• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    03-03-2007
    Mesajlar
    90
    Karizma Gücü
    0

    Zikrullaha Ve Tasavvufa Karşi Yanliş Tutum

    ZİKRULLAHA, TASAVVUFA KARŞI YANLIŞ TUTUM

    Zamanımızda gerçeklere, tarikat ve zikrullaha yapılan hakaret ve tahribatı Hazret-i Kur’an’a, göklerde ve yerdeki ayetlere gönül gözü ile bakıp göremiyorsa, gönül rahmetinden yoksun, ilm-i zahirle yetinmiş, kanun-ı ilahiyenin cümlesini aklı ve mantığıyla çözdüğünü zanneden, bu yönlü gerçeklere karşı çıkmaz da ne yapar ? Hele na-ehlin sermaye edindiği,gerçek dışı rehberini bulmuş , vazifesi olmayan, istismarcı ve çıkarcı kişilerin kucağına itilmiş, ne yaptığını bilemeyen, şaşırmış, şaşkınlığını aşk zanneden zavallı beni Adem!.. Hakikat fukaralarını yemi başkalarını saflarına çekmek için na-ehle malzeme olmuş...

    Ama insaf et, bu ölçü gerçek ölçü değil. yaptığın tahribatın bu dünyada cezasını çektiğin gibi mahşerde elbet hesabını soracaklar veremeyeceksin . Hal ehlinin fitne çıkar korkusu ile sabırla beklemesi tertip ve tanzim-i ilahiye karşı haddini bilmesi iman kemalatı. ALLAH’ın verdiği vazifeyi yerine getirmede çeşitli engellerle karşılaştıklarını görüp bildiği halde, sabırla, manevi vazifelerini seve seve son nefesine kadar devam ettirebilen, ALLAH’ın taltifi ile hayran! Elçisinin manevi yakınlığı ile mesut, ( Her ne kılmışsa adalettir Cenab-ı Kibriya )’nın zevkine ermiş, ALLAH’ın gücü yanında aczini bilip, haddi aşmamaya çalışan beşer, vazifesini müdrik bahtiyar insan. ( Eğer padişahlar bu zevki bilseler idi bütün silahlarını kullanırlar, elimizden almak isterlerdi.) Cebirle rahmet alınmaz ; hele gönül hiç alınmaz ..

    Dikkat!.. İnsanın hayvandan farklı kılan gönüldür. Gönül ise yaratanını bilmesi için yalnız beni Adem’e bahşedilmiş rahmettir. Aşk-ı ilahidir. Yaratılışın sırrıdır. Gönlün kemalata ermesi!.. tasavvuf ve yaratanının isimlerini kesir, nihayetsiz zikretmekle elde edilir!. Bu rahmet-i ilahiye nail olan sadık insan elbette diğer emr-i ilahilerin birbirinden ayrı olmadığını görüp yaşamaya çalışan ,hazreti insan.

    Tasavvufun kolu olan tarikatta adab, usül : Dün yaşayan ehl-i tarika dünkü terbiye usulü ne idi ? Ne olması lazım ? Şer’i hükümlerde içtihat noksanlığından İslam’ı yeteri kadar anlatamadık. Anlattık zamana göre. İlme’l-yakıyn tahsil görmüş kişileri ayne’l-yakıyn, hakka’l-yakıyn gerçeğinden mahrum ettik. Dünya görüşü açısından mahrum bir ilmin kanun-ı ilahiyi bütün olarak yansıtmadığını bilemediğimizden yeterli olamadık.

    Madde ilminden başka ilme sahip olmayıp o kadarla iktifa eden materyalistler dini; felsefede göstereceğinin zanları ile ibadet, taat ve hakikat yoksunu olduklarını ne kadar gizlemeye yeltenseler de ehl-i hakikat nazarında gizliyemediklerini bilemiyen beş duygunun kuru makinası haline gelmiş bilgeler!

    ehl-i hal bilirler ki dinin felsefesi yoktur.felsefe beşeridir .din ilahidir . Din hazreti ALLAHın cümle kullarına bahşeylediği tertib-i ilahidir. ALLAH’ın kanunlarını inceleyerek ilave etmenin ve noksanlık aramanın kişinin aczinden ve bilgisizliğinden başka izahı yoktur. Felsefenin akışı beyinden kalbedir tasavvufun tariki ise kalbden beyinedir .ikisininde yolları ayrı ayrıdır öz olarak kalbden beyine giden yola ehli tarik denilmiştir...felsefeyi tanzim-i ilahi olan tasavvufla eş değer görmeyelim. Felsefe nefsin ürettiği, maddeden öte gidemeyen ilme’l-yakıyndır. Maddede her zerrede ALLAH’ın varlığının, tenezzülen fiili sıfatlarının zuhurunu hissetmektir.. müşterisi azda olsaTasavvuf, Manadır, dinin aslı ve özüdür. İhlas, takva, veradır..

    Tasavvufsuz yaşamak mümkün değildir. Yalnız felsefe ile akılcı din ürettik. ALLAH’ın bütün kullarının hayrına ihsan ettiği emr-i ilahileri güya düzelterek, akılcı ve mantık ölçülerine göre din icat ettik. Bazen sıkıştık, koalisyon yaptık. Gerçeklere yeteri kadar hizmet ettiğini her iki taraf da iddia edemez. Her ikisinin müşterek mahsulü zamanımızda bütün çıplaklığıyla arz-ı endam ediyor. Küfrün perişanlığını çeken insanlar hakikati arıyorlar.

    Türk milleti daha çok gerçekleri arıyor. Akılcı din olmadığının, aklın ölçüsünün cüz’i, esas olanın nakil olduğunun, dinin her yönünü aklın ölçemeyeceğinin bilincinde olan toplumlar düşmanlıktan başka bir şey getirmeyen, din-i İslam’a mal edilen hurafe ve bidatlardan kurtularak islamiyeti dünyaya bariz gösterecektir, inşallah.


    Kaynak: Tasavvuf ve zikrullah
    PİR H.GALİP HASAN KUŞ&#199OĞLU

  2. #2
    süperdede adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2005
    Mesajlar
    293
    Karizma Gücü
    0
    Felsefenin akışı beyinden kalbedir

    burası bence doğru değil fesefenin kalbi ilgilendiren hiçbir vasfı yoktur. Basit akıl oyunlarından başka bir halta yaramadığı gibi sapık felsefi akımlar insanın dünya ve ahiret hayatını hüsrana sürükler. Dante nice ..

  3. #3
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı süperdede tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Alıntı: Felsefenin akışı beyinden kalbedir
    burası bence doğru değil fesefenin kalbi ilgilendiren hiçbir vasfı yoktur. Basit akıl oyunlarından başka bir halta yaramadığı gibi sapık felsefi akımlar insanın dünya ve ahiret hayatını hüsrana sürükler. Dante nice ..
    Sayın süperdede;
    Kastettiğinizi anlıyorum ve tamamen katılıyorum.
    Ancak metnin tamamını okuyunca,kastedilen kalbin GÖN&#220 olduğu ve bu ifadenin de "FELSEFİ DEĞERLENDİRMELERDE GÖN&#220 AKLA BAĞLIDIR,MADDEDEN İLERİ MANA KAVRAYAMAZ!..Şüpheden ileri geçemez!.."Anlamında kullanılmıştır.Ben böyle anladım.

    Saygılar sunarım.

  4. #4
    süperdede adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2005
    Mesajlar
    293
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın süperdede;
    Kastettiğinizi anlıyorum ve tamamen katılıyorum.
    Ancak metnin tamamını okuyunca,kastedilen kalbin GÖNÜL olduğu ve bu ifadenin de "FELSEFİ DEĞERLENDİRMELERDE GÖNÜL AKLA BAĞLIDIR,MADDEDEN İLERİ MANA KAVRAYAMAZ!..Şüpheden ileri geçemez!.."Anlamında kullanılmıştır.Ben böyle anladım.

    Saygılar sunarım.
    tamam şimdi daha anlaşılır oldu. saygılar benden size efm

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 'paŞa Bİr DeĞİl, İkİ Defa YanliŞ KonuŞtu!'
    2005 Konuları bölümünde vuslatabeskala tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 24.11.05, 20:49
  2. AB'nin Türkiye ''Ortak tutum'' belgesi (Fransızca-tam metin)
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.10.05, 08:49

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •