Konuk: Maliye Bakanlığı Gelirler Eski Kontrolörü Dr. Nedim Türkmen
Celal Pir: NTV'ye Sorun programından hepinize mutlu günler değerli izleyenler. Evet bugünkü programımızda vergi konusunun farklı alanlarındaki gelişmeleri ele alacağız. Vergi iadesini kaldıran gelir vergisi kanunu cumhurbaşkanı tarafından meclis'e geri gönderildi. Yasa mecliste tekrar görüşülürken fiş toplamayla ilgili tartışmalar da devam ediyor. Öte yandan maliye bakanlığı'nın araştırmasına göre asgari ücretli ayda 68 Ytl vergi öderken, esnaf ayda ortalama sadece 18 Ytl vergi ödüyor. Vergide yaşanan bu çarpık tabloyu, kara para aklama ile ilgili son gelişmeleri ve vergi iadesindeki son durumu Maliye Bakanlığı Gelirler Eski Kontrolörü Doktor sayın Nedim Türkmen'e soracağız ama önce bize ulaşabileceğiniz telefon numaralarını anımsatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, faksımız ise 0 212 335 00 35, internet üzerinden programımıza www.ntvmsnbc.com adlı haber portalı üzerinden de ulaşabilirsiniz. Evet vergide farklı uygulamalar dedik, konuğumuza sorularınızı aktaracağız ama sayın Doktor Türkmen hoşgeldiniz öncelikle.
Nedim Türkmen: Hoşbulduk efendim.
Celal Pir: Hemen soralım, öğretmen Mehmet Ali Durusoy’un cümleleriyle, diyor ki;
Mehmet Ali Durusoy (Öğretmen): Cumhurbaşkanı vergi iadesini kaldıran kanunu geri gönderdi. Bu, fiş toplamaya devam edeceğimiz anlamına mı geliyor? Kanun, resmi gazetede yayınlanana kadar geçerli olmuyor. Bu durumda yasa çıkana kadar bizim halen vergi iadesi alma hakkımız var mıdır, yok mudur?
Nedim Türkmen: Evet şimdi tabi vergi kanunlarındaki ve diğer kanunlardaki değişiklik yapan kanun sayın cumhurbaşkanı tarafından geri gönderildi ama 6 sayfalık bir gerekçesi var. Tütün ve tütün mamülleriyle ilgili yasadan kaynaklanan çok önemli gerekçeler var, gerçekten de haklı olduğunu düşünüyorum sayın cumhurbaşkanının. Bir de ilk kez rastladığım, ilk kez değil daha önce emlak vergisinde de olmuştu, Türkçe yanlışı nedeniyle düzeltilmesi isteniyor. Şimdi tabi hükümet aynen bu kanunu kabul edeceğini ben düşünmüyorum. Çünkü özellikle herşeyden önce Türkçe yanlışının düzeltilmesi lazım. Bir virgül dahi değişse tekrar geri gönderme hakkı var. Sayın cumhurbaşkanının gerekçeleri doğrultusunda değişiklikler yapılıp cumhurbaşkanına tekrar gönderilecektir diye düşünüyorum. Şimdi şu anda tabi vergi iadesini kaldıran düzenleme henüz yürürlüğe girmemiş oluyor ama şu anda fiş toplamak vatandaşlık görevi, zaten toplanıyor ama vergi iadesi alabilmek için 2008 yılının 20 Ocak’ında belge vermek gerekecek. Bu dönem içinde örneğin önümüzdeki ay, Nisan ayında bu kanun meclisten çıkarsa 1.1.2007 itibariyle o zaman tabiki vergi iadesi alınamayacak.
Celal Pir: Peki muhasebeci Yaşar Duranoğlu demiş ki;
Yaşar Duranoğlu (Muhasebeci): 2007 yılında ne vergi iadesi ne de geçim indirimi alacağız. Bu durumda vatandaş kayba uğramayacak mı?
Nedim Türkmen: Evet burada bizim maliye ile anlaşamadığımız konu budur. Şimdi 2006 yılında toplanan fişlerle ilgili olarak yaklaşık 3 katrilyon liralık bir iade olacak şimdi başladı zaten, 1-2 Şubat’tan itibaren ödenen ücretlerle ilgili olarak. Tabi asgari geçim indirimi 1.1.2008’de yürürlüğe giriyor. Fişler de 2006 yılına ilişkin olup 2007 yılında verildi. Tabiki 2007 yılına ilişkin olarak elde edilen bir gelir yok ama maliye bakanlığı diyor ki; vergi iadesi de olsa ben bunu 2008’in Ocak’ında belgeleri alıp Şubat’tan itibaren verecektim diyor ama bizde izleyecilerimizle birlikte onlar gibi düşünüyoruz 2007 yılına ilişkin olarak, neden? 2008 yılında 12 aylık dönemler halinde asgari geçim indirimini alacaksınız. Oysa ki 2007 yılına ilişkin fiş toplasaydınız onu Mart sonuna kadar alacaktınız evet.
Celal Pir: Peki öğretmen Perihan Karlıel sormuş, diyor ki;
Perihan Karlıel (Öğretmen): 2005 yılı gelir vergisi beyan sonuçlarına göre vergiyi hep ücretliler ödüyor. Esnafın ödediği vergi asgari ücretlinin neredeyse üçte biri. 2006 yılı beyanlarında bu tablo değişir mi? Neden para kazanandan vergi alınamıyor?
Celal Pir: Bir de yeri gelmişken sorayım, var mı sorularda bilmiyorum. Ücretlilerin bordrolarını istiyor maliye. Bunu da niye istiyor, bunu da ek olarak ben sorayım.
Nedim Türkmen: Tabi tabi. Şimdi 2002 yılında, 2001 yılında en son Türkiye’de hayat standartı uygulandı. Hayat standartı 1 yıl uygulanmadı Türkiye’de, yüzde 29’du toplam gelir vergisi vergi gelirleri içinde. Hayat standartının uygulanmadığı yıl yüzde 23’e düştü. Hep deniyordu ki; efendim Türkiye’de hayat standartı kalkarsa herkes kazancını beyan eder, vergi gelirleri artar. Bunun böyle olmadığını gördük. 2002 yılından bu yana tablo hep aynı ve gazete küpürlerini yan yana koyduğunuzda hiçbir şeyin değişmediğini bu tabloyu zaten maliye bakanlığı açıklıyor. Bu ay açıklaması da manidar, çünkü beyanname Pazartesi günü son gün. Sizin ne yaptığınızı biliyorum mesajını vermeye çalışıyor mükelleflere ve bu tablo devam ediyor. Bunun değişmesi mümkün değil. Bakın 2006 sonuçlarına göre 28.9 katrilyon liralık bir gelir vergisi tahsilatı var devletin. Bunun 1.4’ünü yani yüzde 1 bile değil, 1.4’ünü sadece beyannameli 1 milyon 700 bin mükelleften toplamış maliye bakanlığı. Türkiye’deki şu andaki vergi sistemi mükellefler gönüllerinden ne koparsa onu beyan ediyorlar. Bütün vergiyi çalışanlar ve çalıştıranlar ödüyor. Buradaki 26.3’lük kaynağında kesilen verginin de yüzde 60’ını ücretli ödüyor zaten. Bu düzenin değişmesi mümkün değil.
Celal Pir: Niye?
Nedim Türkmen: Niyet önemli. Son 4 yıldır ücretlilerle ilgili hiçbir şey yapılmadı. Tüccarın serbest meslek erbanının vergisi 5 puan indirilerek ücretlilerle eşitlendi. Oysa ki ayırma kuramı var, ücret gelirlerini daha düşük oranında vergilendirilmesi gerekir. Çünkü ücretli sonuçta bağımlı çalışıyor ama bu düzeltilmiyor. Bütün dünyada beyanname esasına gidilirken Amerika’da nüfusun yarısı beyanname veriyorken Türkiye’de herşey otomatiğe bağlanıyor. Stopajla, işte KDV ile, ÖTV ile ve ücretlilerden kesilen vergilerle bütçe döndürülmeye çalışılıyor. Bu çok adaletsiz ve anayasayada aykırı bir durum.
Celal Pir: Burada bir de bordroları inceleme arzusu var, o nedir?
Nedim Türkmen: Evet. Şimdi bu bordro muhtasar beyannamelerde çalışılan ücretlilerden yapılan kesintiler bildiriliyor ama burada ayrıntı yeralmıyor. Kim ne kadar örneğin o CEO’nun ne kadar maaş aldığını öğrenmek istiyor maliye diye yansıtıldı ama öyle değil. Şu anda Türkiye’de çalışan 7 milyona yakın SSK’lının yüzde 44’ü asgari ücretten gösteriliyor. Bu da neden?
Celal Pir: Üstü zarfla oluyor galiba.
Nedim Türkmen: Muhakkak. Bu da neden? Çünkü asgari ücretten yapılan kesintilerin net asgari ücret oranı yüzde 70 olan başka bir ülke yok. Biz OECD ülkeleri arasında birinciyiz. Ücretliler üzerindeki vergi yükü yüzde 42.8 başka bir ülke yok.
Celal Pir: Anladım.
Nedim Türkmen: Maliyet açısından baktığınızda, işverene maliyeti açısından baktığınızda bizde yüzde 42 iken, Amerika’da yüzde 15, bize yakın ülkelerde yüzde 18’lerde. Bu yapı zaten Türkiye’de kayıtdışılığı yüzde 50 kayıtdışılığı ortaya koyuyor.
Celal Pir: Yani herkesin, her çalışanın da esnaf, tüccar olamayacağına göre bunun düzeltilmesi gerekir diyorsunuz.
Nedim Türkmen: Muhakkak yani Türkiye’de bu kişiler kürkçü, efendim kuyumcu bu vergileri kayıtdışı gelir elde ediyor, ne yapıyor? Sonuçta bankada mevduata dönüşüyor ya da gayrimenkule dönüşüyor. Siz devlet olarak harcama ya da tasarrufunun kaynağını sormuyorsunuz, elinizde bulduğunuz mükellefleri yani ücretlileri ve işte fiş alan, kredi kartı ile harcama yapan şimdi zaten fişle alınmıyor. Bu kişilerden sistemi sürdürmeye çalışıyorsunuz. Bu adaletsiz tablonun daha uzun bir süre gitmesi mümkün değil zaten.
Celal Pir: Peki efendim. Serbest meslek sahibi sayın Orhan Durusoy diyor ki;
Orhan Durusoy (Serbest Meslek): Eşim ve çocuğum için yaptığım eğitim ve sağlık harcamalarını, elde ettiğim gelirden düşebilir miyim?
Celal Pir: Serbest meslek sahibi olarak yapabilir mi?
Nedim Türkmen: Evet serbest meslek erbabı yapabilir. Beyan edilen gelirin ilk çıktığında bu istisna yüzde 5’ti, şimdi yüzde 10. Aşmamak koşuluyla Türkiye’de yapılması ve Türkiye’deki kurumlar vergisi ve gelir vergisi mükelleflerinden alınmış olması koşuluyla bu indirimi yapabilir. Ancak aynı belgeler vergi iadesinde de kullanabildiği için orada kullanılmamış olması lazım.
Celal Pir: İndirim bir tarafta olur diyorsunuz.
Nedim Türkmen: Evet.
Celal Pir: Peki. Doktor Meral Ercü diyor ki;
Meral Ercü (Doktor): 2006 yılında, yazlık evimi konut olarak kiraya verdim. Ne kadarlık bir gelir elde ettiğim taktirde beyanname vermem gerekiyor?
Celal Pir: Bu gayrimenkul meselesine girince bir diş hekiminin de sorusu vardı Deniz Erkene, onu da size aktarayım.
Deniz Erkene (Diş Hekimi): Özellikle gayrimenkul kira geliri ile ilgili maliyenin inceleme yapacağı söyleniyor. Burada nelere dikkat etmek gerekir?
Nedim Türkmen: Evet şimdi gayrimenkullerin mesken olarak kiraya verilmesinde 2006 yılı istisnası 2.200 Ytl, 2 milyar 200 milyon. Eğer bunu aşıyorsa beyanname verilmesi gerekiyor. Zaten işyeri olarak verilmişse de stopaj olayı olduğu için orada da 18 bin Ytl’lik bir sınır var. Özellikle gayrimenkul konusu çok önemli. Şimdi size bazı rakamlar vermek istiyorum. Türkiye’de gerçi maliye bakanlığı 17 milyon gayrimenkul diyor ama 19 milyon gayrimenkul var.
Celal Pir: Yani onu da mı eksik tespit etmişler.
Nedim Türkmen: Evet. Herhalde belli bölgeleri dikkate almadılar. 19 milyon emlak vergisi mükellefi var. Buna rağmen kaç kişi gayrimenkul sermaye iradından beyanname veriyor diye baktığımızda bu 560 bin kişi.
Celal Pir: Yani herkesin ortalama 20 tane evi olması lazım.
Nedim Türkmen: Yok, bununla da ...
Celal Pir: Ya da 40 tane evi olması lazım bu hesaba bakarsanız.
Nedim Türkmen: Evet gelir politikası genel müdürlüğü bir araştırma yapmış maliye bakanlığı’nda. Onlar deniyor ki; kira geliri elde edilen gayrimenkul 3 milyon 900 bin ama beyanname veren 560 bin. Dolayısıyla bu kadar incelemelerin yoğunlaşmasının nedeni burada beyan edilmeyen bir çok gelir var. Bir de tabi şu ortaya çıkmış; 42 tane il’de şimdi 2 milyar 200 milyon dedik ya, 180 milyon aylık kira ödüyorsanız beyanname vermeniz gerekmiyor. 42 il’de ortalama böyle çıkmış. Yani insanların bundan daha fazla vermediği ortaya çıkmış. Bu tabi gayrimenkul konusu son zamanlarda çok incelemeler yapıldı. Özellilke İstanbul’da 120 bin yeni mükellef geldi son 2 yılda. Bu konu önemli ama burada özelikle maliyenin lüks sitelerde İstanbul’da belli bölgelerde yoklamalar yaptığını bunu ama vergi terörüne dönüştürdüğünü görüyoruz yani.
Celal Pir: Ama şimdi şöyle bir şey; 180 lira da bugün gazeteyi açsanız baksanız 180 liraya ev arıyorum diye bir tane bulamazsınız. Türkiye'nin her yerinde böyle. Yani bu kadar fütursuz da aldatma da olmaz diye düşünüyorum.
Nedim Türkmen: Bu İstanbul’un, en çok İstanbul’da zaten. Ben bir de bunu tespit ederken ki yöntem anlamında söylüyorum. Yani bir yabancı oturuyor örneğin, siz anlatamazsınız vergi idaresinin böyle çalıştığını. Yani bunu devletin başka yollarla tespit etmesi lazım.
Celal Pir: Anladım.
Nedim Türkmen: Siz kapıyı çalıyorsunuz, efendim burası kira mı, değil mi? Ne kadar ödüyorsunuz? Kontratınızı getirin tarzında. Bunu vergi terörüne dönüştürmemek gerekiyor. Bir de özellikle ev sahipleri açısından bir uyarıda bulunalım. Çift kontrat yapılıyor bazen biliyorsunuz. Burada kira ile ilgili daha sonraki anlaşmazlık olduğunda bu maliyeye ibraz edilen kira sözleşmesi dikkate alınacağı için burada pirince giderken evdeki bulgurdan olmakta mümkün, orada dikkat etmek gerekiyor evet.
Celal Pir: Emekli Nezir Şener demiş ki;
Nezir Şener (Emekli): OECD raporunda Türkiye'nin kara para cenneti olduğu ifade ediliyor. Kısa zamanda bu durumun değişip değişmeyeceğini merak ediyorum. Şu anda biz listenin kaçıncı sırasındayız?
Celal Pir: Bir öğrenci de diyor ki, sayın Yücel Eroğlu;
Yücel Eroğlu (Öğrenci): Kara parayla mücadele konusunda ''masak'' ne kadar etkili? Mücadelenin aksayan en önemli taraf ya da kurumu hangisidir?
Celal Pir: Bende hemen izleyicilerimizi bilgilendirip kara para’dan şu anda yatan, ceza alan filan yok bildiğim kadarıyla.
Nedim Türkmen: Yok, 4 mahkumiyet vardı 10 yıllık uygulamada ama onlarla ilgili de yani mahkum hapise atılmayı gerektiren bir durum ortaya çıkmadığı için 190’ın üstünde davalar açılmış. 10 yıllık uygulamasında 4208 sayılı yasanın, gerçekten doğru kara para’dan hapise atılan kimse olmadı. Bu neden olmadı diye baktığımızda, orada önce öncü suç yani örneğin adam silah kaçakçısı ise, silah kaçakçısı olduğunu ispat edeceksiniz, sonra oradan elde ettiği kara para’yı dönüştürme fiilinden mahkum edeceksiniz. Kara para’nın aklama suçu. Şimdi maliye eylem grubu Eylül ayında geldi, Türkiye’ye 3. ncü kez ziyaret ediyorlar baktılar. Sonra o rapor açıklandı 2 hafta önce. Siz özellikle terörün finansmanıyla ilgili konular, uluslararası teröristlerle ilgili gereken işlemleri yapmadığımız, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe saydığımıza ilişkin ....
Celal Pir: El kadı meselesi?
Nedim Türkmen: Evet. O konuda eleştirileri var kendilerinin. Şimdi tabi dünyada 700 milyar dolarla 1 trilyon dolar arasında kara para hacmi. Yani kara para’da konusu suç olan, suç işleyerek elde edilen gelir olarak izleyicilerimizin anlayacağı şeklinde ifade edelim. Türkiye’de de bunun 20 ile 30 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor yıllık.
Celal Pir: Yılda?
Nedim Türkmen: Evet ama 10 yıllık dönemde masak’ın 2 milyar dolarla ilgili sadece suç duyurusunda bulunduğunu ortaya koyarsak gerçekten de mutlak bir başarısızlık söz konusu. Onun üzerine ....
Celal Pir: Neden öyle oluyor?
Nedim Türkmen: Şimdi bu öncü suçu ispat etmek, mevzuat düzenlemelerinden de kaynaklanıyor. Türkiye’de adli makamların hızlı çalışmamasından da kaynaklanıyor. Bir de bu tür kara para olaylarında sizin geriden takip etmemeniz gerekiyor devlet olarak. Yani işlem olmuş bitmiş, 2 yıl sonra incelemeye kalkıyorsunuz. Zaten bilgisayar işte bilişim teknolojisi de çok yaygın olduğu için bunu yapacak elemanlarınız da yok. 5 yıl geriden takip edince de bunlar olmuyor. Özellikle kara para’ya ilişkin Türkiye’ye yapılan bu eleştiriler Ekim ayında yeni bir kanun çıktı suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine dair. Bu kanunda masak sadece belli şüpheli işlemler bildirimi yapılan ve bunu savcılıklara bildiren kurum haline dönüştü. Burada özellikle Türk ceza kanununda yapılan bir değişiklik var 282. nci maddesinde. 1 yıl daha fazla mahkumiyetle sonuçlananlarla ilgili, gelirlerle ilgili tamamen kara para kapsamına sokuldu bunlar da. Oradan yani Türk ceza kanunu’nda yapılan değişiklikle masak görevini devretmiş oldu ama burada bu sonucu değiştirecek mi diye baktığımızda değiştirmesi söz konusu olamaz. Çünkü cumhuriyet savcılarına bu görev veriliyor.
Celal Pir: Anladım.
Nedim Türkmen: Yani cumhuriyet savcıları telefonu çalınan, kızı kaçırılan herkes cumhuriyet savcısına gidiyor. Bununla ilgili özel eğitilmiş birimlerin oluşturulması gerekiyor.
Celal Pir: Birimlerin oluşturulması lazım, anladım.
Nedim Türkmen: O yüzden de, bir de Türkiye'nin dünya uyuşturucu ticaretinin merkezi olduğu, yol’un Türkiye’den geçtiğini de unutmamak gerekiyor. Burada çok etkin önlemlerin alınması gerekiyor. OECD’nin bu yöndeki bize eleştirisi çok haklı ve yerinde ama uygulamada yeni yasa uygun ama uygulamada zaafiyet var, diğer konularda olduğu gibi maalesef.
Celal Pir: Peki efendim, memur sayın Mehmet Evin diyor ki;
Mehmet Evin (Memur): Asgari geçim indirimi ne kadar para alacağımızı şimdiden hesaplayabilir miyiz?
Celal Pir: Bunun bir matematik hesabı var, asgari geçim indirimin?
Nedim Türkmen: Var: Burada asgari ücretin işte eşi için yüzde 10, işte ilk 2 çocuk için yüzde 7.5, sonra yüzde 5 yüzde 5, 4 çocuğa kadar. Yani sayın başbakan bekarlar evlensin dedi ya, yani bekar evlenirse 4 tane de çocuk yaparsa asgari ücrette alıyorsa vergi ödemiyor. Yani buradan bu hesabı yapabilir sayın izleyicimiz. Tabi burada özellikle ücretin tam olarak gösterilmesi gerekiyor. KDV iadesinde devlet bu sene 3 katrilyon ödemesine rağmen asgari geçim indirimi uygulandığında 6 katrilyonluk bir yük gelecek. Ben Türkiye’de asgari geçim indirimin 1.1.2008’de de uygulanamayacağını söylüyorum.
Celal Pir: Niçin?
Nedim Türkmen: Çünkü IMF bu 3 katrilyondan tasarruf yapmak için bize vergi iadesini kaldırttı. Bunun yerine tasarrufa giderken bunun 2 kat yük getiren bir uygulama Türkiye’de olabilir mi, olamaz. Orada dendi ki; burada bir ara çözüm bulalım, seçimden sonra biz bunu değiştiririz.
Celal Pir: Anladım. Peki son bir soru daha aktaracağım. İlginç bir soru muhasebeci Çağlar Bal diyor ki;
Çağlar Bal (Muhasebe): Aynı ofisi beraber kullanan iki avukat ofise ilişkin kira, elektrik, su gibi giderleri abonelikleri farklı birine ait olsa bile gider olarak düşebilirler mi?
Nedim Türkmen: Evet şimdi ....
Celal Pir: Yani böyle çünkü ortak ofisler çok var.
Nedim Türkmen: Evet. Burada önemli olan vergilendirmede olayların gerçek mahiyeti esastır. Sadece aynı ofisi kullandıkları, aynı kira kontratı da var. Burada başkasına da ait olsa belge ispatlanabiliyorsa bunun yarısı gider yazılabilir. Bu konuda maliye bakanlığı’nın muktezaları da var. Önemli olan olayın gerçek mahiyeti. Faturayı ortadan ikiye bölemeyeceğinize göre burada yansıtma da yapılabilir ama aynı fatura konularak yapılabilir, bir engel yok vergi usül kanunu çerçevesinde.
Celal Pir: Doktor Türkmen çok teşekkür ediyorum bizi bilgilendirdiğiniz için.
Nedim Türkmen: Ben teşekkür ederim.
Celal Pir: Değerli izleyenler NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz, yarın yine birlikte olmak dileğiyle 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her türlü konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncenizi aktarın. Hoşçakalın efendim.
www.ntvmsnbc.com


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla