Konuk: Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya


Celal Pir: Evet yeni bir NTV'ye Sorun programıyla tekrar karşınızdayız değerli izleyenler. Bugün NTV'ye Sorun’da açıkhat'ımıza oldukça çok sayıda soru gönderen sözleşmeli öğretmenlerin yaşadığı sorunlar konusunu ele alacağız. Nakil hakkı, ek ders ücretleri ve asker öğretmenlik başta olmak üzere sözleşmeli öğretmenlerin merak ettiği tüm soruları Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü sayın Remzi Kaya'ya ileteceğiz, ancak programımıza başlamadan önce her zaman olduğu gibi telefon numaralarını anımsatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, faksımız ise 0 212 335 00 35, bize internet üzerinden programımıza www.ntvmsnbc.com adlı haber portalı üzerinden ulaşıp soru, görüş ve önerilerinizi aktarabilirsiniz. Sözleşmeli öğretmenlerin sorunları dedik, sorularınızı aktaracağımız isim Ankara stüdyomuzda. Sayın Kaya hoşgeldiniz efendim programımıza.

Remzi Kaya: Hoşbulduk sayın Pir.

Celal Pir: İzninizle hemen sorularla başlayacağım, bir akademisyenin cümleleriyle. Sayın Selim Han soruyor, diyor ki;

Selim Han (Akademisyen): Sözleşmeli öğretmenler ne zaman ve nasıl kadroya verilecek? Ya da kadroya geçirilecek mi? Kadro alımlarında KPSS'de alınan puanlar dikkate alınacak mı?

Celal Pir: Buyrunuz efendim.

Remzi Kaya: Sayın Pir şimdi geçen yıl, 2006 yılından bu yana sözleşmeli öğretmen istihdam ediyoruz 657 sayılı devlet memuru kanunu’nun 4b maddesi uyarınca. Bu öğretmenlerin alımı yine KPSS sınavında aldıkları puan üstünlüğüne göre yapılmaktadır. Aynen kadrolu öğretmen atamasında olduğu gibi bunlar da puan esası vardır, ona göre yapılıyor. Yine talim ve terbiye kurulu’muzun belirlediği ölçütlere göre, yani hangi fakülte mezunları olmaları gerektiğinde aynen kadrolu öğretmende olduğu gibi alıyoruz. Yalnız bu arkadaşlarımız çalışırlarken kadroluya geçişte bir incelik var, yani bunu bütün kamuoyu bilsin istiyorum. Kadroluya geçişte bir de devlet memuriyet statüsü kazanılmakta. Dolayısıyla yine puan esası vardır orada kadroya geçişte. Kadrolu öğretmenliğe geçişte kendi aralarında yarışacaklardır. Mevcut sözleşmeli öğretmenlerimizden, çalışan öğretmenlerimizden bu Şubat atamasında yaklaşık 4 bin arkadaşımız kadroya geçmişlerdir. Yine orada da ölçütüğümüz kamu personel seçme sınavı’ndaki puan üstünlüğüdür. Her dönem kadro açıldıkça arkadaşlarımız diğer arkadaşlarıyla birlikte puan üstünlüğüne göre kadroya geçebileceklerdir.

Celal Pir: Evet. Peki bundan sonraki kadroya geçiş zannediyorum Ağustos ayında mı olur, ne dersiniz?

Remzi Kaya: Ağustos ayında. Evet yani sayın Pir sayın bakanımız açıklamışlardı. İnşallah Ağustos’ta 10 bin kadrolu öğretmen almayı planlıyoruz. Orada da yine sözleşmeli öğretmen arkadaşlarımız diğer arkadaşlarıyla birlikte puan üstünlüğüne göre tercih yapıp kadroya geçebileceklerdir.

Celal Pir: Peki efendim, hemen bir eğitimci sayın Ethem Arabacı sormuş, diyor ki;

Etem Arabacı (Eğitimci): Ağustos ayında sözleşmeli ve kadrolu olmak üzere en az kaç öğretmen alınacak?

Celal Pir: 10 bin öğretmenin ne kadarı kadrolu olacak? Pardon sözleşmeli olacak.

Remzi Kaya: Şimdi sayın Pir bu 10 bin kadrolu alacağız. Bu 10 bin kadrolu alırken mevcut çalışan sözleşmeli öğretmenlerimizde kadroya geçenler olursa onların yerine sözleşmeli alacağız. Ayrıca maliye bakanlığı’ndan da 20 bin kadro istedik, sözleşmeli kadro istedik. Henüz onun şeyleri gelmedi. Başbakanlık devlet personel başkanlığı uygun görüş verdi ancak henüz maliye bakanlığı çalışmalarını bitiremedi. Onlar da çalışmalarını bitirip bize eğer talep ettiğimiz 20 bin kadroyu verirlerse 20 bini sözleşmeli, 10 bini de kadrolu olmak üzere en az 30 bin öğretmen atamasını planlıyoruz.

Celal Pir: Peki. Efendim eğitimci Mustafa Deniz soruyor, diyor ki;

Mustafa Deniz (Eğitimci): Kadrolu öğretmenlerin ek ders ücreti 5 Ytl. Sözleşmeli öğretmenlerin ise 4.20 Ykr. Bizim ek ders ücretimiz neden daha az? Aynı zamanda bizim stajyerliğimiz başladı ama aday memur olarak görünmüyoruz. Bizim stajlerliğimiz nasıl kalkacak?

Celal Pir: Böyle bir soru sormuş, buyrunuz efendim.

Remzi Kaya: Şimdi sayın Pir arkadaşımız sorusunda haklı, şöyle haklı; biz ek ders ücretimizi biz brüt olarak planlıyoruz, bütçemizde de buna göre brüt olarak planlanmıştır. Sözleşmeli öğretmenle kadrolu öğretmenin girdiği ders saati sayısı aylık karşılığı aynıdır, ücretle girebileceği ders saati sayısı yine aynıdır. Fakat ücret konusunda da brüt olarak yine aynıdır. Brüt 6.57 Ytl’dir. Kadrolu öğretmenimizden sadece gelir vergisi kesilmekte, eline 5.55 Ytl geçmektedir. Sözleşmeli öğretmenimizin ise 4.50 civarında bir rakam geçiyor, sebebi şu; bu da 506 sayılı sosyal sigortalar kanunu’ndan kaynaklanmaktadır. O kanunda bu şekilde yani her ne ad altında olursa olsun ücret alan, maaştır, efendim ek ders ücretidir veya ne olursa olsun alanlardan prim kesilir diyor. Yani prime esas matraha dahil edildiği için arkadaşlarımızdan, sözleşmeli arkadaşlarımızdan ek ders ücretlerinden ayrıca SSK primi kesilmektir.

Celal Pir: Yani bunun milli eğitim bakanlığı ile bir alakası yok.

Remzi Kaya: Değil efendim değil. Bu oradan kaynaklanıyor. Eğer sosyal güvenlik yasası yürürlüğe girdiği andan itibaren bu da kalkacaktır. Diğer kadrolu öğretmenle diğer öğretmenimiz aynı şekilde ek ders net olarak ellerine net geçecektir. Brütleri aynıdır zaten ama bu SSK priminden kaynaklanan biraz bir fark vardır, onu belirtmek istiyorum. Sorusunuz bir ikinci kısmı vardı arkadaşımızın.

Celal Pir: Stajyer meselesi evet.

Remzi Kaya: Evet. Sayın bakanımız uygun gördüler, biz yönergeyi bekliyorduk birlikte çalıştığımız maliye bakanlığı, başbakanlıkla birlikte çalıştığımız bir yönergemiz vardı. Halen çalışmalar sürdürülüyor, başbakanlıktan uygun görüş geldi, maliye’nin şeyini bekliyoruz. Ancak o aşamaya kadar sayın bakanımız biran önce bu arkadaşlarımızın da adaylık süreçleri devam etsin, bitirsin talimatı üzerine şu anda arkadaşlarımız temel eğitim ve hazırlık eğitimine alınıyorlar. Zaten esas tarihimiz de 4 Temmuz 2006’dır. 4 Temmuz 2006’dan bu yana uygulama başladığı için o tarihte göreve başlayan arkadaşımızın da 4 Temmuz 2006, 1 yıldır adaylık süreci. Adaylık süresi sonunda, eğitimini de almışsa ve başarılı olursa adaylıkları kalkacaktır bu arkadaşlarımızın. Diğer bütün bizim hizmetiçi eğitim etkinliklerimize diğer kadrolu öğretmenlerimizle hiçbir farkı olmadan, kadrolu sözleşmeli farkı olmadan sadece bu kağıt üzerinde vardır ama fiili uygulamada bir fark yoktur. O da bizim öğretmenimizdir, o da öğretmenimizdir. Aynı şekilde kurslara birlikte devam etmektedirler ve birlikte de sertifakalarını almaktadırlar.

Celal Pir: Remzi bey yeri gelmişken hep biz Şubat, Ağustos döneminden bahsediyoruz alımlarda. Bu arada çok sayıda izleyicimiz de bize ulaşıp Mart ayında alım olacağını duyduk diyorlar. Hakikaten böyle bir şey var mı?

Remzi Kaya: Hayır efendim Mart ayında alım yok. Yani biz esasen takdir ederseniz Şubat ayında da yoktu. Biz otomasyona geçtiğimizden sonra sayın bakanımızın da talimatı üzerine Şubat atamasında bir önceki yıldan sınava girmiş arkadaşlarımıza bir imkan daha vermek amacıyla şubat ataması gerçekleştirmekteyiz biz. Ondaki bir amacımız da özellikle Şubat aylarında mazerete dair yer değişiklikleri yapılmaktadır öğretmenlerimizin. Özellikle eş durumlarından. Bunlardan boşalan yerlere biran öğretmen ataması yapalım, derslerimiz boş geçmesin amaç edinilmiştir. Bu şekilde atama gerçekleşiyor. İki dönem halindedir bizde, Şubat’ta ve Ağustos’tadır efendim.

Celal Pir: Sayın Kaya eğitimci İbrahim Doğan diyor ki;

İbrahim Doğan (Eğitimci): Sözleşmeli öğretmenler milli eğitim bakanlığı’ndan Ek-A belgesi alamakları için dönem ortasında askere gitmek zorunda kalıyor. Bu konuda herhangi bir düzenle yapılacak mı? Asker öğretmenlik konusunda son durum nedir?

Remzi Kaya: Evet. Şimdi biliyorsunuz bundan 2 sene önce de kadrolu öğretmenlerimiz yılda 2 dönem halinde, 3 dönem halinde askere alınıyorlardı. Biz milli savunma bakanlığı ile, genelkurmay başkanlığımızla yaptığımız çalışmalar sonucunda bizim talebimizi uygun gördüler ve bir defa Ağustos ayında alıyorlar kadrolu öğretmenimizi askere. Ancak biz sözleşmeli öğretmenimizin de aynı şekilde asker öğretmen olarak sistemden yararlanmasını istedik. Milli savunma bakanlığı’na yazı yazdık. Milli savunma bakanlığımız genelkurmay başkanlığımıza sordu. Sanıyorum genelkurmay başkanlığımızın bir mevzuatından kaynaklanan bir oradaki milli eğitim bakanlığı’nın kadrosunda bulunan öğretmenler ifadesi yeraldığı için sözleşmeli öğretmenlere şu aşamada bu hak verilemedi ama sözleşmeli öğretmenlerimizin de diğer kadrolu öğretmenlerimiz gibi yaz aylarında askere gitmeleri için, askere alınmaları için çalışmalarımız sürdürülmektedir. Umuyorum ki bu olumlu karşılanır. Her zaman olduğu gibi bizim Türk Silahlı Kuvvetleri’miz her eğitime destek olmuştur. O alanda da destek olacağı kanaatiyle biz yaz aylarında yapılabileceğini bekliyoruz. Biz askere giden arkadaşlarımızın özellikle yaz aylarına getirmemizdeki amaç bu. Asker giden sözleşmeli arkadaşlarımızın yerine atama yapmıyoruz. Askerlik dönüşü yine orada göreve başlayacaklardır. O yüzden eğitim-öğretim sıkıntıya uğramasın istiyoruz. Yaz aylarında yapılması bizim de istediğimiz bir durumdur.

Celal Pir: Sayın Kaya eğitimci Halil Kaya sormuş, diyor ki efendim;

Halil Kaya (Eğitimci): Milli eğitim bakanlığı öğretmen alımlarında bu yıl KPSS dışında ikinci bir sınav uygulayacağını açıklamıştı. Fakat sınava 3 ay kalmasına karşın tek bildiğimiz sınavın mahkeme sürecinde karar beklediği. Hakikaten sınav yapılacak mı, yapılmayacak mı? Mahkeme olumsuz sonuçlanır sınav yapılırsa o zaman ne olacak? İçeriği ne olacak sınavın? Bu konuda bilgilendirir misiniz?

Celal Pir: Kısaca anlatabilir miyiz?

Remzi Kaya: Tabiki. Şimdi sayın Pir öncelikle şunu söyleyeyim; bu konunun mahkemeye taşındığını ben ilk defa buradan duydum. Yani böyle bir mahkeme var, biz mahkemeyi bekliyoruz diye bir şey gerçekten benim ondan haberim de yok. Öyle bir beklentimiz de yok. Yani o Türkiye’de takdir edersiniz hemen her şey yargıya taşınmakta. Biz eğer hep onları yargının sonucunu beklersek hiçbir sonuç alamayız. Biz normal, mevzuatımız neyi gerektiriyorsa biz onu yürütürüz ama yargı bir karar verir, yargının kararına her zaman saygımız sonsuzdur ve derhal gereğini yapar uygularız. Bizim şu aşamada alan seçme sınavıyla ilgili çalışmamız yürütülüyor. Bakanlığımız eğitim teknolojileri genel müdürlüğü bu konuda altyapısını tamamlamış durumda. Geçen hafta genel müdürümüzle yaptığımız görüşmelerde sorun kalmadığını, herşeye hazır olduklarını söylediler. Bizim burada tek çalışmamız şu anda ÖSYM ile şey yapıyoruz. ÖSYM’yi ben sayın bakanıma da arzedeceğim. Bir yazı yazıp onların KSS ile birlikte yapıp yapamayacaklarını soracağız. Eğer yaparlarsa ÖSYM yapacak bu sınavı, yok yapamazlarsa biz kendimiz milli eğitim bakanlığı olarak yapacağız. Biz buna hazırız. Takdir edersiniz bir sınav 3 ay vardı, 3 ay önceden hangi sınavın ne şekilde yapılacağı, sınav konularının ne olduğu bu ilan edilmez. Hiçbir sınavda da ilan edilmez. Ne zaman ki biz öğretmen alımı sürecini başlatacağımız sırada onun takvimini de yayınlarız, ona göre sınav yapılacaktır. Şu andaki bütün çalışmalarımız sınavın yapılacağı yönündedir, bunun da bilinmesi gerekir.

Celal Pir: Yine bir eğitimci efendim sayın Esra Akıncılar diyor ki;

Esra Akıncılar (Eğitimci): Sözleşmeli öğretmelerin neden kadrolu öğretmenler gibi tayin hakkı yoktur? Veya bu hak bize ne zaman verilecektir verilecekse?

Celal Pir: Bilmiyorum böyle bir hak tanımayı düşünüyor musunuz ya da var mı?

Remzi Kaya: Şimdi sözleşmeli öğretmenlerimizin tayin hakkı var mı, yok mu? Sözleşmeli öğretmenlerimiz henüz atanalı 1 yıl bile olmadı. Kadrolu öğretmen atandığı zaman en az 3 yıl çalıştıktan sonra tayin hakkını elde edebiliyorlar. Dolayısıyla sözleşmeli öğretmenlerimiz henüz 3 yılını doldurmadılar birincisi bu. İkincisi, sözleşmeli öğretmenlerimizin aynen kadrolu öğretmenlerde olduğu gibi mazerete dayalı, özür grubu diyoruz bizim yönetmeliğimizde. Sağlıktır, eş durumu gibi nedenlerle tayinleri yapılmaktadır. Bakın ben onu biraz daha açayım. Hatta bazen kamuoyunda nasıl sözleşmeli öğretmenin tayini yapılır diye sorulur. Doğrudur, tayin şeklinde değil bu, bulunduğu yerde sözleşmesi feshedilir, gittiği yerde sözleşmesi yenilenir aynı gün itibariyle hiçbir gün kaybı olmadan. Biz bakanlık olarak sadece biz bunu koordine ediyoruz ve ilan ediyoruz. Bakın Şubat ayında normal biz kadrolu öğretmenlerimizden yaklaşık 3.500 öğretmenimizin mazeretten tayinleri yapıldı, eş durumu, sağlık sebepleri gibi şeylerle. 400 civarında da, 440 civarında da sözleşmeli öğretmenimizin aynı şekilde yer değişiklikleri yapıldı. Yani bizim bakanlık olarak böyle bir sorun yaşatmıyoruz arkadaşlarımıza. Herkes eşinin yanına gelmiştir ama bizim kuralımız şu; eğitimim ve öğretimim sıkınıtya uğramaması için de bakanlık kurulu kararıyla yürürlükte olan bir yönetmeliğimiz var, devlet memurları yer değiştirme yönetmeliği. Orada öğretmenlerin mazerete dayalı tayinlerini yarı yıl tatilinde ve yaz tatilinde yapılmasını emrettiği için biz o aylarda yapıyoruz. Onun dışında tayin yapılamıyor ama bir kere daha vurgulamak istiyorum. Sözleşmeli öğretmenleriimz henüz daha 3 yıllarını doldurmadılar. 3 yıllarını doldurduktan sonra mutlaka onların da tayin hakkı olacaktır.

Celal Pir: Remzi bey, öğrenci Hakan Gök soruyor, diyor ki;

Hakan Gök (Öğrenci): Vekil öğretmenlere sözleşmeli öğretmen olma şansı verilecek mi?

Celal Pir: Var mı böyle bir şansları?

Remzi Kaya: Şimdi sayın Pir böyle bir şans yok. Eğer vekil öğretmen uygulaması bizde yok, bu yasada da var. Gerçi 657’de var ama bizim bakanlık olarak şöyle bir uygulamamız yok; yani vekil kadrosu alma gibi bir uygulamamız yok. Bu peki vekil öğretmen nasıl oluyor? Köyde, kentte, bir yerde askere gitmiş arkadaşımız veya uzun süreli aylıksız izin almış, onun yerine yasa izin vermiş bunlara vekil öğretmenlik hakkı verilebiliyor ama ne zaman? Bu arkadaşımız kadroda birileri var çünkü. Birileri o görevini tamamlayıp gelinceye kadar. Sözleşmeli öğretmende böyle bir durum yok. Sözleşmeli öğretmende kadro boş, o kadroya karşı biz kişiyi istihdam ediyoruz ama vekil öğretmenlikte kadro dolu, ancak bazı mazeretleri nedeniyle görev yapamadığı için onun yerine vekalet etmesi nedeniyle bu görev yapmaktadır. Dolayısıyla da sözleşmeli statüye almamız mümkün değildir.

Celal Pir: Peki. Sayın Kaya eğitimci Yılmaz Akarsu soruyor, diyor ki efendim;

Yılmaz Akarsu (Eğitimci): Sözleşmeli bir öğretmen zorunlu durumlarda ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından başka bir yerde çalıştırılmak üzere görevlendirilebilir mi?

Celal Pir: Ne dersiniz?

Remzi Kaya: Şimdi sayın Pir bu sözleşmeli öğretmenlerimizin kadro vizelerini maliye bakanlığımız yapmaktadır. Ben burada da maliye bakanlığı’ndaki bürokrat arkadaşlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Çünkü sağolsunlar bu konuda çok destek verdiler bize, her türlü kolaylığı sağladılar gerek vize aşamasında, gerek kadro aktarması aşamasında. İzninizle onu da belirtmek istiyorum, onların çok desteği oldu bize. Şimdi arkadaşlarımızın bize sağladığı imkanlarımız, maliye bakanlığımızın sağladığı il kadrolarını maliye bakanlığı bize diyor. Yani örneğin Sinop’ta, Ardahan’da, Kars’ta, Ankara’da, Balıkesir’de kaç sözleşmeli öğretmen olması gerektiğinin planlamasını biz talep ediyoruz maliye bakanlığı onaylıyor. İlçeler bazında da bize bırakıyor onu. Yani örneğin Ankara’nın Haymana’sından, Şereflikoçhisar’ında kaç kadro olması gerektiğini biz belirliyoruz. Biz peki neye göre belirliyoruz? Yine Ankara milli eğitim müdürlüğü’nün bize bildirdiği ihtiyaca oranen belirliyoruz ve bizde ilçe emrine veriyoruz kadroyu. Örneğin Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesine verilmiş bir sözleşmeli kadrosunun sözleşmesini ilçe milli eğitim müdürü öğretmenimle imzalıyor. Dolayısıyla ihtiyaç duyduğu Şereflikoçhisar ilçesi dahilinde ihtiyaç duyduğu her yerde görevlendirebilir. Yeter ki boş kadro olması kaydıyla, orada bir boş kadronun olması gerekiyor ve derslerin bulunması gerekiyor. Kısacası sorunun cevabı ihtiyaç halinde ilçenin herhangi bir okulunda kendisini görevlendirebilirler.

Celal Pir: Remzi bey yine ilginç bir soru bir eğitimciden geldi, Özgür Şedele diyor ki;

Özgür Şedele (Eğitimci): Sözleşmeli öğretmenler sene sonu seminerlerine istedikleri il ve ilçede belirttikleri okulda katılabilir mi?

Celal Pir: Böyle bir hak var mı ya da böyle bir fırsat var mı?

Remzi Kaya: Şimdi bizim yıl sonu seminerlerimiz var. Bu kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen ayrımı yapmıyoruz. Biraz önce de açıkladım. Aynı şekilde kadrolu öğretmenlerimizin başvuralarıyla birlikte onlar da alınıyor, hiçbir ayrım yapılmaksızın. Bakın burası çok önemli, yani okulunuzdaki öğretmenlerden de diyor aday süreci içerisindeki öğretmenler var. Burada sözleşmeli kadrolu ayrımı yoktur. Öğretmenler diye başvurular alınır. Tabi planlamayı il milli eğitim müdürlüklerimiz, ilçe milli eğitim müdürlüklerimiz yapıyorlar. Elbetteki planlama yapılırken de yine öğretmenin tercihi esas alınmaktadır. Tercihleri esas alınır, eğer orada hizmetiçi merkezinin imkanları veya ortamı ona müsaitse, sayısal olarak müsaitse elbette arkadaşlarımız tercih ettikleri yerlerde kursa alınacaklardır.

Celal Pir: Evet. Eğitimci Manas Kağan sormuş, diyor ki efendim;

Manas Kağan (Eğitimci): Milli eğitim bakanlığı 8 aydır yönetici atama yönetmeliğini yayınlamadı. Bunun nedeni nedir? 26 Mart 2005 tarihinde müdür yardımcılığı sınavını Samsun'dan kazandım. Fakat bu tarihten 14 ay sonra başvurularımız henüz alınmadı ve halen daha sonuçlanmadı. Sınavın geçerlilik süresi 2 yıl ve süre de dolmak üzere. Yalnız bakanlık bu sınavı kaldıracağı belirtiliyor. Atamalarda bu sınavı kazananlara öncelik verecek misiniz?

Celal Pir: Ne dersiniz kendisine?

Remzi Kaya: Şimdi şöyle söyleyeyim; yani takdir edersiniz 4 Mart 2006 tarihinde bir yönetmeliğimiz çıkmıştı, yönetici atama yönetmeliğimiz. Yani yönetici derken eğitim kurumları, okullarımızın yönetici atama yönetmeliği. Bu yargı tarafından bazı maddeleri durduruldu, tamamı değil. 2-3 maddesi durduruldu, bizde onun üzerine bütün çünkü atamaya esas maddelerdi bunlar, biz tamamını durdurduk. Yani tamamı derken atamayla ilgili kısımlarını durdurduk. Biliyorsunuz bir yönetmelik hazırlanması kolay değil. Bakanlığın ilgili birimlerinden istişare yapıyorsunuz, başbakanlıktan görüşler alıyorsunuz, devlet personel başkanlığından görüşler alıyorsunuz. Yönetmeliğimiz son aşamasında ve yayınlanmak üzere de başbakanlığa gönderilmiş durumda. Bu yönetmelik yayınlandığı zaman da en kısa sürede biz atamaları gerçekleştireceğiz. Şimdi Mart 2005’te sınava giren bir arkadaşımızın müdür yardımcılığına başvurusu yaklaşık 1.5 yıl açık kaldı. Yani 1.5 yıl, orada takdir puanını durdurduğu için müdür yardımcılıklarını durdurdu yargı ama sürece kadar açıktı ve 3-4 dönem atamaları gerçekleşti arkadaşlarımızın. Yeni yönetmeliğimizde de her ne şekilde olursa olsun sınav kazanan arkadaşlarımızın hakları mükteseptir, onlar için özel aynı şekilde kadroları ilan edilecektir ve o arkadaşlarımızın sertifakalarıyla sınırlı, süresiyle sınırlı olmak üzere atamaları biran önce gerçekleştirilecektir. Yani biz onların mağdur olmasını istemiyoruz. Sınav kazanmış bir insan elbetteki öncelikle onun atamasını isteyeceğiz.

Celal Pir: Remzi bey bir sporcu Ali Özen sormuş, diyor ki;

Ali Özen (Sporcu): Başarılı milli sporcuların öğretmenlik atamaları için başvurular yapılacaktı. Bu ne zaman yapılacak? Kanun çıkalı 5 ay olmasına karşın henüz net bir şey öğrenemedik. Bu konudaki son durum hakkında bilgi verir misiniz?

Remzi Kaya: Şimdi şöyle; orada milli sporcular derken ödül almış arkadaşlarımız yani olimpiyatlarda, dünya şampiyonasında ödül almış arkadaşlarımızla ilgili bir yönetmelik değişikliği yapıldı. Bizde milli eğitim bakanlığı olarak bu yönetmeliğe sıcak baktık, uygun görüş verdik bunun üzerine de çıktı zaten. Ancak kimin ödül aldığını, kimin başarılı olduğunu, madalya aldığını tabiki takdir edersiniz biz bilemiyoruz. Biz bu konuda gençlik ve spor genel müdürlüğü’ne bir yazı yazdık. Bu arkadaşlarımızın isim listelerini istedik, o liste geldikten sonra kamuoyuna duyuracağız. Yani başarılı olmuş bir şekildeki ödül almış milli sporcularımız eğer atama dönemlerimizde müracaat ettikleri taktirde onların da müracaatları değerlendirilecek ve sınavsız olarak atamaları gerçekleştirilecektir. Biz şu anda gençlik ve spor bakanlığı’ndan listeyi bekliyoruz.

Celal Pir: Evet. Aslında sözleşmeli öğretmenleri konuşuyoruz ama çok sayıda atama ile ilgili soru geldi, bir tanesini tercih ettim izninizle okuyacağım. Eğitimci Murat Seçkin sormuş, diyor ki;

Murat Seçkin (Eğitimci): Eş durumundan bu Ocak ayında tayin isteyemedik. Bir çok il kapalı. Bu yaz acaba bütün il’lerin sayfasını açacak mısınız? Çünkü 2 yıldır eşimden ayrıyım, ya eşimden boşanacağım ya istifa edeceğim, durumum budur.

Celal Pir: Bilmiyorum ne dersiniz kendisine.

Remzi Kaya: Şimdi bakın eş durumundan hiçbir il’imiz kapalı değil. Ancak şöyle bir durum var; yönetmeliğimiz adaylık süresi içerisinde yer değiştirmeyi uygun görmemiş. Adaylığı kalktıktan sonra öğretmenlerin mazaretten tayinleri yapılır diyor. Eğer bu sorusu gelen arkadaşımızın eşi eşi adaysa bundan yararlanamamış olabilir ama onun dışında biz okul bazında, kurum bazında atamayı açıyoruz. Örneğin Ankara’da sınıf öğretmeni fazlalığı var ama bazı ilçelerimizin, bazı köylerinde ihtiyaç var. Ankara’ya eş durumundan sınıf öğretmeni olarak gelmek isteyenlere bu köyler açılıyor. Bu şekilde geliyorlar veya diyelim ki çok el sanatlarından bir bölümde kadro yok olabilir, herhangi bir il’imizde boş kadro yoksa öğretmenimiz başvuru yaptığında karşısına okul, kurum çıkmıyorsa orada atamanın son günü, mazeret atamalarının son döneminde, son 1 haftalık döneminde il bazında tercih yapın diyoruz. Örneğin bu öğretmenimiz Uşak il’ini istiyorsa Uşak il emrine tercih edecek, biz o zaman Uşak il emrine veriyoruz. Yani hiç kimseyi kadro yok diye tayin yapmama gibi bir durumumuz söz konusu değil eş durumunda, bunu herkes bir kere bilsin. Gelelim şimdi Mayıs ayında genel nakillerimiz yapılacak, bütün kadrolar açılacak mı? Tabiki bütün kadrolar açılmayacak, neden açılmayacak? Şimdi milli eğitim bakanlığı olarak bizim asli görevimiz eğitimin, öğretimin sağlıklı sürdürülmesidir. Bunun paralelinde de sağlıklı bir insan kaynaklarının dağılımını yapmaktır. Şimdi eğer biz batı il’lerinde ve Orta Anadolu’daki il’lerimizin bütün kadrolarını, boş kadrolarını yer değiştirmeye açtığımız zaman Doğu ve Güneydoğu’da hiçbir öğretmenimiz, Doğu Karadeniz’de hiçbir öğretmenimiz kalmaz buralara gelecektir. Biz buradan gelebilecek yani zorunluya gitmiş, zorunlu hizmetini tamamlamış gelebilecek öğretmenlerimizin sayısını biliyoruz. Ağustos atamasına yapacağımız kadromuz elimizde. Yani Doğu ve Güneydoğu özellikle, oralara atayacağımız öğretmen sayısı oranında, bir de bu taraftan yine batı il’lerine bizim yönetmeliğimize göre serbest bölge dediğimiz bölgeden zorunluya gidecek öğretmenlerimizin sayısı da var bizim elimizde. Bu oranda açıyoruz. Yani bir taraftan öğretmenin tayinini yaparken, bir taraftan da büyük bir boşluk açılsın istemiyoruz, dersler boş geçsin istemiyoruz. Yani bu dengeyi korumak durumundayız. Atayabileceğimiz, zorunluya gönderebileceğimiz kadro oranında batı il’lerinde açık ilan edeceğiz. Bir de şu var, sayın Pir bunun bilinmesinde yarar var. Geçmişte rastgele atama yapıldığı için bazı il’lerimizde, örneğin Burdur gibi, Antalya gibi, Ankara gibi il’lerde bazı branşlarda fazlalıklar var.

Celal Pir: Anladım.

Remzi Kaya: Ama şimdi biz nokta atama yaptığımız için birebir boş kadroyu açıyoruz. O fazlalıklarda henüz erimiş değil, bu bugünün sorunu değil. Bundan 4-5 yıl önce, daha önceki yıllarda yapılan atamalardan kaynaklanıyor ama yıl yıl, yıl yıl bu branşlar daha da fazlalaşıyor. Eskiden 2003 yılında çok az branş açmışken bu il’lerde, şimdi sadece sınıf bazına kadar düştü. Belki Ankara hariç her tarafı sınıfa açacağız diye düşünüyorum.

Celal Pir: İzninizle efendim bir eğitimci Ali Araç’ın sorusunu aktarayım. Kendisi söylüyor ki;

Ali Araç (Eğitimci): 4c'ye bağlı olarak çalışan bir bilgisayar öğreticisiyim. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi sendikaların açtığı dava ile 4c eğitici alımı iptal edildi. Milli eğitim bakanlığı bildiğim kadarıyla karara itiraz etti. Ancak itiraz reddedilirse bizim durumumuz ne olacak? Geçen seneki gibi bazı kriterler belirlenip 4b'ye geçirilmemiz söz konusu olur mu? Yoksa görevimize son mu vereceksiniz?

Celal Pir: Ne dersiniz kendisine?

Remzi Kaya: Şimdi sendikamızın biri doğrudur, açtığı 4c’de çalışan arkadaşlarımızın atamasıyla ilgili genelgeyi durdurdu. Genelgeyi durdurunca artık o tarihten sonra biz bu genelgeye göre 4c’de atama yapamıyoruz ama daha önce atanan arkadaşlarımız şu anda sistemde çalışıyor, onların geri alınması gibi bir durum şu aşamada söz konusu değil. Biz itirazımızı genelgenin durdurulması yönünde niçin durduruldu diye itiraz ettik. İtirazımız reddedilebilir ama biz şu anda çalışan arkadaşlarımızın bu hakları mükteseptir, devam edecektir. Onların iptalleri şu aşamada söz konusu değildir. Zaten bunlar 10 aylık bir süreçte devam ediyorlar. Haziran ayı sonu itibariyle bu arkadaşlarımızın görev süresi sona eriyor ama bunların 4b’ye geçişi yine dediğim gibi Ağustos ayında puan üstünlüğüne göre. Puanları tutanlar olursa 4b’ye geçiş yapabilirler. Eğer geçemezlerse de inşallah Eylül ayına tekrar bu arkadaşlarımız için bakanlar kurulu’ndan yeni bir talebimiz olacak tekrar devam etmeleri konusunda. Şimdilik çalışmalarımız bu yöndedir. Onun da bilinmesini istiyorum.

Celal Pir: Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü sayın Remzi Kaya çok teşekkür ediyoruz programımıza katılıp izleyenlerimizi bilgilendirdiğiniz için. Değerli izleyenler NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz, yarın yine birlikte olacağız. 24 saat açık hattımız sürekli açık, bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncenizi aktarabilirsiniz. Lüften bu hakkı kullanın. Çünkü sizden gelen soruların ağırlığına göre en fazla konu programımıza konu oluyor, bunu da belirtelim. Hoşçakalın efendim.

www.ntvmsnbc.com