Küreselleşme-ekonomi ilişkisi tartışmalarına katılan Bernanke, finansal analiz yapmanın zorlaştığını söyledi. Ancak Bernanke'ye göre, küreselleşme faiz kararlarında etkili değil. Uzmanlar ise küresel ekonomik döngünün değiştiği görüşünde.
Ekonomistler, küresel ekonominin bir değişim sürecine girdiğini ve finansal yatırımcıların etkisinin arttığını öne sürerken, dünyanın en büyük ekonomisi ABD de dış etkenlerdeki değişimi kabullenmeye başladı. Bunun en net sinyalleri ABD'de ekonominin en tepesindeki isim olan Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke'den geldi. Bernanke, California'daki Stanford Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü'nde cuma akşamı yaptığı konuşmada, küresel etkilerin para politikası kararlarını etkilemediğini ancak dış dengelere "daha fazla dikkat etmeleri" gerektiğini söyledi. Bernanke ayrıca, global etkilerin finansal analiz yapmayı daha karmaşık bir hale soktuğunu da vurguladı.
Bernanke, 'küresel para bolluğu'nun ABD'de uzun vadeli faizler üzerinde giderek artan bir etkisi bulunduğuna dikkat çekti. ABD'de gösterge konumdaki gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 5,25 seviyesine kadar çıkmış olmasına karşın 10 yıllık Hazine tahvilinin faizi uzun bir süredir yüzde 5 sınırını kırmakta zorlanıyor. Son yıllarda ABD'de kısa ile uzun vadeli faizler arasındaki farkın giderek kapanması ve hatta zaman zaman tersine dönmesi, geçmiş dönemlerde olduğu gibi ekonomide resesyon yaşanacağının işareti olduğu kaygısı yaratıyordu. Bernanke, bono piyasasındaki koşulların anlaşılması için "FED, ABD'de getiri ve kıymet fiyatları üzerindeki yabancı sermaye akışının farklı etkilerini dikkat almalıdır ve bu da oldukça zorlu bir görevdir" dedi. Ancak, FED'in ekonomideki parasal koşulları belirlemek için gereken kilit kaldıraçların kontrolünü yitirmediğini anlatan Bernanke, kısa vadeli faizleri doğrudan değiştirebildiklerine dikkat çekti. FED Başkanı ayrıca, kısa vadeli faizlerin önümüzdeki dönemde hangi nokta olacağı beklentisini ortaya koyarak uzun vadeli faiz oranlarını da etkileyebildiklerini kaydetti.
Bernanke'nin özellikle ABD'li siyasetçilerde var olan yabancıların ekonomi üzerindeki etkileriyle ilgili kaygılarını yatıştıracak bu sözlerine karşın, yabancı yatırımcılar son yıllarda ABD ekonomisindeki etkinliklerini artırmış durumdalar. Küresel piyasalarda borçlanma koşullarının uygun olması yabancı yatırımcıların yüklü miktarda ABD kıymeti satın almalarına neden oldu. ABD'de tüketimi ve büyümeyi yabancıların finanse ettikleri görülürken, bunun bir sonucu olarak da cari işlemler açığı geçen yılın 3'üncü çeyreğinde 225.6 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştı. Bernanke, geçen yıl itibariyle piyasada işlem gören ABD Hazine tahvillerinin yarısının yabancıların elinde olduğunu ve aynı dönemde ABD'li yatırımcıların yaptığı dış yatırım miktarının da 1 trilyon doları geçtiğini kaydetti. Aralık 2000-Aralık 2006 döneminde imalat sektöründe yaklaşık 3 milyon kişi işini kaybederken, hizmetler sektöründe istihdam arttı. Bu da ticaretin, istihdam piyasası üzerinde önemli bir etkisi olduğuna işaret ediyor.
Küreselleşme-enflasyon ilişkisi
Konuşmasında enflasyon ile küreselleşme arasındaki ilişkiye de değinen Bernanke, dış etkenlerin "enflasyonu etkiler gibi göründüğünü" ancak farklı unsurları göz önüne alındığında bunun net etkisinin sıfıra yakın olduğunu belirtti. Bernanke, "Küreselleşmenin imalat malları ithalatının fiyatları ile enerji ve emtia fiyatları üzerindeki dengeleyici etkileri birlikte değerlendirildiğinde genel olarak son yıllarda ABD'de enflasyonu önemli oranda aşağı çektiği sonucuna varmak için yeterli bir zemin yok gibi görünüyor" dedi.
Ancak büyüme, istihdam, faiz ve enflasyon arasındaki bağın artık kırıldığına inanan ekonomistler ise Bernanke'nin ve ABD'nin ekonomik yaklaşımlarında değişen dinamikleri göz önüne almaları gerektiğini düşünüyorlar. Geçmişte, ekonomik döngünün reel ekonomi anlamında mal ve hizmet talebi ile arzı arasındaki dengeye bağlı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, artık stok durumundan çok likiditeye bağlı kıymet döngüsünün etkili olduğunu ifade ediyorlar. Merrill Lynch'in Kuzey Amerika Başekonomisti David Rosenberg cuma günü yayımladığı haftalık araştırma notunda, "Yaklaşık 20 yıl önce müşteriler ekonominin hisse piyasasını nasıl etkileyeceğini soruyorlardı. Ancak bu soru sorulmaz oldu. Artık mesele hisse ve konut piyasalarının ekonomiyi nasıl şekillendirdiğine dönüştü" dedi.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla