• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    rind-i sefil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-03-2007
    Mesajlar
    480
    Karizma Gücü
    0

    Allahu Tealayı bilirmisin?

    Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; "Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?" dedi. Sonra kendi kendine; "Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim." deyip, çocuğun yanına geldi ve:
    -Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.
    Çocuk:
    -Kul nasıl sâhibini bilmez?" dedi.
    -Allahü teâlâ'yı ne ile biliyorsun?
    -Bu koyunlarımla.
    -Bu koyunlarla, O'nu nasıl bilirsin?
    -Bu birkaç koyun çobansız işe yaramaz. Bunlara su ve ot verecek, kurttan ve diğer tehlikelerden koruyucu birisi lâzımdır. Bundan anladım ki, kâinat, insanlar, cinler, hayvanlar ve canavarlar ve bu kanatlı kuşlar bir koruyucuya muhtaçtır. Bu binlerce çeşit mahlûkatı korumaya kâdir olan, Allahü teâlâdan başkası değildir. İşte bu koyunlarla Allahü teâlâyı, böylece bildim
    -Allahü teâlâyı nasıl bilirsin?
    -Hiç bir şeye benzetmeden bilirim.
    -Böyle olduğunu nasıl bildin?
    -Yine bu koyunlardan.
    -Nasıl?
    -Ben çobanım. Onların koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufumdadırlar. Onlara dikkatle bakıyorum. Ne onlar bana benzerler, ne de ben onlara benzerim. Buradan, bir çoban koyunlarına benzemezse, Allahü teâlânın elbette kullarına benzemiyeceğini anladım. Abdullah bin Mübârek:
    -İyi söyledin. İlimden bir şey öğrendin mi? buyurdu.
    Çocuk:
    -Ben bu sahrâlarda, nasıl ilim tahsîl edebilirim, dedi.
    -Peki başka ne öğrenmişsin?
    -Üç ilim öğrendim. Gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi.
    -Bunlar nelerdir, ben bunları bilmiyorum.
    -Gönül ilmi şudur ki, bana kalb verdi ve kendi mârifet ve muhabbeti yeri eyledi ki, bu kalb ile O'nu bileyim. O'nun sevdiklerine gönülde yer vereyim, sevmediklerine yer vermiyeyim ve böylelerinden uzak olayım. Dil ilmi şudur ki, bana dil verdi ve dili zikretmek, O'nun ismini söylemek yeri eyledi. Bununla O'nu hatırlatanları dile getirmeği, O'ndan bahsetmiyen sözden onu korumayı, böyle sözden uzak olmayı îmâ etti. Beden ilmi şudur ki, bana beden vermiştir ve onu kendine hizmet yeri eylemiştir. Böylece O'na hizmet olan her şeyi yaparım, hizmet olmayan şeyi ise bedenimden uzaklaştırırım.

    Abdullah bin Mübârek, bunun üzerine:

    -Ey çocuğum! Evvelki ve sonraki ilimler, senin bana bu öğrettiklerindir! dedikten sonra: Ey oğul, bana nasîhat ver, buyurdu.

    -Ey efendi! Âlim olduğun yüzünden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rızâsı için öğrendiysen, insanlardan istemeyi, beklemeyi kes. Yok, dünyâ için öğrenmişsen, Cennet'e kavuşamazsın, dedi.




    http://www.tulipandrose.net/forum/viewtopic.php?t=894
    Bu mesaj en son " 06.05.07 " tarihinde saat 20:47 itibariyle rind-i sefil tarafından düzenlenmiştir...
    Sanadır bu Sefil'in ilticası Ya Rab


    Lûgat, bir isim ver bana halimden;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvablarım, tutun elimden;
    Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?


    İçinde çürüdüğüm odama ket.
    Ben öğrenci hayat mektep.
    Haren gürra yıkılır hatıra.
    Hassas yapraklarımın sonu çıka hayrabat..


    Seni içeren masallarim
    anlatılacak kadar kısa değiller...

  2. #2
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    kaynak eklermsınız


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  3. #3
    rind-i sefil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-03-2007
    Mesajlar
    480
    Karizma Gücü
    0
    ekledim
    Sanadır bu Sefil'in ilticası Ya Rab


    Lûgat, bir isim ver bana halimden;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvablarım, tutun elimden;
    Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?


    İçinde çürüdüğüm odama ket.
    Ben öğrenci hayat mektep.
    Haren gürra yıkılır hatıra.
    Hassas yapraklarımın sonu çıka hayrabat..


    Seni içeren masallarim
    anlatılacak kadar kısa değiller...

  4. #4
    süperdede adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2005
    Mesajlar
    293
    Karizma Gücü
    0
    -Ey efendi! &#194;lim olduğun y&#252;z&#252;nden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rız&#226;sı için öğrendiysen, insanlardan istemeyi, beklemeyi kes. Yok, d&#252;ny&#226; için öğrenmişsen, Cennet'e kavuşamazsın, dedi.
    bu kısmı biraz açarmısınız rica etsem ? İnsanlardan beklemeyi keseceğimiz şey nedir ?

  5. #5
    rind-i sefil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-03-2007
    Mesajlar
    480
    Karizma Gücü
    0
    Abdullah Bin M&#252;barek çobanı gör&#252;nce onun Allahı bilemeceğini d&#252;ş&#252;n&#252;yor sonra onu sınamaya karar veriyor ama çocuk karşısında tabir-i caizse k&#252;ç&#252;k d&#252;ş&#252;yor. çocuğun söz&#252;nden maksat ise eğer ilmi Allah için öğrendiyse o ilmi insanlardan sormayı bırak gene tabir-i caizse kendi içinde yaşa...


    tabi bunlar benim d&#252;ş&#252;ncelerim..
    Sanadır bu Sefil'in ilticası Ya Rab


    Lûgat, bir isim ver bana halimden;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvablarım, tutun elimden;
    Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?


    İçinde çürüdüğüm odama ket.
    Ben öğrenci hayat mektep.
    Haren gürra yıkılır hatıra.
    Hassas yapraklarımın sonu çıka hayrabat..


    Seni içeren masallarim
    anlatılacak kadar kısa değiller...

  6. #6
    GALİBİ fazlagerme adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2007
    Mesajlar
    544
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Verdiğiniz örnek ve d&#252;ş&#252;nceleriniz için teşekk&#252;r ederim.

  7. #7
    mimmoza adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2007
    Mesajlar
    285
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı rind-i sefil tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Abdullah Bin Mübarek çobanı görünce onun Allahı bilemeceğini düşünüyor sonra onu sınamaya karar veriyor ama çocuk karşısında tabir-i caizse küçük düşüyor. çocuğun sözünden maksat ise eğer ilmi Allah için öğrendiyse o ilmi insanlardan sormayı bırak gene tabir-i caizse kendi içinde yaşa...


    tabi bunlar benim düşüncelerim..
    Düşüncelerinize katılıyorum.Gerçek Hakikat ilmi sahipleri bunu yapar zaten.Diğerleri geçimlik olarak,yani profesyonel olarak,meslek icabı yapılan çalışmalardır ki samimiyetin esası olan İHLAS ile ilişkili değildir.

  8. #8
    rind-i sefil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-03-2007
    Mesajlar
    480
    Karizma Gücü
    0
    teşekk&#252;r ederim
    Sanadır bu Sefil'in ilticası Ya Rab


    Lûgat, bir isim ver bana halimden;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvablarım, tutun elimden;
    Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?


    İçinde çürüdüğüm odama ket.
    Ben öğrenci hayat mektep.
    Haren gürra yıkılır hatıra.
    Hassas yapraklarımın sonu çıka hayrabat..


    Seni içeren masallarim
    anlatılacak kadar kısa değiller...

  9. #9
    -REST- adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    677
    Karizma Gücü
    0
    Onu sadece "d&#252;ş&#252;nebilenler" buluyor ve kavrıyor zaten. Eyvallah kardeş.
    Babamlar daha iyisini yapana kadar en iyisi benim..!

  10. #10
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Ey efendi! &#194;lim olduğun y&#252;z&#252;nden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rız&#226;sı için öğrendiysen, insanlardan istemeyi, beklemeyi kes. Yok, d&#252;ny&#226; için öğrenmişsen, Cennet'e kavuşamazsın, dedi.
    Bence burada ilmi Allah rızası için öğrendiysen insanlardan övg&#252; beklemeyi , gururlanmayı bırak , ne kadar bilgili alim desinler diye d&#252;ş&#252;nkeyi bırak demek istemiş.Yok eğer d&#252;nya için , yani gururlanmak , ilmi ile hava atmak , para kazanmak için öğrendiysen cennete giremezsin demek istemiş.

    Ben böyle d&#252;ş&#252;n&#252;yorum , farklı d&#252;ş&#252;nenlerde olabilir.

    Hadis öğrencisi, hadisi riv&#226;yet için değil, ri&#226;yet (yaşamak) için bellemeli. &#199;&#252;nk&#252; ilimleri riv&#226;yet için öğrenenler çoktur. Fakat gereğine ri&#226;yet edenler pek azdır. &#199;oğu var olanlar yok gibi, çoğu &#226;lim c&#226;hil gibidir. Nice hadis r&#226;vileri vardır ki, o hadisten &#252;zerinde hiç bir iz yoktur. Hadisin h&#252;kmiyle amel etmeyen, onu bilmeyenden farklı değildir. Zira m&#252;rsel bir hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur; "Ulem&#226;nın himmeti ri&#226;yet, sefihlerin gayreti rivayet içindir"(4)
    4. M&#252;n&#226;vi, Feyzu'l-kadir, VI. 356: İbn Abdilberr, Cami'. II, 6
    Burada da belirtildiği gibi ilmi amel etmek için öğrenmeliyiz , sadece rivayet ( anlatmak ) için değil.

    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •