EROS VE UYGARLIK-HERBERT MARCUSE(FREUD ÜZERİNE FELSEFİ BİR İNCELEMEİDEA YAYINLARI)
*fREUD'ÇU KURAMDAN ÇIKAN İNSAN KAVRAMI,BATI UYGARLIĞINA YÖNELİK EN ÇÜRÜTÜLEMEZ SUÇLAMADIR ve aynı zamanda da bu uygarlığın en sarsılmaz savunusu.
*Ona göre insanlık tarihi,"baskılanışın" tarihidir.ekin onun yalnızca toplumsal değil ama dirimsel varoluşunda da, yalnızca bölümlerinde değil, iç-güdüsel yapının kendisini de kısıtlar.yine de böylesi bir kısıtlama ilerlemenin temel şartıdır.
(NE "İLERLEME AMA!!!)
*DOĞAL HEDEFLERİNİ İZLEMEK ÜZRE, TEMEL İÇ-GÜDÜLER BAŞI-BOŞ BIRAKILDIĞINDA,KARICI BİRLİKTELİK VE KORUNMA DURUMUYLA bağdaşmaz hale gelecektir.Denetimsiz eros tıpkı öldürücü bir eş gibi ölüm iç-güdüsü kadar öldürücü olacaktır.
*öyleyse temel-iç-güdüler, 1.cil hedeflerinden saptırılarak,amaçlarından edilmelidir.Uygarlık birincil hedeflerden eş-deyişle,gereksinimlerin birincil doyumundan "etkili" olarak vaz-geçildiğinde başlar.
*hayvan-insan ancak doğasının temel dönüşümü( dönüştürülmesi daha uygun olurdu) yoluyla İNSAN olur.Dönüşüm dizgeleri şu şekilde gerçekleşir
DOĞRUDAN DOYUMDAN>>>>>>>>ERTELENMİŞ DOYUMA
HAZDAN>>>>>>>>>>>HAZZIN KISITLANMASINA
SEVİNÇTEN(OYUNDAN)>>>>>>>>ZAHME TE(ÇALIŞMAYA)
ALICILIKTAN>>>>>>>>>>>>& amp; amp; gtRETKENLİĞE
BASKI YOKLUĞUNDAN>>>>>>>>>>> >>>>GÜVENDE OLMAYA
Freud bu "değişimi" HAZ-İLKESİNİN "OLGUSALLIK-İLKESİNE" dönüşümü olarak betimledi.
*Haz ilkesi tarafındanyönetilen bilinç-altı,daha eski birincil süreçler, bunların ansal süreçlerinin biricik türü olduğu gelişim evresinin "artıklarını" kapsar.
*Olgusallık ilkesi artık haz-ilkesinin yerine geçmiştir ve insan ertelenmiş, kısıtlanmış ama "sağlama alınmış" haz için, geçici belirsiz ve yok-edici hazdan vaz-geçmeyi öğrenmiştir.bu durumda freud a göre olgusalllık haz-ilkesini tahttan indirmekten çok onu korur, yadsımaktan çok "değiştirir".
*Bununlka birlikte ruh-bilimsel yorum, olgusallık ilkesinin haz-ilkesini, sadece biçim ve zamanlamasını9n değil, ama tözünün-kendisinin de bir değişimi dayattığını açığa serer.
*hazzın olgusallığa ayarlanmasını, iç-güdüsel doyumun yok-edici gücünün, yerleşik toplumsal ölçünler ve ilişkilerle bağdaşmazlığının, boyunduruk altına alınıp saptırılmasını ve işte bu nedenle de hazzın kendisindeki "tözsel-değişimi" imler.
(Oh ne ala mualla!!! önce saptır, saptırışındaki "sapıtmayı-görme", sonra da bu sapıttırmanın ortaya çıkarmış olduğu "septomları" yine "sapkın-anlayışınla" ortadan kaldırmaya çalış.
Peki bu durumda psiko-analiz açısından "rehabilitasyon" nasıl mümkün kılınacak.Aslından sürekli uzaklaştırılıp, OLGUSALLIK ilkesine göre kültürlerce sürekli "iğdiş" edilen insanda ortaya çıkacak nevrozlar-psikozlar( ki bu açıdan bakıldığında tüm-bir insanlık nevrotik ve psikotiktir) nasıl ıslah edilecek.çünkü ıslah çabası yine olgusallık ilkesine göre yapılıyor ve zaten sorunların nedeni yine "KENDİSİ". Hastalığın nedeni olan virüsü(pan-zehirine dönüştürmeden) aynı hastalığın tedavisinde nasıl kullanacaksınız.
*(Buraya-dikkat! lütfen)Olgusallık ilkesi altında "dönüştürülen" insan, zamanla "ÖRGÜTLÜ BİR BENE" dönüştürülür.Bu bende zamanla "US-İŞLEVİ" oluşur.OLGUSALLIĞI "SAVUNMAYI, iyi-kötüyü, doğru-yanlışı, zararlı-yararlıyı "ayırt-etmeyi" öğrenir.Dikkat-yargı ve "bellek" yetileri kazanır.
ONA DIŞARDAN DAYATILAN"USSALLIĞA AYARLANMIŞ- BİLİNÇLİ-DÜŞÜNEN BİR ÖZNE HALİNE GELİR(GETİRİLİR)
*Düşünce etkinliğinin salt bir kipi, ansal aygıtın yeni "örgütlenişinden-kopar" ve olgusallık ilkesinin eğemenliğinden "özgür-kalır". DÜŞLEMLER...
(Oldukça güçlü bir çözümleme bu.Ve buna göre tek-iğdiş edilmemiş alanımız DÜŞLEMLERİMİZ. Onun dışında gündüz-düşlemelerimiz/hayallerimiz bile "olgusallık tarafından "örgütlenmiş", bünyeleşmiş bütünler haline getirilmiş)
Notor-olanlar, ben denilenin yazmaları geriye kalanlar kitaptan bazen "doğrudan" bazen mealen, bazen de te'vilen aktardıklarım. Kitabın dili yoğun ve ağır, çeviri de "anladığım-kadarıyla" pek sağlıklı değil.Okunmaya "değer-bir" metin.


LinkBack URL
About LinkBacks

RETKENLİĞE
or-olanlar, ben denilenin yazmaları geriye kalanlar kitaptan bazen "doğrudan" bazen mealen, bazen de te'vilen aktardıklarım. Kitabın dili yoğun ve ağır, çeviri de "anladığım-kadarıyla" pek sağlıklı değil.Okunmaya "değer-bir" metin. 

Alıntı Yaparak Cevapla
MÜŞ!!!" büyükler siziii! siz de çocuklarınızı büyütüyorsunuz ve btarihiniz işte bu şekilde BİR-BİRİNE "ULAN-ARAK" İLERLİYOR!!!
A 


