• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    KendindenZiyade adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    346
    Karizma Gücü
    0

    Gülseren Varilde...

    ....
    - Bizim oralarda da bir Deli Gülseren vardı. Erkenden öldü gitti.

    - Beyninde birşey mi vardı?

    - Herhalde. Mahalledeki üç deli de otuzuna gelmeden gitti. İkisi kardeşti zaten.

    - Bizim orada yaşlı deli de var ama sonradan olma deli. Ama genç ölen de olmuştu.

    - Neyse, bizim deli Gülseren acayipti. Ben on yaşındaydım o sıralar. Yolun kenarında içi su dolu bir varil duruyordu birgün. Kız milletin gözü önünde çirilçiplak soyundu, varilin içine girdi havuz gibi.

    - Millet de seyrediyor tabi.

    - Kaçar mı? Gelen geçen toplandı oraya.

    - İyi parçaydı herhalde.

    - Yok yahu yüzelli kilo çeker, varil gibi birşeydi. Biraz serinledikten sonra çıktı sudan. Giymedi de giysilerini, eline alıp yürüdü gitti. Tam manyaktı.

    - İyi de bunda ne var yani?

    - Hııı?

    - Hava sıcaktı değil mi?

    - Evet.

    - Kız serinlemek için suya girmiş, ıslanmasın diye giysilerini çıkarmış. Gayet mantıklı. Elbiseleriyle mi girecekti suya? (Hem öyle daha seksi olurdu)

    - Sen de manyaksın zaten, ufaktan sıyırdın. Kız herkesin önünde soyundu be!

    - Ama hepiniz de avel avel izlediniz.

    - İzleyeceğiz tabi, izlemeyecek miyiz? Daha doğrusu genç, it kopuk takımı izledi. Esnaflar, kadınlar falan da vardı. Ben o zaman on yaşındaydım. Ne anlayacağım o yaşta?

    - Kız sudan çıkınca havlu falan verseydin ya.

    - Canım bana mı düşer havlu vermek. Bir sürü karı da vardı orada. Sadece, Gülseren sudan çıkınca giyinmesini söylediler ama o giyinmedi.

    - Giymez tabi. Ben olsam ben de giymem. Önce vücudu kuruyacak sonra giyecek. Gayet mantıklı.

    - Ne mantığı yahu? Deli işte!

    - Şimdi baştan düşünelim. Gülseren sıcaktan bunalmış. Ankara'da deniz yok, hele o zaman havuz da yok. Varili görünce girmiş. Burada bir tane olsa ben de girerdim (çok sıcak) gayet mantıklı. Giysileri ıslanmasın diye çıkarmış, mantıklı. Çıkınca vücudu kuruyana kadar giymemiş, yine mantıklı.

    - İyi, millet donsuz gezsin o zaman!

    - Fena fikir değil aslında. Plajlarda hemen hemen çıplağız zaten. Hem çıplaklar kampı falan var...

    - Sen harbiden sıyırmışsın.

    - Asıl deli olan sizsiniz. Her soyunanı izlemek zorunda mısınız?

    - Yaa ben o zaman on yaşındaydım. Hem başkaları da izledi.....

    * Diyalog bir arkadaşımla konuşmamdan alıntı. Burada Gülseren'in avukatı bendim.


    07.10.02
    ULAŞ AKYOL
    Dikkat edin!
    Dünya hayatı sizleri
    birbirinizi aldatmaya sürüklemesin
    ve
    O aldatıcı sizi
    "Allah"la
    aldatmasın.

    Kur'an; Lokman Suresi
    33. Ayet



  2. #2
    KendindenZiyade adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    346
    Karizma Gücü
    0
    VAN G&#214Ü KAÇ BARDAK SU ALIR?

    Soru sadece dikkati çekmek içindi. Cevabını vereceğim elbet. Konumuzla da ilgisi var ama konu daha ilginç.
    Van Gölü'nün çevresi ne kadardır peki? Diyelim ki biz böyle sorular soran manyak bilimadamlarıymışız. Üstelik kitaplarda yazan cevaplara da inanmıyoruz. İlle de kendimiz ölçmemiz gerek.

    Eh, önce ölçüm için gölün kıyısına gitmişiz. Elimize bir metrelik bir cetvel alıyoruz. Başlıyoruz ölçmeye (epey sabırlıyız yani) bizden daha sabırlı (yoksa manyak mı demeliyiz?) bir arkadaşımız ise 10 cm.'lik bir cetvelle ölçüyor. Yıllar sonra işimiz bitiyor, sonuçları karşılaştırıyoruz. Aaa bir de ne görelim, daha sabırlı arkadaşın bulduğu sonuç bizimkinin nededeyse iki katı. Niye böyle oldu? Biz nerede hata yaptık?

    Aslında hata falan yok. Biz 1 metrelik cetvelle ölçüm yaparken, gölün çevresinde bir metreden küçük girintiler de gördük. Ama elimizdeki cetvel santimlere ayrılmamış, yani 1 metrelik bir ağaç dalı gibi düşünün. Bu ölçemediğimiz küçük girintileri ihmal ettik, atladık. Oysa daha manyak olan arkadaş, 10 cm.'ye kadar olan girintileri ölçebildi. Haliyle onun sonucu çok fazla çıktı.

    10 cm.'lik cetvelin de atladığı daha küçük girintiler de vardır değil mi? Aslında her kum tanesi girinti ve çıkıntılar yaratır gölün çevresinde. Ölçüm aleti küçüldükçe bulacağımız sonuç büyüyecektir. Peki, şimdi en manyak, sabır taşı arkadaşımız Sabri geliyor. Elinde elektron boyunda bir cetvel var, başlıyor ölçmeye... Maalesef ne Sabri ne de torunları ölçmeyi bitiremeyecek, çünkü bu düzeyde bulacağımız sonuç: Sonsuz.

    İyi ama hangi ölçüm doğru? Aslında hepsi doğru bir anlamda. Hangisini seçeceğiniz ise sizin amacınıza bağlı. Herhalde 1 metrelik sopa bize yeterdi makul bir ölçüm için. Peki Van Gölü kaç bardak su alıyor? İşte bu da bardağın büyüklüğüne bağlı. Bardak göl kadar büyükse, göl bizim bardağımızla bir bardak su alacaktır, yarısı kadarsa iki...

    Asıl meselemiz su dolu bardaklar değil tabii. Van Gölü yerine yerdeki bir su birikintisini seçmiş olsaydık çevresi yine sonsuz olurdu. Mesele sınırlı bir alanda sonsuz bir uzunluk olması. Sonuçta bu geometrik bir şey, bir şeklin çevresini ölçüyoruz. Ama şekil girintili-çıkıntılı olduğundan çevre uzunluğu sonsuza gidiyor. Matematikçi amcalar böyle şekillere fraktal diyorlar (arama motoruna fraktal yazın, bakalım ne çıkacak?) yani dallı budaklı geometri, isterseniz kum tanesindeki sonsuzluk da diyebilirsiniz.

    Fraktal şekiller sadece matematiksel oyuncaklar değil. Doğanın birçok yerinde böyle girinti ve çıkıntılar var. Mesela vücudumuzdan örnek verelim. Şöyle derin bir nefes alın. Havanın akciğer çeperlerine değdiğini hissetmeye çalışın. Akciğerin havayla temas ettiği alan ne kadar büyük sizce? Ölçenler bir tenis kortu genişliğinde olduğunu söylüyorlar. İşin sırrı girinti ve çıkıntılarda. Mesela vücudunuzdaki damarların uzunluğu ancak kilometrelerle ölçülebiliyor. Nasıl oluyor bu? Damar, daha ufak damarlara, ufak damarlar daha ufacık damarlara ayrılıyor. Fraktaller böyle işte: Şekil kendini daha küçük boyutlarda tekrar ediyor. Kum tanesindeki sonsuzluk böyle ortaya çıkıyor.

    Şöyle bir çevrenize bakın ve düşünün. Her zerre bir sonsuzluk, her hücreniz kilometrelerce uzunlukta bir DNA zinciri içeriyor ve işin komik tarafı, bu umrumuzda bile değil. Yine de sizi bilmem ama bunu düşününce benim tüylerim diken diken oluyor.


    ULAŞ AKYOL
    Dikkat edin!
    Dünya hayatı sizleri
    birbirinizi aldatmaya sürüklemesin
    ve
    O aldatıcı sizi
    "Allah"la
    aldatmasın.

    Kur'an; Lokman Suresi
    33. Ayet



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kendini Fransız zanneden Gülseren adlı şarkıcıya MFÖden ağız payı !
    2005 Konuları bölümünde Malatyasporlu tarafından açılmış
    Yanıt: 38
    Son Mesaj: 06.06.05, 17:13
  2. ' Bravo Gülseren ' hadi ordan !
    2005 Konuları bölümünde Malatyasporlu tarafından açılmış
    Yanıt: 17
    Son Mesaj: 25.05.05, 20:57

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •