendi kitaplarına inanan, iyiliği emredip kötülükten men eden, hayır yapan, güzel amel işleyen, doğru yolu gösterip, adaletli olan ve bu meziyetleri sebebiyle övülen inançlı bir grup varken diğer yanda bunlara inanmayan ve hiçe sayan bir grup da var
    yazının tamamına katılıyorum , bizim buradaki şu anki hristiyan ve yahudilere müslüman değil , kafir dememiz Hz.muhammed ve Kuranı Kerime inanmamaladından dolayıdır.
    Kuranı Kerimde övülen Ehl-i Kitap , sizinde belirttiğiniz gibi kendi kitaplarına inanıp , kendi kitaplarında geleceği bildirilen Peygamber geldiğinde de O 'na ( Hz.Muhammed ( sas) ve O ' na indirilene ( Kuranı Kerime ) inanan kişilerdir.

    Ama Hz. Muhammed (sas) mi ve Kuranı Kerimi kabul etmeyenler ( aynı zamanda kendi kitaplarınıda inkar etmiş oluyorlar ) Kuranı Kerimde yerilen , azarlanan , müşrik ve kafir diye anılan Ehl-i Kitap olup , kitaplarında yazılanlara gerektiği gibi iman etmeyenlerdir.


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  3. #3
    MyComputeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-06-2005
    Mesajlar
    1,760
    Karizma Gücü
    7
    bildiğim kadarıyla cennete sadece müslümanlar gidicek. Kuranı ve hz. muhammedi kabul etmeyenler sonsuz azap çekicek.
    Adilin ağzı bilgeliğini
    Ve dili hakkaniyeti söylemeli
    Kutsanmış olan cezbedici günahlara
    kanmayan insandır
    Bir kerelik denemek için ile olsa
    Yaşamın tacını alacaktır
    Oh,Tanrım, Kutsal Ateş,Merhamet et
    Oh, ne kadar huzurlu, ne kadar sevimli
    Ne kadar yardım sever, ne kadar kutsal
    Ey, saflığın zambağı..

  4. #4
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Allah var diyen Müslümandır. Kimin cennete gidip kimin cehenneme gideceğini Allah c.c. bilir. Hiç bir kulun içini bilmeden, eğer şirk koşmuyorsa ona kafir denmez. İçleride ancak Allah bilir.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  5. #5
    MyComputeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-06-2005
    Mesajlar
    1,760
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı kk1453 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah var diyen Müslümandır. Kimin cennete gidip kimin cehenneme gideceğini Allah c.c. bilir. Hiç bir kulun içini bilmeden, eğer şirk koşmuyorsa ona kafir denmez. İçleride ancak Allah bilir.
    o zaman islam düşmanlarıda cennete gider bu mantıkla. ee onlardanda Allaha inanan var. Şirkte koşmuyolar. Ne güzel iş valla
    Adilin ağzı bilgeliğini
    Ve dili hakkaniyeti söylemeli
    Kutsanmış olan cezbedici günahlara
    kanmayan insandır
    Bir kerelik denemek için ile olsa
    Yaşamın tacını alacaktır
    Oh,Tanrım, Kutsal Ateş,Merhamet et
    Oh, ne kadar huzurlu, ne kadar sevimli
    Ne kadar yardım sever, ne kadar kutsal
    Ey, saflığın zambağı..

  6. #6
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Student arkadasimizda söyledigi gibi kurani Ve peygamberimizi inkar edene kafir diyoruz.( daha dogrusu Allahu teala kuranda bildiriyor)
    Kurani kerime ve Peygamberimize iman eden EHLI kitap Müslümandir tabiki.


    Alıntı MyComputeR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    o zaman islam düşmanlarıda cennete gider bu mantıkla. ee onlardanda Allaha inanan var. Şirkte koşmuyolar. Ne güzel iş valla
    Dinsizler hasa müslüman oliyor ama 1400 senden beri gelmis gecmis alimler ve müslümanlar da hasa kafir oliyor. Cünkü onlar hasa Müslümana kafir dedikleri icin hasa kafir oluyorlar.
    Söylediklerini bi anlasalar A

  7. #7
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Bu konu Forumda çok tartışıldı hatta gereğindende fazla tartışıldı. Söylenmesi gerekenler tamamen söylendi. Şimdi yapılacaklar ise hep bir tekrardan ibaret olacaktır. Burada söylemesi gerekenler, Kuran-ı Kerim Ayetlerinin Sure bazında anlatım amacı içinde değerlendiripte söylenmesidir. Cünkü Ehl-i Kitaptan kasıt kendisine Kitap verilen Yahudi ve Hıristiyanlar olduğuna göre, Kitabın Tevhide göre yaşayan temsilcilerinin övülmesi, Allah'ı olduğu gibi kabulle yaşayan o dönem inananlarının taltif edilmesi akla uygun bir durumdur. Asıl sorun ise bu övülen taltif edilen Hıristiyan ve Yahudilerin bu günkü temsilcilerine genellenmesidir. Kitaplarının Tahrif edildiğini biz Kuran-ı Kerim'den öğreniyoruz. Yoksa bunlar bizim düşüncelerimiz değil. İncil'de Allah, Hz İsa'nın ağzından Hz. Muhammed(sav) Geleceğini Müjdeledi diyor. " Ben Benden önce gelen Tevrat'ı Tasik edici, Benden Sonra Adı Ahmet olacak Peygamberi Müjdeleyiciyim" derken Kuran'da aslında bunların yazıldığı bize söyleniyor. Açın İncil'i bakın bu Müjde İncil'in içinde yoktur o zaman bu kitap bazı Ayetler konusunda yoksundur. Tam değildir. İşte bu durumu yani Gerçekleri kitaplarında gizleme durumunu Bakara Suresi 146. Ayet açıklamaktadır.
    Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler.
    İşte İncil'in içindeki Peygamberimizin geliş Müjdesi bu yüzden yoktur. Bazı Hıristiyan Alimleri kitaptan bu Müjdeyi gizlemiş, çıkarmıştır.
    İkinci önemli Husus ise Tevbe Suresi 30. Ayettir. Burada Allah(cc) Hıristiyan ve Yahudi'leri ayırmadan tümünü kast ederek seslenmiştir.
    Yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur" dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?
    Kuran-ı Kerim'in bize bildirdiği Fiil Şirktir. Yani burada anlatılan Taraflar Allah'a oğul isnad ederek Şirk işlemiştir diyor. Bakıyoruz bunların kitaplarına bu şirk söylemleri mevcut. Burada Galibi arkadaşlarla ayrılıyoruz işte. Onlar İncil'deki " Allah'ın oğlu Mesih İsa Bizim Rabbimizdir" söylemini çok masumane buluyor. Buradaki söylemde hem şir vardır Hemde inkar. Birincisi Allah'a isnad edilen bir oğul isnadı var, ikincisi Hz. İsa'ya Rab denilmektedir. Kuran'da Tevbe suresi 30. Ayette bundan şikayetci. Cünkü Peygamberleri Allah'a evlat olarak isnad ettiler diyor. Bu ifadeler Galibi arkadaşlara göre birer benzetme hatta masumane benzeteme imiş. Öyle olsa Kuran Tevbe 30'da niye böyle emretsin değilmi? Allah Kuran'da Bize bildirmiş, Bizde İncil'in içinde Oğul ifadesini bulduk. İşte İman burada kendini belli etmeli Allah buyurur biz ona uyarız.
    Birde Tevbe Suresi 30. Ayetin sonuna dikkat edin.
    "onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?"
    Ayet Hıristiyanlardan önce Yahudilerinde aynı suçu işlediğini haber veriyor ve nihayette Allah onları Kahretsin diyor. Ne büyük bir tehdid. Galibi Arkadaşlar ne diyor. Allah'ın Kahrettiği bu toplum Müslümandır. diyor. Bu kadar Açık ve Kahredici bir Ayeti okuyupta bu kararda olabilmenin ağırlığının inşallah farkında olurlar.
    Bence Söylenebilecek şeyler bunlar. Ayetlerimiz genellik ifade ederken hala isandlarında kitapları bu şirk söylemlerini içerirken iddialarda devam etmek bizi üzüyor. Yoksa Allah'ın emri dışında kimseye Kafir demedik, Kimseye Lanette etmedik. Tüm bu ifadeler Alamlerin Rabbi Allah'a ait. İyi düşünelim doğruyu bulalım diye üstümüze düşeni yaptık. Vesselam.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  8. #8
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı MyComputeR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    o zaman islam düşmanlarıda cennete gider bu mantıkla. ee onlardanda Allaha inanan var. Şirkte koşmuyolar. Ne güzel iş valla
    Sizce bir mahsuru mu var?.Ah be kardeşim..
    Böyle başladım amma aslında soru kendi içerisinde çelişkili; Allaha inanıyorsa zaten MÜSLÜMANDIR o kişi,nasıl düşman olsun?.Hele bir de şirk koşmuyor diyorsun Allah,Allah?...Kim bunlar,bu mübarek insanlar da bilmeden islam düşmanlığı yapıyorlar?..
    Bütün mülk ve yaratılmışlar Allahındır ve rahmetine muhtaçtır. Allah bilinmekliğini istediği ve rahmetinin tecellisini insanlarda göstermek ve onların bunu idrak etmeleri için yaratmıştır, beniAdemi.
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





  9. #9
    MyComputeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-06-2005
    Mesajlar
    1,760
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı egdt1970 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sizce bir mahsuru mu var?.Ah be kardeşim..
    Böyle başladım amma aslında soru kendi içerisinde çelişkili; Allaha inanıyorsa zaten MÜSLÜMANDIR o kişi,nasıl düşman olsun?.Hele bir de şirk koşmuyor diyorsun Allah,Allah?...Kim bunlar,bu mübarek insanlar da bilmeden islam düşmanlığı yapıyorlar?..
    Bütün mülk ve yaratılmışlar Allahındır ve rahmetine muhtaçtır. Allah bilinmekliğini istediği ve rahmetinin tecellisini insanlarda göstermek ve onların bunu idrak etmeleri için yaratmıştır, beniAdemi.
    ya bak mesela forumda biri vardı kabuss nikli. O Allaha inandığını söylüyordu ama islamiyetede bir düşmanlık beslediği apaçık ortadaydı. Ne yani böylsine Allahın dinine kin ve nefret saçan kişiler sizce cennete gidebilecekmi?
    Adilin ağzı bilgeliğini
    Ve dili hakkaniyeti söylemeli
    Kutsanmış olan cezbedici günahlara
    kanmayan insandır
    Bir kerelik denemek için ile olsa
    Yaşamın tacını alacaktır
    Oh,Tanrım, Kutsal Ateş,Merhamet et
    Oh, ne kadar huzurlu, ne kadar sevimli
    Ne kadar yardım sever, ne kadar kutsal
    Ey, saflığın zambağı..

  10. #10
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Tertip ve tanzimin tek Sahibi Hz.Allah Kullarını Zatını bilecek gibi Halk etmiştir..
    Her Kul Allah var diyebilecek yaradılıştadır..Onun İçin Her çocuk İslam Fıtratı üzere dogar..Bu Hitap, Üzerinde herkesin,durup düşünmesi gereken bir hitaptır...
    "HER &#199CUK İSLAM FITRATI ÜZERE DOĞAR"

    Tertip ve Tanzimi idrak eden kul ile Bu tanzime ,bedevi yani Garip olan kul..Aynı ölçüde değer bulmaz..Tertibi bilmek demek okuyup bilmek değil..İdrak etmektir..Tertibi idrak edenlerin Tertip üzere ayrılıkları düşünülmez..Tertipten habersiz olarak bilişte Ayrılık daim gözükür..Tertibin bilinmemesi, ALLAH ı idrak etmemiş..Nefsini idrak etmemiş..Ama bildiğini sanan kişilerin bilgisidir..Dünya bu tür bilginin kabulunun faturasını ödemektedir..
    İlim Allahı bilmektir..Allahın tertibi ,Nefsini bilen Ariflerin Görgü ve Bilgisidir..Bu Her devirde böyledir..Tertibi biliş.Gönlün idrakı ile Zatın şehadetidir..Bu şehadeti olan Kullar..Allahın tertip ve tanzimi dışına çıkamaz..&#199KAR İSE Bu BİLE BİLE &#199KIŞTIR Kİ O KİŞİ fasıktır,KAFİRDİR..Onların Allah sözünden ayrılmaları..Şahid edilişlerine nankörlük Allahın tertibine isyandır..Şeytanı Aleyhillaneyi Azdıran bu bilişi ardına Tertibi İnkarı dır..Onun İçin O kafirlerdendir...
    Bu tertibi idrak etmemiş..Kul Allah var demekle Yaradılış fıtratı üzere İSLAM'dır..Ve Müslümdür..
    Allahın Gönderdiği Bir Şeriat üzere bağlanır Orda edindiği üzere yaşar ise RAHMETİ İLAHİ onu Mahrum etmeyeceğini beyan eder..Lakin Bu Kuldan istenilen hal değildir..Kuldan istenilen imandır..İMAN ALLAH'IN BEYANI ÜZERE YAŞAYAN BAHTİYARLARA GÖN&#220 ALEMİNDEKİ İKRARDIR..BUNLAR MÜMİN VE MUTTAKİDİR..ONLARIN HAL VE AHVALERİNDE BU SIFAT GÖZÜKÜR...
    MÜMİN VE MÜSLÜMÜ AYNI GÖRMEK VE HERKESİ MÜMİN SIFATI İLE DEĞERLENDİRMEK...MÜMİN OLMAMIŞ MÜSLÜMDE MÜMİN SIFATLARINI VE HALİNİ ARAMAK TERTİBİN DIŞINA &#199KMAK..ALLAHIN OLAN SİSTEMİN AKSİNE, EDİNİLEN BİLGİYE GÖRE,KENDİNCE SİSTEM KURMAKTIR..KİMSE BUNUN HESABINI VEREMEZ...
    Ehli kitabın BİLE BİLE gizleyenleri Tertibe Şahit olmuş Lakin bunu kabul edememiş olan Kafirlerdir..Bu şehadeti olup da Kendi şeriatını değiştirmeden Hz.Resulullahı kabul edenler..Kendi Şeriatlarının MÜMİNLERİDİR..Bu Şehadeti olmayan kabul ettiği üzere yaşayan kullar Allah var demekle MÜSLÜMANDIR..Kimin Bile bile inkar ettiği Kalpleri bilen Allah'a malumdur..Bunu yani Kulların kalbini bilmeyen beşerin Ölçüsü Onları Ehli KİTAP olarak kabuldur..Kuluna verilecek Gayrı Hüküm Allaha aiddir..Allah'a inanan ve ahiret GÜNÜNE İNANANLAR ALLAHIN RAHMETİNDEN MAHRUM OLMAZLAR..Bu vadi İlahidir..RAHMETİ BOL PADİŞAHIN DELİLİDİR..
    İman eden kul..Sıratı Mustakim üzere Allahın tertibi üzere yaşar ve nefsini idrak eder ise..Bu onun şehadet mertebesine yükseltir..Allaha şehadet Nefsindeki Yokluğa şahid olan Kulun VAR OLAN ALLAH'ı ŞEHADETİDİR.. "Şehadet ederim ki Allahtan başka ilah yoktur İlla Allah vardır" KELME DEĞİL HALDİR..Şehadet kelime ile olmaz..Yaşayarak HAL İLE OLUR....Bunun ardına Kul Önce Peygamberinin Kulluğuna Şahid olur..Soınrada Resullüğüne..Bunlar Lafla OLACAK İŞ DEĞİLDİR..ŞEHADET HAL dir..ŞEHADET GÖRMEKTİR..
    Her Müslüm, MÜMİN değildir..Her MÜMİN, Şahit değildir.
    Bunlar Allahın tertibi ve Tanzimidir..Allah Kullarını bu tertip üzere Mesul etmiştir...
    Bu Allahın TERTİP VE TANZİMİDİR...Onun için Allahtan başka ilah yok diyen Kul EMRİ İLAHİ ÜZERE MÜSLÜMDÜR..
    Bu mesaj en son " 29.04.07 " tarihinde saat 15:48 itibariyle abdi1 tarafından düzenlenmiştir...
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bölüm İçeriği (Yazar-kitap-Şair adına göre alfabetik sıralama)
    2003 - 2004 Konuları bölümünde dundik tarafından açılmış
    Yanıt: 23
    Son Mesaj: 28.08.07, 22:31
  2. Susurluk 'a göre Kurtlar Vadisinde kim kimdir ?
    2005 Konuları bölümünde no_name tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 10.04.05, 18:54
  3. Ülkelere Göre Kitap Tercihleri
    2005 Konuları bölümünde destina tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 04.03.05, 10:18

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •