.
.
.
Saddam'ın gazı basıp,Kuzey Iraktaki Peşmergeleri öldürdüğü günlerdi.Peşmergeler Türkiye'ye doğru kaçıyor,sınırda yığılıyorlardı...Sayısı yüz binlerle ifade edilen insanlar sınırı zorluyor,sınırı tutan timler de bununla boğuşup duruyorlardı.Bülent Üsteğmen'in görevi sınırdaki yaklaşık 3 kilometrelik bir hattı tutup,burayı kontrol etmekti...Bu iş binlerce insanın baskısıyla karşılaşınca,zor...hem de oldukça zor olmuştu...Er Burhan da 1.55'lik boyuyla 55 kiloluk ağırlığıyla ve üstüne bol gelen elbise ve postallarıyla boyunun üçte ikisine yaklaşan tüfeğini sırtına asmış,eline aldığı bir dal parçasıyla gelenleri içeri sokmamaya çalışıyordu.Bu gelenlere silah gösterilmezdi,namlu doğrultulamazdı ama sınırdı işte...gelen kim olursa olsun,ona karşı korunması gerekiyordu...Er Burhan,komutanının kendisine verdiği 200-250 metrelik iki ağaç arasında bir oraya bir buraya koşuyor,komutanının emrine ait bir kararlılık ortaya koyuyordu.Ve bu kararlılık,yaşanan bir olağanüstülükle,bir TÜRK askerinin neler yapabileceğinin ispatı olacaktı...
Tezgah içinde tezgahın,oyun içinde oyunun yaşandığı bu topraklarda,sınırı zorlayanların içinde bölgede hesabı olan ülkelerin ajanları,kültür mühendisleri,misyonerleri ve askerleri vardı. 1.55'lik Er Burhan'ın nasibine de on kişiden fazla bir Amerikan Özel Timi düşmüştü.Sırtlarında üniformalarıyla,telsiz antenlerine taktıkları Amerikan bayraklarıyla ve ellerinde tüfek yerine makineli tabanca gibi duran M-16 tüfekleriyle ve tabii ki iri gövdeleriyle Türkiye'ye girmek isteyen bu adamlar,Er Burhan'ın kararlılığına takılmışlardı.Oradaki olağanüstlülüğün üstüne giden tim komutanı Üsteğmen Bülent,müdahale etmeden evvel şaşkınlıkla ve gururla olup bitenleri seyredecekti...Er Burhan ondan fazla Amerikan askerini içeriye sokmamış,sokmadığı gibi,bir de hizaya sokmuştu.Hepsi ayaktaydılar.Neredeyse esas duruşta bekliyorlardı.Kuzey Irak'ta canlarının istediği gibi dolaşmışlar,Türkiye'ye canlarının istediği gibi girmek istemişler,ama girememişlerdi...Çünkü Er Burhan onlara izin vermemişti. 1.55'lik bir asker bunu nasıl yapardı?nasıl 'koskoca'(!) bir Amerikan Özel timini böyle bir asker durdurabilirdi?
Durdururdu.İSTEDİĞİ her yerde ve her zamanda durdururdu.ÇANAKKALE'de,İSTİKLAL HARBİ'nde ve daha öncesinde bunları çok durdurmuştu.Gene durdururdu.Ve elbette durduracaktı.
Onların havaları ''kararlılık'' sayesinde çaresiz bir bekleyişe dönüşmüş,meydanı boş bulmanın pervasızlığı ufacık bir TÜRK askerinin kararlılığına takılmıştı...
bu,bir ''TAVIR'' dı.
bu,insanlığın özlediği,beklediği ve aradığı bir TAVIRDI.
''TÜRK ASKERİNİN TAVRIYDI''
VE GÖSTERİLDİĞİ ZAMAN BOZULACAK ESAS DURUŞ YOKTU VE YIKILMAYACAK ENGEL YOKTU !!!!!!!!!!!
bu yazıyı bu gün iş yerinde okudum....eski tim komutanı syn Abdullah Ağar tarafından yazılmış 5.tim adlı kitaptan kısa bir bölümdü...
çok hoşuma gitti...ve üşenmeden teker teker yazdım...
eminim ki sizler de çok beğeneceksiniz...
okuyan ve yorum yapan arkadaşlarıma şimdiden teşekkürler...
umarım bu yazılardan birileri TÜRK askerinin şakası olmadığını ve İSTEDİĞİ zaman neler yapabileceğini anlar da
askerimiz bunları yapmak zorunda kalmaz....
saygılar....


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
