Genelkurmay'ın kritik seçim sürecinde açıkladığı sert bildirinin ekonominin temel dengelerini bozmaması için harekete geçildi. Ekonomi yönetimi piyasaların "hazmetme kapasitesine" bakacak..


Kritik cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen sert açıklama karşısında, ekonomi yönetimi teyakkuza geçti. Piyasa dengelerinin sarsılmaması için özellikle yabancı yatırımcının sakinleştirilmesine çalışılacak. "İç şok" niteliğindeki bu gelişmeyi piyasaların "hazmetme kapasitesine" bakılarak, önlem alınacak. Genelkurmay bildirisinin, kamuoyu ile paylaşılma zamanlamasındaki titizliğe değinen bürokratlar, "Açıklamanın hafta sonuna denk getirilmesi herkesin durum değerlendirmesi yapmasına imkan tanıyor. İlk aşamada belirleyici olan yabancıların tutumu olacak" dediler.

KARARGÂHTAKİ STRATEJİLER
Ekonominin amiral gemisindeki kurmayların, "2001 yılından bu yana iç ve dış nedenlerden kaynaklanan çok sayıda şok ve dalgalanmayı aştık. Ekonomi eskiye göre şoklara daha dayanıklı" vurgusuna, şu pozisyonlar eşlik ediyor:


Maliye: Acil önlem alınır hiç kimse kuşkulanmasın


Ekonomik programın kilit kurumu haline gelen Maliye Bakanlığı, özellikle ertelenen KİT zamları nedeni ile bütçe dengelerini tutturmakta zorlanıyor. IMF'nin zorlaması ile alınan 4.4 milyar YTL'lik harcamalarını kısıcı önlemlere, yenilerinin eklenmesi de ihtimal dahilinde. İç piyasadaki gözlenebilecek daralmanın vergi gelirlerini aşağıya çekmesi riski de bu tabloyu pekiştiriyor. Maliye, "Ekonomik istikrar her şeyin başı. Büyümeden fedakarlık olur ama önlem alınmakta bir an bile kuşku duyulmaz" mesajını veriyor.


Merkez Bankası: 'Asla likidite sorunu olmayacak' güvencesi


Başkan Durmuş Yılmaz, siyasi gelişmelere yön verme durumunda olmadıklarını, erken seçim de dahil olmak üzere alınacak kararların enflasyon hedefinde sapmaya yol açması halinde gerekli para politikası tepkisini vermekte tereddüt etmeyeceklerini önceki gün açıkladı. Merkez Bankası kanadında, hafta sonu sayesinde tüm piyasa aktörlerinin soğukkanlı analiz yapma fırsatı bulacağı görüşü hakim. Pazartesi günü piyasaların açılışına bakılacak. Finansal istikrarı bozucu keskin hareketler görülmesi halinde gerekirse Para Politikası Kurulu olağanüstü toplantıya çağrılacak. Piyasalara, likidite sorunu olmayacağı güvencesi verilecek. Bu amaçla, önde gelen uluslar arası yatırım kuruluşları ile telefon diplomasisi yürütülecek.




BDDK: Sermaye sorunu yok en önemlisi faiz riski

Bankaların likit durumda olduğunu, açık pozisyon riskinin tolere edilebilir düzeyde bulunduğunu belirten BDDK yöneticileri, "dövize yönelme ve hazine kağıdından çıkma" yönlü sert tepkiye dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyor. Mayıs- Haziran 2006'daki dalgalanmanın, bankaların sermaye yeterliliğini aşındırdığı, karlılığını azalttığı, tüketici kredilerini frenlediği biliniyor. BDDK, banka bilançolarının özellikle faiz riskine çok açık olduğuna işaret ediyor. Ancak sektörde sermaye sorunu gözlenmediğini ifade ediyor.



Hazine: Piyasayla uzlaşarak yola devam edilecek

IMF destekli program gereği, borç stoku olası şoklara karşı yeni bir yapıya kavuşturuldu. Dövizli borçların azaltılması, sabit getirili uzun vadeli borçlanma modeline geçilmesi Hazine'yi rahatlatıyor. Nakit yönetiminde "piyasa ile uzlaşma" içinde yola devam edilmesi düşünülüyor. IMF'nin uyarısı, Bakan Ali Babacan'ın ihtiyatlı tutumu sayesinde 20 milyar YTL civarında nakit tutan Hazine, acil ihtiyaçları karşılama kapasitesini koruyor. Seçim yılında gelişecek harcama baskısı ile faizlerde gözlenebilecek artışların yaratacağı ilave maliyet Hazine yönetimini kaygılandırıyor. Faiz baskısının daha çok 2008 yılına sarkacağı belirtiliyor, bu yüzden seçim döneminin öne çekilmesine Hazine de sıcak bakıyor.


Okan Müderrisoğlu

-sabahgazetesi-