Konuklar: Final Dergisi Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Celil Vardar ve Rehber Öğretmen Mehmet Arslan
Celal Pir: Haftanın ilk NTV'ye Sorun programıyla tekrar karşınızdayız. Değerli izleyenler milyonlarca öğrenci velileri son derece stresli olan tercih döneminin sonuna geliyoruz. Onlar da büyük bir stres yaşıyorlar. Evet Ortaöğretim Kurumları Sınavı'nın ilk yerleştirme dönemi sona erdi. Ortaöğretim kurumlarında 73 bin 246 kontenjan boş kaldı. OKS adayları şimdi de ikinci tercih dönemini değerlendirecekler. Öte yandan üniversite adayları da tercih dönemi için Cuma gününü bekliyorlar, son gün Cuma. Biz de programımızda OKS ikinci yerleştirme dönemini ve ÖSS tercihlerinde dikkat edilmesi gerekenleri ele alacağız. Bu konuda sizden gelecek çok sayıda soruyu Final Dergisi Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü sayın Celil Vardar ve Rehber Öğretmen sayın Mehmet Arslan canlı yayında yanıtlayacaklar. Ancak programımıza başlamadan önce izninizle telefon numaralarımızı anımsatmak istiyorum sizlere. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, Turkcell ve hazırkart sahipleri de acıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler. İsterseniz 0 533 279 90 11 numaları hattımıza da kısa mesaj gönderebilirsiniz. Bu arada internet üzerinden www.ntvmsnbc.com adresinden de bize soru, görüş ve önerilerinizi aktarabilirsiniz. Evet bir taraftan OKS, diğer yandan ÖSS dedik. Ancak sorularınızı aktarmadan önce sayın Vardar hoşgeldiniz programımıza.
Celil Vardar: Merhaba efendim.
Celal Pir: Sayın Aslan siz de hoşgeldiniz.
Mehmet Arslan: Hoşbulduk, sağolun.
Celal Pir: Hem ortaöğretim, hem yüksek öğretim. Tercihler var, problemler var, sorular var. Hemen sorularla başlayalım. Bir öğrenci sayın Serkan Deniz sormuş bize, diyor ki;
Serkan Deniz (Öğrenci): OKS 2. nci tercihlerinde okulların taban ve tavan puanları değişecek mi? Bunlarda ne kadarlık değişiklik olacağını nereden bilebiliriz?
Celal Pir: 73.246 boş kontenjan içinde.
Mehmet Arslan: Evet bayağı bir açık kontenjan var. Tabi okulların puanlarından mutlaka bir takım değişmeler olacaktır ama tabi asıl önemli sorun, Serkan’ın sorduğu gibi ne kadar bir değişme olacağı. Burada isterseniz ben 2005 yılından bazı size veriler vereyim. En azından az çok ne kadar değişebilecek tahmin edebiliriz. Mesela baktığımız zaman İstanbul’dan başlayalım. İstanbul Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi diye geçer. Baktığımız zaman geçen seneki taban puanı 477 imiş ve 46 açık kontenjan sonunda puanı 2 puan düşmüş ve 475 puana kadar düşmüş. Bakıyoruz bu sene İstanbul Lisesi’ne o da bu sene yaklaşık 20 tane açık kontenjanı var. Geçen sene 46 açık kontenjanla 2 puan düşmüşken bu sene 20 açık kontenjanla ne kadar düşer? En fazla 1-1.5 puan kadar ancak düşer. Az çok buradan çıkarak birşeyler elde edebiliriz veya yine bir başka örnek vereyim size. Mesela Kabataş Erkek Lisesi geçen sene 73 açık kontenjan bırakmıştı ilk yerleştirme sonunda ve puanı 471’den 467’ye düştü. Yani 4 puan kadar düşmüştü. Bakıyoruz bu sene Kabataş’a. Bu sene Kabataş Erkek Lisesi yaklaşık 80 açık kontenjan bırakmış. Hemen hemen aynık. Demek ki bu sene de 3-4 puan kadar falan ancak düşecektir. Tabi bu bir arz-talep dengesidir. Biz böyle diyoruz ama baktığınız zaman 6, 7, 8, 9 puan kadar düşmeler olabilir. Fakat genel intiba, yılların bize az çok getirdiği tecrübe yine bu okulların taban puanlarının az çok bu şekilde düşeceği yönünde. Tabi üst limitlerde, üst limitlerdeki okulların puanları sanıyorum 2-3 puan kadar ancak düşer. Orta limitteki okulların puanları 15-20 puana kadar düşmeler yaşanabilir. Fakat alt limitlere düştüğümüz zaman orada bir tehlike var. Genelde alt limitteki okulların puanları genelde bırakın düşmeyi artar bile. Neden? Çünkü öğrenci bir puan almış diyor ki; ben en düşük puanlı okulu yazayım diyor. En kötü ihtimalle oraya girerim diyor ve ne yapıyor? O okulun puanını bilakis artırıyor. Bu dolayısıyla öğrencimiz çok dikkat etmesi gerekiyor. Yani ek kontenjan döneminde, ikinci yerleştirme döneminde okulların puanları mutlaka düşecektir diye bir kaide yoktur. Bilakis alt limitlerdeki okulların puanları artabilir. Öğrencilerimiz buna çok dikkat etsinler artı şunu da söylemekte fayda var; yeni açılan okullar var, onlara dikkat etsinler. Bu ikinci yerleştirme mesela bunlardan bir tanesi İstanbul’da Vali Muammer Güler Anadolu Öğretmen Lisesi açıldı Büyükçekmece’de ve 120 öğrenci alacak. Öğrencilerimiz bu yeni açılan okulları tercih edebilirler. Onlara da öğrencilerimiz tercihlerinde dikkat etsinler.
Celal Pir: Peki hemen bir başka soruyla devam edelim. Bir öğrenci Muammer İşbiler diyor ki;
Muhammer İşbiler (Öğrenci): Sayısal 2‘den 283 puanın geçen yılki puan karşılığı nedir? Çeşitli yayınlarda farklı görüşler ortaya kondu. Başarı sırasıyla öğrencinin üniversiteye girme sırasında bir fark mıdır? Varsa bunun nedeni nedir?
Celal Pir: Celil bey?
Celil Vardar: Efendim bu sene çeşitli puan türlerinin ortaya çıkması, ilk defa bu yıl ikinci tür puanlarla tercih yapılıyor olması, bu konuda öğrencilerin geçen yıla ilişkin ellerinde bir veri bulunmayışı biraz kafa karıştırdı. Önce şuradan başlayalım; bu seneki 283 puanın Sayısal 2’deki karşılığında geçen seneki puanlar açısından baktığımız zaman tahmini olarak 320 puan civarındadır.
Celal Pir: 320 evet.
Celil Vardar: Çeşitli yerlerde farklı görüşlerin olmasının nedenlerine gelince. Biz sonuçlar açıklanmadan önceki süreçte dersimize çalıştık ve bir çalışma yapmıştık. Bu çalışmanın mantığı şuydu, yani çok soru geldiği için ve bu konuda spekülasyon olduğu için de söylemek istiyorum. Geçen yıl Sayısal, Sözel ve Eşit Ağırlık’lı puan sıralamasında tüm öğrenciler vardı. Hangi okuldan mezun olursa olsun, hangi alandan mezun olursa olsun ama bu yıl özellikle ikinci tür puanların hesaplanmasında sadece 0.8 ortaöğretim başarı puanı katkısıyla tercih yapabilecek adayların sonuçları ortaya çıktı.
Celal Pir: Doğru.
Celil Vardar: Bu özellikteki adayların geçen yılki sıralama içindeki yerlerini bulduk biz ve kendi içinde onları sıralayarak, ona uygun başarısı sırası belirledik ve bu adaylardan geçen yıl herhangi bir programa en son yerleşen adayın başarı sırasını esas alarak bu yılki başarı sırasıyla özdeşleştirip ona göre bir taban puan belirledik. Aynı işlemi OKS’de de yaptık ve OKS’de tahminlerimiz 1 puan yukarı, 1 puan aşağı sekti. Bu bakımdan isabetli bir davranış olduğunu düşünüyorum.
Celal Pir: Onun da zaten standart sapma içinde vardır 1 puan.
Celil Vardar: Tabiki. Bu yılda yine bu özellikle ikinci tür puanlarda kafa karışmasına sebep olan nedenlerden birisi de ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlanan bir istatistiğin anlaşılmaması ya da yanlış anlaşılması oldu. Ben izninizle onu bir söylemek istiyorum. Çünkü çok önemli bir şey bu.
Celal Pir: Lütfen buyrun, tabi tabi tabi.
Celil Vardar: Örneğin Sözel başarı sırasıyla geçen sene yerleşen Sözel puan kontenjan çerçevesinde adaylarla ilgili bir veri var, ÖSYM’nin sayfasında ve orada en son Sözel puanla geçen sene yerleşen 24.436 aday olduğu söyleniyor. Tabi burada sütunun sağ tarafında yerleşen adayların yerleşme sıraları var. En son 24.436 kişi yerleşmiş. Ancak bu 24.436. ncı sırada yerleşen adayın yüzdelik dilimine bakıyoruz, yüzde 100’lük dilimde. Başarı sırasına bakıyoruz 764.600. ncü aday. Yani 764 bin kişilik grup içerisinde kontenjan 24 bin kişi olduğu halde 764 bininci aday bile yerleşebiliyor. Bir takım rehber arkadaşlarımız öğrencilere işte diyelim ki Sayısal 2’de 79 bin kişilik kontenjan var, 108 bin kişinin de puanı hesaplanmış. Eğer başarı sırası 79 binin altına düşmüşse sen yerleşemezsin diyor ama bu yanlış bir düşünce. Çünkü geçen yılın verilerine baktığınız zaman tercih yapma oranı yüzde 55’ti. Yani 24 bin kişilik kontenjana geçen sene 764 bin kişilik grup içinden öğrenci yerleştirirken en sona yakın adamlardan bile yerleşen olduğuna göre bu konuda esnek düşünmek lazım.
Celal Pir: Anladım.
Celil Vardar: Yani ÖSYM’nin sayfasındaki verinin böyle okunması lazım. O 24 bin yani sağ taraftaki sütun yerleşen insanların yerleşme sıralarını belirtiyor ama yerleşen insanların bir de başarı sıralarına baksınlar, yüzdelik dilimlere baksınlar orada çok ilginç şeyler var. Mesela 760.777.nci adayla 764.600. ncü aday arasında yerleşen 3 kişi var.
Celal Pir: Yani oralardan da yerleşiyor.
Celil Vardar: Tabi yani genelde burada ...
Celal Pir: Şans değil yani o sondaki.
Celil Vardar: Şans değil tabiki. İnsanların tercihleri, eğilimleri
değişebiliyor.
Celal Pir: Doğru tercih yapan isterse 700 bininci olsun diyorsunuz.
Celil Vardar: Yani her ne kadar hayatın kendisi Matematik değil, içinde başka şeyler varsa da Matematik’i de hesaba katmak lazım. Çünkü insanların eğilimlerinde çok büyük değişiklikler olmuyor.
Celal Pir: Anladım.
Celil Vardar: Dolayısıyla o tercih yelpazesini geniş tuttuğumuz zaman bu ihtimalleri de hesaba kattığımız zaman biz en son başarı sırasına sahip adayların da yerleşebileceği programlar olduğunu düşünüyoruz.
Celal Pir: Peki. Bir öğrenci Betül Kaya sormuş bize, diyor ki;
Betül Kaya (Öğrenci): ÖSS Sözel 2 puanım 322.120. Başarı sıram 5.807. Yüzdelik dilimim ise yüzde 2.61. Bu puanla İstanbul’da Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinden herhangibirini tercih edebilir miyim?
Celil Vardar: Bu arkadaşımızın İstanbul’daki programları tercih etmesini tavsiye etmiyoruz. Çünkü örneğin İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü geçen sene 325.439 taban puanla kapatmış ve 3934. ncü adayı almış, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesinde 3702. ncü aday alınmış en son ama Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsünü, 19 Mayıs Üniversitesi’nin, 18 Mart Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ilgili bölümlerini tercih ederse kazanma şansının yüksek olacağını düşünüyorum.
Celal Pir: Kazanma şansı yükseliyor. Efendim yine bir öğrenci sayın Mustafa Yıldırım diyor ki;
Mustafa Yıldırım (Öğrenci): Benim sorum tercih karmaşası ile ilgili olacak. Benim Sayısal 2 sıralamam 9866. Ankara'da da 20 tane dershaneye gittim hepsi de farklı farklı şeyler söylediler. İnanın kafam çok karışık. Tıp fakültesini istiyorum. Tıp fakültesine girme ihtimali var mıdır?
Celil Vardar: Evet yani biraz önce söylemeye çalıştığım problem bütün Türkiye’de şu anda egemen. Herkes farklı bir şey söylüyor ama insanları doğru yönlendirmek lazım. Bu bakımdan o verileri doğru okumak ve çocukları doğru yönlendirmek lazım. Bu arkadaşımızın tıp fakültesine girme ihtimaline gelince. Geçen sene Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 9879. ncu adayı almış en son. Cumhuriyet Üniversitesi 10196. ncı adayı almış, Harran Tıp Fakültesi 10364. ncü adayı almış. 100. ncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi 10654. ncü adayı almış. Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi de 10700. ncü adayı almış. Bu ve buna benzeyen programları tercih ederse, bunların aşağıdakileri tercih ederse şansı var ama biz kendisine bu alana eğilimi olduğuna göre eczacılık ve diş hekimliği fakültelerini de yazmasını tavsiye ediyoruz.
Celal Pir: Tavsiye ediyorsunuz. Bir pazarlama uzmanı sayın Tülin Güntav diyor ki;
Tülin Güntav (Pazarlama Uzmanı): Oğlumun OKS Matematik/Fen puanı 342.198. Yüzdelik dilimi ise 8.700. Türkçe-Matematik puanı ise 349.388 yüzdelik dilimi ise 8.376. Anadolu yakasındaki yüzdelik dilimimize uygun okulları yazdık. Fakat ilk tercihlerimizde başarısız bir sonuç verdi. İkinci turda hangi okulları tercih etmeliyiz ya da tercih edebiliriz?
Mehmet Arslan: Şimdi tabi öğrencimizin sanırım puanı kaçtı?
Celal Pir: 342.198 Matematik-Fen, 349.388 Türkçe-Matematik.
Mehmet Arslan: Tabi bu puanla İstanbul’da baktığımız zaman özellikle İstanbul Anadolu yakasında girebileceği bir tane okul var, bu da Sultanbeyli’deki bir okul. Baktığımız zaman Avrupa yakasında, özellikle Silivri tarafında girebileceği bazı okullar vardı. Tabi girememesi doğaldır ama ikinci yerleşmede tekrar bir hakkı var. Bugünden itibaren 13 Ağustos’a kadar 8 tercih yapabilir öğrencimiz. Tabi Milli Eğitim Bakanlığı bu sene çok güzel bir uygulama yaptı, ilk defa. Neydi o? Okulların kayıtlarını internet üzerinden online verdi, an be an verdi. Yani bir okulda kontenjan varsa o gün kayıt yaptıran öğrenci anında sistemde gözüktü. Dolayısıyla buradaki öğrencimiz veya velimiz internetten Milli Eğitim Bakanlığı’nın web sitesinden hangi okulda ne kadar açık kontenjan olduğuna bakıp kendi puanına yakın ve açık kontenjan sayısı fazla olan okulları tercih ederse en azından bir avantaj teşkil etmiş olur. Buradan evet baktığımız zaman bazı okulların puanı da, mesela da Kabataş’ın puanına da baktığımız zaman 456, açık kontenjanı 80 ama açık kontenjanı çok fazla, ben kesin girerim diye düşünceye kapılmak çok doğru değil. Çünkü az önce ifade ettiğimiz gibi bu 80 puanlık açık kontenjan yukarıdaki üst limitteki okullarda en fazla 4-5 puan düşüşle oynar. Dediğim gibi puanı bizim puanımıza en yakın ve açık kontenjanı çok fazla olan okulları tercih edersek en azından girebilme şansını yakalar diye düşünüyorum.
Celal Pir: Peki. Öğrenci Aslı Türe diyor ki bize;
Aslı Türe (Öğrenci): Eşit Ağırlık 2 puanım 327.556, başarı sıram 4.117, Yüzdelik dilimim 2.67. Eşit Ağırlık 2'den nasıl tercih yapmalıyız?
Celal Pir: Ne dersiniz hocam?
Celil Vardar: Efendim 327 puanın geçen yılki başarı sırası açısından baktığımız zaman bu başarı sırası sahibi öğrencinin geçen yılki puanı 336 civarındadır. Adayımızın 336 puandan başlayarak Eşit Ağırlık 2 puanında yukarıdan aşağıya doğru tercih listesini düzenlemesi doğrudur diye düşünüyoruz. 5 puan yukarıdan, 10 puan, 15 puan aşağıdan tercih yaparak istedikleri programları listelemelerinde yarar var.
Celal Pir: Yazabilir, peki. Öğrenci Nisa Bulut diyor ki;
Nisa Bulut (Öğrenci): Sayısal 1’den 336 puanım var. Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerini yazmak istiyorum. Yüzdelik diliminde yüzde kaça kadar düşmeliyim?
Celal Pir: Ne dersiniz?
Celil Vardar: Efendim bu arkadaşımıza da geçen yılki fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının en son 346’lı puanlardan öğrenci aldığını söylememizde yarar var. Dolayısıyla buraya yerleşme şansı biraz zayıf görünüyor.
Celal Pir: Efendim bir psikolog sayın Engin Akyol diyor ki;
Engin Akyol (Psikolog): Kardeşim sayısal mezunu. ÖSS Sözel 1 puanı 324, başarı sırası 39.717. Ortak alandan zihin engelliler öğretmenliğiniistiyor. Geçen yıl bu bölüm 29.100'üncü kişiyi almış. Girme şansı ne kadardır?
Celal Pir: 39.117. nci kişi.
Celil Vardar: Evet geçen yıl bu bölüm 29.100. ncü kişiyi aldı ama o sıralamanın içerisinde herkes vardı. Alan öğrencilerini çektiğimiz zaman aldığı öğrencinin başarı sırası 13.200. Dolayısıyla bu 39.717 başarı sırasının sözelde, biraz şansı zayıf görünüyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Zihinsel Engelliler Öğretmenliği’nin geçen seneki taban puanı 331 miş mesela, 25.420. nci adayı almış ki bunun üstündeki programlar için biraz zoır. Yelpazeyi biraz geniş tutmasında yarar var.
Celal Pir: Pek.i Öğrenci Ebru Korkmaz size soruyor, diyor ki efendim;
Ebru Korkmaz (Öğrenci): Sayısal 2’den 313.229 puan aldım. Eczacılık yazmak istiyorum. Devlet ve özel üniversitelerden hangisi yazabilirim?
Celal Pir: Sırf devlet üniversiteleri değil.
Celil Vardar: Devlet üniversitelerinden tabi geçen sene Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 12.838. nci adayı almış en son. Bu başarı sırasına denk gelen puan bu yıl 329.748. Dolayısıyla adayımızın puanından hayli yüksek bu ama vakıf üniversitelerinden eczacılık fakültelerinden tercih yapabilir. Örneğin Yeditepe Üniversitesi geçen sene 313.451 bu seneki puana denk gelen 23.521. nci adayı almış ki bu fakülteyi tercih ederse, eczacılık tercih ederse adayımızın yerleşme şansı yüksek olacaktır.
Celal Pir: Yüksek olacak. Öğrenci Batuhan Örs diyor ki;
Batuhan Örs (Öğrenci): ÖSS Sayısal 2’de 5.588. nci oldum. Hangi tıp fakültelerine girebilirim? Tercih yaparken esas olarak neye dikkat etmeliyiz? Bazı kişiler Sayısal 1 puanına bakın diyorlar ama o zaman 2 bölümü niye yaptık?
Celil Vardar: Evet yani temel soruyu aslında öğrencinin kendisi sormuş. Ben demin soracaktım bunu. Yani eğer ikinci tür puanlarla tercih yapacaksak biz neden birinci tür puanlara bakalım. Birinci tür puanlar veri vermiyor ki bize. Bu bakımdan bu konuda aslında bu sene adaylar biraz zorda kaldılar.
Celal Pir: Yani bakmasınlar mı birinci tür puanlara?
Celil Vardar: Birinci tür puan için, ben iyi bir öğrenciyim. Birinci tür puanlarda çok iyi puan aldım ama sınavda canım ne bileyim işte midem bulandı. İkinci tür sonuçlarım iyi değil. İkinci tür sonuçlarla birinci tür sonuçları birebir örtüşmüyor ki. Dolayısıya soruların nitelikleri farklı. Bu bakımdan yani bu çok sağlıklı bir yönlendirme değil bana göre. Bu arkadaşımızın tıp fakültesine girme şansı 5.588. nci olduğuna göre Osmangazi Tıp Fakültesi geçen sene 6.101. nci adayı almış. Gaziosmanpaşa Tıp Fakültesi 6.402. nci adayı almış, Selçuk Üniversitesi 6.744. ncü adayı almış, Kocaeli Üniversitesi 6.819. ncu adayı almış. En son Mersin 6.904. ncü adayı almış. Buradan aşağıya doğru bir sıralama yaparsa başarısı sırasına bakarak adayımızın tıp fakültesi kazanması mümkün.
Celal Pir: Hayırlı olur diyorsunuz. Peki mesela böyle yaparken üstten bir tane de yer yazılamaz mı?
Celil Vardar: Ellbette. 2-3 tane de yazılabilir. Eğilimlerde çok ender de olsa, ufak değişiklikler olabiliyor.
Celal Pir: Oynamalar olabilir diyorsunuz.
Celil Vardar: Bu bakımdan işte yazmadım dememek için bir kaç tane yazabilirler yani tabiki.
Mehmet Arslan: Hele ki bu sene bence mutlaka yazmalı. Çünkü hakikaten bir kaos ortamı var bu sene. Farklı dershaneler farklı şeyler söylüyorlar. O yüzden üst limitlerden bence 2-3 tane kendi puanı üzerinde üniversite yazmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Celil Vardar: Zaten 5 puan yukarıdan başlatıyoruz bu seneki puanlara göre.
Celal Pir: O zaman izninizle bir başka öğrenci sayın Seydi Açar’ın sorusunu aktaralım, diyor ki;
Seydi Açar (Öğrenci): ÖSS Eşit Ağırlık 2'den 270.220 aldım ama ikinci kısım puan türünü pek çözemedim. Bu puan geçen senenin puan türüne göre kaç puana denk geliyor? Eşit Ağırlıklı 2’de sıralamam 87.730. Bu puan ve sıralama ile herhangi bir yere yerleşebilir miyim? Yerleşebilecegim alanlar var mıdır, bilgilendirir misiniz beni?
Celil Vardar: Elbette. Biraz önce söylediğimiz gibi en son yüzdelik dilimine sahip adayların bile başarı sırasında en sona düşen adayların bile yerleşme şansları var. Tabiki tercih ettiği üniversitelere, programlara bağlı olarak. Örneğin bu arkadaşımızın 87.730. ncu aday bu. Kontenjan çok az aslında, 60 bin civarında kontenjan var ama ben iddia ediyorum vakıf üniversitelerinin pek çoğunu tercih ederse girebilir. Örneğin Başkent Üniversitesi’nin muhasebe ve finansman yönetimi var, Doğu Akdeniz Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık var, yine Girne Amerikan Üniversitesi’nde Yönetim ve Bilişim Sistemleri var, üstelik yüzde 50 burslu. Yine Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi var, Çanka Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret programı var. Bu programları yazarsa arkadaşımızın bu puanla girme şansı bana göre çok yüksek.
Celal Pir: Efendim izninizle yine bir öğrenci sayın Ersin Karahan bize sormuş, diyor ki;
Ersin Karahan (Öğrenci): Bölümüm sözel. Sosyal bilimler öğretmenliği istiyorum. Sizce normal bir üniversitenin birinci öğretimini mi, yoksa iyi bir üniversitenin ikinci öğretimini mi yazmalıyım?
Celal Pir: Herhangi bir puan belirtmemiş.
Celil Vardar: Biz onun ne demek istediğini anladık. Aslında birinci öğretim ya da ikinci öğretim bir şey farketmiyor. Diplomalarda bunlar belli olmuyor ama eğer puanı yeterliyse, başarı sırası da buna uygunsa birinci öğretimleri tercih etsin tabiki ama yetmiyorsa ikinci öğretimden mezun olmak bir dezavantaj değil, dezavantaj değil.
Celal Pir: Yani onun için herhangi siz ikinci öğretimden mezun olmuşsunuz, öbürü birinci öğretimden olmuş.
Celil Vardar: Yok öyle bir şey. Sadece birinci öğretim, ikinci öğretim ücretlerinde belki bir farklılık oluyor ama onun dışında ...
Celal Pir: Aynı eğitimi alıyorlar.
Celil Vardar: Tabi aynı eğitimi alıyorlar, aynı öğretim üyeleri derse giriyor, aynı diplomayı alıyor. Bu bakımdan hiçbir farkı yok.
Celal Pir: Farkı yok, peki. Öğrenci İsmail Bütün;
İsmail Bütün (Öğrenci): Endüstri meslek lisesi mezunuyum. ÖSS 1 puanım ek puanla birlikte 351.397, yüzdelik başarım 10.41, başarı sıram 2.465. Elektrik elektronik ya da uçak mühendisliği bölümlerini tercih edebilir miyim? Hangi üniversitelere girebilirim?
Celil Vardar: Şimdi bu arkadaşımızın sistem konusunda bilgisi biraz eksik galiba. Meslek lisesi öğrencilerinin mühendislik programlarına girmeleri durumunda onların 0.3 ortaöğretim başarı puanı katkısıyla hesaplanmış puanlarının ciddiye alınması lazım. Burada ek puanlı puan işe yaramaz. Ona bakması lazım. Çünkü ayrıca bu mühendislik programları Sayısal 2 puanıyla öğrenci alıyorlar. Sayısal 1 puanıyla öğrenci alan programlar arasından tercihini yapmasında yarar var arkadaşımızın.
Celal Pir: Evet. Şimdi ben bir farklı öğrencinin sorusunu alacağım, sayın Cemil Gökpınar o da bir öğrenci, diyor ki;
Cemil Gökpınar (Öğrenci): İngilizce’den sınava girdim. Puanım 349.226, başarı sıram 924. Hacettepe Üniversitesi'nin herhangi bir bölümüne girme şansım var mı?
Celil Vardar: Başarı sırası 924 olan arkadaşımızın Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne 987. nci adayı almış geçen sene, girme şansı var ama aynı üniversitesinin İngiliz Dil Bilimi bölümüne geçen sene 2.356. ncı aday yerleştirilmiş. Bu bölüme girme şansı daha yüksek.
Celal Pir: Yani oldukça yüksek şansı var.
Celil Vardar: Evet, evet.
Celal Pir: Efendim Selin Şentürk öğrenci diyor ki;
Selin Şentürk (Öğrenci): Sözel 1 alan tercihim yüzde 14'lük dilimde. Fakat yüzde yüzde 4 ile 12 arasında tercih yapabileceğimi söylüyorlar. Bu yüzdeliklerin karmaşıklığı nedir?
Celal Pir: Hatta Allah aşkına diye de eklemiş.
Celil Vardar: Evet 3 soruda da aynı şeyle karşılaştık dikkat ederseniz. Özellikle ikinci tür puanlarda bu tür problem yaşanıyordu ama birinci tür puanlarda da yine farklılıklar ortaya çıkıyor. Fikir olsun diye söyleyeyim ben. Bu sene diyelim ki 5 bininci adayımızın Sözel 1 puanı 355. Bu puanın geçen seneki karşılığı 356. Bu bakımdan geçen seneki puanlarla bu seneki puanlar arasında çok büyük farklar yok. 1-2 puan yukarıdan, 1-2 puan aşağıdan hesaplayarak arkadaşlarımız tercihlerini buna göre yapsınlar ama ikinci tür puanlarda çok ciddi farklar var.
Celal Pir: Yani bu yüzdelik dilimlere çok fazla itibar etmemek mi lazım?
Celil Vardar: Tabi yani itibar edebilir ama onun hesaplaması, ne yapacağını, ne edeceğini bilmediği için adaylar yanlış iş yapıyorlar. Yani kendi durumuyla, kılavuzda kendisine bir önceki yılın verilerine göre verilen durumlar arasında ilişki kurabilmek için yanlış iş yapıyorlar, yanlış sonuç çıkarıyorlar. Birinci tür puanlarda çok büyük farklılıklar yok, 3 puan yukarıdan, 5 puan aşağıdan başlayabilirler.
Celal Pir: O zaman Mehmet hocamın dediği gibi bu sene çok farklı şeyler olabilir.
Mehmet Arslan: Kesinlikle olacak.
Celal Pir: Yukarıdan 1-2 tane yer yazmakta fayda var.
Celil Vardar: Yukarıdan 1-2 tane yer yazmakta yarar var.
Celal Pir: Peki. İzninizle bir öğrenci sayın Burak Koçyiğit bir soru sormuş bize, diyor ki;
Burak Koçyiğit (Öğrenci): Ben ÖSS tercihlerimde Açık Öğretim Fakültesi’ni en son tercihim olarak yazdım. Açık kontenjanlar belli olduğunda Açık Öğretim Fakültesi yazmam tercih yapmamı etkiler mi? Ayrıca Açık Öğretim Fakültesine tercih yapmam 2007 yılındaki ÖSS puanımı etkiler mi?
Celil Vardar: Açık Öğretim Fakültesinin kontenjansız programlarını tercih eder ve yerleşirse adayımız, ek yerleştirmeden yararlanabilir bir. İkincisi, yine bu üniversiteye yani Açık Öğretime kayıtlı olması diyelim ki ek yerleştirmede de bir yere yerleştirilemedi. Gelecek yıl sınava girdiğinde ortaöğretim başarı puanından herhangi bir kaybı olmayacaktır ama bir koşulumuz var, kontenjansız programlar olacak.
Celal Pir: Kontenjansız program olacak. Peki. Öğrenci Elif Temizkan;
Elif Temizkan (Öğrenci): OKS Türkçe-Matematik’teki puanım 395.790, yüzdelik dilimim 3. İstanbul’daki yatılı okullardan herhangi birine girme şansım var mı?
Mehmet Arslan: Şimdi İstanbul’daki yatılı okullardan herhangi birine girme şansı olabilir. Mutlaka tercihlerini kullansın, yapsın. 395 puan, İstanbul yatılı okulların Kadıköy Anadolu olabilir belki bu anlamda. Onun 435 puanı var, gerçi o puana kadar düşer mi bilmiyorum ama en azından mutlaka tercihlerinin arasında bulunsun yatılı okulların. Az önce ifade ettiğim gibi bu sene açılan bazı öğretmen liseleri var. Öğretmen liselerinin bir kısmı yatılıdır, onlara kılavuzdan dikkatli baksın. Eğer pansiyon durumu varsa Anadolu Liseleri, Anadolu liselerinin yanında da yatılı olan Anadolu Öğretmen Liseleri’ni tercih edebilir. Burada bir şeye daha dikkat çekmek istiyorum. Çünkü hakikaten bu konuda çok yanlış bilgilendirme demeyeyim de bir takım herhalde yanlış anlaşılmalar var. Öğrenci kazandığı, fakat kayıt yaptırmadığı okulu da ikinci yerleştirmede tercih edebilir. Çünkü belki böyle bir yanılgı var. Çünkü ben kazandım ama kaydımı yaptırmadım, artık benim bir daha o okula geri dönme şansım yok diye algılanıyor. Evet yani evet tabiki oradaki kayıt hakkımız bitmiştir ama ikinci yerleştirmede de ben o okulu tercihlerimin arasında bulundurabilirim, 8 tercihimin arasında. Dolayısıyla puanların düşmesi ihtimalinde en kötü ihtimalle öğrenci üst limit ve alt limit tekrar kazandılar ama kayıt yaptırmadı, okula geri düşer ama alt limitlerde az önce söyledim. Bu bir her zaman için büyük risktir ama orta ve üst puanlı okullarda böyle bir risk yok denecek kadar az.
Celal Pir: Bir soru daha aslında süremizin sonuna doğru yaklaştık ama öğrenci Seda Serbest demiş ki;
Seda Serbest (Öğrenci): ÖSS Sayısal 2 puanım 346.876, başarı sıram 4.992. Boğaziçi Kimya Mühendisliği ya da İTÜ İşletme Mühendisliğine girme şansım, girme olasılığım var mıdır? Varsa nedir?
Celal Pir: Var mı böyle bir olasılık?
Celil Vardar: Geçen sene bu arkadaşımızın bu sene aldığı puan aynı başarı sırası itibariyle baktığımız zaman 361’li puanlara denk geliyor. Yani şu anda zaman kaybetmemek için 361 puandan itibaren tercih yapmaya başlarsa ve bu geçen seneki kılavuzda verilen taban puanlar içerisinde 361 ve daha altında Boğaziçi’nin programları varsa onları tercih edebilir.
Celal Pir: Aslında çok keyifli bir konu bu, yavaş yavaş açıldı. Artık öğrendik bizde bu işin nasıl olduğunu ama zannediyorum izleyicilerimiz de öğrenmiştir. Burada nokta koyalım, süremizin sonuna geldik. Sayın Vardar çok teşekkür ediyorum, sayın Arslan size de çok teşekkür ediyorum. Bütün adaylara, ister ortaöğretimde ikinci tercihlerini yapsınlar, ister yüksek öğrenimde birinci tercihlerini yapmak için sıralama yapsınlar. Tüm herkese başarılar diliyoruz ve NTV’ye Sorun’a burada nokta koyuyoruz. Hoşçakalın efendim.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

