03.05.2007
Perşembe
Semah dinlemeyi sever misiniz? Ya da dinlediniz mi hiç bilmiyorum. Elimden gelse 24 saat dinlerim. İçimi aydınlatıyor, içimdeki her şeyi sakinleştiriyor. Sanki bir el, içimi kemiren ne varsa, tek tek topluyor. Sonra öyle uzağa fırlatıyor ki bulabilene aşkolsun. Allah, Muhammed, Ali, Hasan, Hüseyin... Yarabbi dedirtiyor.
Benim bu yönümü bilenler, Alevi olup olmadığımı soruyorlar genelde. Semah dinlemenin de bir düşünüşe yapıştırılması enteresan geliyor. Değilim ama olsaydım da ancak bu kadar Alevi olurdum emin olun. Ben eminim çünkü.
Sabahat Akkiraz'ın sesinden dinlemeyi seviyorum. Tam şu anda kulağımda kulaklıklarım, bangır bangır dinliyorum ya, yüzümdeki gülümsemeyi görmeniz gerek. İnsan kendine neyin iyi geldiğini bildiğinde onu yapmalı ve bundan vazgeçmemeli...
Sözler ve elbette olmazsa olmaz o müzik, o sazın tınısı, alıp çok uzaklarda bir yerlere götürüyor. Hayır demiyorum, diyemem, bunca sene bana iyi gelmiş ya, riyakarlık olur, yapamam.
Şimdi, bulutsuz bir gündüzdeyim. Güneş alabildiğine uzanmakta gökyüzünde. Bir yanında ay, diğer yanında çoban yıldızı. Toplaşıp, koyu bir sohbete dalmışlar. Sanmayın görmüyorlar beni, arada dönüp el ettiklerine şahidim. Gülümsüyorum, gülümsüyorlar. Yol boyu yürüyorum. Rüzgar dahi ilişmiyor üzerime, herşey benden uzak, ama bir o kadar da içimde...
Yalnız sanmayın sakın, değilim. Çok sevdiğim O yanı başımda. Yine geldim işte diyorum. Uzun zaman oldu sana gelmeyeli. Kapını aşındırmayalı. Adını unuttum sanma, cismini bilmesem de, varlığın ile şereflendiriyorsun beni. Ben ki yaratılmışların en yücesi, yaratıcımın önünde eğiliyorum. Biliyorum, sen beni 1 yarattın, benden öte benden ne var ne de olacak. Öyleyse, ben mutsuzlukla sınamamalıyım artık kendimi. Madem bu ruh tek, dünyada emsali yok, bunca eziyeti kendime reva görmem nedensiz. Hele Sen varken, önümde, ardımda, içimde, dışımda, yüzsüzlük, kendini bilmezlik benim yaptığım.
Allah'ım, kaç kere dua ettim sana, kaç kere isyan, hatırlamıyorum. Şimdi, biliyorum ki, ne istediysem verdin, veriyorsun, esirgemiyorsun hiç bir şeyini benden. Adını anmaya fırsat bulamayan bu kulunu, acı ile sınamıyorsun.
Yoluna geldim desem, yolunda ölürüm desem, varlığımı sana bunca borçluyken, artık kendimi sevsem... Senin beni sevdiğin gibi sevsem kendimi, diyorum ya kimse duymasa da ateşinde yansam, yanıp kavrulsam... Beni benden çok seven Sana, ne yapsam da yaklaşsam... İçimdeki, Sen... Beni sana yaklaştıracak mı, bilmiyorum. Her sorunun cevabı sende gizli, ne yapalım, biz ancak arıyoruz. Belki bu alem de belki öte alemde bulacağız cevabı. Yeter ki geç olmasın, güç olsa da önemli değil. Her güçlük, gelecekse senden gelsin, başım üstüne, kabulüm...
Aç can gözün, aleme bak
Dört unsurdan olduk hak
Hava, ateş, su, toprak
Dört kapıdan, bir geçelim hele
Yel olup varlık aleminden estik
Kor olup alevler içinde piştik
Kızılırmak gibi deryaya taştık
Topraktan filizlenip çıkalım hele
Bir anadan doğduk kardeşik
İkrarla insanlık yoluna girdik
Hakkı biz insanda bildik
Hakikat sırını açalım hele
Ak ile karayı okuyup yazdık
Bin bir çiçekten, ballar ezdik
Girip Rıza bahçesinde gezdik
Gönül bahçesine gidelim hele
Bu senin, bu benimdir demedik
Senin benin diye hak yemedik
Halk katında ayrı garı görmedik
Varlığın birliğine varalım hele
Akıl mantık ile hakka inandık
Her daim aşkla, ilime yöneldik
Namazı biz gönülden kıldık
Doğrulup birde kalkalım hele
Güzele doğruya nikâh eyledik
Belli dedik yoldan dönmedik
Aslanla ceylanı dost eyledik
Cümle varlığa dost olalım hele
İkilikten, kötülükten incindik
Acıyı bal edip kefenler giydik
El ele, el hakka dosta yöneldik
Bir elde insanlığa verelim hele
İnsanda olmalı dişilik kişilik
Zalime karşı olmalı birlik
Hizmet ile bulunur dirlik
Haksızlığa karşı koyalım hele
Kırk kere ölçtük, bir biçtik
Aşk ile meydana geldik
Aşk ile İnsanlık bağına gittik
Muhabbet şarabını içelim hele
Elsiz dilsiz belsiz dolaştık
Canı, cemde deme ulaştık
Benlik sevdasını çoktan aştık
Biraz da sabırlı olalım hele
Açtan açıktan daim utandık
Yarden gayrsını payladık
Rütbeyi çıkarıp sıraya daldık
Arif özün, sözün seçelim hele
Kimsenin ayıbını açmadık
Kara toprağa olduk biz sadık
Cümle millete bir nazarla baktık
Halka hizmet için kalkalım hele
Vahdeti mevcutla, bir olduk
Yaratanı yaratılana sorduk
Evreni tanrıyı, insanda bulduk
Evrende semah dönelim hele
Acar’ım Hak’tan halka erdik
Hakkı kâmilli insanda bildik
Dünyaya cenneti kurmaya geldik
En-El Hak katına varalım hele.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





That's all folks.. C'ya another time.. Who knows. 