Konuk: Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan


Celal Pir: NTV'ye Sorun programından hepinize mutlu günler değerli izleyenler. Bugün NTV'ye Sorun'da liselere girişte ortaöğretim kurumları sınavı'nın yerine gelecek olan sınav sisteminin ayrıntılarını ele alacağız. Bu konuda merak ettiğiniz tüm soruları Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Profesör Doktor sayın İrfan Erdoğan'a ileteceğiz. Evet öncelikle hoşgeldiniz İrfan bey programımıza.

İrfan Erdoğan: Hoşbulduk.

Celal Pir: Hemen sorularla başlayalım. Bir ev hanımı sayın Derya Boyacı sormuş, diyor ki;

Derya Boyacı (Ev Kadını): Bu yıl ve gelecek yıl mezun olacak öğrenciler yeni sistemden nasıl etkilenecek?

Celal Pir: Ne diyebiliriz kendilerine?

İrfan Erdoğan: Bu yıl ve gelecek yıl mezun olan öğrenciler mevcut sistemle ortaöğretim kurumlarına yerleştirilecekler. Dolayısıyla yeni sistem bu yılki mezunlar için ve önümüzdeki yılki mezunlar için geçerli olmayacak.

Celal Pir: Yani bu yıl sınav var o zaman.

İrfan Erdoğan: Bu yıl OKS düzenlenecek. Sadece bu yıl OKS’de belli oranda okul başarısının da etkisi yansıyacak. Aynı şekilde önümüzdeki yıl da mezunlar için.

Celal Pir: Peki. Doktor Halil Erçin demiş ki size;

Halil Erçin (Doktor): Okul başarı puanı ve yıl sonu başarı puanı hesaplamaları nasıl yapılacak? Bu hesaplamaların objektif olarak yapılması nasıl sağlanacak? Bu konuda herhangi bir denetim mekanizması yarattınız mı, kurdunuz mu?

İrfan Erdoğan: Yeni modele göre değişik unsurlarla karşı karşıya kalacak öğrencilerimiz. Seviye belirleme sınavları olacak. Okulda elde ettikleri başarılar yeni modelin unsurlarından birisi olacak. Dolayısıyla her iki sınavı da alan veya her iki başarı puanına sahip olan öğrenciler arasındaki herhangi bir suistimale dayalı farklılık açık bir şekilde ortaya çıkabilecek.

Celal Pir: Peki mesela şöyle mi yapacağız; diyelim 6. ncı, 7. nci, 8. nci sınıfları okuduğumuz sırada orada aldığımız notların hepsi başarı puanımıza etki edecek mi?

İrfan Erdoğan: Evet zaten yeni modelin temel espirilerinden birisi bu. Şu ana kadar ki ortaöğretime yerleştirilirken uygulanan modelde belirli derslerin tabiki ağırlığı yok. Yeni model bütün dersleri anlamlı kılmaya yönelik olduğu için evet 6. ncı sınıfta alınan bütün dersler artık öğrencilerimizin önem vermesi gereken dersler haline geldi.

Celal Pir: Tüm notlar önemli.

İrfan Erdoğan: Evet.

Celal Pir: Peki öğrenci Halime Karacı sormuş, diyor ki;

Halime Karacı (Öğrenci): Seviye tespit sınavları nasıl yapılacak? Sınav süresi ne kadardır? Sınavlar öğrencilerin kendi okullarında mı olacak ve bu yıl seviye tespit sınavı yapacak mısınız?

İrfan Erdoğan: Bu yıl seviye tespit sınavı olmayacak. Yalnız bu yılki 6. ncı sınıf öğrencilerimiz önümüzdeki yıl 7. nci sınıf olduğunda onlar için seviye tespit sınavı olacak. Seviye tespit sınavları merkezi bir esas çerçevesinde gerçekleşecek. Nerede olacağı, nasıl olacağı tabiki zaman içerisinde ayrıca belirlenir.

Celal Pir: Yani şöyle bir şey söyleyeyim; her okul kendi içinde yapmayacak bunu değil mi?

İrfan Erdoğan: Hayır.

Celal Pir: Merkezden yönetilecek?

İrfan Erdoğan: Evet merkezden. Tabi sınavın yapılacağı bölge, okulla ilgili esaslar daha sonra belirtilir. Bu sınavların şu ana kadarki uygulanan merkezi sınavlardan farkı; daha müfredat odaklı olması, daha öğrencinin bulunduğu kademeyle ilişkili olması. Örneğin 6. ncı sınıf öğrencimiz bu sınava tabi tutulduğunda sadece 6. ncı sınıfta gördüğü konulardan sınava tabi tutulmuş olacak. Müfredat odaklı bir sınavla karşı karşıya kalacağız.

Celal Pir: Peki şimdi bakın burada ilginç bir soru var, öğrenci Menekşe Erçayır’dan gelmiş, diyor ki;

Menekşe Erçayır (Öğrenci): Türkiye'nin yabancı dil açısından en başarısız ülkelerden biri olduğu gerçeğinden hareket edersek yeni sistemde yabancı dil puanının daha ağırlıklı olması özellikle özel okul lehine bir durum değil mi? Devlet okullarındaki öğrenciler mağdur edilmiyor mu? Yabancı dil puanının ağırlığı nedir?

İrfan Erdoğan: Yabancı dil eğitimindeki zayıflığımızdan dolayı, özellilke sayın bakanımızın önderliğinde böyle bir uygulamaya gidilmekte. Herhangi bir okul türüne bir ayrıcalık tanındığını ben sanmıyorum, beklemiyorum.

Celal Pir: O şey için söylüyor yani özel okullarda daha iyi eğitim veriliyor yabancı dil eğitimi diye.

İrfan Erdoğan: Bu uygulama başlar başlamaz öğrencilerimiz hangi okula devam ederse etsin almış olduğu yabancı dil dersinin takipçisi olacak. Zaten bizim de özellikle amacımız bu. Yabancı dil seviyesinin, yabancı dil eğitimin öğretiminin daha ileri boyutlara gelebilmesi.

Celal Pir: Peki puanın ağırlığı nedir orada, yabancı dil puanının ağırlığı?

İrfan Erdoğan: Yabancı dil ve Türkçe alanlarında bu soruların seviye belirleme sınavlarındaki katsayısı daha farklı olacak. Şu anda tabiki bununla ilgili kesin bir sonuca ulaşmış değiliz. Yalnız ilk etapta yabancı dil ve Türkçe sorularının katsayı değerinin daha yukarı olmasını bekliyoruz. İleride belki başka bir alanda zayıflığımız ortaya çıkar, başka bir alanda da aynı uygulama gerçekleşebilir.

Celal Pir: Bunu, puanlamayı bu amaçla kullanacaksınız kesin?

İrfan Erdoğan: Evet evet kesin.

Celal Pir: Peki efendim mühendis Ali Durakal sormuş, diyor ki;

Ali Durakal (Mühendis): Sınavları kaldıracağız dediniz ama bunun yerine 3 tane sınav getirdiniz. Şimdi bu bir çelişki değil mi? Yeni sistemin öğrencileri daha çok dershaneye yönlendireceğine inanıyorum. Bunun önüne geçmek için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Celal Pir: Bilmiyorum öncelikle aynı görüşte misiniz?

İrfan Erdoğan: Evet biz tüm samimiyetimizle gerçekten tam tersini bekliyoruz. Şu anda uygulanmakta olan sistem merkezi bir sınav sistemidir. Merkezi sınavdan dolayı, merkezi sınavın özelliğinden dolayı okul dışı bilgi kaynaklarını öğrencilerimizin yönelmesi daha fazla. Üstelik bu yönelme de çok katkı sağlayıcı bir durum ortaya çıkarmıyor. Eğitim sistemimiz için, okullarımız için, okul dışı bilgi kaynaklarının şu anda gerçekten katkısı çok önemli değil. Biz öğrencilerimizin yaşayacağı stresin zamana yayılması mümkün olacağı için kesinlikle bu kurumlara yönelmenin daha az olacağını bekliyoruz.

Celal Pir: İrfan bey şimdi bir sınava hazırlanmak ve 3 sınava hazırlanmak arasında bir stres farkı yok mu?

İrfan Erdoğan: Bir sınava hazırlanırken öğrencilerimiz gerçekten belki de hiç hesapta olmayan, kendileri için çokta fazla yarayışlı olmayan konulara hazırlanıyorlar. Şu anda 3 sınava hazırlanırken diyelim ki 7. nci sınıfta, 7. nci sınıf sonunda yapılacak sınava hazırlanacak. Bu sınava hazırlığın kendi hayatı için, bizim için, okullarımız için gerçekten anlamı olacak. Bu yüzden bunun öğrencilerimiz açısından, eğitim sistemimiz açısından kesin farklılık getireceğini bekliyoruz.

Celal Pir: Şöyle bir şey sorabilir miyiz; diyelim ki Celal Pir öğrenci 7. nci sınıfta, harika da gitti. İşte geçer notlar aldı ama yıl sonundaki sınavda aynı başarıyı gösteremedi. O zaman kalacağım mı sınıfta?

İrfan Erdoğan: Hayır. Seviye belirleme sınavlarının şu aşamada ders geçmeye etki etmesini beklemiyoruz. Buna yönelik bir düzenleme yok. Yalnız bu sistem belki uzun vadede, çok ileriki yıllarda diyelim ki 5-10 yıl sonra ders geçmeye de etki edecek hale getirilebilir. Ancak şu anda ders geçmeye etkisi seviye belirleme sınavı sonuçlarının etkisi olmayacak.

Celal Pir: İrfan bey anladığım kadarıyla eğitimin kalitesine yönelik bir değil mi o?

İrfan Erdoğan: Kesinlikle çok doğru söylediniz. Bu sadece ....

Celal Pir: Yani nerede doğru yapıyoruz, nerede yapıyoruz bunu belirlemek mi?

İrfan Erdoğan: Bu yeni modelin gerçekten bir çok işlemi var. Ortaöğretime yerleştirmeyi daha sağlıklı hale getirecek yeni model. Ayrıca yeni model sayesinde ilköğretimin ikinci kademesindeki eğitim öğretim bir hareketlilik kazanacak, dinamizm kazanacak. Okullarımızın performansı çok iyi bir şekilde ortaya konacak. Amacımız bunlardan herhangi birisi değil, yalnız modeli hayata geçirdiğimizde gerçekten eğitim, ilköğretim özellikle çok iyi mercek altına yatırılabilecek.

Celal Pir: Peki. Öğrenci Nuri Alaça sormuş, diyor ki;

Nuri Alaça (Öğrenci): Herhangi bir düz liseye gitmek isteyen de ortaöğretim yerleştirme puanına sahip olmalı mıdır? Böyle bir şey gerekiyor mu? Öğrenciler kendi evine yakın düz liselere gitme şansına sahip olamayacak mı?

İrfan Erdoğan: Hayır öğrencilerimizin kendi evlerine yakın herhangi bir liseye gitme imkanları devam eder. Şu anda ortaöğretim kurumlarımızda yeterince kapasite vardır, ilköğretimi bitiren öğrencilerimiz için. Ortaöğretim kurumlarının tamamının seçilen, tercih edilen, elde edilen başarıya göre yerleştirilen okul haline gelmesi ortaöğretim kurumlarımızdaki şu ana kadar oluşan kazan okul, kazandırmayan okul ayrımını ortadan kaldıracak diye bir beklentimiz var. Aslında model eğer sabredersek, ulus olarak sabredersek ortaöğretim sisteminde yıllardan beri tek sınava dayalı bir şekilde ortaya çıkan iddialı okul, iddiasız okul ayrımını da ortadan kaldıracak. Her okulumuz gerçekten kendi içerisinde iddialı bir okul haline gelmiş olacak.

Celal Pir: Peki ama mesela diyelim ki sınav yapıldı. Okulların içindeki öğrenciler zaten not alarak o okulun kailtesine bir katkı da sağlayacaklar ya da ya yukarı çıkartacaklar, ya aşağı çıkartacaklar. Bunun ne faydası olacak?

İrfan Erdoğan: Bunun şu faydası var; şu anda okullarımızın bir kısmı yaklaşık 700 kadarı kazanılan okullar. Onun dışında 2.300 okulumuz yaklaşık, kazanılan okul değil ve başta etiketlenen okul ve bu son 5-10 yılın bir eseridir ve bu ortaöğretim sistemimizi gerçekten önlem almazsak çöküşe doğru götüren bir kasıtlı olmadan atılan adımlardan sonra geldiğimiz bir noktadır. Biz okullarımızın tamamını bu yeni model çerçevesinde kazanılan okul haline getirmiş olacağız.

Celal Pir: Yani o liselerden bahsediyoruz?

İrfan Erdoğan: Evet evet.

Celal Pir: Peki efendim devam edelim. İşletmeci sayın Renan Eskimüftü sormuş, diyor ki;

Renan Eskimüftü (İşletmeci): Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, anadolu öğretmen liseleri için belirli barajlar olacak mı? Bu baraj sistemi olacaksa nasıl olacak?

İrfan Erdoğan: Az önce söylediğimiz çerçevede, yani seviye belirleme sınavları, okul başarısı ve yönlendirme ve davranış puanları esas alınarak elde edilen puanlar içerisinde fen liseleri, sosyal bilimler liseleri için, öğretmen liseleri için bir iç baraj konabilir.

Celal Pir: Yani şu anda bir baraj konmuş değil?

İrfan Erdoğan: Sistem içerisinde yalnız böyle bir öngördüğümüz düşünce var. Yani öğrenci 8. nci sınıfı bitirdikten sonra bütün performansını ortaya koyan belgeyi aldığı zaman seviye belirleme sınavlarında almış olduğu notlara göre belki de muhtemelen okul başarısın dahil etmek mümkün olabilir. Belirli bir barajı geçen öğrenciler için belgenin altında bu öğrenci fen liselerine başvurabilir şeklinde bir ibare yer alabilir.

Celal Pir: Peki Profesör Erdoğan şunu sorabilir miyim; mesela diyelim ki ben çok çalışkan bir öğrenci değilim ama OKS’de şansım yaver giti yüksek puan tutturdum fen lisesine geçebiliyordum. Şimdi çok çalışkan bir öğrenci olmazsam bu şansım yok olmuş oluyor öyle mi aşağı yukarı?

İrfan Erdoğan: Şimdi binlerce öğrenci şu ana kadar uygulanmakta olan ÖSS ve OKS türü bir sınavda şansı iyi giderse kazanıyor, şansı iyi gitmezse kazanmıyor. İstisnai 100 öğrenci değil, binlerce, onbinlerce öğrencimizin yaşadığı durum budur ve gerçekten bu çok tahrip edici bir durumdur ve yıllarca bununla yüzyüzeyiz. Yeni sistemle birlikte tabiki öğrencilerimizin 6. ncı sınıfta, 7. nci sınıfta, 8. nci sınıfta ve bir çok alanda göstermiş oldukları başarı esas alınmış olacak ve zamana yayılmış bir performans değerlendirmesi gerçekleşmiş olacak. Dolayısıyla az önceki söylediğiniz şu ana kadar muzdarip olduğumuz şansa dayalı uygulama geride kalmış olacak.

Celal Pir: Memur Hakan Özerk sormuş, diyor ki;

Hakan Özerk (Memur): Okul birincilerine ekstra puan verilecek mi?

Celal Pir: Böyle bir uygulama var mı şu anda?

İrfan Erdoğan: Yeni sistem kesin bir paradigma ortaya koyuyor, herşey açık. Öğrencilerimiz için, toplum için rasyonel bulduğumuz bütün uygulamaları içine dahil edebileceğimiz bir çerçeveye sahip. Dolayısıyla okul birincileri için şu andaki bizim öngörü olarak düşündüğümüz bir şey yok. Fakat bu ve benzeri bütün konularda yeni sistem, sistem özelliğine sahip olduğu için gerekli tedbirleri alabilir.

Celal Pir: Peki öğrenci Kenan Civanoğlu diyor ki size efendim;

Kenan Civanoğlu (Öğrenci): Okulların başarı puanı sıralaması şimdi neye göre o zaman yapılacak?

İrfan Erdoğan: İlköğretim kastediliyor.

Celal Pir: Herhalde ilköğretim kastediliyor.

İrfan Erdoğan: Okulların başarı puanının devreye sokulması, az önceki söylediğim problemi yaşattı bize. Ortaöğretim kurumlarımız özellikle 98’den bu yana uygulanmakta olan ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı uygulamasından sonra iddialı ve iddiasız okullar tasnifiyle bizi karşı karşıya bıraktı. İlköğretimde böyle bir uygulamaya geçilmenin ben ilköğretimi de tercih edeceği konusunda endişelere sahibim. Okulların başarı puanını dikkate alarak az önceki söylediğimiz en son öğrencinin performansını belirlemeye dayalı bir uygulama bizim için gerçekten işlevsel olmaz.

Celal Pir: Peki. Profesör Erdoğan öğrenci Korhan Karaveli sormuş, diyor ki bize;

Korhan Karaveli (Öğrenci): ÖSS sisteminde bir değişiklik olacak mı? Lisede de her yıl seviye belirleme sınavı yapmayı düşünüyor musunuz?

Celal Pir: Yani bu sistemi o ilkokuldan sonra ortaöğretime de yayacak mısınız anlamında bir soru.

İrfan Erdoğan: Yıllardan beri muzdarip olduğumuz problemlerden sonra sayın Bakan Hüseyin Çelik’in önderliğinde ilk defa sınavlara yönelik bir paradigma değişiklik söz konusu. Bu değişiklik kesinlikle yüksek öğretime geçiş için de yansır.

Celal Pir: Ama bugün yarın değil.

İrfan Erdoğan: Evet. Yani sırf çünkü ....

Celal Pir: Ne kadarlık bir zamandır, normalde eğitimci olarak siz bilirsiniz.

İrfan Erdoğan: İlköğretimden ortaöğretime geçişle ilgili yeni sistem 2 yıl sonra tam olarak devreye girecek ve 2 yıl içerisinde dahi ortaöğretimden yüksek öğretime geçişin daha sağlıklı olması yolunda adımlar atılır. Zaten adımlar şimdiden atılmaya başlandı. 100’lük sisteme bu yüzden geçtik. Önümüzdeki yıl ilköğretimde de 100’lük sistemi aynı şekilde bu sistemin daha sağlıklı uygulanması için, notların daha adil verilmesine katkı sağlamak için geçilmiş olacak. Yüksek öğretim kurulumuzun strateji raporunda da buna benzer öneriler yeralmakta. Aslında eğitim sistemimiz aşağıdan yukarıya yıllardan beri yaşadığı bir problem olan sınava bağımlılık, merkezi sınavlara bağımlılık problemini artık önümüzdeki yıllar geride bırakacak ve herkes, eğitimle ilgili sorumlu herkesin bu yeni anlayışa sahip çıkacağını kesinlikle bir eğitimci olarak bekliyoruz.

Celal Pir: Peki tabi bu arada süremizin sonuna geldik ama bize gelen soruları size aktarırız. Şunu merak ediyorum sadece. Özel okullarda ve devlet okullarında farklı uygulamalar var. Mesela özel okulda ilköğretim okulundan sonra direk lisesine geçiyordunuz. Şimdi bu geçişler kalkıyor mu ortadan?

İrfan Erdoğan: Hayır. Bununla ilgili herhangi bir engel yok. Yeni model çerçevesinde oluşacak bir çok konuyla ilgili şu anda herhangi bir politika geliştirmiş değiliz. Özel okullar belirli statüsü olan okullardır. Özel okullara devam edecek öğrencilerimizin de bu sisteme tabi olmaları tabiki söz konusu. Sistem bütün Türkiye’yi ilgilendiren bir sistem, ancak özel okulların bunun dışında ayrıca başka bir kriteri de esas alarak kendilerine öğrenci kabulleri söz konusu olabilir.

Celal Pir: Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Profesör İrfan Erdoğan çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için.

İrfan Erdoğan: Ben teşekkür ediyorum bu fırsatı bize verdiğiniz için. Çok sağolun.

Celal Pir: Sağolun. Evet NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz. Yarın yine birlikte olmak dileğiyle 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncenizi aktarabilirsiniz. Lütfen bu hakkı kullanın. Hoşçakalın efendim.