Konuklar: TÜKODER Genel Başkanı Avukat Ali Er ve Elekrtik Mühendisleri Odası Başkanı Kemal Ulusaler


Celal Pir: Evet yeni bir NTV’ye Sorun programıyla tekrar karşınızyadız. Değerli izleyenler 1 Eylül'den itibaren kredi kartı borcunun en az yüzde 20'si asgari ödeme tutarı olarak uygulanacak. Şimdiye kadar yüzde 8 ve 10 arasında değişen asgari ödeme tutarındaki artış yüzünden tüketicilerin bundan böyle daha da dikkatli olmaları gerekiyor. Biz de programımızın ilk bölümünde kredi kartı faturalarıyla ilgili sorularınızı ele alacağız. Kredi kartlarıyla ilgili sizden gelen soruları TÜKODER Genel Başkanı sayın Ali Er canlı yayında stüdyomuzdan yanıtlayacak. Programımızın ilerleyen dakikalarında ise elektrik kesintilerinde sorumlu firmalara uygulanacak cezalar konusunu da ele alacağız ama hepsinden önce programımıza başlamadan önce telefon numaralarını anımsatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, öte yandan faks numaramız ise 0212 335 00 35, bize internet üzerinden de ulaşabilirsiniz. Adresimiz www.ntvmsnbc.com bu adresten de bize ulaşabilirsiniz. Evet kredi kartı borçlarıyla ilgili ve kredi kartlarının ödemeleriyle ilgili daha ziyade yüzde 8 ile yüzde 10 arasında değişen asgari ödeme tutarı bundan böyle yüzde 20’ye çıkartılacak dedik, bu konuyu ele alacağız. Bunun yaratacağı sorunlar veya fırsatlar var mı bunları konuşacağız ama önce konuğumuza hoşgeldiniz demek istiyorum. Ali bey hoşgeldiniz programımıza.

Ali Er: Hoşbulduk efendim.

Celal Pir: İzninizle hemen bir serbest meslek sahibi sayın Hüseyin Çıkrık’ın sorusuyla başlayalım, aktarayım size. Diyor ki;

Hüseyin Çıkrık (Serbest Meslek): Kredi kartı borcumuzun yüzde 5 ve 10 olan ödeme oranlarında neden yeni bir düzenlemeye gidiliyor, buradaki amaç nedir? Anlatır mısınız?

Celal Pir: Buyrun efendim.

Ali Er: Şimdi efendim herşeyden önce bu kredi kartlarındaki asgari ödeme tutarının yüzde 20’ye çıkartılması yeni bir şey değil. Biliyorsunuz 15 yılı aşkın bir süredir kredi kartları bizim yaşamımızda var. Fakat bu sene Mart ay’ında 1 Mart’ta yayınlanarak yürürlüğe giren banka ve kartları, kredi kartları yasa tasarısı var, yasası var 5464 sayılı yasanın 24. ncü maddesinde bu husus düzenlendi. Bu yasa mecliste görüşülürken bizde tüketici koruma derneği ve TÜDEF olarak görüşlerimizi ilettik. Asgari ödeme tutarının yüzde 20’ye çıkartılmasını savunan ve önerenlerden birisi de biziz. Bunun nedeni nedir? Niye böyle bir şeye biz ihtiyaç duyduk? Çünkü biliyorsunuz hele daha önceki dönemde bu kredi kartları yasası çıkmadan önce faiz oranları bankanın istediği gibi uygulayabildiği bir oranda gidiyordu ve tüketicilere işte yüzde 5, yüzde 8, yüzde 10 gibi ödeme kolaylık adı altında sunuluyordu. Aslında bu kolaylık değildi tüketiciye faiz kazığıydı. Çünkü şu anda bu tüketicinin faiz sarmalına girmemesi için en azından kredi kartının bir ödeme aracı olduğu gerçeğini düşünerek yaptığı harcamaların bizce mümkünse tamamını ödemesi ve faiz ödeme durumunda kalmamasıdır kart kullanıcılarının ama eğer ülkemizdeki yaşam koşulları gereği elde ettikleri gelir seviyesi nedeniyle taksitlendirme yoluna ya da borç öteleme yoluna gideceklerse de bunu mümkün olan en az bir şekilde yapmaları kendilerinin yararına bir düzenleme olduğundan dolayı biz bunu savunduk. İnsanlarımız şu anda belki de işte diyelim 100 liralık borcun 10 lirasını ya da 8 lirasını ödeyerek bugünü kurtarabiliyor ama yarın için bu daha büyük risk oluşturuyor. Bunun farkında olmaları lazım. Bu anlamda bu uygulama bizce tüketicilerin yararına bir uygulamadır. Belki günü kurtarma durumunda olan insanlar için zor olabilir bu ama bugünkü yaşayacakları zorluk, onlar emin olsunlar ki daha az olacaktır. İleride bugün yaşayacakları kısmi zorluk, ileride onlar için artık işin içinden çıkılmaz bir boyut alacaktır ki daha büyük sorunlara yol açacaktır.

Celal Pir: Yüzde 5. Diyelim ki 100 lira borcum var, 5 lira ödedim ve bir sonraki ay’a ötelediğim zaman borcumu kalan 95’e mi faiz uygulanıyor?

Ali Er: Hayır efendim. Bir kere sizin ödediğiniz 5 lira biliyorsunuz şu anda bankaların uyguladığı Haziran ay’ından itibaren Merkez Bankası kredi kartları en yüksek miktarlı belirleme yetkisine sahip ve 5.75 olarak açıkladı. Eğer siz 100 liralık borcunuza 5 lira ödediğiniz taktirde sizin 100 liralık borcunuz 102 lira ana para olarak devam edecektir.

Celal Pir: Ali bey şimdi izninizle bir başka soruyla devam edelim. Bir emekli sayın Hayri Zamaner sormuş, diyor ki;

Hayri Zamaner (Emekli): Asgari ödemeye dahil olanlar sadece yeni dönem borçları mı? Yoksa daha önceki borçların da yüzde 20’sini ödemek durumunda mıyız?

Ali Er: Eğer zaten tüketici eskisi yeni dönemi olmayacak. Biliyorsunuz kredi kartı ağır ağır dönemlerle gidiyor ve bir bütün teşkil ediyor. Şimdi 1 Eylül 2006’dan sonra hesap ekstresi kesilen tüm kredi kartı kullanıcılarının asgari yüzde 20’si ödeme tutarı olarak .... bulacaklar.

Celal Pir: Yani eski borç, yeni borç filan yok. Zaten ay’lık olarak olduğu için bu böyle olacak.

Ali Er: Tabi, tabi.

Celal Pir: Peki. Bir idareci sayın Mustafa Öznur demişki efendim;

Mustafa Öznur (İdareci): Banka kartları ve kredi kartlarına ilişkin yasasına göre sokakta kart dağıtımı yapılmaması, talepte bulunmayana kart verilmemesi ve kart limitinin, gelirin iki katını aşamayacak olması gibi tüketiciler lehine bir çok olumlu unsur yer aldı. Pratikte bu yasanın uygulanmasında sorun var mı? Bunu takip edebiliyor musunuz?

Ali Er: Şimdi efendim gerçekten de biliyorsunuz ki daha önceden bankaların işte işyerlerinde, pazarlarda kalabalık cadde ve sokaklarda tezgah açıp kredi kartı dağıtıyorlardı ya da kredi kartı başvuru formu dağıtıyorlardı. Şimdi onu artık alenen yapamıyorlar. Fakat eli çantalı insanlar işyerlerini dolaşıp size kredi kartı verelim efendim, size şu avantaj kartları verelim, bilmem nedir dolaşmaya devam ediyorlar. Uygulama bu yönde. Limit sınırlandırılmasına ne kadar uyulup uyulmadığı konusunu bizim takip edebilme şansımız yok. Ancak bu bankalar birliğinin işi. Onlar bunu ancak takip edebilirler ama bütün bunlar, bu banka ve kredi kartları yasasıyla gelen düzenlemeler ben tüketicilerin lehine olduğunu düşünüyorum. Yeterli mi? Yetersiz. En azından faizler konusunda bir düzenleme yapılabilirdi ama burada top taca atıldı ve Merkez Bankası’na bu iş görevlendirildi.

Celal Pir: İhale edildi.

Ali Er: İhale edildi ve Merkez Bankası da 3 ayda bir bunu açıklaması lazım. Bu Eylül ayı içerisinde yeniden kredi kartı faiz oranlarının belirlemesi gerekiyor. Biz bunu bugünlerde bekliyoruz.

Celal Pir: Peki. İzninizle bir mühendis sayın Erdem Çiçekçi’nin sorusunu aktaralım, diyor ki;

Erdem Çiçekçi (Mühendis): Bir banka istemediğim halde bana kredi kartı gönderiyor. İptal etmek için müşteri temsilcisini aradığımda banka şubesine gitmem gerektiğini söyledi. İstemediğim kredi kartın iptali için neden şubeye gitmem gerekiyor?

Ali Er: Şimdi özellikle bu 1 Mart 2006 tarihinden sonra sizin talebiniz olmadan banka kredi kartı gönderiyorsa bu yasaya karşı suç işliyor. Bunu göndermemesi lazım, her ihtimale karşı.

Celal Pir: Bana da geldi, yalan söylemeyeyim.

Ali Er: Biliyorum yani. uygulama devam ediyor.

Celal Pir: Gönderiyorlar evet.

Ali Er: Özellikle özel bankalar bu iş için gözü kapalı devam ediyorlar. Bu açık bir gerçeklik. Eğer tüketicimiz kredi kartını kullanmıyorsa bankanın şubesine gitmek zorunda değil. O kartı kullanmasın, geri iade etsin nasıl aldıysa bankanın gönderen kredi kartları merkezine iade etsin. İade ettiği taktirde de o kartı kullanmadığından dolayı ne yıllık kullanım ücreti adı altında bir şey alırlar ya da herhangi bir şeyi talep edebilirler.

Celal Pir: Peki sizin ıslak imzanız olmadan ya da internet üzerinden imzanız olmadan yani sanal imzanız olmadan nasıl size kart gönderiyorlar?

Ali Er: Gönderiyor efendim neden göndermesin. Adam diyor ki; bu işte kar’lık var ve banka kredi kartları pazarından daha fazla pay kapabilmek açısından böylesine riskleri göze alıyorlar. Bunu herkese de göndermiyorlar. Biliyorsunuz işte toplumda belli meslek sahibi insanlar ya da belli gelir seviyesi olduğuna inandıkları insanlara bunu gönderiyorlar. Peki izninizle bir öğrenci sayın Melike Gümüş’ün sorusunu aktarayım. Diyor ki;

Melike Gümüş (Öğrenci): Yaklaşık kaç tüketici Kredi Kartı Yasası'nın sağladığı ödeme kolaylıklarından yararlanabildi bugüne kadar?

Ali Er: Şimdi efendim en son biliyorsunuz ki bu kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili düzenlemelerle ilgili ki bu konuyla ilgili yetkili bakan açıkladı, 38 bin başvuru yapıldı. Biz bu kredi kartından dolayı başı belada olan, icraya düşmüş ya da temerrüte düşmüş olan insan sayısının daha fazla olduğunu, 800 bin civarında olduğunu iddia ediyorduk ve gerçekten de çünkü insanlara öyle bir şey getirildi ki bu son düzenlemede, diyor ki bir kere peşin ödeyeceksiniz ilk düzenlemeyi ve bir sefer dahi aksattığınız taktirde bu yasadan yararlanamayacaksınız diyor. Bir çok insanın çünkü ...

Celal Pir: Yani peşin ödeyince taksit yapmıyor mu?

Ali Er: Efendim atıyorum 10 milyarlık bir kredi kartı borcunuz birikti ve siz bu yasadan yararlanmak için başvurdunuzda işte yıllık yüzde 18 faizle ve bilmem 18 eşit taksitle bunu ödeyecek ve size 900 milyon lira taksit çıkardılar. Bunu peşin ödemek zorundasınız bir kere.

Celal Pir: Anladım. Taksitlerin hepsini.

Ali Er: Artı siz diyelim ki 15 taksit boyunca 900 milyon, 900 milyon ödediniz. 16 taksit oldu, başınıza bir kaza geldi, işinizi kaybettiniz ya da gelir sağlayamadınız o ay, ödeyemediğiniz taktirde tekrardan başa dönülecek. Sizin 15 ay taksitle ödediğiniz bu miktarla büyük bir ihtimalle bankanın eski yasadan kaynaklanan yüksek faiz, temerrüt faizleri nedeniyle faizi sayılacak. Siz yine 12 milyar lira borçla kredi borcuyla bankayla karşı karşıya kalacaksınız. Bu insanlar açısından yani kullanıcı açısından ya da zor durumda olan kart kullanıcıları açısından zaten bir çözüm değildi.

Celal Pir: Aslında bütün bu konuları konuşuyoruz, kredi kartı demek bir kredi işi değil yani.

Ali Er: Değil, kesinlikle değil.

Celal Pir: Kredi kartı, para taşıyacağına değil mi?

Ali Er: Yani bizim hep söylediğimiz şey şu; bizim ülkemizde kredi kartı hayatı idame ettirme aracına dönüşmüştür. Yanlış olan budur. Çalışanlarımıza yani işsizleri bir yana bırakacağım, çalışanlarımıza bizim insanca yaşayabilecekleri bir gelir elde etmelerinin önünü açamadığımız müddetçe bugünkü uygulamada olduğu gibi memurlarımıza yüzde 4 zam öneriyor siyasi iktidar. Bu uygulamalar, bu gelir seviyeleri böyle devam ettiği müddetçe insanlara yüzde 20’ler değil yüzde 5’te düşürseniz kredi kartları bir ödeme aracıdır kardeşim, bunu kredi aracı olarak kullanmayın, borç öteleme aracı olarak kullanmayınız demek pekte doğru gelmiyor bana. Doğrusu bu ama bizim ülkemizde içinde yaşadığımız ekonomik koşullar nedeniyle insanlara bunu yani ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin demekle aynı şey oluyor. O anlamda da ben insanlarımıza mutlaka ve mutlaka hesaplı hareket etmelerini, kredi kartıyla yaptıkları harcamaları mutlaka ödemek zorunda kalacaklarını, ileride başlarının çok daha büyük belalara girmemesi için de faiz sarmalına düşmemeleri için de mümkün olduğu ölçüde hesap ekstreleri geldiğinde kredi kartı borçlarının tamamını kapatma çabasında içerisinde olmalarını öneriyorum.

Celal Pir: Tavsiye ediyorsunuz. Peki efendim izninizle bir memur sayın Deniz Gören sormuş, diyor ki;

Deniz Gören (Memur): Elektronik hesap ekstresi uygulamasından yararlanmak istediğimi bankama bildirmeme karşın halen ekstremi internette göremiyorum ve ekstre adresime de postalanmıyor. Ne yapabilirim?

Ali Er: Bir kere biliyorsunuz ki bu banka ve kredi kartları yasasıyla hesap bildirimini ulaştırmak zorundalar banka. Yani kredi kartı çıkaran kuruluş hesap ekstresini mutlaka ulaştırmak zorunda tüketiciye. Eğer ulaştırmıyorsa bundan dolayı ödememe durumunda bankanın temerrüte düştüğünü iddia edebilmesi mümkün değil. Elektronik posta yoluyla da olabilir bu, işte kurye sistemiyle normal postayla da mutlaka ve mutlaka kendilerine ulaştırmakla yükümlüler. Bu bankanın yükümlülüğünde. Eğer tüketicimiz hesap ekstresini alamıyorsa bankasıyla ya da kredi kartı veren kuruluşla bir daha görüşsün. Eğer gelmiyorsa hesap ekstresi, ödemediği zaman onlar zaten onu arayacaklardır.

Celal Pir: Peki. TÜKODER Başkanı sayın Ali Er çok teşekkür ediyorum bizi bilgilendirdiğiniz için.

Ali Er: Ben teşekkür ederim efendim. Yalnız izin verirseniz size şu anda derneğimizin ve federasyonumuzun yürüttüğü bir kampanya var.

Celal Pir: Buyrun, tabi tabi.

Ali Er: Kısaca ondan bahsetmek istiyorum bir kaç cümle ile.

Celal Pir: Tabi.

Ali Er: Biz akaryakıta gelen zamlardan dolayı, son zamanlarda gelen fahiş zamlardan dolayı artık dünya şampiyonu olmuş durumdayız.

Celal Pir: Doğru.

Ali Er: Bu nedenle de akaryakıt zamlarını protesto etmek için 10 Eylül’de akaryakıt almayacağız. Bu nedenle de tüm tüketicileri 10 Eylül günü akaryakıt istasyonlarına gitmemeye davet ediyorum. Bizim bu konuyla ilgili bastırdığımız afişlerimiz de vardır.

Celal Pir: Onları gösterelim o zaman. Tüketiciyi koruma derneği.

Ali Er: TÜDEF de bizim üst örgütümüzdür efendim, bizim de kurucusu olduğumuz. Bunun da tüm tüketicileri bu akaryakıt sadece arabası olanları ilgilendirmiyor. Çünkü akaryakıta gelen zam demek, akaryakıtın pahalanması demek iğneden ipliğe herşeyin pahalanması demektir. Bu anlamda da tüm tüketicileri bu duyarlılığa davet ediyorum ben. Herkese katıldıklarından dolayı şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Celal Pir: Bizim aracılığımızla da bunu duyurduk. 10 Eylül’de değil mi?

Ali Er: Evet efendim 10 Eylül’de.

Celal Pir: 10 Eylül’de zamlara seyirci kalma, 10 Eylül’de akaryakıt alma diyor Tüketicileri Koruma Derneği TÜKODER bunu da belirtelim. Evet programımızın bu bölümünde ise elektrik kesintisi durumunda kesintiyi gerçekleştiren firmaya uygulanacak yaptırımlar konusunu ele alacağız. Hatırlayacaksınız Temmuz ay’ında yaşanan elektrik kesintileri hem vatandaşı hem de sanayicileri olumsuz etkilemişti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bu tip zararların önüne geçmek için bir dizi tedbir alıyor. Bu konuda sizden gelen soruları ise Elekrtik Mühendisleri Odası Başkanı sayın Kemal Ulusaler yanıtlayacak. Sayın Ulusaler şu anda telefon hattımızda. Kemal bey hoşgeldiniz programımıza.

Kemal Ulusaler: Hoşbulduk. İyi günler, iyi yayınlar diliyorum.

Celal Pir: Kemal bey hemen bir emekli sayın Ercan Uğurcan’ın sorusunu aktarayım. Diyor ki;

Ercan Uğurcan (Emekli): Bu yeni yönetmelik elektrik üreticilerine ne gibi sorumluluklar yüklüyor? İstedikleri an şarteli indirebilirler mi?

Kemal Ulusaler: O istedikleri an şarteli indirmeleri söz konusu değil. Bu daha önceden de söylendi, söyledikleri bu söylem. Bu daha çok eletrik dağıtım piyasasının özelleştirilmesine yönelik bir altyapı çalışması. Elektrik piyasası daha doğrusu enerji piyasası düzenleme kurumunun bu özelleştirmeye yönelik bir altyapı oluşturma çabası ama zaten bunların bir kısmı vardı geçmişte. Yani lisans yönetmeliğinin 51. nci maddesinde de bunların bir kısmı var. Yeni bir şey değil yani. Yasanın 11. nci maddesinde de zaten yaptırımlar ve dava hakkı diye geçiyor. Yeni bir şey değil ama yine de hiç değilse tarih takvimlendirme yapmak açısından özelleştirmeye yönelik bir altyapı çalışması ama üreticilerin burada şarteli indirme gibi bir yönteme başvurmaları söz konusu olamaz. Zaten böyle birşey yapıldığında gerekli yaptırımlar uygulanır.

Celal Pir: Şimdi ilginç sorulardan biri de sayın Ulusaler bir öğretmenden geldi. Sayın Meral Edalı diyor ki;

Meral Edalı (Öğretmen): Yeni uygulama elektrik kesintilerinin önüne geçmek için yeterli olacak mı?

Celal Pir: Yani bu tür alınan kararlar bu kesintilerin önüne geçmek için yeterli mi? Yoksa ne?

Kemal Ulusaler: Yok hayır yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü elektrik piyasasında özellikle dağıtımda altyapı sorunları çok büyük. Bu altyapı sorunlarının giderilmesi yani yatırım yapılması söz konusu. Bu üretim için de böyle, dağıtım için de böyle. Dolayısıyla öncelikle yatırım yapılıp altyapının bu şekilde oluşturulması yani uygun bir hale getirilmesi, hizmete uygun hale getirilmesi gerekir. Dolayısıyla ancak ondan sonra bu yaptırımlar belki hayata karşılığını bulabilir.

Celal Pir: Evet. Kemal bey bir muhasebeci ilginç bir soru aktarmış. Bir çoğumuzun aklında bulunan bir soru bu efendim. Sayın Kaan Gözüpek diyor ki;

Kaan Gözüpek (Muhasebeci): Vatandaş olarak elektrik kesintisinden dolayı uğradığım mağduriyeti nasıl ispatlayacağım? Tazminatını nasıl ve kimden alacağım?

Celal Pir: Tabi bir zarar da oluşuyor. Bir çok elektrikli alet de kullanıyoruz. Bunda bir zarar oluştuğu zaman bunun tazmini mümkün müdür, değil midir ve bunu nasıl ispatlayacağım diyor. Hemen hepimizin aklına gelen soru bu.

Kemal Ulusaler: Tabi. Şimdi 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında yasa var. Bu hükümler doğrultusunda tüketici böyle bir zarara uğrarsa yani aparatları, araçları, cihazları zarar görmüşse elektriğin kalitesizliğinden dolayı yani voltajın yükselip alçalmasından ve buna benzer olaylardan dolayı zarar görmüşse hemen öncelikle ilk bir hafta içerisinde başvuruda bulunması lazım. Başvuruda bulunduktan sonra gerek tüketici hakları mahkemesine başvurabilir, dernekler üzerinden başvurabilir. Bundan sonra da durum tespiti yapılması lazım. Durum tespiti yapıldıktan sonra da gerekli tazminatı alabilir eğer gerçekten TEDAŞ ya da dağıtım şirketi burada kusurlu ise.

Celal Pir: Peki efendim.

Kemal Ulusaler: Yalnız tabi şu var; az önce sözünü ettik altyapı oldukça yetersiz Türkiye’de dağıtım altyapısı. Dolayısıyla bu arızaların tespiti oldukça zor oluyor. Özellikle bilgisayar donanımının yani yazılım ve donanım sorunu var. Kablo sistemleri her yerde oturmuş değil. Dolayısıyla tespit oldukça zor gözüküyor.

Celal Pir: Evet. Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı sayın Kemal Ulusaler çok teşekkür ediyoruz programımıza katılıp bizi bilgilendirdiğiniz için. Değerli izleyenlerimiz NTV’ye Sorun’a, haftanın ilk NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz. Yarın yine birlikteyiz. 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncenizi lütfen aksettirin. Çünkü sizden gelen öneriler programımızın konu olarak seçilmesine yardımcı oluyor. Hoşçakalın, bu hakkı kullanın.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com