• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Umut Güneşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2007
    Mesajlar
    3,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    Çanakkale Çocuklarıydı Onlar!!!

    Küçücük bedenleri ama kocaman yürekleri vardı..Gözlerini kırpmadan adadılar kendilerini yüreklerinde yanan vatan ateşi uğruna..Ve ne zaman olsa bunu yaparlardı..Çünkü onlar Türk Çocuklarıydı..Bu küçük bedenlerin,kocaman yüreklerin hikayeleri..



    Onların futbol topları yoktu.Hele sizin gibi topları hiç olmadı.Çaputları birbirine dolayıp bezden bir top yapmışlardı belki.Onunla da kimbilir kaç kez oynama fırsatı bulmuşlardı? Sizce en büyük eğlenceleri neydi? Gökyüzünde salınan bir uçurtmaları olmuşmuydu? Gece yattıklarımda neyin hayali ile uyumuşlardı? Hayal kurmak için hiç fırsatları olmuşmuydu acaba? Bugünkü rahatlığımızı borçlu olduğumuz onlar: babaları cephede olduğu için birşeyler istemek şansına sahip değillerdi....Ve birgün hepsinin üstüne görev düştü: "VATAN İÇİN ÖLMEK..." Tereddüt etmeden gittiler. Öyle güzel, öyle güzeldi ki gittikler yerler. Gittiler ve bir daha geri dönmediler.
    İvrindi nin Mallıca köyünden 104 yaşında vefat eden Azman Dede Çanakkale savaşına katılmış gazilerimizdendi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu,dev görünümüyle insan azmanı sayılmış herkes ona azman demeye başlamış,soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı. Esas ismi adeta unutulmuştu.Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri yardımcı oldu.Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söyledi. Onun sesine alışkın olduğundan anladı. Sordukları mı cevapladı . Söz Çanakkale`ye geldiğinde o koca ihtiyar sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı :
    -"Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere alınmış gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum.Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular. Yüzbaşı sordu; "Yavrum siz kimsiniz?",içlerinden biri; "Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik!.." diye cevap verdi. Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. "Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!.." diye.
    Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık.Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik. Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu.Her mermi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor birgün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı. Bir ara yüzbaşı "Azman yandık!.." diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan o çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tirtir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı.Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!..
    Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı
    Al sancağı teslim etti Allah a ısmarladı.
    Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana
    Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana
    -baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar.Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak... Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış dişler kenetlenmiş bekliyorlardı . O an geldi. Birden yüzbaşı "Hücum!.."diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler.İşte o an. Tam o an bir makineli yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler.Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!.. İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!.."Azman dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim varsa ağlıyordu.Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi. Eğildi;"Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bugün ilk defa anlattı ." Dedi
    UMUT GÜNEŞİ
    bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
    Uçan kuşun, kelebeğin...
    Yüzde beliren bir tebessümün...
    yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
    Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
    bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını! tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi...
    yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



    İNSANLAR YANLIŞ YAPABİLİRLER,
    YALNIZ BÜYÜK İNSANLAR
    YANLIŞLARINI ANLARLAR...
    BİR BENİ BİLİRİM ,BİRDE BENDEKİ BENİ

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Evet çocuktular...

    Fakat maalesef Çanakkale Çocuğu değildiler... Asker bile değillerdi. Onlar aslen keşşaf idi...

    İttihat ve Terakki'nin, örneklerini Avrupa'da görerek Osmanlı'ya uyarladığı keşsaf (izci) cemiyetleri Osmanlı sosyal yaşamında önemli bir yer tutuyordu. Bu cemiyetler, çoğunlukla köy yaşamında kültüründen, Türk ırkının meziyetlerinden bihaber yaşayan genç nüfusun eğitilmesi, milli şuurun aşılanması için önemli bir örgütlenme oldu.

    Enver Paşa'nın "Başbuğ" olduğu izci cemiyetleri, 1914 yılında yerini Osmanlı Güç Derneği'ne bıraktı. Nizamnamede "Osmanlı Güç Derneklerinin hazırlık şubesini teşkil eden izcilik derneklerine 12'den 17 yaşa kadar olan, asıl Güç Dernekleri'ne ise 17 yaştan yukarı olan Osmanlılar kabul edilir" deniliyordu.

    Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla OGD faaliyetleri hızla azaldı ve son eğitimler yarıda kesilerek kursiyer izcilere belgeleri Enver Paşa eliyle teslim edildi. Faaliyetler durduruldu.

    1916 yılında Osmanlı ordusunun altyapısını teşkil etmek üzere izcilik faaliyetlerini de kapsayan yeni bir yapılanmayı tayin ve kontrol için Alman hayranı Enver Paşa eliyle Albay Von Hoff memlekete intikal eder ve rütbesi paşalığa çıkarılarak çalışmalara başlar. (Çanakkale'de yapılan deniz savaşları 18 Mart 1915 yenilgisiyle sona ermiş, kara harekatlarına başlangıç olmuştur. Aylar süren kara savaşları ise yıl sonuna kadar devam eder. Aralık 1915 sonlarında biten savaş Ocak 1916'da son birliklerin geri çekilmesiyle Çanakkale'de fiilen sona ermiştir.)

    1916 yılında Genç Almanya Teşkilatı'nın bir kopyası olan Osmanlı Genç Dernekleri'ni kurmuşlardır. Genç Dernekleri Harbiye Nezaretine bağlı 12-17 yaş arası gençlerden oluşan "Gürbüz Derneği" ve 17 ve yukarısı yaşlardan oluşan "Dinç Derneği" nden oluşmaktadır. Gençlerin müslim - gayrimüslim tamamının bu derneğe katılmaları zorunludur. Bu, askere alınıncaya kadar sürer. Von Hoff ve S.Sırrı, Genç derneklerinde eğitici olarak görev alacak izcilerin (o dönemde rehber denmektedir) çoğunu bizzat yetiştirirler. Üyelerin özel üniformaları bulunur. Eğitimler izci programlarının bir askerî versiyonu olarak yaptırılır.

    İşte bu yukarıdaki çocuklar o derneklerin üyeleridir. Üzerlerindekiler asker değil izci üniformasıdır.

    Bu fotoğraf ve haberi Posta gazetesi 18 Mart 2006'da manşetten haber yaptı. Söylenti bu haliyle daha da yayıldı. Tıpkı "Çanakkale'de Kahraman Havacılar" meselesi gibi bu konu da Çanakkale'nin gerçek kahramanlarının şehit örtüsünün üzerinden zıplaya zıplaya memlekete yayıldı ve kan dökmüş, can siperane savaşıp şehit ve gazi olmuşların adlarının önüne geçerek maneviyatı kuvvetli insanımın gönlünde birer uyduruk kahraman heykeli dikiverdi.

    Mesele bundan ibarettir.




    Yardımcı okumalar:
    Azman Dede ne anlatıyor ? - Galipoli1915.org
    Osmanlı'da İzciliğin Paramiliter Görünümü -Doç Dr. Suat KARAKÜÇÜK

    Halkevlerinin Kuruluşu - Balıkesir Üniversitesi
    Tek Parti Döneminde Siyaset - Gençlik İlişkilerine Bir Örnek: Gençlik Teşkilatı Tasarıları
    Türk Tarihinde Cemiyetler
    Osmanlı Genç Derneklerinden İnkılap Gençleri Derneklerine - Prof. Dr. Mustafa Balcıoğlu

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    Umut Güneşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2007
    Mesajlar
    3,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    benim gördüğüm yerde daha uzundu tabii bu yazı malesef bir hata nedeniyle kısa geldi..
    ama sonuçta sizn yukarıda yazdıklarınızıda bilmediğimden öncelikle size teşekkür ederim ve dilerseniz konun silinmesini silebilirsinizde... sonuçta gerçek olmayan bir resim veya yazı olmasını ve dolayısylada başkalarının farklı cevaplar yazarak muhatap olmak durmunda kalmaktanda açıkçası üzlmekte istemem..
    gerçekten bilmiyordum...
    UMUT GÜNEŞİ
    bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
    Uçan kuşun, kelebeğin...
    Yüzde beliren bir tebessümün...
    yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
    Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
    bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını! tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi...
    yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



    İNSANLAR YANLIŞ YAPABİLİRLER,
    YALNIZ BÜYÜK İNSANLAR
    YANLIŞLARINI ANLARLAR...
    BİR BENİ BİLİRİM ,BİRDE BENDEKİ BENİ

  4. #4
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Yorum almaması için konuyu kilitliyorum. Fakat başkalarınca da okunup öğrenilmesi için konuyu silmiyorum.

    Çanakkale konusuna ilginizin eksilmemesi dileğiyle paylaşımınız için teşekkür ederim.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Çanakkale Dostları Birliği
    2005 Konuları bölümünde seven_4u tarafından açılmış
    Yanıt: 86
    Son Mesaj: 22.03.06, 20:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •